GeriAhmet HAKAN Yaşasın! Sonunda, en sonunda erkek kıyafetlerine de laf edildi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yaşasın! Sonunda, en sonunda erkek kıyafetlerine de laf edildi

Bıkmıştık...

Acıklı ses tonlarıyla “Kadınlar kot pantolon giyince içimiz parçalanıyor” diye ağlaşan hocalardan...

*

Bunalmıştık...

Kadının nasıl giyinmesi gerektiği konusunda sürekli ahkâm kesmekten derin bir haz duyan mollalardan...

*

Sıkılmıştık...

Başını örten kadınların kıyafetleri konusunda bile racon kesmeyi kendilerinde hak gören vaizlerden...

*

İllallah etmiştik...

Kadınların yürüyüşlerine, gülüşlerine, sokağa çıkışlarına, bakışlarına falan düzen intizam getirmeye çalışan cübbelilerden...

*

Ve işte sonunda kadınlar bırakıldı, erkeklere de dalındı...

*

Geçen cuma camilerde okutulan hutbede...

Erkekler için şöyle bir racon kesildi:

Erkekler de dar giysilerden kaçınmalıdır.

Erkekler de mahremiyetlerini korumalıdır.

Erkekler de tesettür bilincine sahip olmalıdır.

*

Oh be oh!

Ha şöyle!

Hep kadınlar mı çekecekti!

Biraz da erkekler çeksin...

*

Bilhassa dapdaracık ve normalden epey kısa pantolonlarıyla tesettür bilincinden nasiplerini almamış, nargilecilerde keyif kasan yeni nesil müteahhit oğulları iyi işitsin bu uyarıları.

HAYATINIZDA ‘BUNU YAPMA!’ DİYEN DOSTLARINIZ OLMALI

HADİSE var ya Hadise...

“Çünkü gözlerin ela” şarkısı eşliğinde dans ettiği bir video çekip yayınlamış.

*

Nasıl kötü, nasıl estetikten yoksun, nasıl saçma, nasıl berbat, nasıl gereksiz, nasıl tuhaf, nasıl banal, nasıl fena bir video anlatamam.

*

Ben onu bunu bilmem arkadaş!

Şu hayatta...

“Yapma bunu... Bir daha düşün... Emin misin... Lüzumsuz kaçmasın... Ne gerek var şimdi buna... Amacın ne...” falan diye uyarılarda bulunacak...

Dostların, arkadaşların olacak!

*

Hadise’nin bu türden dostları, arkadaşları olsaydı...

Böyle bir videoyu çekse de yayınlamazdı.

SURİYELİLER KAVGA KONUSU OLMAKTAN ANCA ŞÖYLE ÇIKAR

Konuyu “Suriyeliler bizim kardeşimizdir” hamaseti ile “Suriyeliler defolup gitsin” anlayışsızlığı arasında sıkıştırmaktan vazgeçerek çıkar.

Suriye’de kalıcı barışın sağlanıp Suriyelilerin memleketlerine güvenle dönmelerini sağlamaya yönelik politikaların hayata geçirilmesini talep ederek çıkar.

Suriyeliler konusunda... Başıbozukluğun, dağınıklığın, kargaşanın, kayıtsızlığın, boşluğun süratle giderilmesini sağlayacak adımların atılmasını isteyerek çıkar.

Suriyeliler konusunu... Keskin bir bölünmenin ve milliyetçilik ile ümmetçilik çatışmasının konusu yapmamaya özen göstererek çıkar.

HAYAT TARZLARINA SAYGI

ESKİDEN hiç içki içmeyen, alkole bulaşmamaya özen gösteren, inancı gereği alkolden uzak duran...

Siyasetçiler...

Hafiften küçümsenir, inceden aşağılanır, ufaktan yadırganırdı.

*

Şimdi ise içki içen, rakı-balık yapan, alkol almayı tercih eden, arada sırada da olsa alkol alan...

Siyasetçiler...

Hedef gösteriliyor, aşağılanıyor, afişe ediliyor.

*

Eskisi kötüydü... Yenisi de kötü...

Şu hayat tarzlarına saygıyı bir türlü öğrenemeyeceğiz galiba...

SİYASİ DURUŞLARA GÖRE İSTANBUL’UN MEKÂNLARI

SUNSET: Türkiye’de ne olursa olsun... Umudu hep ama hep diri tutmayı beceren kayıtsız liberallerin mekânı...

*

PARK FORA: Son seçimde İstanbul, Ankara ve İzmir’i kazanmanın sağladığı özgüvende katlama yapanların mekânı...

*

HUQQA: En olumsuz gelişmeler karşısında bile keyiflerini bozmayıp “Reis muhakkak bir şeyler yapar” diyen keyifli muhafazakârların mekânı...

*

GALVİN: Kapıdan girilirken siyasi görüşlerin bir tarafa bırakılıp herkesin kendini aryaların güvenli kollarına bıraktığı bir mekân...

*

ZUMA: Siyasete duydukları ilgiyi, “Ekrem İmamoğlu çok iyi abi ya...” diye özetleyebileceklerin mekânı...

*

BORSA: Ağırbaşlı muhafazakârların, kendilerini ağırdan satan sosyal demokratların, görüşlerini pek belli etmemeye çalışan ittihatçıların mekânı...

*

İSKELE: Büyük Birlik Partisi’ne mensuplar ile en aşırı solcuların bir biçimde buluştukları, buluşabildikleri ilginç bir sentez mekânı..

X

Bayram işini beceremiyoruz

Bir rengi olmalı bayramın.

Bir coşkusu olmalı.

Bir törenselliği olmalı.

Bir yemeği olmalı, bir hediyesi olmalı.

Bir rüzgârı olmalı.

Bir sembolü olmalı, bir oyuncağı olmalı.

Bir havası olmalı sokaklara yansıyan.

Bir geleneği olmalı hafiften modernleştirilmiş.

Bir anısı olmalı “nerede o eski bayramlar” cümlesinin dışında.

Yazının Devamını Oku

Babacan’ın sallamasına karşı benim sallamam

Ali Babacan şöyle demiş:

 

2018 seçiminde Abdullah Gül, muhalefetin ortak adayı olsaydı kazanırdı.”

*

Hahahaha!

*

Tam bir sallama bu.

Hem de bayağı bir dayanaksız sallama.

*

Yazının Devamını Oku

Apar topar seçime giderler mi gerçekten?

“Ben falanca ay erken seçim bekliyorum” diye açıklamalar yapıyordu Meral Akşener.

Sürekli güncelleyerek...

Baktı, olmuyor.

Vazgeçti tarih vermekten.

*

Baktım, CHP Sözcüsü Faik Öztrak da benzer bir yaklaşım sergilemiş.


Yazının Devamını Oku

Mehmet Ceyhan tutuklansınmış

Niye tutuklansınmış?

Çünkü felaket tellallığı yapıyormuş.

*

Sanki ortada felaket yok, hayat güllük gülistanlıkmış da her şey Mehmet Ceyhan Hoca’nın uydurmasındanmış gibi bir yaklaşım.

*

Bu ancak ve ancak ansiklopedilerde “saçmalık” maddesine karşılık olabilir.

*

- Yoğun bakımlarda yaşam savaşı verilirken...

Yazının Devamını Oku

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Berlin’de yaptığı uzun açıklamaların içinde şöyle bir cümle yer aldı:

“Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız.”

*

Bu cümle, çok tepki aldı.

Benim de kulağımı tırmaladı.

Bakan Çavuşoğlu’nu aradım.

Berlin’deymiş.

Alman Cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapmış.

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku