GeriAhmet HAKAN Yeni Ulaştırma Bakanı’na çağrımdır: Yapın şu yolu!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni Ulaştırma Bakanı’na çağrımdır: Yapın şu yolu!

İstanbul’da Başakşehir’e bir “şehir hastanesi” yapıldı.

 

Bir milyon metrekare alan üzerine kurulu, altı bloktan oluşan, 2 bin 682 yatak kapasitesi olan bu hastane...

Son teknoloji kullanılarak yapılmış.

Yani dört dörtlük, muazzam bir hastane...

Yeni Ulaştırma Bakanı’na çağrımdır: Yapın şu yolu

*

Sahra hastanelerinin kurulmasının, bazı uygun binaların hastaneye dönüştürülmesinin falan bile gündeme getirildiği bugünlerde...

Öyle şiddetle ihtiyaç var ki bu hastaneye...

Bir an önce hizmete sokulması şart oğlu şart.

*

Fakat durun bir dakika!

Bu hastane, maalesef doğru dürüst hizmete giremiyor.

Çünkü yolu yok!

Yolu yapılmamış, yolu yapılamıyor hastanenin.

*

Ekrem İmamoğlu diyor ki:

“Hükümet durdurdu yolu.”

*

Hükümet diyor ki:

“Ekrem İmamoğlu durdurdu yolu.”

*

Bir lüzumsuz çekişme, bir boş tartışma, bir faydasız polemik sürüp gidiyor.

*

Buradan Ulaştırma Bakanı olarak atanan Sayın Adil Karaismailoğlu’na seslenmek istiyorum:

*

Sayın Bakan!

Bir beyaz sayfa açın.

Ve şu sinir bozucu “Sen durdurdun/Ben durdurmadım” tartışmasını...

Hemen ve derhal kirletilmiş bir mendil gibi çöp sepetine basket yapın lütfen.

*

Hiç zaman kaybetmeden, hemen bugün...

Başlayın şu hastanenin yolunu yapmaya...

İlk göreviniz, ilk icraatınız, ilk hareketiniz bu olsun.

*

Vatan sizden bu hizmeti bekliyor Sayın Bakan.



E HANİ BU VİRÜSÜ ÇİN’E AMERİKA BULAŞTIRMIŞTI

ABD
’deki durum şöyle:

*

Vaka sayısı, Çin’i ve İtalya’yı geçti. Üstelik salgın tepe noktasına ulaşmış durumda değil. Sağlık çalışanı eksik, tıbbi ekipman eksik, koruyucu malzeme eksik... Hastane bekleme odaları, bulaştırma ihtimali olanlarla dolu. Hastaneye yatacaklar, yatak boşalana kadar bir sedyede 50-60 saat bekliyor. “Üçüncü dünya ülkesi gibiyiz” sesleri yükseliyor ülkede. Hastanelerde sadece hayatını kaybedenlerin yatakları boşalıyor. Teste erişim kısıtlı... Sadece çok ağır belirtiler gösterenlere test yapılıyor, geri kalana “Evde kendini karantinaya al” deniyor.

*

“Bu virüsü biyolojik silah olarak ABD üretti, Çin’in başına musallat etti... Tek amacı Çin’i yükselişini durdurmaktı” falan diye bik bik eden komplo teoricilerinden herhangi birini elime geçirirsem...

“Bizim genetiğimiz sağlam. Bize bir şey olmayacak” diyen Oytun’dan beter hale getireceğim.


BAKAN NEDEN GÖREVDEN ALINDI?

BEN tüm ihalelerin, tüm işlemlerin “küt” diye durdurulması taraftarı değilim.

Çok zaruri, çok acil ihtiyaçlar için çalışmalar tabii ki devam edecek.

*

Ama el insaf!


Yeni Ulaştırma Bakanı’na çağrımdır: Yapın şu yolu

*

Kanal İstanbul, çok zaruri ihtiyaçlar kapsamında mıydı?

Birkaç görevlinin ağızlarına maske takarak Kanal İstanbul kapsamında iki köprünün ihalesini yapması, olacak şey miydi?

