GeriAhmet HAKAN Vay vay vay! Vay ki vay!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Vay vay vay! Vay ki vay!

Olay şu:

TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay ile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk yan yana basının karşısına çıkmışlar... Kamu işçilerine yapılacak zam konusunda aldıkları kararı açıklayacaklar... Tam o sırada TÜRK-İŞ Başkanı, önündeki mikrofonları kapatarak Bakan Hanım’ın kulağına doğru “Uzasa işi karıştıracaktık, en azından kapattık böyle” dedi.

*

Görüntüler yayınlanınca kıyamet koptu tabii...

“Sarı sendikacılık” diyen de oldu, “İşçileri sattı” diyen de oldu.

Tepki büyüktü, tepki gösterenler de haklıydı.

*

TÜRK-İŞ Başkanı ise kopan kıyamet üzerine...

“Ben aslında öyle demek istemedim, ben aslında böyle demek istedim” falan diye durumu toparlamaya çalıştı.

Oysa “Yaptık bir boşboğazlık, ceremesini çekeceğiz” deyip sussa çok daha iyi yapardı.

*

Ama durun bir dakika!

O görüntülerde TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay’ın tek falsosu bu değildi ki!

*

Yine mikrofonları kapatarak Çalışma Bakanı’na dönüp şöyle dedi Atalay:

“Geçici tarım işçilerinin sorunlarını çözeceğim diye söyle burada sen”.

*

Bakan Zehra Zümrüt Selçuk ise...

“Bir dakika Sayın TÜRK-İŞ Başkanı! Neyin nerede söyleneceğine ben karar veririm... Hatırlatma yapıyor olabilirsiniz ama bu ne yakışıksız bir üslup... Sizin karşınızda Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanı var” demek yerine...

Aldığı talimatı yerine getirir gibi mikrofonlara dönüp...

“Geçici tarım işçilerinin sorunlarını da inşallah yakın zamanda çözeceğiz” deyiverdi.

*

Vay vay vay! Vay ki vay...

Vay vay vay Vay ki vay

AKŞENER’DEN ACİZLİK İTİRAFI: DUVARLARI PARÇALAYAMADIK

MERAL Akşener şöyle demiş:

“Tek eksiğimiz muhafazakâr dindarlara ulaşmak... Çünkü Erdoğan, aramıza kalın bir duvar koydu. Babacan ve Davutoğlu’nun partisi, muhafazakâr dindar seçmene çabuk ulaşmayı kolaylaştıracak yapılar olacak. Çünkü Erdoğan, onlarla dindarların arasına duvar öremez”.

*

Bunları söyleyen Meral Akşener kimdir?

Sağdan gelmektedir. Hem de dindarlık vurgusu olan bir sağdan.

Az kalsın AK Parti’nin kuruluşunda “kurucu” olarak yer alacaktı.

Muhafazakâr bir aile yapısından geldiğini her fırsatta söylemekte...

*

İnsan sormadan edemiyor:

*

Sizinle muhafazakâr dindarlar arasına kalın duvarlar ördüğünü söylediğiniz Erdoğan, aynı duvarları Babacan ve Davutoğlu için de öremez mi?

*

Madem Erdoğan’ın ördüğü kalın duvarları yıkamayacaktınız... O halde ne diye parti kurup toplumun önüne çıktınız ki?

*

Duvarları parçalamaktan aciz bir siyasetçinin, duvarların parçalanması konusunda başkalarından medet umması nasıl bir şey?

*

Muhafazakâr dindarlara ulaşamamak, Erdoğan’ın ördüğü duvarlar nedeniyle değil de sizin beceriksizliğiniz nedeniyle olmasın?

CANAN KARATAY DERSİMİ VERDİ

CANAN Karatay için...

Artık yeni bir öneri getiremez... Artık yeni bir şey söyleyemez... Artık dikkatin zerresini çekemez... Artık hiçbir tartışmanın fitilini ateşleyemez...

Falan diyerek bilmiş bilmiş hükümler veriyordum.

*

Bu bayram çıktı ekrana...

Yumurtanın beyazıyla sarısını ayırmaya kalkanlara ayar üstüne ayar vererek...

Bana dersimi verdi, şimdi ediyorum ezber...

ARTIK PEK GEÇERLİLİĞİ KALMAYAN YEDİ ŞEY

BİR: Siyasi rakipleri “FETÖ’cü” suçlamasıyla bertaraf etmeye kalkışmak.

*

İKİ: “Bu millet efsunlanmış, asla başka partiye oy vermez” yaklaşımı...

*

ÜÇ: Siyasi rakipler aleyhinde kampanya yaparak sonuç almaya çalışmak...

*

DÖRT: Yapılan her şeye ama her şeye ölümüne muhalefet etmek...

*

BEŞ: İyi yapılmış bir iktidar icraatına asla “iyi yapılmış iş” dememek...

*

ALTI: Halkın oyunun çantada keklik olduğunu düşünmek...

*

YEDİ: Hâlâ geleneksel medyanın yöntemlerinin geçerli olduğunu sanmak...

SON SIĞINAKLAR

Aptallığa tahammülsüzlerin son sığınağı: Her daim sarkastik bir eda!

*

Üşengeçlerin son sığınağı: Asosyallik bahanesi!

*

Çekici olmayıp kafası çalışanların son sığınağı: Sapyoseksüellik modası!

GİTTİ: SEHVEN... GELDİ: YOL KAZASI...

EKREM İmamoğlu’nun yaptığı bir atama, başını ağrıtmıştı ya...

Bu olay üzerine CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, şöyle dedi: “Bunu bir yol kazası olarak kabul edin”.

*

Geçtiğimiz dönemlerde bu tür durumlarda “sehven” denirdi ve kelime gündemimize bayağı bir yerleşmişti.

*

Yeni dönemde “sehven”in yerini “yol kazası” alacak galiba.

MASKEYLE KUTLAMA ÂDETİ NEREDEN ÇIKMIŞ?

GEÇEN gün komşular, sürpriz yapıp benim maskelerimle doğum günümü kutlamışlardı.

Bir arkadaşımdan öğrendim: Meğer maskeli kutlama âdeti, Türkiye’de bayağı yaygınmış.

*

Kutlamanın esin kaynağı ise ‘Aşk-ı Memnu’ adlı dizimiz imiş.

Dizide Adnan Ziyagil Beyefendi’nin muhterem kerimeleri Nihal Ziyagil Hanımefendi’nin kına gecesine bütün kızlar, yüzlerine birer Behlül maskesi takarak katılmışlar ve maske olayı bundan sonra alıp yürümüş.

*

Allah Allah! Neler dönmüş Serhat ya...

X

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin ruh hali iyi değil, hiç iyi değil

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet partisinin liderine yönelik sergilenen apaçık bir nezaketsizlik karşısında hepimiz ortaklaşıp “Bu bir nezaketsizliktir” diyemiyoruz.

*

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet lideri, bir yalan haber üzerinden iktidarı sıkıştırmaya çalışıyor. Ve o lider, haberin yalan çıkmasını hiç mesele etmiyor.

*

Artık Türkiye’de...

Şeytanlaştırma tek taraflı işleyen bir mekanizma değil. Bütün taraflar, birbirlerini şeytanlaştırıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Yıllık iznin bir bölümü

“Yazarımız, yıllık izninin bir bölümünü kullanmak üzere yazılarına ara vermiştir.”

Klasik köşe yazarlığının en klişeleşmiş cümlelerinden biridir bu.

*

Eski üstatlarımız, nedense yıllık izinlerinin tamamını asla kullanmazlardı.

Mutlaka “bir bölümünü” kullanırlardı.

*

“Üstatlara saygı” adına...

Ben de bu klişeyi kullanarak...

Yazılara kısa bir süre ara veriyorum.

Yazının Devamını Oku

Şairi bile nobranlaştıran milletvekilliği koltuğu

Bir arkadaşım vardı.

Şiir yazardı. Şairdi yani.

Siyasete girdi. Milletvekili oldu.

*

Hiç unutmuyorum:

Bir sohbet sırasında bir trafik polisiyle yaşadığı bir olayı anlatmıştı.


Yazının Devamını Oku

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Kadınlar sokağa çıkmalı mı, çıkmamalı mı?

- Kadınlar sosyal hayata karışmalı mı, karışmamalı mı?

- Kadınlar iş yapmalı mı, yapmamalı mı?

Türü sorulara yanıt arayan Taliban’a verilmiş en güzel cevaptır.

*

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Sergilediği şefkatle...

- Ortaya koyduğu insanlıkla...

Yazının Devamını Oku

Laiklik var olduğu sürece bizde Taliban barınamaz

Taliban zihniyeti ne diyor?

Şunu diyor:

*

Dini herkes benim gibi yorumlayacak.

Dinden herkes benim anladığımı anlayacak.

Benim dinden çıkardığım kurallara herkes uyacak.

Dini başka türlü yorumlamak yasak.

*

Laiklik

Yazının Devamını Oku