Utanmaz alçak son sığınağına sığınamadı

Eğer 20 yıl öncesinde yaşıyor olsaydık...

12 yaşındaki kız çocuğunu istismardan tutuklanan ve kendisini “şeyh” diye yutturan malum utanmaz adam, kendisine sığınacak bir sığınak oluşturabilirdi.

*

Mesela şöyle şeyler derdi:

Müslüman olduğum için beni hedefe koydular.

Utanmaz alçak son sığınağına sığınamadı

Allah dostu olduğum için iftiraya uğradım.

- Laikçiler beni tutukladı.

Jandarma bana komplo kurdu.

*

Peki bu utanmaz adam, bugün neden böyle şeyler söylemeye bile yeltenmiyor?

*

Neden olacak?

- Çünkü tutmayacağını biliyor.

Çünkü kimseyi ikna edemeyeceğinin buz gibi farkında.

Çünkü “Hadi len oradan” diye kovalanacağını görüyor.

G

Bu durumun benzerini biz şu iki olayda da gördük:

*

- BİR: Çap olarak mukayese bile edilemez ama FETÖ’ye karşı yapılan temizlik, “dini hassasiyet” duvarına toslamadı.

*

- İKİ: Adnancı dediğimiz grup, “Dindar olduğumuz için bize bunlar yapılıyor” edebiyatına sarılamadı.

*

“Dindarız diye bize komplo kurdular” türden bir bahane, eskiden dini hassasiyetleri kullanan alçakların son sığınağıydı.

Artık böyle bir sığınakları yok.

*

Ne güzel. Ne iyi. Ne hoş.


KORONA MI OLDUM?

ÇOK “kozmik” bir iş nedeniyle bir günlüğüne arabayla Ankara’ya gidip gelmiştim. Döndüğümde durumum aşağı yukarı şöyleydi:

*

Kemiklerim sızım sızım sızlıyordu. Sanki sekiz ayrı düğünde “Erik Dalı” oynamış gibi kollarımı kaldıramıyordum. Ne kolları yahu! Kafayı bile kaldıramıyordum. On üç saatlik kişisel gelişim seminerine katılmış gibi zihnimi toparlayamıyordum. Ateşölçerle ateşimi ölçmeye cesaret edemeyecek denli yükselen bir hararet hissediyordum. Öyle yorgundum ki sanki iki kamyon taş taşımıştım... O kadar ki... Tarafsız Bölge’ye bile gidemedim.

*

Yoksa... Yoksa... Korona mı olmuştum? Ankara’da yükselen korona, bir günlük seyahat sırasında gelip de beni mi bulmuştu? Melih Gökçek bile kendini bir biçimde kurtarırken olan bana mı olmuştu? Gözümün önünden karantinalar geçmeye başladı on dört günlük. Maskesiz saniyelerin, pervasız temasların derin pişmanlığı falan.

*

Bir telaşla başladım iki dakikada bir ateşimi ölçmeye... Avuç avuç vitaminler almaya... Kendimi battaniyelerle sarmalamaya... Doktor arkadaşım Melih Us’la canlı bağlantılar kurmaya... Ve ertesi sabah... Fena değil gibiydim. İyi gibiydim. İyiye yakındım. Fakat yine de test yaptırmak için çırpınıp durmuyorum. Ya pozitif çıkarsa diye...


ÇAKMA NAPOLYON’UN SIRITAN İKİYÜZLÜLÜĞÜ

“ÇAKMA Napolyon” Macron, Hz. Muhammed karikatürlerini yeniden yayınlayarak tahrik peşinde koşan Fransız dergisi için şöyle dedi:

*

“Fransa özgürlükler ülkesidir. Bizde dine hakaret serbesttir. Ben gazete editörlerinin işlerine karışamam.”

*

Bu açıklamayı yaptıktan bir gün sonra “çakma Napolyon”, kendisinin Hizbullah lideriyle yaptığı görüşmeyi haberleştiren gazeteciyi herkesin içinde şöyle azarladı:

Utanmaz alçak son sığınağına sığınamadı

*

“Yaptığın sorumsuzluk. Gazetecilik etiğine de Fransız çıkarlarına da aykırı. Sana açıkça söylüyorum: Yaptığın şey çok yanlıştı.”

*

Çakallık bu adamın resmen paçalarından akmakta.


ÖZGÜR ÖZEL NE YAPTI? KILIÇDAROĞLU NE YAPTI?

