GeriAhmet HAKAN Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe!

Rauf Denktaş, bizim açımızdan şu iki şeyi temsil ediyordu:

- BİR: Statükoculuğu...

- İKİ: Çözümü çözümsüzlükte aramayı...

Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe

*

Şimdi Rauf Denktaş’ın koltuğunda Mustafa Akıncı diye biri oturuyor.

*

İki özelliği var Akıncı’nın:

- BİR: Statükoyu yıkma adına süper tavizci bir tutum içinde.

- İKİ: Çözüm adına neredeyse anahtarları teslim edecek.

*

Hakkaniyetli bir barışı, adil bir çözümü savunmak yerine...

Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe

- Verelim kurtulalım.

- Verelim barış gelsin.

- Verelim güneş açsın.

Görüşünü savunuyor.

*

- Milim taviz vermeyerek.

- Zerre esnemeyerek.

- Çözüme santim yaklaşmayarak.

Canımızı sıkardı Rauf Denktaş.

*

Ama şu Mustafa Akıncı’nın...

Haysiyetten ve şahsiyetten uzak süper vericiliğini görünce...

Denktaş’ın canımızı sıkan o ödünsüz tutumunu büyük bir hasretle arar olduk.

*

Ve biz artık şuna benzer şeyler mırıldanıyoruz:

*

“Lefkoşa’nın taşına bak/Gözlerimin yaşına bak/Uyan uyan ey Rauf Denktaş/Şu feleğin işine bak.”


EVET, YİNE KILIÇDAROĞLU İLE UĞRAŞTIM AMA SOR NEDEN?

İÇERİDE, dışarıda bin türlü sorun var. Konuşulacak onca konu var. Ele alınacak bir sürü mesele var. Yapılacak bir dolu çıkış var. Dile dolanacak tonla mevzu var.

*

Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun uğraştığı şey ise şu:

Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Katar’daki karşılama sırasında çekilmiş bir fotoğraf karesinden hareket ederek... “Erdoğan eğildi” diye ortalığı birbirine katmaya çalışıyor.

*

Üstelik görüntünün tamamını izlememiş... Üstelik yaptığı saptama fevkalade tartışmalı... Üstelik bir anlık kareden yola çıkarak yapıyor bunu... Üstelik istenildiğinde kendisinin fotoğraf kareleri üzerinden de benzer çıkarımlar yapılabilir...

Bütün bunları bildiği halde yapıyor bunu.

*

Tekrar başa dönüyorum:

İçeride dışarıda bin türlü sorun varken... Konuşulacak onca konu varken... Ele alınacak bir sürü mesele varken... Yapılacak bir dolu çıkış varken... Dile dolanacak tonla mevzu varken...

Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Eğildi/Eğilmedi” muhabbeti yapması...

Türkiye’deki koskocaman muhalefet boşluğunun tipik bir göstergesi.

*

“Yine Kemal Kılıçdaroğlu ile uğraşmışsın” diyecek olanlara peşin cevap:

Yok yahu! Kemal Kılıçdaroğlu ile uğraşmıyorum ben... Benim derdim Kemal Kılıçdaroğlu ile değil.

*

Ben istiyorum ki...

Güçlü bir muhalefet olsun... İktidar dengelensin... Muhalefetin gücü artsın... İktidar kendisini denetim altında hissetsin.... Muhalefet silkinip kendine gelsin... İktidar, iktidarını kaybetme endişesi yaşasın...

Falan...

*

Uğraştığım şey işte tam da budur ve bundan ibarettir.


ÖYLE SÖYLEMEYECEĞİM

- Abuk sabukluklar karşısında “Ruh hastası yaaa” dediğim olur.

- Tutarsızlıklar karşısında “Şizofren midir nedir?” dediğim olur.

- “Dengesize bak! Tam bipolar” dediğim de olur.

- “Otistik misin kardeşim” dediğimde olur ara sıra bazı bazı.

Şu andan itibaren hepsinden vazgeçiyorum.

*

Beni buna iten bir kampanya oldu:

*

Abdi İbrahim Otsuka ile Şizofreni Dernekleri Federasyonu’nun 5 yıldır sürdürdüğü ‘Öyle Söyleme’ kampanyası...

Bipolar Yaşam Derneği, Türk Nöropsikiyatri Derneği, Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği’nin de destek verdiği bir kampanya bu.

*

Ben dilimi düzeltiyorum, lütfen siz de düzeltin.


HALKIMIZ TARİKATLAR DENETLENSİN DİYOR

OPTİMAR’ın araştırmasında yer alan soru ve cevap aynen şöyle:

Cemaat ve tarikatları denetleyen bir üst kurum olmalı mıdır?

