Paylaş
“Başbakan Merz, Türkiye gezisinde arabadan eşyalarını eşiyle birlikte indirdi. Valizini, dosyalarını ve yedek takım elbisesini kendi taşıdı.”
*
Görüntülere ve fotoğraflara bakıyorum:
Acayip sinematografik. Bilhassa çalışılmış gibi bir hava var. Doğallıktan eser yok.
*
Türkiye’ye geldiği uçağa bakıyorum:
Kocaman bir uçak.
Kesin terzisi, berberi, tonla asistanı falan vardır o uçakta.
*
Neyse... Bunların da pek önemi yok.
- İsterse acayip organik olsun o görüntüler.
- İsterse tarifeli uçakla gelsin.
Sonuçta karşımızda...
Gazze’de katledilen çocuklar ve kadınlar için dertlenmek yerine katil İsrail için dertlenen bir başbakan var.
*
Benim tercihim hep şöyledir:
*
- Kalbi katillerden yana atan bir başbakandansa... Valizini yanındakilere taşıtan bir başbakanı tercih ederim.
*
- Katledilen çocukları görmezden gelen bir başbakandansa... Altın varaklı koltuklarda oturan bir başbakanı tercih ederim.
*
- Çocuk katilleriyle aynı safta yer alan bir başbakandansa... Konvoyu upuzun olan bir başbakanı tercih ederim.
*
Çünkü insan olmak, valiz taşımaktan bin kat daha önemlidir.

DEMİRTAŞ’IN ÇOCUKSU TALEPLERİ
DEMİRTAŞ’ı takdir edenlerdenim.
Hapiste olmasına rağmen...
“Terörsüz Türkiye” sürecine net destek verdi, veriyor.
*
Ancak son yazısındaki bazı önerileri, biraz çocuksu buldum.
Mesela şu önerileri:
*
- Liderler ve komisyon üyeleri, Menderes’in ve Türkeş’in mezarını ziyaret edeceklermiş.
- Kürt siyasetinin iki önemli ismi Orhan Doğan ve Mehmet Sincar’ın mezarını ziyaret etmeyi de ihmal etmeyeceklermiş.
- Bursa Ulu Cami’de ve Diyarbakır Ulu Cami’de Türkçe ve Kürtçe hutbe okunacakmış.
- Bir otobüs dolusu genç Edirne’den, bir otobüs dolusu genç Diyarbakır’dan gelip Anıtkabir’de buluşacakmış.
- Anıtkabir’de Türkçe ve Kürtçe kardeşlik bildirisi okuyacaklarmış.
*
Selahattin Demirtaş kusura bakmasın ama bu tür şova dayalı atraksiyonların devri çoktan geçti.
90’larda bu tür sembolik atılımların bir anlamı olabilirdi ama artık kalmadı.
Bir ara herkes “Edirne’den Hakkari’ye” diye nutuklar atardı. Bu tür nutuklara bile yüz veren yok.
*
Hepsinden önemlisi...
Terörsüz Türkiye’nin önünde toplumsal bir engel yok.
Edirne’den Diyarbakır’a bütün yürekler “Terörsüz Türkiye” için atıyor.
*
İhtiyacımız olan şey sembolik gösteriler değil yani.
İhtiyacımız olan şey...
Örgütün Öcalan’dan gelen talebi doğru dürüst karşılaması, İsrail’in kışkırtmalarına gelmemesi, fesih ve silah bırakma sözünü tutmasıdır.

GÜLLÜ’NÜN KIZI / GÜLLÜ’NÜN OĞLU
NE yalan söyleyeyim:
Başından beri oğlandan ve kızdan şüpheleniyordum.
*
Sonra resmi makamlar, “atılma yok, kesin düşme” deyince...
Şüphelerimi içime gömdüm.
*
Son günlerde kızın mesajları çıktı ortaya, oğlanla ilgili acayip iddialar gündeme getirildi.
Güllü olayı, oğul ve kıza doğru gidiyor yani.
*
Şüphelerimin doğru çıkmasından hiç de memnun olmayacağım.
İnşallah böyle bir şey olmaz.
Çünkü insanlığa olan inancımız sarsılacak.

ON DURAKTA TARİHİ YARIMADA GEZİSİ
DÜN yaşadığım deneyimden yola çıkarak bir rehber hazırladım, takdim ediyorum:
*
- Birinci durak: Vefa’da bir otoparka aracınızı park edin. Sonra meşhur Vefa Bozacısı’nda boza içip leblebi yiyin.
- İkinci durak: Süleymaniye’ye doğru yürüyüş ve Küçükpazar semtinin dokusunu inceleme ve araştırma çalışmaları.
Süleymaniye
- Üçüncü durak: Eminönü Uzun Sokak’a geçin. El yapımı sepetçilerden bir sepet, el yapımı kaşıkçılardan da şimşir kaşık alın.
Küçükpazar’dan Eminönü’ne giderken İstanbul’un son saracına rastladım.
- Dördüncü durak: Uzun Sokak üstünde tarihi Beta Han’a uğrayıp kahve için. Hanın ferah, barışçıl havasını soluyun.
Uzun sokak
- Beşinci durak: Kuru kahvecilerden yükselen kahve kokuları eşliğinde Tahmis Sokak gezisi yapın.
- Altıncı durak: Mısır Çarşısı’na paralel esnaf sokağı var. Kendine özgü hengamesi olan bu sokağa mutlaka uğrayın.
- Yedinci durak: Büyük Postane’nin önünden Sirkeci’ye geçin. Hocapaşa Çarşısı’nda cağ kebap yiyin.
- Sekizinci durak: Yemek ağır mı geldi? Gülhane Parkı’nda bir cevelan gerçekleştirin. Belki meşhur ceviz ağacını da görürsünüz.
- Dokuzuncu durak: Çelik Gülersoy’u yad ederek Soğukçeşme Sokağı’ndan şöyle bir geçiş yapın.
- Onuncu durak: Artık oturma zamanı. Ayasofya’nın dibindeki Caferağa Medresesi’nin dinlendirici avlusu sizi bekliyor.
Caferağa Medresesi
Paylaş