KONU: ABDULLAH GÜL...

*

Önceki gün... ÖZGÜR ÖZEL, şunları yaptı:

*

Kapıyı kapattı. “Gül’ün adaylığı ihtimal dahilinde değil” dedi. Gül’ün olmayacağını net biçimde söyledi. Gül’ün yüzünün asılmasına yol açtı. “CHP kapıyı kapattı” yorumlarına imkân sağladı.

Utanmaz alçak son sığınağına sığınamadı

*

Dün... KEMAL KILIÇDAROĞLU, şunları yaptı:

*

“İsimleri tartışmak için erken” dedi. “Daha seçime çok var” dedi. “Böyle bir gündem yok” dedi. Bir kez daha altını çizerek “İktidar çevreleri Abdullah Gül’den korkuyorlar” dedi. Kapıyı yine araladı. Gül’ün asılan yüzünü gevşetti.

*

SONUÇ?

*

Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu ayrı tellerden çalıyor gibi geldi bana... Çok değil ama... Biraz...


GRETA KENDİNİ FATİH GEMİSİNE ZİNCİRLEYEBİLİR

T24 diye bir site var.

Orada bir dosya haber yapmışlar.

Haberin başlığı şu:

*

“İklim uzmanları uyarıyor: Karadeniz’de bulunan doğalgaz iklim için ‘müjde’ değil. Ancak muhalif medya bile ‘Yetmez ama hayırlı olsun’ diyor.”

Utanmaz alçak son sığınağına sığınamadı

*

Şöyle bir baktım haberin içeriğine:

*

Doğalgaz bir fosil yakıtmış... İklim krizini derinleştirirmiş... Türkiye’nin doğalgaz rezervini bir tarafa bırakması gerekirmiş... Onun yerine temiz enerji potansiyelini değerlendirse daha iyi olurmuş... Greenpeace de bu doğrultuda uyarılar yayınlıyormuş... Zaten Paris Anlaşması’nın bilmem kaçıncı maddesi de bunu doğruluyormuş...

Falan fıstık.

*

Allah’tan iklim uzmanlarına...

“Karadeniz’de bulunan petrol rezervi, kuşların göç yolları üzerinde... Bu nedenle hiç çıkarılmadan öylece bırakılmalı” dedirtmemişler.

*

Ne talihsiz milletmişiz be!

Gazı başkalarından ithal edip kullandığımızda iklime bir şey olmuyor ama biz keşfedip çıkardığımızda iklim perişan oluyor.

*

Var ya...

Doğu Akdeniz’den de doğalgaz çıkarsa...

O gıcık bilmişliğiyle beni ifrit eden Greta, kendini bizim Fatih gemisine zincirler valla...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Tarikatçıların devlette görev almasına dair

Bir tarikata ya da bir cemaate gönül vermiş bir insanın devlet kademelerinde görev almasına hiç karşı değildim ben.

Çok yazı yazdım bu konuda. “Ne yani? Adam cemaatçi ya da tarikatçı diye devlet kademelerinde görev alamayacak mı?” falan diye...

*

Ama FETÖ vakasını görünce... Bu yaklaşımım allak bullak oldu.

FETÖ vakası ne demektir? En basit, en yalın, en dört başı mamur bir şekilde şu demektir:

*

Bir cemaate gönül vermiş bir insanın; general, hâkim, savcı, daire başkanı, özel kalem müdürü, müsteşar, Emniyet müdürü olduğunda...

Devlet hiyerarşisini bir tarafa bırakıp bağlı olduğu cemaatin hiyerarşisine tabi olması demektir.

*

Yazının Devamını Oku

GATA’nın meczubuna dair

Adı Ali Edizer...

GATA’da başhekim yardımcısı... Yaptığı paylaşımlar nedeniyle görevden alındı... Adam herkesin dilinde... Ben de şöyle bir baktım paylaşımlarına... Çok ilginç bir portre var karşımızda... Şöyle bir portre:

*

Adam, tam bir magazin düşkünü.

Ajda Pekkan’ın aşklarından falan söz ediyor.

*

Adam, tam kadın öfkesine maruz kalabilecek bir tip.

Eşini aldatan erkeklere, ikinci/üçüncü eş almayı öneriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Ayıptır ayıp

Bir sosyal medya hesabı var.

Palavracı bir hesap. Her tarafından pislik akıyor. Küfürler, hakaretler, kabalıklar, çirkinlikler falan.

*

Bu hesabın işi gücü Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’la ilgili yalanlar uydurmak.



“Ali Erbaş şöyle dedi”

Yazının Devamını Oku

Bir Paşinyan ağlıyor gözleri yaşlı

“Paşinyan” sözcüğünü duyunca nedense aklıma ilk gelen şey kafiye uydurmak.

- Mesela “Paşinyan / Perişan” gibi...

- Mesela “Paşinyan / Pişman” gibi...

Küçümsüyorum bu uğraşı ama yine de kendimi alamıyorum kafiye uydurmaktan.



*

Yazının Devamını Oku

300 cihatçı palavrası 300 Spartalı’dan esinlenme mi?

Azerbaycan’a 300 cihatçı gitmiş.

 

Batı basını bunu yazıyor. Macron bunu söylüyor. İçimizden bazıları da buna sarılıyor.

*

“300 cihatçı gitti... Türkiye gönderdi...” deyip duruyorlar.



Yazının Devamını Oku

Hasta sayısı vaka sayısı meselesine dair

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarını dikkatle dinledim.

Bakan Fahrettin Koca...

Semptom göstermeyenlerin hasta sayılmayacağını, bu nedenle 28 Temmuz’dan beri günlük veri tablosunda yer almadıklarını söylüyor.

*

Semptom göstermeyenleri “hasta” saymamak mümkün.

Çünkü semptom göstermeyenler hem sağlık sistemimize yük olmuyorlar, hem de gerçekten “hasta” özelliği taşımıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şurada:

Yazının Devamını Oku

‘Orada ne işimiz var’ sorusunun cevapları

Azerbaycan’da şöyle bir işimiz var:

 

Aynı dili konuştuğumuz kardeşlerimizin topraklarına bir saldırı düzenlendi. Kardeşlerimiz vatan savunmasında. Bizim de onların yanında olmak gibi bir insanlık görevimiz var. İşimiz budur.



*

Libya’da şöyle bir işimiz var:

Yazının Devamını Oku

Mazlum Azerbaycan’ın yanındayım

Bir Azerbaycan duyarlılığım yoktu benim eskiden.

 

Bakü’ye son gittiğimde oluştu bu duyarlılık bende.

Dükkânlarında alışveriş yaptım, sokaklarında dolaştım, insanlarıyla konuştum, havasını kokladım.

*

Ve şunu fark ettim:


Yazının Devamını Oku

İki adam ve yapılması gereken iki şey

Birinci adam... Dar paçalı maganda

ÜSTÜ açık arabasını yol kenarına çekmiş. Arabanın önüne oturmuş. Mehter Marşı’nı açmış. Silahı ateşliyor. Silah ateşlenirken de arabada bayrak beliriyor.



*

Bu dar paça pantolonlu magandayla ilgili yapılabilecek iki şey var:

*

Yazının Devamını Oku

Kobani gözaltıları ve iki soru işareti

Kobani olayları dediğimiz olaylarda...

- 37 kişi öldü.

- 761 kişi yaralandı.

- 131 sokak olayı yaşandı.

- 197 okul yakıldı.

- 269 kamu binası tahrip edildi.

- 731 ev ve işyeri yağmalandı.

- 1230 araç kullanılamaz hale getirildi.

*

Yazının Devamını Oku

Hasımları gülüyor dostları çıldırıyor

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bir süre öncesine kadar...

Hasımlarını çıldırtır, dostlarını ise güldürürdü.

*

Fakat bir süredir, hatta uzunca bir süredir tam tersini yapıyor.

Hasımlarını güldürüyor, dostlarını ise çıldırtıyor.

Sadece son birkaç günden üç örnek vereceğim:

*

ÖRNEK BİR:

Yazının Devamını Oku

Her oyuna yeni iskambil destesi kahvehaneleri üç günde iflasa sürükler

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’yi yönetenlerin salgınla mücadele edemediklerini söyledi.

 

Bu başarısızlığı da bir örnekle açıkladı.

Söylediği kelimesi kelimesine aynen şuydu:

*



Yazının Devamını Oku

Bu tartışmalardan artık bıkmadık mı?

Kemalizm tartışması

Eskiden bir anlamı vardı bu tartışmayı yapmanın.

Çünkü ülkeyi yönetenler, Kemalizm adı altında kafalarına göre dayatmalar yapıyorlardı.

Ama artık kalmadı böyle bir şey.

Buna rağmen ne diye Kemalizm tartışması çıkarılıyor ikide bir?

Görmüyor musunuz?

Milletin canı sıkılıyor bu köhnemiş, miadı dolmuş tartışmadan. Bu denli bayat bir tartışma, nasıl oluyor da bu kadar heyecanla yapılabiliyor?

Yoksa dert Kemalizm falan değil de dikkat çekmek mi?

*

Yazının Devamını Oku

Savcılar Cübbeli’yi ifadeye çağırmalıdır

Cübbeli Ahmet, bizim Tarafsız Bölge’de şöyle demişti:

 

“Türkiye’de 2 bin selefi derneği var. Şahıslar pompalı mompalı. İç savaşa hazırlanıyorlar. Özellikle Batman, Adıyaman taraflarında çok selefi akım var. Bu silahlanmayı durdurun. Yarın bu işin önünü alamayız. Birisi ‘Şeyhim’ diye cihat ilan edecek, öbürü ‘Mehdiyim’ diyecek. Birbirini öldürür bu Müslüman millet. Asker bunları vurmak zorunda kalacak. Mutlaka kontrol edilmesi lazım.”

*

Şimdi de Saygı Öztürk’e konuşmuş Cübbeli ve sözlerinin arkasında olduğunu söylemiş.

*

- Savcıların harekete geçmesi lazım, bir.

- Cübbeli’ye “Ver bakalım elindeki bilgileri” denmesi lazım, iki.

- Bunun burada bırakılmaması lazım,

Yazının Devamını Oku

Halil Sezai’ler, Emrah Serbes’ler falan...

Halil Sezai’ler, Emrah Serbes’ler, Ozan Güven’ler, Sermiyan Midyat’lar falan...

Hepsi aynı familyanın mensupları.

*

Nedir bu familyanın özellikleri?

Sayalım:

*

- Yaptıklarının yanlış olduğunu ifade ederken bile kuyruğu dik tutarlar.

*

- Yaptıkları düpedüz magandalıktır ama magandalıklarını bile şık bir pakete sarıp satarlar.

Yazının Devamını Oku

Sağlık Bakanı Koca’yla İzmir buluşması

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan, “Diyarbakır ve Van’dan sonra şimdi de İzmir’de bölge toplantısı yapıyoruz. İzmir’deki toplantımıza katılır mısınız” mesajını alınca...

Atladım arabaya...

Yeni otoyoldan İzmir’e gittim.

*

İzmir’de Bakan Koca’yla buluşmamızın ilk adresi İzmir Valiliği oldu.

Ben valiliğe gittiğimde Bakan Koca, basın toplantısı yapıyordu.

*

Biraz izledim kendisini.

Yazının Devamını Oku

Bittin sen Halil Sezai

Sen artık hepimiz tarafından...

“İncir Reçeli” diye oynadığın filmlerle değil, yaşlı bir adama yönelik uyguladığın şiddet görüntüleriyle hatırlanacaksın Halil Sezai.

Sen artık bizim gözümüzde...

“Romantik şarkılar söyleyen, ıssızlığın ortasındaki kentli adam” olmaktan çıkıp “mağara adamının teki” durumuna düştün Halil Sezai.

*

Sen artık hepimiz için...

Sorunlarını kaba kuvvetle çözmeye çalışan, kendine hâkim olamayan, öfkesini kontrol altına alamayan magandanın en önde gidenisin Halil Sezai.

*

Sen artık şu saatten sonra...

Yazının Devamını Oku

CHP’deki tartışmayla ilgili kapı gibi beş saptama

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Atatürk” demiyormuş, “Mustafa Kemal” diyormuş.

 

Bunun üzerinden bir cayırtı koptu CHP’de. Öyle böyle değil ama...  Büyük... Çok büyük bir cayırtı.

*

CHP’de kopan bu cayırtı üzerine tam beş adet saptamam var:



Yazının Devamını Oku

Can Dündar, çakma Napolyon’a asker yazıldı

Macron’u övmüş Can Dündar.

 

“Şu üniversiteyi bitirdi”, “Şu okulda okudu”, “Felsefe tahsili yaptı”, “Şurada staj yaptı” falan diye...

Ballandırmış da ballandırmış Macron’u.

*

O Macron ki...


Yazının Devamını Oku