Evet: Yüzde 65.9

Cevap yok/Fikri yok: Yüzde 17.4

Hayır: 16.7


MİLLİ ÖZELLİKLERİMİZ

- Milletçe arabalarımızı çok ama çok seviyoruz. O kadar ki... Arabamıza verdiğimiz dikkati koronaya verseydik şimdiye olay bitmişti.

*

Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe

- Bir dizi-filmde deli rolü yapan oyuncunun acayip sıkı bir oyuncu olduğunu düşünüyoruz. “Deliyi oynamak kolay, önemli olan akıllıyı oynamak” sözünü hiç aklımıza getirmiyoruz.

*

- Bütün bir millet olarak unutmuşuz “Fikrimin İnce Gülü” adlı muazzam şarkıyı... Ancak bir dizide işittiğimizde aklımıza geliyor.

*

- Gülmeyi, şakayı, espriyi falan... Gayriciddilik sanıyoruz. Asık suratlılığı ise vakar olarak yorumluyoruz. Gülerek çalışmak, espri yaparak üretmek, şakalaşarak ilerlemek gibi bir anlayışımız yok.

-

- Apartman dikmek, bizim milli sporumuz. Her yere apartman dikiyoruz. Karadeniz’in güzelim tepelerine bile “köy evi” niyetine apartmanlar konduruyoruz.


ESKİMİŞ, YORGUN ŞEYLER

Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe


- NOBEL mesela... Her şeyiyle nasıl da tükenmiş bir kurumsallık!

- CHE üzerine tartışma yürütmek mesela... Ne bayat bir mevzu!

Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe

- İNGİLİZCE üzerinden hava atmak. Ne yorgun bir kompleks!

- BARIŞ mesela... Saldırgan koruyuculuğuna dönüştürerek nasıl da bitirdiler!

- ALİ EDİZER mesela... Üç günde nasıl da bayatladı, eskidi, köhnedi!

 

X

Kapkara bir cehalet: Cin çıkarma vakası

Aşırı dindar bir ailenin içine doğdum.

Babam ilahiyat mezunu bir müftüydü.

Din konusunda iyi bir öğretim gördüm.

Vaazlar, sohbetler dinledim.

Kitaplar karıştırdım.

*

İşte çok net biçimde söylüyorum:

*

“Cin çıkarma”

Yazının Devamını Oku

Tutar mı tutmaz mı

İşittiğime göre CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili olarak halkın huzuruna şöyle bir tabloyla çıkmayı planlıyorlarmış:

CUMHURBAŞKANI ADAYI: Kemal Kılıçdaroğlu.

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Meral Akşener (Başbakan)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ali Babacan (Ekonomi)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ahmet Davutoğlu (Dış İşleri)

*

Yazının Devamını Oku

Cemaat yurtlarına dair önyargısız yedi hüküm

ENES KARA ADLI BİR TIP ÖĞRENCİSİ, KALDIĞI ÖĞRENCİ YURDUNDA YAŞADIKLARI YÜZÜNDEN CANINA KIYDI. ÜÇ GÜNDÜR BU ÇOK ÜZÜCÜ OLAYI KONUŞUYORUZ. NASIL OLUYOR DA BİR ÖĞRENCİ YURDUNUN KOŞULLARI, BÖYLE BİR TRAJEDİYE YOL AÇABİLİYOR? SERİNKANLI VE ÖNYARGISIZ BİÇİMDE BUNU İRDELEMEK ŞART. BEN BÖYLE BİR İRDELEMEYİ 7 HÜKÜMLE YAPMAYA ÇALIŞTIM.

HÜKÜM BİR

ZORLA, ZORLAYARAK

TARİKAT ve cemaat yurtlarının varoluş amaçları, üniversite öğrencilerine barınma imkânı sağlayıp hayır dua kazanmak olmalı. Ama maalesef durum hiç de böyle değil. Bu tür yurtlar, barınma imkânının karşılığı olarak öğrencilere tarikat ve cemaatin doktrinlerini öğretir. Üstelik zorla ve zorlayarak. FETÖ’den beri bu böyledir.

*

HÜKÜM İKİ

ARZ VE TALEP

BİR öğrenci yurdunda tarikat ve cemaat öğretileri öğretilemez mi? Tabii ki öğretilebilir. Ama bu, bir askeri disiplin içinde zorla ve zorlayarak yapılmaz, yapılamaz. Yurt, eğer talep eden öğrenci varsa bunu arz eder. Budur, bu kadardır. Ancak çok az cemaat ve tarikat yurdu, böyle yapmakta.

*

Yazının Devamını Oku

Kabataş Lisesi’ne selam olsun

Sosyal medyada izledim videoyu.

