GeriAhmet HAKAN Yeter! Fidan diktik diyerek savunma yapmayın artık
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeter! Fidan diktik diyerek savunma yapmayın artık

Başka bir şey bulun.

Başka bir şey üretin.

Başka bir şey söyleyin.

Yeter ki...

“Şu kadar ağaç kestik ama karşılığında da şu kadar fidan diktik” diye savunma yapmayın.

*

Çünkü...

Diktiğiniz o fidanların ağaç haline gelmesi için...

O ağaçların da ormana dönüşmesi için...

Yüzyılların geçmesi gerekiyor.

*

Yani istediğiniz kadar fidan dikin...

Ne ormanı ne de ormanın sağladığı o mükemmel ekolojik sistemi yerine getirmiş oluyorsunuz.

*

Başka bir şey bulamıyorsanız, başka bir şey üretemiyorsanız, başka bir şey söyleyemiyorsanız...

Bari susun!

Çünkü...

“Ama fidan diktik” deyip durmak ile “boş yapmak” arasında zerrece bir fark yok.

*

Kısacası...

Yeter artık! Boş yapmayın!

BEN SANATÇININ TAVIR KOYANINI SEVERİM

BEN sanatçının...

Sağa sola bakıp kim ne diyor diye etrafı kesmeyenini, “Bir şey söylersem kimleri ürkütürüm acaba” diye hesap yapmayanını, doğru bildiğini söylemekten kaçınmayanını, “Durup dururken hedef olmanın ne âlemi var ki şimdi” diye düşünmeyenini, tartışmalar bitene kadar ölü taklidi yapmayanını...

Severim.

*

İşte bu yüzden...

Sırf bu yüzden...

Kazdağları için tavır koyan...

Tarkan, Fazıl Say, Cüneyt Arkın, Ata Demirer, Şahan Gökbakar, Demet Akbağ, Cem Yılmaz, İlhan İrem, Gökhan Özoğuz, Haluk Levent, Zülfü Livaneli, Norm Ender gibi sanatçıları...

Sevdim.

CANIM YARAMAZLIK YAPMAK İSTEDİĞİNDE

Melih Gökçek’in telefonuna “Mansur Yavaş amma da başarılı çıktı ha” diye mesaj atmak istiyorum.

*

Burhan Kuzu’nun kulağına “CHP’nin de bu ülkeye çok hizmeti oldu... CHP’ye haksızlık yapmayalım” diye fısıldamak istiyorum.

*

Mustafa Armağan’ın karşısında üzerinde Atatürk’ün resmi bulunan fincanımla sade bir Türk kahvesi höpürdetmek istiyorum.

Yeter Fidan diktik diyerek savunma yapmayın artık

EKREM İMAMOĞLU EĞER O MAKAMA GÖZÜNÜ DİKTİYSE

EKREM İmamoğlu’nun hedefi...

Cumhurbaşkanı olmak ise...

Kazdağları için Kanada Büyükelçisi ile görüşmeler yapmaya çabalamak, yurtiçi gezilerine çıkmak, Abdülhamid’in torununun eşiyle görüşmeler yapmak, yetki alanına girmeyen konularla ilgilenmek yerine...

Bütün mesaisini İstanbul’a ayırması gerekir.

*

İstanbul’a konsantre olmalıdır.

İstanbul için motive olmalıdır.

*

Ekrem İmamoğlu’nu daha yukarılara taşıyacak olan tek şey vardır:

İstanbul’a kazandıracağı somut projeler!

*

Unutmayalım:

Tayyip Erdoğan’ın siyasi yükselişinin temelinde İstanbul’a kazandırdıkları vardır.

MUHALEFETE OKUMA PARÇASI: HINCAL ULUÇ’UN DÜNKÜ YAZISI

İSTANBUL-İzmir otoyolu için...

Bu zamana kadar yazılmış en hakkaniyetli, en tatmin edici, en ikna edici, en doyurucu, en kapsamlı, en politik mülahazalardan uzak, en samimi, en inandırıcı yazıyı Hıncal Uluç yazdı.

Binali Yıldırım’ın hakkını teslim etmeyi de ihmal etmeyerek...

Ben muhalefetin yerinde olsam...

İstanbul-İzmir otoyolu için söyleyeceklerimi söylemeden önce...

Hıncal Uluç’un dünkü yazısını mutlaka okurum.

Çünkü o yazıda ortaya atılan tezleri çürütmeyi başarmadan yapılacak muhalefetin maalesef hiç şansı yok.

O yazıda ortaya atılan tezleri çürütmek mümkün olamıyorsa...

O zaman da konunun peşini bırakmak şart.

“Sen muhalefetsin... Doğruya da yanlışa da muhalefet edeceksin” diye bir hüküm yok ki göklerden gelen...

BİZİMKİLER’DEN BUGÜN BİLE KULLANDIĞIM SÖZLER

Cıvık müdürüm afedersin.

Dumkof.

Benim adım Cemil.

Nein Davut nein.

Sevim koş katil geldi.

Tahta kafa.

Kızlara bakıyorsun öyle mööö gibi...

*

‘Bizimkiler’ adlı dizi ve daha birçok güzel yapımda imzası olan Umur Bugay’a rahmet dileklerimle...

‘TOLGA AĞAR HAKKINDA

AK Parti’den milletvekili olan Tolga Ağar’ın konuşma stili, cümle kuruş biçimi falan... Aynı babası... Gözünü kapat sanki Mehmet Ağar konuşuyor.

*

Fakat acemi tabii ki... Literatürü pek bilmiyor... Terminolojiden habersiz gibi... “Şirk” olgusuna yeterince vakıf değil.

*

O yüzden “hâşâ” demiş olsa da “Cumhurbaşkanı dediğin zaman bize Allah gibi geliyor” tarzı bir cümle sarf etmesi, hiç ama hiç yakışık almadı.

Yeter Fidan diktik diyerek savunma yapmayın artık

İSTANBUL HAVAALANI... İLK DENEYİM NOTLARI

Günde 15 bin adım atmayı hedeflemiş benim gibiler için bulunmaz fırsatlar sunması güzel... Yürüdükçe attığım adım sayısına baktım... Baktıkça da gülümsedim.

*

Ne kadar kalabalık olursa olsun... Kalabalığı asla hissetmiyorsun. Bu açıdan büyüklüğüne diyecek bir lafım yok.

*

“İlle de VIP” falan diye tutturmaya hiç ama hiç gerek yok. Çünkü havaalanının her tarafı VIP gibi... Hatta bazı bölümler VIP’ten bile iyi...

*

Kapı numaralarını yazan tabelalar, yön göstericiler falan... Bana biraz fazla karışık gibi geldi... Artistliğin lüzumu yok, basit ve anlaşılır olmak yeterlidir.

*

“Uçak içinde çok bekliyorsun”, “Ulaşımı felaket” falan diyorlardı... Uçak içinde hiç beklemedim, ulaşım da felaket değildi.

X

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Berlin’de yaptığı uzun açıklamaların içinde şöyle bir cümle yer aldı:

“Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız.”

*

Bu cümle, çok tepki aldı.

Benim de kulağımı tırmaladı.

Bakan Çavuşoğlu’nu aradım.

Berlin’deymiş.

Alman Cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapmış.

Yazının Devamını Oku

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Ekrem İmamoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet türbesinde elinin arkasında olmasından yola çıkılarak başlatılan incelemenin tüm detaylarına baktım.

Şöyle bir macera:

Vatandaşın biri, CİMER’e şikâyet ediyor.

Oradan rutin bir işlemle Cumhuriyet Savcılığı’na gidiyor.

Savcılık, İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor.

Bakanlık, rutin incelemeye alıyor.

Müfettişler, İmamoğlu’nun savunmasını alıyor.

Falan...

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

Ali Edizer diye bir doktor var.

Daha önce yaptığı çeşitli densizlikler ve izansızlıklar yüzünden “olay adam” haline gelmiş, hatta GATA’daki görevine son verilmişti.

*

Fakat adam rahat durmuyor abi!

Densizliğe, izansızlığa, abuk sabukluğa devam ediyor.

*

Ne dediğini yazmaya bile tenezzül etmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Ne yaptınız İlhan Bey

CHP, ne güzel bir şey tutturmuştu!

“128 milyar dolar nerede” diye...

*

128 milyar doların hortumlandığı algısı yaratılıyordu.

Ve bu algı, zihinlere kazınıyordu.

*

İşgüzar kamu görevlileri, asılan pankartları polis ve zabıta marifetiyle anında engelleyerek...

Yazının Devamını Oku

Danimarka çok medeni ülke şekerim

Hop şöyle cümleler yükselir sağımızdan, solumuzdan:

 

- Norveç çok medeni ülke şekerim... Başbakan’a ceza kesiliyor.

*

- Danimarka acayip modern bir ülke şekerim... Başbakanı cam siliyor.

*

- İsviçre çok uygar şekerim. Cumhurbaşkanı bisikletle işe gidiyor.

*

Hep özeniriz, hep gıpta ederiz bu ülkelere.

Yazının Devamını Oku

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

“Kanal İstanbul, Montrö’yü etkiler mi?” diye soru var ortada.

Geçen akşam Tarafsız Bölge’de işte bu soruyu sordum uluslararası hukuk alanında uzman bir isim olan Prof. Dr. Selami Kuran’a.

Selami Hoca...

Canlı yayında... Kalktı ayağa... Eline bir çubuk aldı... Ve başladı harita üzerinden anlatmaya.

“Yeni başlayanlar için 10 dakikalık bir Montrö dersi” gibi bir şeydi yaptığı.

Net, sarih, anlaşılır ve basit bir şekilde anlattı mevzuyu.

*

Sonucu açıklıyorum:

Yazının Devamını Oku