*

Yapılan iş, iki şeye neden oldu:

*

- BİR: “Millet can derdindeyken...” diye başlayan haklı eleştirilerin yükselmesine...

*

- İKİ: Bu ihale yapılana kadar pek bir varlık gösteremeyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, bu ihaleyle birlikte gayet enerjik ve gayet dinamik bir biçimde ortaya çıkmasına...

*

Durum bu kadar açık ve netken...

“Ulaştırma Bakanı neden görevden alındı?” sorusuna cevap aramaya gerek var mı?


DİYANET İŞLERİ BAŞKANI’NA BEŞ ADET TAVSİYEM VAR

- TAVSİYE BİR: Canla başla çalışan doktorlarımız için, tüm sağlık çalışanlarımız için kamuoyu huzurunda şöyle güzel bir dua edin. Bunun çok müspet bir karşılığı olacaktır tüm toplumda Sayın Başkan...

*

- TAVSİYE İKİ: Geçen cuma yaptığınız gibi safları sıklaştıramadığınız özel cuma namazı uygulamasını bu cuma yapmayın. Bu uygulama en dindar kesimlerden bile tepki aldı. Bunu göz önünde bulundurun. Vazgeçin bundan Sayın Başkan.

Yeni Ulaştırma Bakanı’na çağrımdır: Yapın şu yolu

*

- TAVSİYE ÜÇ: Çalışamayan, çalışamadıkları için de zor durumda kalan yurttaşlarımız var. Onlar için çok geniş çaplı bir yardım kampanyası düzenleyin Diyanet olarak. Buna öncülük yapın Sayın Başkan.

*

- TAVSİYE DÖRT: Minarelerden yatsı namazından sonra yükselen salavat ve tekbirler bende manevi haz uyandırıyor. Ancak bazı vatandaşlarımızın cenaze töreni psikolojisine girdiklerine dair çok sayıda bilgi geldi bana. Din psikolojisi alanının önde gelen hocalarıyla bu konuyu lütfen ele alın Sayın Başkan.

*

- TAVSİYE BEŞ: Son günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden din karşıtı özel bir propaganda çalışması yapılıyor. Bu tür operasyonları boşa çıkaracak ve bu tür operasyonlara meydan vermeyecek stratejiler geliştirin Sayın Başkan.


BİR TIKLA GAZETEM KAPIMA GELDİ

BİZİM
satış ekibimiz harika bir uygulama başlattı:

“Evde kal gazetesiz kalma/Bir tıkla gazeten kapında” sloganıyla başlatılan bu uygulama şöyle işliyor:

Yeni Ulaştırma Bakanı’na çağrımdır: Yapın şu yolu

*

Hürriyet.com.tr’ye giriyorsunuz, bizim grubun gazetelerinden istediklerinizi...

Bir haftalık, bir aylık sipariş veriyorsunuz...

Ve her sabah “Scotty” ekipleri, gazetenizi evinizin kapına bırakıyor.

*

Ben dün ilk kez uygulamayı denedim.

Siparişi verdim.

Sabah uyandığımda...

Açtım kapıyı...

Bingo! Gazetem evimin kapısına bırakılmıştı.

Sıfır temasla aldım gazetemi.

*

Sadece İstanbul için geçerli olan bu uygulamadan siz de yararlanabilirsiniz.

*

Tecrübeyle sabittir:

İnsan sabah uyanıp kapısını açtığında karşısında gazetesini görünce ferahlıyor, moral buluyor, kendini iyi hissediyor.

X

Apar topar seçime giderler mi gerçekten?

“Ben falanca ay erken seçim bekliyorum” diye açıklamalar yapıyordu Meral Akşener.

Sürekli güncelleyerek...

Baktı, olmuyor.

Vazgeçti tarih vermekten.

*

Baktım, CHP Sözcüsü Faik Öztrak da benzer bir yaklaşım sergilemiş.


Yazının Devamını Oku

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Berlin’de yaptığı uzun açıklamaların içinde şöyle bir cümle yer aldı:

“Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız.”

*

Bu cümle, çok tepki aldı.

Benim de kulağımı tırmaladı.

Bakan Çavuşoğlu’nu aradım.

Berlin’deymiş.

Alman Cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapmış.

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku