Yaklaşmıyormuş yaklaşmakta olan

DOĞRUDUR:

Bu iktidar, ta en başından beri Suriye konusunda çok ama çok vahim hatalar yaptı. Olabilecekleri öngöremedi, politikasını bir türlü revize edemedi, yanlışlarda ısrar etti.

*

Ama durun bir dakika!

İktidar, bu vahim hataları yapmasaydı da... Suriye güllük gülistanlık olmayacaktı ki!

*

Biraz düşünelim.
*
ABD...

Askeri olarak Suriye’ye yerleşmemiş miydi?

IŞİD’i önlemek bahanesiyle YPG ile iş tutmamış mıydı?

YPG’ye TIR’lar dolusu silahı göndermemiş miydi?

Sınırımızda bir PYD/YPG devleti oluşturmaya çalışmamış mıydı?

*

Rusya...

“Zamanı gelince kullanırız” diye PYD/PKK’yı yan tarafta bekletmiyor muydu?

Dirsek temasını sürdürmüyor muydu bu örgütle?

PYD/YPG’nin şeflerini Moskova’da ağırlamıyor muydu?

*

15 gün öncesine kadar tablo buydu, bundan ibaretti.

Peki bu tablodan ne çıkacaktı?

Suriye’de bir PKK/PYD devleti çıkacaktı.

*

İşte Türkiye’nin başarısı, tam da buradadır.

Türkiye...
Hem Barış Pınarı harekâtını başlatarak... Hem ABD ile mutabakat imzalayarak... Hem Rusya ile mutabakat imzalayarak...

PKK/PYD’nin Suriye’de...

ABD destekli, Rusya kollamalı bir devletçik oluşturma hedefini tarihin çöp sepetine fırlatıp atmayı başardı.

*

Ve böyle bir ortamda bakıyoruz aylardır, haftalardır, günlerdir, “ABD, PYD’yi destekliyor! Rusya, PYD’yi arkalıyor! Türkiye bu denklemden çıkamaz! Yaklaşıyor yaklaşmakta olan! Geliyor bir PKK/PYD devleti!” falan diye öngörü üstüne öngörüde bulunanlara!

Hepsi ama hepsi şimdi de...

“10 yıl önce her şey güllük gülistanlıktı... Şimdi başladığımız yere döndük... Ne kazanmış olduk ki...” falan diyorlar, başka da bir şey demiyorlar.

*

 “Yanılmışız yahu! Demek ki yaklaşmıyormuş yaklaşmakta olan” deme alicenaplığını göstermek bu kadar zor mu?

ABD VE RUSYA’NIN MAZLUM AŞKINA DAİR

PYD’nin başlarından biri var. Kendini “General Mazlum” diye pazarlıyor. Hem ABD hem Rusya... Bu adamla aşk yaşıyor. Kendisine çiçekler atıyorlar, masa kurup görüşüyorlar, övüyorlar falan...

*

ABD ve Rusya’nın “General Mazlum” aşkını şöyle yorumlayanlar var:

İşte ABD... İşte Rusya... Biz bu ABD ile mi anlaştık? Biz bu Rusya ile mi anlaştık?

*

İyi de bu aşkı şöyle yorumlamak da mümkün:

ABD ve Rusya...

General Mazlum’la aşk yaşıyor ama mutabakatı Türkiye’yle yapıyor.

‘BEN HAİN VE ALÇAĞIM’ DİYOR ENES KANTER!

ENES Kanter denilen FETÖ’cü basketbolcunun Amerikan televizyon kanalına verdiği röportajı izledim.

Çıkardığım sonuç şudur:

*

Bu zamana kadar...

“Bize şöyle yaptılar, bize böyle yaptılar” falan diye ağlaşan Enes Kanter gitmiş, onun yerine “Türkiye Kürtlere şöyle zulüm yapıyor, Türkiye Kürtlere böyle zulüm yapıyor” diyen Enes Kanter gelmiş.

