GeriAhmet HAKAN Yandaş medya galiba beşinci partiyi kurduracak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yandaş medya galiba beşinci partiyi kurduracak

YANDAŞ medyanın, AK Parti’ye verdiği zararın haddi hesabı yok.

Zarar veriyorlar AK Parti’ye...

Hem de büyük zarar.


*


Mesela attıkları iftiralarla, ettikleri hakaretlerle, yaptıkları zulümlerle ve hedef göstermelerle yandaşı oldukları AK Parti’nin aslında “zalim bir parti” olduğu algısını körüklüyorlar.


*


Mesela hedef gösterip şiddete maruz bıraktırıyorlar ve bir büyük kitle partisinin şiddetle arasına mesafe koyamadığı algısını körüklüyorlar.


*


Mesela birileri hakkında acımasızca kampanya yürüterek “partimize sorgusuz sualsiz teslim olmayanı yakarız” imasında bulunuyorlar ve destek verdikleri partinin korku salan bir parti olduğu algısını körüklüyorlar.


*


Mesela ekranlarını ve sayfalarını sadece yandaşı oldukları AK Parti’ye açarak, AK Parti’nin diğer partiler karşısında söyleyecek sözü yokmuş ya da diğer partiler söz söylediğinde AK Parti’yi yerle yeksan edermiş gibi bir algıyı körüklüyorlar.


*


Mesela küstah, ayrıştırıcı, ötekileştirici, düşmanlaştırıcı, şeytanlaştırıcı, yukarıdan ve azgın bir dil kullanarak bu dilin destek verdikleri partinin dili olduğu algısını körüklüyorlar.


*


Mesela AK Parti içinden en küçük bir özeleştiride bulunan kişiyi anında itibarsızlaştırma ya da yok sayma yoluna giderek AK Parti’nin antidemokratik bir parti olduğu algısını körüklüyorlar.


*


Sanırım yakında AK Parti’ye bir zarar daha verecek bu yandaş medya...


*


Şöyle bir zarar:
“Bülent Arınç kim ki... Toplumda karşılığı yok” diyecekler.
“Abdullah Gül parti kursun, yüzde 3 bile alamaz” diyecekler.
“AK Parti’nin içinden çıkan hainlere bu millet yüz vermez” diyecekler.
Ve bu yaklaşımlarıyla...
AK Parti içinde azıcık muhalif bir damar barındıran isimlere, “madem öyle, gel böyle” dedirtip beşinci partiyi kurduracaklar.


*


Size bir şey söyleyeyim mi?
Ne dış güçler, ne iç güçler, ne Gezi, ne MHP, ne liberaller, ne Kürt siyasi hareketi, ne aykırı İslamcılar, ne Fethullahçılar, ne falan medya grubu, ne filan medya grubu, ne şu, ne bu...
Hiçbiri ama hiçbiri AK Parti’yi un ufak edip perişan edemez.


*


Bunu sağlayacak tek bir güç vardır:
YANDAŞ MEDYA.

 


‘Oy ve Ötesi’ gözlerini ne korkutmuş arkadaş

 


“OY ve Ötesi”, milli iradenin sandıktan hilesiz hurdasız çıkması için çalışan bir sivil toplum yapılanması.
Yandaş medya, şimdi de bu yapılanmayı hedef seçti.


*


“Oy ve Ötesi”nin Maraş, Trabzon, Sivas gibi illerde müşahit aradıklarını yazmıştım geçen gün.
Diyorlar ki:
“Bu illerin hepsi AK Parti’nin kuvvetli olduğu iller. Niye Diyarbakır, Batman gibi illerde değil de bu illerde müşahit arıyorlar da bu illerde arıyorlar”.


*


Her şeyin altında biricik hükümetlerine yönelik bir çapanoğlu aramaya öyle alışmışlar ki... Ya da kendileri her işlerini katakullilerle yapmaya öyle alışmışlar ki...
Herhangi bir organizasyonun salt ilan ettiği amaca yönelik olarak çalışabileceğine akılları kesmiyor.


*


Bunların zavallılıklarını ortaya koymak için şimdi de yeni bir çağrıda bulunuyorum:


*


Ey AK Partili gençler!
Ey Maraş’ta, Sivas’ta, Trabzon’da yaşayan AK Partililer!
Ey Denizli’de, Konya’da, Şanlıurfa’da yaşayan AK Parti sempatizanları!
Ey Amasya, Afyon, Kütahya’da yaşayan AK Parti taraftarları!
Lütfen “Oy ve Ötesi”ne başvuruda bulunun.
Bütün illerde eksikler var ama özellikle sizin yaşadığınız bu illerde eksikler çok.
“Oy ve Ötesi” hareketine katılın.
Müşahit olun.
Ve seçimde herhangi bir hileye hurdaya izin vermeyin.


