GeriAhmet HAKAN Yeni gündem: Reform
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni gündem: Reform

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde sürekli şu üç şeyin altını çiziyor:

 

BİR: Hukukta reform... İKİ: Demokraside reform... ÜÇ: Ekonomide reform...

*

Üç alanda yapılacak reformlar, yeni dönemin en önemli tartışma konusu...

*

- İnandırıcı bulmayabilirsiniz.

- Gecikmiş bir yöneliş olarak nitelendirebilirsiniz.

- İçinin nasıl doldurulacağını sorgulayabilirsiniz.

Ama kayıtsız kalamazsınız.

*

Fakat bizim muhalefetimiz...

Öyle hantal ki... Öyle tembel ki... Öyle çarkları ağır işleyen bir makine ki... Öyle çeviklikten uzak ki... Öyle alışkanlıkların esiri ki...

Yeni durumun farkında bile değil.

*

Oysa muhalefetin atağa kalkmasına bundan daha uygun bir zemin olamaz!

Ne yapabilir muhalefet?

- Ya çıkar... “Şahane! At adımlarını! Destekleyelim” der.

- Ya da çıkar... “Yeni mi aklın başına geldi! Sen yapamazsın bunu” der.

*

Yapmayacağı tek şey ise şu:

Olayın farkına bile varmamak, varamamak.

*

Sonuçta olan şu:

Bizim muhalefet, hiç yapılmaması gerekeni yapıyor.


YILDIZ TİLBE ORTALIĞI ALLAK BULLAK ETTİ

YILDIZ Tilbe, Şeyh Said ve Seyit Rıza fotoğrafları paylaşıp “İkisini de seviyorum, var mı diyeceğiniz” yazınca...

Ortalık fena karıştı.

Yeni gündem: Reform

*

Hatta ve hatta...

Türkiye’nin iki büyük ittifakından minik de olsa bir çatırdama sesi geldi.

Şöyle ki:

*

- ‘Millet ittifakı’nın ulusalcı tarafı ağır basan kanadı, Yıldız Tilbe’ye cephe alırken... ‘Millet ittifakı’nda resmi olarak yer almayıp fiili olarak yer alan HDP’liler, Yıldız Tilbe’nin yanında saf tuttular.

*

- ‘Cumhur ittifakı’nın AK Parti kanadının bazı uçlarından Yıldız Tilbe’ye acayip bir destek gelirken... İttifakın milliyetçi kesimleri, Yıldız Tilbe’ye ayar üstüne ayar vermeye çalıştılar.

*

İlahi Yıldız Tilbe!

Resmen yıktın perdeyi eyledin viran yahu.


DİRENİYORUM

- Öykü Karayel’e övgüler yağdırmamak için...

- “Piyasa satın aldı” lafını kullanmamak için...

- Formula tutkunu olmamak için...

- Spin atma girişiminde bulunmamak için...

- Esenyurt’taki Miss Uganda alemlerine akmamak için...

DİRENİYORUM.


YANDI BOĞAZ’IN EN ZARİF CAMİSİ

VANİKÖY Camisi...

Gizli zarafetiyle, açık mütevazılığıyla, müthiş estetiğiyle, kendini ele vermeyen güzelliğiyle, ahşaba selam duruşuyla...

İstanbul’un en nadide eserlerinden biriydi.

Yeni gündem: Reform

*

Dün yanışını izlerken içim yandı valla.


FORMULA’NIN KAZANANLARI

- İSTANBUL: Köprüleriyle, camileriyle hatta tünelleriyle öyle yakıştı ki olaya... Artık bu işin vazgeçilmezidir.

*

- HAMILTON: “Onun altındaki araba bende olacak” türü kötü şakalara maruz kalan efsanevi pilot... Onsuz olmazdı.

Yeni gündem: Reform

*

- SPORU ÖZLEYENLER: Pandemiyle birlikte en çok örselenen ve hüzünlenen kesimdi bu... Formula, onların da gözlerini parlattı.

*

- TUZLA BELEDİYESİ: Hamilton’a iyi-kötü çeşitli şakalarla laf sokmasıyla ve pistteki aracıyla dünyanın gündemi oldu bu belediye... Helal olsun.


İBO SHOW’U İZLERKEN YAŞADIĞIM SAVRULMALAR

- SAVRULUŞ BİR: Hatıralarımızda kalmasına müsaade etse ve ekrana hiç çıkmasa mıydı acaba? Fakat adamın sesi hâlâ ayakta yahu! Konuşmakta ve ayakta durmakta zorluk çekiyor ama “kara üzüm habbesi” derken zorluk morluk kalmıyor.