O kadar ki...

En azılı Türkiye karşıtlarının bile atmaktan çekindikleri iftiraları, gözünü kırpmadan atıyor.

*

Bu zamana kadar Enes Kanter’e...

“Alçak!” da deniyordu, “Hain!” de...

*

Bu röportajdan sonra ise Enes Kanter...

Ben alçağım! Ben hainim!” demiş oldu.

Bir insan düşer de bu kadar mı düşer?

KHK’LI ŞEHİT

BİR polis... FETÖ’cü olduğu iddiasıyla 16 ay hapis yatmış... KHK’dan işten atılmış... Beraat etmesine rağmen işine dönememiş... Askere gitmiş... Ve Ağrı’da şehit düşmüş...

*

Bir bu şehide bakıyorum, bir de Bülent Arınç’ın FETÖ’nün önemli adamlarından biri olan damadının tereyağından kıl çekercesine olaydan kurtuluşuna bakıyorum.

Vicdanım isyan ediyor!

RAHAT BIRAKIN ALEVİLERİ

YİNE yağmaya başladı Alevilere yönelik baskı iddiaları...

*

Alevi köyüne “Cami yoksa hizmet yok” demeler...

*

Okulda Alevi çocuğuna “Hz. Ali namaz kılardı, sen de kıl” demeler...

*

Başkasının ibadetine, din anlayışına, mezhebine, yaşam tarzına, dini yorumlama biçimine müdahil olmaktan ne zaman vazgeçilecek acaba?

*

Cevap veriyorum: Benim umudum yok!

BAKAN MURAT KURUM’U TAKDİR ETMEMİN NEDENİ

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u acayip takdir ediyorum. Neden mi?

*

Bodrum’da kaçak yapılara karşı başlattığı kararlığı bütün hızıyla sürdürüyor... Kaçak yapılara göz açtırmıyor... Kıyılarda, şehirlerde kaçak yapılara karşı mücadele kararlılığını sürekli vurguluyor... 1100 olan kaçak yapı denetçisini sayısını 2100’e çıkarıyor... “Yıkacağız” diyor... “Taviz yok” diyor... Sıkı takip ediyor...

NEREDESİNİZ NEREDE?

GÖNÜL Akkor Hanım... Faruk Tınaz Bey... Kamuran Akkor Hanım... Yıldırım Bekçi Bey... Yüksel Uzel Hanım... Zekai Tunca Bey... Samime Sanay Hanım... Metin Milli Bey... Nalan Altınörs Hanım... Serap Mutlu Akbulut Hanım...

*

Eski güzel ve masum günlerimizin hatırına... Bir daha gelin artık siyah-beyaz olmayan ekranlardan... Neredesiniz nerede?

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 saatte ne oldu? (25.10.2019)İşte Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeler, son 24 saatte yaşanan olaylar..
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Sözde

Kemal Kılıçdaroğlu, son günlerde çok sert.

İyi ama...

- İktidar yumuşak mı?

- Cumhurbaşkanı Erdoğan yumuşak mı?

- AK Parti sözcüleri yumuşak mı?

Hayır! Asla!

*

Normal şartlar altında baktığımızda söylemem gereken şudur:

*

Yazının Devamını Oku

WhatsApp’tan neden kolay kolay çıkamam

Dadanmacı bir kişilik olduğum için tiryakisi olduğum bir şeyi hemen terk edemediğimden...

- Sanki ben orayı terk edince... Herkes orada kalacak ve arkamdan konuşacakmış gibi düşündüğümden...

*

- Yeni yerlere ısınma sürecinin üzerimde yarattığı ağır tedirginlik ve yoğun stresten korkuyor olmamdan...

*

- İçinde bulunduğum grupların “Çıkalım mı, çıkmayalım mı” konusunda yaptıkları tartışmadan fena halde sıkıldığımdan...


