Ülkedeki adaletsizliğin nedenini açıklıyorum

CHP’nin “Adalet Yürüyüşü” ile ilgili olarak...

“Bu yürüyüş milli değildir” dediler.

“Yollar yürümekle aşınmaz” dediler.

“Adalet sokakta aranmaz” dediler.

“Perişan olursunuz, yürümeyin” dediler.

“Pensilvanya’ya kadar yolunuz var” dediler.

“Bizim yaptığımız yollarda teröristler yürüyor” dediler.

“Bu yürüyüş suçtur” dediler.

“Yürüyüş samimi değil” dediler.

“Yürüyüşle yargıya müdahale ediliyor” dediler.

Dediler... Dediler...

Ama bir tek “Yahu siz niye yürüyorsunuz ki... Bu ülkede mükemmel bir adalet sistemi var...” demek akıllarına gelmedi.

Adalet Bakanı bile demedi, diyemedi bunu.

Ülkedeki adaletsizliğin pek mühim bir kanıtıdır bu.


ALMANYA BEY N'APIYORSUNUZ?
CUMHURBAŞKANI Erdoğan G-20 Zirvesi için Almanya’ya gidecek.

Almanya’da bir telaş, bir telaş... Sormayın.

Konuşma yapmasın diye çırpınmalar.
Salon vermemek için yuvarlanmalar.
Önden resmi ağızla uyarmalar.

Falan...

Hiçbir yaraya merhem olmayacak, Türkiye’nin daha da içeri kapanmasına yol açacak, Almanya düşmanlığını artıracak, Avrupa’dan uzaklaşmaya neden olacak, gerginliği artıracak...

Ne şapşal bir gayrettir bu!


CEHALETİMİ BAĞIŞLAYIN AMA
DURSUN Özbek’in olayı nedir?

Ülkedeki adaletsizliğin nedenini açıklıyorum

Neden dağa, taşa “Dursun Özbek istifa” yazılıyor?

“Dursun Özbek istifa” neden bir zamanların “Çare Sarıgül”ünün yerini aldı?

Neden hiç olmayacak yerlerde karşımıza çıkıyor “Dursun Özbek istifa” sloganı?

Nedir mesele?

Ne olmakta?

Lütfen bana sekiz kelimelik tek bir cümlede özetleyebilir misiniz meseleyi?


YALLAH ARABİSTAN'A
RAMAZANDA sarıklı cüppeli bir adam, dondurma yiyen gençlere müdahale etmeye kalkışınca...

Gençlerden biri kendisine şöyle demişti:

“Yallah Arabistan’a.”

Ülkedeki adaletsizliğin nedenini açıklıyorum

Size bir şey söyleyeyim mi?

Başkalarının hayatına burnunu sokan, din zabitliği yapmaya kalkışan, “Burada böyle yapamazsınız” diyen o öfkeli sarıklı cüppeli adam, “yallah Arabistan”a önerisine uyup Arabistan’a gitse...

Umduğunu bulamaz.

Baksanıza:

Suudi Arabistan’ın yönetime en yakın ve de en zengin adamlarından biri, şarkıcı Rihanna’yla havuzda nasıl da oynaşıyor?

Ülkedeki adaletsizliğin nedenini açıklıyorum

O sarıklı cüppeli adam, Suudi Arabistan’a gidip bu zengin Suudi’ye...

“Bırak o Rihanna’yı... Olmuyor böyle... Ayıp ediyorsun” falan demeye kalkarsa...

İşte o zaman gösterirler kendisine Arabistan’ı.


ACABA?
VATİKAN’ın ağababalarından bir kardinal bey, iki erkeğe cinsel tacizden suçlanmış. “Gerçek Hıristiyanlık bu değil” diyen çıkar mı acaba?

Kemal Bey 40 derece güneşin altında yürürken... Bodrum ya da Çeşme plajlarında güneşlenen CHP yöneticisi var mıdır acaba?


İMAM HATİP ÖZ EVLAT, FEN LİSESİ ÜVEY EVLAT
MİLLİ Eğitim Bakanlığı 2017/2019 yatırım bütçesinden iki rakam:

FEN LİSELERİ: 109.666.000 TL

İMAM HATİP LİSELERİ: 1.723.000.000 TL

Bu konuda atılması gereken slogan tam olarak şudur:

“İmam hatipler öz evlat da... Fen liseleri üvey evlat mı?”


AKİT VE GÜBRE
İNANIN bekliyordum.
Akit’ten bekliyordum.

Hiç kimsenin sahip çıkmadığı “Kamyonla gübre atma” olayıyla ilgili olarak...

“Buna bir tek Akit sahip çıkar” diyordum.

Çünkü pek severler böyle şeyleri.

Ve bingo!
Yanılmadım.