*


Bak, yandaş kafa!
Çağrımı sadece AK Partililere yaptım.
Başka partililere değil.


*


Şimdi oldu mu?
Kafan yattı mı?
Yoksa şimdi de “Ahmet Hakan AK Partilileri AK Parti’ye karşı kışkırtıyor” falan türünde abuk sabuk sıvamalar mı yapacaksın?

 


Muhalifler için 5 Arınç uyarısı

 


UYARI BİR: Bülent Arınç’ın açıklamalarına bel bağlamayın... Sonunda onlar anlaşır, olan yine size olur.


*


UYARI İKİ: Bülent Arınç’ın açtığı tartışmaya taraf olmayın. Bırakın kendi aralarında halletsinler meselelerini.


*


UYARI ÜÇ: Bülent Arınç’ın sözlerini üzerinize almayın... Onun partinin içine doğru konuştuğunu unutmayın.


*


UYARI DÖRT: Bülent Arınç konuştu diye... Her şeyin bir anda değişeceğini sanmayın... Her şey öyle kolay değişmez.


*


UYARI BEŞ: “Bölünüyorlar, bölündüler, bölünecekler” diye rüya görmeyin. Bölünme öyle bir TV konuşmasıyla olmaz.

 

 

Yezit olmak, Hüseyin olmak

 


Haksız olduğunu bilerek muktedire boyun eğmektir Yezit olmak... Öleceğini bilerek muktedire itiraz edebilmektir Hüseyin olmak.


*


Zulme ve kötülüğe sessiz kalmaktır Yezit olmak... Zulme ve kötülüğe karşı kıyam etmektir Hüseyin olmak.


*


Haklı azınlığa karşı haksız çoğunluğun yanında olmaktır Yezit olmak... Haksız çoğunluğa karşı haklı azınlığın yanında ölümüne mücadele etmektir Hüseyin olmak.


*


Dinin ayaklar altına alınmasına ve oyuncak edilmesine sessiz kalmaktır Yezit olmak... Dinin ayaklar altına alınmasına ve oyuncak edilmesine itiraz etmektir Hüseyin olmak.


*


Zalimlerle uzlaşmayı, zalimlere ses etmemeyi, zalimlere itaat etmeyi tercih etmektir Yezit olmak... Zalimlerle yaşamaktansa zalimlere karşı çıkarak ölmeyi en kutlu yol olarak görmektir Hüseyin olmak.


*


İktidar sofrasına kurulup tıkınmaktır Yezit olmak... Kerbela çöllerinde susuz kalmaktır Hüseyin olmak.


*


Yezit mi olacaksınız, Hüseyin mi?
Seçim sizin.

X

Silahla poz verenlerden korkmalı mıyız korkmamalı mıyız?

İki hafta önce...

Elindeki silahla sosyal medyada poz veren tiplerden korkmamamız, çekinmememiz gerektiğini yazmıştım.

*

Yazıda şöyle demiştim:

*

“Sosyal medyada bazı tipler var. Silahla fotoğraf çektirmeye bayılıyorlar. Daracık pantolon, üstten üç düğmesi açılmış gömlek, ucu sivri bir iskarpin ve silah. Tabanca, tüfek... Her türlü silah. Ey vatandaş! Bu tiplerden sakın korkup çekinmeyin! Çünkü bu kişiler, fotoğraf çektirirlerken ellerine aldıkları silahı asla kullanmazlar. Daha doğrusu kullanamazlar. Çünkü kullanacak olan göstermez.”

*

“Isıracak olan köpeğin havlamaması” tezine işaret eden bir yazıydı bu.

Temel kaygısı buydu yazının.

Yazının Devamını Oku

Silahlı külahlı fotoğraflara dur demenin vakti geldi

En son HDP’ye yönelik saldırının faili olan katilin fotoğrafları çıktı ortaya.

Elinde silahla poz veriyor adam.

*

Sosyal medyada son zamanlarda öyle çoğaldı ki bu tür fotoğraflar.

Eline silahı kapan pozunu veriyor.

Makineli tüfekler, tabancalar falan.


Yazının Devamını Oku

Puslu havanın çakalı

Bugünlerde ortada bir parça puslu hava ve çokça da karambol var ya...

İftira atmaya, kara çalmaya süper müsait bir ortam söz konusu ya...

*

İşte bu pustan, bu karambolden ve bu ortamdan yararlanmak isteyen çakalın teki, YouTube denilen mecrada geçmiş kameranın karşısına, elindeki pisliği bana bulaştırmaya çabalıyor.

Elinde bir avuç pislik, üstüme sıçratmak için debeleniyor.

*

Şunun farkındayım:

*

Puslu havalar, tam çakalların havasıdır. Bu havalarda

Yazının Devamını Oku

Meyhane tebliğcileri

Kendilerine “Tebliğciler” adını veren bir grup var.

Bu grubun videoları dolaşıyordu dün sosyal medyada.

Yeni midir, eski midir? Bilmiyorum.

Üç beş sakallı, cübbeli adam...

Muhtemelen Samatya’ya gitmişler.

Ve başlamışlar tebliğe...

*

Hitapları gayet nazik.

Yazının Devamını Oku

En görgüsüz davranış listesinin bir numarası

“En görgüsüz davranışlar” diye bir liste yapmam istenseydi...

Aklıma şöyle bir seçenek gelmezdi:

*

“Plaja helikopterle inmek.”

*

Çünkü bana göre...


Yazının Devamını Oku

Artık hiç kimsede ‘Atıyoruz bari usturuplu atalım’ kaygısı yok

İki koca gazete manşet atmış:

“Çankırı’da oğluna Recep Tayyip ismini veren adam, bu ismi değiştirmek istedi. Nüfus müdürlüğüne başvurdu. Nüfus müdürlüğündeki görevli, ‘Bunu yapamam, beni sürerler’ dedi.”

*

Nedir bu haberin kaynağı?

Şudur:

CHP’nin hazırladığı bir rapor.

*

Güya CHP heyeti, Çankırı’ya gitmiş. Orada bir adamla karşılaşmış. Adam da onlara böyle bir şey demiş. Onlar da rapora yazmışlar.

*

Yazının Devamını Oku

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku

Kahrolası bir geyik: Doğulular şöyle batılılar böyle

Geçen akşam elimde kumanda, televizyon kanalları arasında minik bir gezintiye çıkmıştım.

Karşıma aniden büyük Türk düşünürlerinden Erol Mütercimler çıktı.



Şöyle bir şey diyordu:

*

“Doğu’da kuklacılık vardır... Batı’da ortaoyunu...”

Yazının Devamını Oku

Bizim millet proje sever

Kanal İstanbul’a karşı çıkmak, muhalefetin bileceği bir iştir.

Gerekçelerini sunarlar ve itiraz ederler.

Zaten yapıyorlar da bunu. Hem de gayet gür bir sesle yapıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şuradadır:

Bizim millet, maalesef projeleri çok sever. Bayılır projelere.

*

Yani demem o ki...

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Akşener’in stratejisi: Biz tek adayla girelim HDP ayrı aday çıkarsın

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, elini açık etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için şu iki şeyi teklif ediyor:

*

- BİR: Biz tek aday olarak girelim seçime.

*

- İKİ: HDP, kendi adayıyla girsin.

*

Peki bu teklifin...

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku

Özgür Özel’den Bakan Varank’a sürpriz alo

CHP’li Özgür Özel, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı telefonla aradı.

Şunları söyledi:

*

- Sayın Bakan!

- Siyasi rekabet bir yana Türkiye’nin aşı üretmesi bir yana.

- Yerli aşının üçüncü fazı için bakanlık olarak gönüllüler aradığınıza yönelik bir çağrı yapmışsınız. O çağrınızı ben de sosyal medya hesabımdan paylaştım.

- Ayrıca gönüllü arama afişlerinin CHP binalarına asılması için de girişimlerde bulunacağım.

- Hocaların uygun gördüğü bir aşamada yerli aşıda gönüllü olmaya da hazırım.

-

Yazının Devamını Oku

Atatürk’e dil uzatmadan olmuyor mu bu işler?

Önce bir şey soracağım:

 

Ayasofya’nın ibadete açılışını...

- Atatürk’e gönderme yapmadan...

- Atatürk’e hakaret etmeden...

- Atatürk’e dil uzatmadan...

İfade etmek mümkün değil mi?

*

Hiçbir şeyi dikkate almıyorsanız, bari...

Yazının Devamını Oku

Bir günün öne çıkanları, kahırları, öfkeleri, gururları, vurguları falan

Ayşe Begüm... Türkiye işte böyle bir gençle gurur duyar

“TÜRKİYE seninle gurur duyuyor” sloganı, çok hırpalanmış bir slogandır.

Hırpalanmasının temel nedeni şudur:

Hiç de gurur duymayacağımız kişiler için atılmıştır bu slogan.



Ama bugün bu sloganı büyük bir gönül rahatlığıyla atabiliyoruz.

Yazının Devamını Oku