Yazının Devamını Oku

Maklubeci tosun marulcu olmuş

Fetullah’ın manevi oğlu olarak bilinen, hatta soyadını “Gülen” olarak değiştiren basketbolcu Enes var ya...

İşte o Enes, bir vegan dergisine pozlar vermiş.

*

Maruldan kıyafetler giyerek fotoğraflar çektirmiş.

Ve şu mesajları vermiş:

- Et olumsuz etki yaratıyor.

- İnekler ve tavuklar vahşice öldürülüyor.

Yazının Devamını Oku

Milli Mücadele yedi düvel falan

Metin Hülagü adlı tarih profesörü, sosyal medyada şöyle bir paylaşım yapmış:

“Milli Mücadele’de biz 7 düvelle falan savaşmadık. Bu tür masalları çocukken dinlemiştik ama anladık, yalanmış. Tek savaştığımız devlet Yunanistan ve kısmen Fransa’dır.”

*

Tarih profesörü titrim yok ama aklım ve izanım var.

Akıl ve izan çerçevesinde...



Yazının Devamını Oku

Bizim çocuklar yapmadı

12 Eylül darbesinin haberi ABD’ye ulaştığında...

Bir ABD yetkilisi...

“Our boys have done it” demişti.

Yani...

“Bizim çocuklar başardı.”

ABD’deki son olayların başladığı andan itibaren öylece bekledim.

Bir yetkilimiz çıksa da...

“Kongreyi basanlar bizim çocuklar değil” diye bir demeç patlatsa diye...

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi protestoları kimin işine yarayacak?

Eğer bu protestolar...

Amacından saparsa...

Tadında bırakılmazsa...

Bir büyük kargaşaya dönüşürse...

İllegal örgütlerin katılımına açık hale gelirse...

Üniversitenin dışına taşarsa...

Barışçıl yönünü kaybederse...

Polisle çatışma noktasına varırsa...

Yazının Devamını Oku

Hasip, Emine Fatma, Sırrı Selahattin Ahmet

İYİ Parti’nin önemli isimlerinden Yavuz Ağıralioğlu, HDP’ye karşı bugüne kadar yapılmış en sert açıklamalardan birini yapmış.

 

Söyledikleri, HDP açısından gerçekten yenilir yutulur cinsten şeyler değil.

*

Tam olarak söylediği şu Ağıralioğlu’nun:



Yazının Devamını Oku

Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan önemli mesajlar

Dünyada hiçbir ordu bunu başaramazdı

- 15 Temmuz badiresinden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin durumu nedir? Toparlanma oldu mu?

*

- HULUSİ AKAR: 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra ordudan uzaklaştırılanlar oldu. Generallerin yüzde 50’si, kurmay subayların yüzde 73’ü görevden uzaklaştırıldı. Bunun ardından bir ay sonra Fırat Kalkanı Harekâtı gerçekleşti. Sonra da 4 büyük başarılı operasyon. Dünyada başka hiçbir ordu bunun altından kalkamazdı.

*

SÖZDE DEVLET TEHDİDİNİ PARÇALAYIP ATTIK

- Harekâtların amacı, sizin “terör koridoru” diye nitelediğiniz yapıyı bozmaktı. Bunda başarılı olundu mu?

*

Yazının Devamını Oku

Vitrin mankeni, başörtüsü, CHP ve Sevgi Kılıç

CHP’de başörtülü bir Parti Meclisi üyesi var.

Adı: Sevgi Kılıç.

*

Sevgi Kılıç’ın CHP’nin Parti Meclisi’ne seçilmesini başından beri hep şöyle karşıladım:



“Ne güzel! Ne şahane! Ne hoş!”