- SAVRULUŞ İKİ: İnsan arıyor tabii ekranda halay çeken, yerinde duramayan, zıp zıplayan o süper hareketli İbrahim Tatlıses’i... Fakat adamın başına gelen onca şeyden sonra bu kadarını yapabilmesi bile müthiş bir şey!

Yeni gündem: Reform

- SAVRULUŞ ÜÇ: İbrahim Tatlıses’in hep duygusal bir tarafı olmuştur. En zorba anlarında bile gözleri dolardı bu adamın... Fakat bu ilk programdaki duygusallığı bir acayipti! Benim gibi kolay duygulanmayan birine bile sirayet ettirdi duyguyu.


KÖŞE YAZARLIĞI VE AHMET KEKEÇ

BEN köşe yazarlarını şu şekilde ikiye ayırmam:

*

- BİR: Benim gibi düşünen, olaylara benim gibi bakan köşe yazarları.

- İKİ: Hiç katılmadığım şeyler yazan köşe yazarları.

Yeni gündem: Reform

*

Ben köşe yazarlarını şu şekilde ikiye ayırırım:

*

- BİR: Takır tukur yazan, ne yazdıklarını asla merak etmediğim ve yazmadıklarında farkına bile varmadığım köşe yazarları.

- İKİ: Kelimelere dans ettiren, yazmadıkları günlerde beni büyük bir boşluk duygusuna düşüren ve iştahla okuduğum köşe yazarları.

*

Kaybettiğimiz Ahmet Kekeç...

Benim açımdan işte bu ikinci kategoriye giren köşe yazarlarının en başında geliyordu.

*

Bir kez daha Allah’tan rahmet dilerim.

X

Aşk eski bir yalan

Son günlerde dilimde çok eski bir şarkı var.

Sürekli o şarkıyı mırıldanıyorum.

*

Bir suç işler gibi mırıldanıyorum.

Yasadışı bir iş yapar gibi mırıldanıyorum.

*

Mırıldandığım şarkı, Kâmuran Akkor’un çok eski bir şarkısıdır:

*

“Aşk eski bir yalan / Adem’le Havva’dan kalan.”

Yazının Devamını Oku

Engelliyorlar o yüzden hizmet yapamıyorum

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeni mottosu bu.

Son günlerde İstanbul’un dört bir yanına afişler asıp şu mesajları veriyor:

*

- Otobüs almak istiyorum, aldırmıyorlar.

- Metro yapmak istiyorum, yaptırmıyorlar.

- Bütün işlerim tek imzaya kaldı.

- Cumhurbaşkanı imza atmıyor.

- Bana iş yaptırmıyorlar.

-

Yazının Devamını Oku

Kısa çöpü çeken en sona otursun

Muhalefet partilerinin “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” çalışması tamamlanmış.

Parti liderleri, yakında bu sistemle ilgili ortak açıklama yapacaklarmış.

*

Fakat şöyle bir sorun söz konusuymuş:



Ortak açıklama yapılırken, liderler hangi düzene göre oturacaklar?

Yazının Devamını Oku

Peygamber soyundan gelir, kimseye söylemez

Yıldırım Kaya, CHP’nin önde gelen isimlerinden.

 

Yıldırım Kaya’nın yakın geçmişinde...

Bir solcu sendika, bir solcu parti var.



Eğitim-Sen

Yazının Devamını Oku

Kapkara bir cehalet: Cin çıkarma vakası

Aşırı dindar bir ailenin içine doğdum.

Babam ilahiyat mezunu bir müftüydü.

Din konusunda iyi bir öğretim gördüm.

Vaazlar, sohbetler dinledim.

Kitaplar karıştırdım.

*

İşte çok net biçimde söylüyorum:

*

“Cin çıkarma”

Yazının Devamını Oku

Tutar mı tutmaz mı

İşittiğime göre CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili olarak halkın huzuruna şöyle bir tabloyla çıkmayı planlıyorlarmış:

CUMHURBAŞKANI ADAYI: Kemal Kılıçdaroğlu.