Dün gazetede bu “gübre atma” olayı...

“Vatanperver bir aksiyon” olarak nitelendirildi.


GÜN GEÇTİKÇE
NARGİLE, gün geçtikçe daha çok muhafazakârların milli içeceği olmakta...

Gün geçtikçe “Kuran İslam’ı” yaklaşımını benimseyenler daha fazla cesaret kazanmakta...

Mehmet Bekaroğlu ve Cihangir İslam, CHP’nin Altı Ok’una yedinci ok olarak ‘İslamcılık’ı eklemek için gün geçtikçe daha çok çabalamakta.

Liberallerin Kemalizme karşı yumuşaması gün geçtikçe daha fazla artmakta...


İKİ ŞARKI
SESİMDE ŞARKISI AŞKIN: En son ilkokulda radyodan dinlemiştim. Dün bir arkadaşım sayesinde yeniden dinledim. Ayşe Taş’tan... Muazzam bir şarkıymış. İhmal etmeye gelmezmiş.

GENÇLİK BAŞIMDA DUMAN: Adına film yapılacak kadar güzel bir şarkı... Yaramazlığı bile masum bir şarkı... Dilime takıldı... Hâlâ mırıldanıp duruyorum: “Kovaladıkça kaçan/Ateşböceği misin?”


POLEMİĞİN ARDINDAN
İYİ eğlendik ha...
Güzel eğlendik.
Yalnız bayaaa eğlendik ha...
Ama iyi eğlendik.
Fakat ne eğlendik be.
Kabul edelim güzel eğlendik.

Thanks Şeyma. Very thanks gerçekten.

 SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Oh be! 40 gün sonra korona aşısı geliyor

Nihayet! Sonunda! Yaşasın! Yuppi! Heyyo!

 

Kurtuluyoruz koronadan!

40 güne kadar aşı geliyor aşı!

*

Osman Müftüoğlu Hoca’nın Sağlık Bakanı’na dayandırarak bugün Hürriyet’e yazdığı bu bilgi, tarihi bir bilgidir.

*

İlk kez tarih verilmiştir. İlk kez kesin konuşulmuştur. İlk kez altı çizilmiştir. İlk kez “Bu iş bitti” denmiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Nihat Hatipoğlu’ndan ne bekliyorsunuz ki?

Ünlü ilahiyatçı Nihat Hatipoğlu, sokakta gezerken dört genç kızın bira içtiğini görmüş ve hayretler içinde kalmış.

Bunu da ifade etmiş.

*

Ortalık toz duman!

Vay efendim, nasıl olurmuş da Nihat Hatipoğlu, bira içen genç kızları gördüğünde hayretler içinde kalırmış.



Yazının Devamını Oku

Hak geldi batıl zail oldu

Bu cümle, Kuran-ı Kerim’den bir ayettir.

Ayetin tamamı şöyledir:

*

“De ki... Hak geldi, batıl yıkılıp gitti... Zaten batıl, yıkılmaya mahkûmdur.” (İsra–81)

*


Yazının Devamını Oku

Ümit Özdağ’a karşı İYİ Parti ne yapmalı

Ümit Özdağ ismi, İYİ Parti açısından sıradan bir isim değildir.

Kimdir Ümit Özdağ?

İYİ Parti’nin iki kurucusundan biridir.

İYİ Parti’de genel başkan yardımcılığı yapmıştır.

İYİ Parti’nin var oluşunun temel dayanaklarından biridir.

İYİ Parti’nin milletvekilidir.

İşte tam da bu nedenle...

İYİ Parti

Yazının Devamını Oku

Ümit Özdağ bombası nasıl patladı?

Ümit Özdağ programa nasıl çıktı, ortalığı sarsan konuşmasını nasıl yaptı? Program öncesi ve sonrası Tarafsız Bölge stüdyosunda neler yaşandı? Perde arkasını anlatıyorum...

- ÖZDAĞ ARADI: Ümit Özdağ, İYİ Parti içinde yaşanan tartışmalara hiç girmemişti bu zamana kadar. “Partimin iç meselelerini kamuoyu önünde tartışmam” diyerek... Bir sabah beni aradı. Ve şöyle dedi: “Ahmet Bey, ben sizin programınızda İYİ Parti’de yaşananlarla ilgili konuşmak istiyorum.” Hiç düşünmeden cevap verdim: “Tabii ki.”

*

- UZUN HAZIRLIK: Bir hafta sonrası için sözleştik. Yani Ümit Özdağ, programda yapacağı açıklamalara bir hafta boyunca hazırlanmıştı. Bir çıkış yapmaya karar vermişti, sonuçlarını da göze alarak... Üzerine basa basa şunu söyledi: “Programda İYİ Parti ile ilgili her konuyu konuşmak istiyorum.”