Yazının Devamını Oku

Osman Hoca’nın iyi hayat tavsiyelerinden 10’unu seçtim

Dünkü Hürriyet’te uzun, upuzun bir liste yayınladı Osman Müftüoğlu... Listenin adı: “İYİ HAYAT TAVSİYELERİ”. Yüz maddelik bir liste... “Çok çok iyi bir hayat” olmasa da “Eh işte... İdare eder bir hayat” için listeden 10 madde seçtim kendime...

1. STRESE UYUM SAĞLA

Uyum sağla demek kolay... Nasıl yapacağız bu işi Osman Hocam? Huyunu suyunu bilmiyoruz ki bu meretin.



*

2. AZ KONUŞ ÇOK DİNLE

Yazının Devamını Oku

2021 duası

2021 yılı...

Maskelerin fora olduğu...

Mesafelerin aradan kalktığı...

Hepimizin aşılandığı...

“Ben de korona oldum” cümlesinin hiç işitilmediği...

Vaka sayısı, ölüm sayısı tartışmalarının yerle yeksan olduğu...

Kucaklaşma döneminin başladığı...

“Entübe” kelimesinin unutulduğu...

65 yaş üstünün rahat bırakıldığı...

Yazının Devamını Oku

‘Sen’ denilmez ‘siz’ denilecek

Bu “sen/siz” meselesine kafayı fena halde takmış bulunmaktayım.

Bunun iki türlüsü var:

*

BİRİNCİ TÜR

Postanede, emniyette, devlet dairesinde görevli olanlar, toplumsal statüsünün yüksek olduğunu düşündükleri tiplere...

“Siz” diye hitap ediyorlar.

Toplumsal statüsünü düşük gördüklerine ise kolaylıkla “sen” diyorlar.

Her önüne gelene “sen” dense...

Genel bir kabalık deyip geçeceğim.

Yazının Devamını Oku

Şu ‘sen’ diye hitap etme sorununu da bir aşsak

Antalya’da şöyle bir olay olmuştu:

 

Polis, “Kalacak yerim yok” diyen bir vatandaşımıza...

Sokağa çıkma kısıtlamasına uymadığı gerekçesiyle...

3 bin 150 lira ceza kesmişti.

*

Bu olay nedeniyle Türk Polis Teşkilatı’ndan bir özür açıklaması geldi.

Yazının Devamını Oku

Bakan Koca’ya sordum: Çin mi, Alman mı? Hangisi denk gelirse şanslıyım?

Şöyle bir durum var:

 

Hem Çin aşısı geliyor Türkiye’ye... Hem de bizim Uğur-Özlem hocaların Alman aşısı...

*

Bu aşılar, belli bir planlama dahilinde yapılacak vatandaşa...

Yani artık hangisi denk gelirse.

*

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı aradım.

Yazının Devamını Oku

Deizm, yılbaşı, içki, Diyanet falan

Haftada bir kez muhakkak muhafazakâr bir yazar, şöyle bir iddiada bulunuyor:

Deizm çığ gibi artıyor!

Hiçbir ölçülmüş veriye dayanmayan bu türden cümlelerle sürekli ortalığın telaşa verilmesi...

Deizm propagandası yapmaktan başka bir şey değildir.

*

Nihat Hatipoğlu’nu seversiniz, sevmezsiniz.


Yazının Devamını Oku

Türkçe Kuran konusunda aklı karışıklar için bir kılavuz

NEDEN ARAPÇA?

Müslümanlar, Kuran’ın “Allah kelamı” olduğuna inanıyorlar. Bu inanış nedeniyle de orijinale sadakat gösteriyorlar. Arapçaya yönelik bir saygı duruşu değildir bu! “Allah kelamı” kabul edilen metne yönelik saygı duruşudur. İbadetlerde, törenlerde Kuran’ın orijinal halinin okunması konusundaki duyarlılığın temel nedeni budur.

*

TÜRKÇE OLMAZ MI?