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Meral Akşener (Başbakan)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ali Babacan (Ekonomi)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ahmet Davutoğlu (Dış İşleri)

*

Yazının Devamını Oku

Cemaat yurtlarına dair önyargısız yedi hüküm

ENES KARA ADLI BİR TIP ÖĞRENCİSİ, KALDIĞI ÖĞRENCİ YURDUNDA YAŞADIKLARI YÜZÜNDEN CANINA KIYDI. ÜÇ GÜNDÜR BU ÇOK ÜZÜCÜ OLAYI KONUŞUYORUZ. NASIL OLUYOR DA BİR ÖĞRENCİ YURDUNUN KOŞULLARI, BÖYLE BİR TRAJEDİYE YOL AÇABİLİYOR? SERİNKANLI VE ÖNYARGISIZ BİÇİMDE BUNU İRDELEMEK ŞART. BEN BÖYLE BİR İRDELEMEYİ 7 HÜKÜMLE YAPMAYA ÇALIŞTIM.

HÜKÜM BİR

ZORLA, ZORLAYARAK

TARİKAT ve cemaat yurtlarının varoluş amaçları, üniversite öğrencilerine barınma imkânı sağlayıp hayır dua kazanmak olmalı. Ama maalesef durum hiç de böyle değil. Bu tür yurtlar, barınma imkânının karşılığı olarak öğrencilere tarikat ve cemaatin doktrinlerini öğretir. Üstelik zorla ve zorlayarak. FETÖ’den beri bu böyledir.

*

HÜKÜM İKİ

ARZ VE TALEP

BİR öğrenci yurdunda tarikat ve cemaat öğretileri öğretilemez mi? Tabii ki öğretilebilir. Ama bu, bir askeri disiplin içinde zorla ve zorlayarak yapılmaz, yapılamaz. Yurt, eğer talep eden öğrenci varsa bunu arz eder. Budur, bu kadardır. Ancak çok az cemaat ve tarikat yurdu, böyle yapmakta.

*

Yazının Devamını Oku

Kabataş Lisesi’ne selam olsun

Sosyal medyada izledim videoyu.

“Çirkin olay”, tam olarak şöyle bir şey:

*

Kabataş Lisesi’nin yatakhanesinde üç öğrenci müsveddesi, Atatürk posterini bıçakla delik deşik ediyor.

Bu sırada kahkahalar yükseliyor. Tabii küfürler ve hakaretler eşliğinde.

*

Bakıyorum:

Bazıları, bu çirkin olaydan yola çıkarak...

Büyük büyük analizler yapıyorlar, Türkiye’nin en köklü lisesini bir kalemde silip atıyorlar, ideolojik ve siyasi sonuçlar çıkarmaya çalışıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Lider televizyonda konuşurken telefon bağlantısı yapılır mı?

Ben lider olsam...

“Bırakın, bağlansınlar” derim.

*

Ama tabii eğer şu üç şey söz konusuysa:

*

- BİR: Söylediklerimden eminsem.

*

- İKİ: Elimde kapı gibi belgeler varsa...

*

Yazının Devamını Oku

Bir Hürriyet yazarına şiddetle itirazım var

Fuat Bol’un dün Hürriyet’te yayınlanan yazısının başlığı şuydu: “CHP’liler demokrat olabilir mi?”

Yazıyı baştan sona dikkatlice okudum.

Yazıda bir zihniyet analizi yapılıyordu.

Ve CHP’lilerin demokrat olamayacağı sonucuna varılıyordu.

*

Hangi gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın...


Yazının Devamını Oku

Allah milletvekilinin iftirasından korusun

Ali Mahir Başarır diye bir milletvekili var.

 

CHP’li bu milletvekili, CHP’nin televizyon kanalına çıktı ve desteksiz salladı.

“Demirören o gece şu kadar dolar aldı” falan diye ipe sapa gelmez bir palavra.

*

Belgesi var mı bunun?


Yazının Devamını Oku

Şevki Yılmaz olayını çözmüş bulunmaktayım

Yaşı yetmeyenler pek bilmez.

1980’ler, 1990’lar Şevki Yılmaz’ın fırtına gibi estiği dönemlerdi.

*

Kimdi Şevki Yılmaz?

Yedi maddede özetleyeyim:

*

BİR: Refah Partisi’nin en ünlü hatibiydi.

*

Yazının Devamını Oku

‘Bil / Bul’ ekine dokunmamalıydık

Dolardaki dalgalanma, kâğıt fiyatlarındaki fahiş artış falan derken...

“Tasarruf şart” dedik ve tuttuk gazetenin “Bil / Bul” ekini biraz kuşa çevirerek Kelebek’in içine aldık.

*

Bir anda çarşı karıştı.

Bitmek tükenmek bilmeyen tepkiler.

Mailler, mesajlar, telefonlar...

Protesto üstüne protesto.