“Çirkin olay”, tam olarak şöyle bir şey:

*

Kabataş Lisesi’nin yatakhanesinde üç öğrenci müsveddesi, Atatürk posterini bıçakla delik deşik ediyor.

Bu sırada kahkahalar yükseliyor. Tabii küfürler ve hakaretler eşliğinde.

*

Bakıyorum:

Bazıları, bu çirkin olaydan yola çıkarak...

Büyük büyük analizler yapıyorlar, Türkiye’nin en köklü lisesini bir kalemde silip atıyorlar, ideolojik ve siyasi sonuçlar çıkarmaya çalışıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Lider televizyonda konuşurken telefon bağlantısı yapılır mı?

Ben lider olsam...

“Bırakın, bağlansınlar” derim.

*

Ama tabii eğer şu üç şey söz konusuysa:

*

- BİR: Söylediklerimden eminsem.

*

- İKİ: Elimde kapı gibi belgeler varsa...

*

Yazının Devamını Oku

Bir Hürriyet yazarına şiddetle itirazım var

Fuat Bol’un dün Hürriyet’te yayınlanan yazısının başlığı şuydu: “CHP’liler demokrat olabilir mi?”

Yazıyı baştan sona dikkatlice okudum.

Yazıda bir zihniyet analizi yapılıyordu.

Ve CHP’lilerin demokrat olamayacağı sonucuna varılıyordu.

*

Hangi gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın...


Yazının Devamını Oku

Allah milletvekilinin iftirasından korusun

Ali Mahir Başarır diye bir milletvekili var.

 

CHP’li bu milletvekili, CHP’nin televizyon kanalına çıktı ve desteksiz salladı.

“Demirören o gece şu kadar dolar aldı” falan diye ipe sapa gelmez bir palavra.

*

Belgesi var mı bunun?


Yazının Devamını Oku

Şevki Yılmaz olayını çözmüş bulunmaktayım

Yaşı yetmeyenler pek bilmez.

1980’ler, 1990’lar Şevki Yılmaz’ın fırtına gibi estiği dönemlerdi.

*

Kimdi Şevki Yılmaz?

Yedi maddede özetleyeyim:

*

BİR: Refah Partisi’nin en ünlü hatibiydi.

*

Yazının Devamını Oku

‘Bil / Bul’ ekine dokunmamalıydık

Dolardaki dalgalanma, kâğıt fiyatlarındaki fahiş artış falan derken...

“Tasarruf şart” dedik ve tuttuk gazetenin “Bil / Bul” ekini biraz kuşa çevirerek Kelebek’in içine aldık.

*

Bir anda çarşı karıştı.

Bitmek tükenmek bilmeyen tepkiler.

Mailler, mesajlar, telefonlar...

Protesto üstüne protesto.

*

Mesela

Yazının Devamını Oku

20 Aralık’takine benzer bir hamleye ihtiyaç var

20 Aralık’ta ne oldu?

18’lere tırmanan dolar, bir gecede 12’lere indirildi.

Ve bugün 13’lerde seyrediyor.

*

20 Aralık hamlesi o kadar tuttu ki...

“Enflasyon rakamı açıklanınca dolar uçacak” diyenler, bir kez daha yanıldılar.

Bir uçuş söz konusu olmadı.

*

20 Aralık, siyasette AK Parti iktidarının

Yazının Devamını Oku

Aralık enflasyonu nasıl olacak

Tarafsız Bölge’de Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’ye aralık enflasyonunu sorduğumda...

Biraz keyfi kaçmıştı.

*

Enflasyonun aralık ayında yüksek geleceğini açıkça söyledi Bakan Nebati.



Bunun nedenini de şöyle açıkladı:

Yazının Devamını Oku

Cem Yılmaz’ın son gösterisiyle ilgili uyarılar

Bir komedi müfettişi gibi “Dur bakayım, eskisi kadar güldürüyor mu, güldürüyor mu” diye izlemezseniz... Gideri var.

- “Cem Yılmaz bitmiş, tükenmiş resmen abi” cümlesini zerre kadar aklınıza getirmeden kendinizi kaptırırsanız... Gideri var.

*

- Her an kahkaha patlatmaya, her an bir espri yakalamaya, her an kıkırdamaya hazır biçimde ekran önüne geçmezseniz... Gideri var.

*

- Eski Cem Yılmaz ile yeni Cem Yılmaz’ı mukayese etmeyi bir tarafa koyar, olayın keyfini çıkarmaya kendinizi bırakırsanız... Gideri var.


Yazının Devamını Oku

Musmutlu yıllar

Omikron denilen illetin tükendiği...