Türkçe Kuran olmaz mı? Tabii ki olur. Nitekim çok miktarda Kuran meali var. Sadece Türkçe değil. Çince Kuran da olur, İngilizce Kuran da olur, Almanca Kuran da olur, Japonca Kuran da olur. Fakat bütün bunlar, orijinalin yerini tutmaz. Çünkü orijinalin Allah kelamı olduğuna inanılır.

NASIL ANLAYACAĞIZ?

Ritüellerde, dualarda, ibadetlerde, törenlerde Kuran’ın orijinali okunur. Ama bilmek için, öğrenmek için, anlamak için... Tabii ki orijinal metnin çevirisi okunur. Türkçe meal işte bunun için vardır. Kuran’ın daha ayrıntılı yorumu olan Türkçe tefsirler bunun için vardır.

*

Yazının Devamını Oku

Rakı sofrasında genç bir kadına sarkıntılık eden Mevlevi dedesi kimdir?

17 Aralık’ta Şeb-i Arûs nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Türkçe Mevlevi ayini”, büyük tepki çekti.

Dünyaca ünlü neyzenimiz Kudsi Erguner, bu ayinle ilgili şu hükmü veriyor:

*

“Türkçe Kuran, naat ve ayinin okunduğu bu gösteri, dini, tasavvufi ve Mevlevi geleneklere tamamen aykırıdır.”

*

Peki kimdir İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin himayesinde düzenlenen ayinin arkasındaki isim?

*

“EMAV–Evrensel Mevlânâ Âşıkları Vakfı” adlı bir vakıf.

Vakfın kurucusu ve onursal başkanı, kendisini

Yazının Devamını Oku

FETÖ’cülerin çıplak arama iddiaları neden etkili olamıyor?

Bütün bir Türkiye, artık şunları çok iyi anladı:

 

- FETÖ’cülük, bir aldatma ve kandırma hareketidir.

- Başı, ortası ve sonu sinsilik üzerine bina edilmiştir.

- Gerçek amacı gizlemek, adamların milli sporudur.

- Örgütün en temel şiarı şudur: Olduğun gibi görünme!

- Dava adına gözlerini kırpmadan yalanları patlatırlar.

- Solcu olurlar, liberal olurlar, Atatürkçü olurlar.

-

Yazının Devamını Oku

Yılbaşı kutlamaları... Evde yasak, otelde serbest

Evlerde kalabalıklar halinde yılbaşı kutlaması yapılmasını istemiyor yetkililerimiz.

Bunu “yasak” kapsamına almış durumdalar.

*

- Yaptırımı nedir? Pek belli değil.

- Yasağın delindiği nasıl belirlenecek? Sanırım komşunun komşuyu ihbarıyla...

Neresinden bakarsan bak tatsız bir uygulama...

*

Ama halkın sağlığını göz önünde bulundurduğumda...

Yazının Devamını Oku

Densizlik günleri lüzumsuzluk çağı

Ceset ve cami

Ebubekir Sifil isimli bir ilahiyatçı, kızdığı gazeteciler için “Bunların cesetleri camiye sokulmasın” falan diye bir açıklama yapmış. Lüzumsuz, gereksiz bir yaklaşım. Ali Ekber Çiçek, bir türküsünde “Kılma cenazemi / Lazım değilsen” der... Sen de en fazla “Kılmam cenazeni / Lazım değilsen” der geçersin. Nedir bu cesetli mesetli camiye sokmama çağrısı...




- İZMİR VE DİYARBAKIR: Coşkun Sabah’a da bir haller oldu. Gün aşırı dikkat çekmek için lüzumsuz açıklamalar yapıyor. En son söyledikleri, tam densizlik... Kızının bikinili fotoğraflarının herkes tarafından görülmesini istemezmiş, çünkü İzmirli değilmiş Diyarbakırlıymış falan... Bize ne kardeşim senin kızından, bikiniden? Ne diye şehirlere yönelik bu tür ayrımcılıklar yapıyorsun. Nedir derdin senin?

Yazının Devamını Oku