*

Mesela

Yazının Devamını Oku

20 Aralık’takine benzer bir hamleye ihtiyaç var

20 Aralık’ta ne oldu?

18’lere tırmanan dolar, bir gecede 12’lere indirildi.

Ve bugün 13’lerde seyrediyor.

*

20 Aralık hamlesi o kadar tuttu ki...

“Enflasyon rakamı açıklanınca dolar uçacak” diyenler, bir kez daha yanıldılar.

Bir uçuş söz konusu olmadı.

*

20 Aralık, siyasette AK Parti iktidarının

Yazının Devamını Oku

Aralık enflasyonu nasıl olacak

Tarafsız Bölge’de Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’ye aralık enflasyonunu sorduğumda...

Biraz keyfi kaçmıştı.

*

Enflasyonun aralık ayında yüksek geleceğini açıkça söyledi Bakan Nebati.



Bunun nedenini de şöyle açıkladı:

Yazının Devamını Oku

Cem Yılmaz’ın son gösterisiyle ilgili uyarılar

Bir komedi müfettişi gibi “Dur bakayım, eskisi kadar güldürüyor mu, güldürüyor mu” diye izlemezseniz... Gideri var.

- “Cem Yılmaz bitmiş, tükenmiş resmen abi” cümlesini zerre kadar aklınıza getirmeden kendinizi kaptırırsanız... Gideri var.

*

- Her an kahkaha patlatmaya, her an bir espri yakalamaya, her an kıkırdamaya hazır biçimde ekran önüne geçmezseniz... Gideri var.

*

- Eski Cem Yılmaz ile yeni Cem Yılmaz’ı mukayese etmeyi bir tarafa koyar, olayın keyfini çıkarmaya kendinizi bırakırsanız... Gideri var.


Yazının Devamını Oku

Musmutlu yıllar

Omikron denilen illetin tükendiği...

 

- Dolarizasyonun ümüğünün sıkıldığı...

*

- Sloganlı fanatizmin son bulduğu...



Yazının Devamını Oku

Nebati’ye dair her şey

HAZİNE VE MALİYE BAKANI NUREDDİN NEBATİ, GEÇEN AKŞAM TARAFSIZ BÖLGE’DE KONUĞUMUZ OLDU. NEBATİ’YLE HAYATIMDA İLK KEZ KARŞILAŞMIŞTIM. BAKTIM HERKES BANA, “UZAKTAN İZLEDİĞİM NEBATİ” İLE “YAKINDAN GÖZLEMLEDİĞİM NEBATİ” ARASINDAKİ FARKLARI SORUYOR. DEDİM Kİ NEBATİ’YE DAİR HER ŞEYİ ANLATAYIM BARİ.

EKRAN ÖNÜ PERFORMANSI AÇIK ARA BİR NUMARA

BU zamana kadar çok siyasetçiyle program yaptım.

Bu deneyime yaslanarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:

*

Nureddin Nebati’nin ekran önü performansı, açık ara bir numara.

*

Peki nedir Nebati’nin ekran önü özellikleri?

*

Yazının Devamını Oku

İktidar, muhalefetin yanılgısına düşmemeli

Dolar yükselince...

Ne yaptı muhalefet?

*

Tamam kazandık, ceketi koysak biz alırız, yaşasın, yuppi” demeye başladı.

Ve bunun ne kadar büyük bir yanılgı olduğu tez zamanda ortaya çıktı.

Dolar düşünce...

İktidarın “Tamam kazandık, artık söylem üstünlüğü bizde, bitti bu iş, aldık seçimi” demesi de...

En az muhalefetin yanılgısı kadar

Yazının Devamını Oku

Teftiş

“Teftişle gündemi değiştirmek istiyorlar” diyor bazıları. İyi de gündem, zaten baştakilerden yanaydı. Niye değiştirmek istesinler ki? Hiçbir şey anlamıyorum ben şu gündemi değiştirmek geyiğinden.

- Teftiş olayı ortaya çıkar çıkmaz öyle bir tepki oluştu ki. Çok büyük bir zulüm var sandım. Sonuçta yapılan iş belli: Teftiş... Yani denetim. Teftişe, denetime “büyük zulüm” muamelesi çekmek, eskiden yoktu, yeni çıktı.

*

- “Adli sicil kaydı” diye bir şey var mı? Var. Belediye şirketlerine eleman alınırken buna bakılmış mı? Bakılmış. Durum buyken teftişe gerek duymak da neyin nesidir? Bunun basit bir açıklaması olmalı ve o açıklama yapılmalı.



*

Yazının Devamını Oku