 

- Dolarizasyonun ümüğünün sıkıldığı...

*

- Sloganlı fanatizmin son bulduğu...



Yazının Devamını Oku

Nebati’ye dair her şey

HAZİNE VE MALİYE BAKANI NUREDDİN NEBATİ, GEÇEN AKŞAM TARAFSIZ BÖLGE’DE KONUĞUMUZ OLDU. NEBATİ’YLE HAYATIMDA İLK KEZ KARŞILAŞMIŞTIM. BAKTIM HERKES BANA, “UZAKTAN İZLEDİĞİM NEBATİ” İLE “YAKINDAN GÖZLEMLEDİĞİM NEBATİ” ARASINDAKİ FARKLARI SORUYOR. DEDİM Kİ NEBATİ’YE DAİR HER ŞEYİ ANLATAYIM BARİ.

EKRAN ÖNÜ PERFORMANSI AÇIK ARA BİR NUMARA

BU zamana kadar çok siyasetçiyle program yaptım.

Bu deneyime yaslanarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:

*

Nureddin Nebati’nin ekran önü performansı, açık ara bir numara.

*

Peki nedir Nebati’nin ekran önü özellikleri?

*

Yazının Devamını Oku

İktidar, muhalefetin yanılgısına düşmemeli

Dolar yükselince...

Ne yaptı muhalefet?

*

Tamam kazandık, ceketi koysak biz alırız, yaşasın, yuppi” demeye başladı.

Ve bunun ne kadar büyük bir yanılgı olduğu tez zamanda ortaya çıktı.

Dolar düşünce...

İktidarın “Tamam kazandık, artık söylem üstünlüğü bizde, bitti bu iş, aldık seçimi” demesi de...

En az muhalefetin yanılgısı kadar

Yazının Devamını Oku

Teftiş

“Teftişle gündemi değiştirmek istiyorlar” diyor bazıları. İyi de gündem, zaten baştakilerden yanaydı. Niye değiştirmek istesinler ki? Hiçbir şey anlamıyorum ben şu gündemi değiştirmek geyiğinden.

- Teftiş olayı ortaya çıkar çıkmaz öyle bir tepki oluştu ki. Çok büyük bir zulüm var sandım. Sonuçta yapılan iş belli: Teftiş... Yani denetim. Teftişe, denetime “büyük zulüm” muamelesi çekmek, eskiden yoktu, yeni çıktı.

*

- “Adli sicil kaydı” diye bir şey var mı? Var. Belediye şirketlerine eleman alınırken buna bakılmış mı? Bakılmış. Durum buyken teftişe gerek duymak da neyin nesidir? Bunun basit bir açıklaması olmalı ve o açıklama yapılmalı.



*

Yazının Devamını Oku

Sokak hayvanları meselesine dair çok yalın bir yazı

Son zamanlarda bizi, “hayvan sevgisi” ile “insan sevgisi” arasında tercihe zorlayanlar türedi.

Bu tiplere verilebilecek en güzel cevap şudur:

*

“İnsanı seven hayvan sever, hayvanı seven insan sever. Bu iki sevgi, birbirinin rakibi değil tamamlayıcısıdır.”

*

Gelelim esas meseleye...

*

Deniliyor ki:

*

Yazının Devamını Oku

Nebati, muhalefetin sloganını kullandı

Kur yükseldikçe...

Ne diyordu Kemal Kılıçdaroğlu?

*

Şunu diyordu:

“Geliyor gelmekte olan...”

*

Muhalefetin sloganı olmuştu bu.

*

Gözlerindeki ışıltı her geçen gün daha da artan

Yazının Devamını Oku

Çarpılanın çarpılmasında senin de payın yok mu?

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, katıldığı bir televizyon programında şöyle demiş:

 

“Büyük finansörler, bu işin bir şekilde döneceğini bilir. Ama çarpılan kim oldu? Her zamanki gibi küçük yatırımcılar.”

*

Nebati’nin bu açıklaması üzerine...

Kıyameti koparanlar var.

*

Diyorlar ki:

*

Yazının Devamını Oku

Fiyatlar düşecek, nokta

Dolar bir kuruş artsa...

Anında fiyatlara yansıtanlar, dolar yüzde 40’a varan düşüş yaşadığı halde kıllarını kıpırdatmıyorlar.

*

Tutturmuşlar, “Yerine koyma maliyeti” diye bir gerekçe.

İyi de kardeşim, dolar düşünce yerine koyma maliyeti de düşmüş olmadı mı?

İndirsene fiyatları.

Dolar arttıkça...

İştahla arttırmıyor muydunuz fiyatları?

Yazının Devamını Oku