*

- BOMBA PATLAYACAK: Program saatine yaklaşık yarım saat kala Ümit Özdağ, CNN Türk’e geldi. Ne diyecekti? Nasıl bir açıklama yapacaktı? O ana kadar bilmiyordum. Selamlaştık. Çay-kahve söyledik. Ve ben, “Ne diyeceksiniz programda? Koray Aydın’dan mı söz edeceksiniz?” diye program öncesi sohbeti başlattım. Koray Aydın’dan bahsedeceğini söyledi. “Sadece Koray Aydın’dan mı söz edeceksiniz?” diye sordum. Güldü. “Hayır” dedi. Ve ekledi: “Başka şeylerden de söz edeceğim. Bu akşam burada bomba patlayacak.”

*

- AYDIN DEĞİL KAVUNCU: Sohbeti biraz ilerlettiğimizde şunu fark ettim: Ümit Özdağ’ın temel meselesi Koray Aydın’la ilgili değildi. Koray Aydın’ı dar kadrocu motivasyonla hareket etmekle suçluyordu falan ama asıl meselesi İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu idi.

Yazının Devamını Oku

Bekir Coşkun’un ardından

Yazdığını okutturmak...

Yazıyla haşir neşir olan herkesin en büyük rüyasıdır.

*

Yazdığını okutturmanın ordinaryüsüydü Bekir Coşkun.

*

Yazıyla var olmak...

Var oluşların en zorlusu, en yıpratıcısı, en soylusudur.

*

Yazıyla var olmanın profesörüydü

Yazının Devamını Oku

Vali Bey’in alması gereken kurslar

Denizli Valisi, Denizli sokaklarında gerçekleştirdiği korona teftişinde şu iki olaya imza attı:

BİR: Döner ustası kendisini pek takmayınca dönerciyi kapattırdı. İKİ: Bu olayın ardından yaptığı yazılı açıklamada ifade ve imla açısından Türkçeyi resmen katletti.

*

Denizli Valisi’ne acilen şu kurslara gitmesini hararetle tavsiye ediyorum:



*

Yazının Devamını Oku

Garo Paylan’a vicdani noktadan bir sesleniş

Sayın Garo Paylan...

Ermenistan, bebekleri katlederken...

HDP milletvekili olarak şöyle dediniz:

*

“Karabağ’da süren savaşta her iki taraf da sivil yerleşim yerlerine saldırılar düzenliyor. Azeri ve Ermeni güçleri, derhal sivil yerleşim yerlerine saldırıları durdurmalıdır”.

*

Sayın Garo Paylan...

Ermenistan’ın, savaş hattının çok uzağındaki Gence kentinde bebekleri katlettiği gecenin sabahında vicdanlı bir siyasetçinin yapacağı açıklama böyle mi olmalıydı?

“İki taraf da yapıyor”

Yazının Devamını Oku

Aranan aday niye Ahmet Necdet Sezer olmasın ki?

“Sustu, sustu, sustu... Işık olayında konuştu” diye bir eleştiri yazdım dün Ahmet Necdet Sezer için.

 

Ağır bir eleştiri değildi ha!

İmbat rüzgârı gibi hafif bir eleştiriydi.

*

Hatta eleştiri bile sayılmazdı yazdıklarım.

Minnacık bir yadırgama denilip geçilecek cinstendi.

*

Öyle bir tepki aldım ki...

Yazının Devamını Oku

Anayasa Mahkemesi palyaçoluk yeri değildir

Gençler pek bilmez:

 

Eskiden darbeler şu iki parolayla “Geliyorum” derdi:

*

- BİR: Genelkurmay’ın ışıkları yanıyor.

*

- İKİ: Genç subaylar rahatsız.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Peki, iyi tamam... Sunmayın halkoyuna

İyi niyetli bir yazı yazdım.

Dedim ki:

*

“İstanbul’da yol kenarlarındaki yeşil peyzajlar, benim hoşuma gidiyordu. Yerine yapılacak olanı da pek sevmedim. Ama bu benim kişisel görüşüm. Belki İstanbul halkı, benden farklı düşünüyor olabilir. Bu konu halkoyuna sunulamaz mı?”

*



Yazının Devamını Oku

Hiç utanmadan üstleniyorlar

Yangınlar çıktı.

- Börtü böcek, kurt kuş yandı.

- Ağaçlar kavruldu, yeşiller gri oldu.

- Doğayı simsiyah bir duman kapladı.

- Evler, ocaklar söndü.

*

“Ateşin Çocukları” adlı PKK’nın alçaklar sürüsü...

Yazının Devamını Oku

Bozulur bu ateşkes

Dikkatinizi çekti mi?

Şu ana kadar...

Şu koca yeryüzünde...

Bir tek kişi bile...

“Ermenistan haklıdır” demedi, diyemedi.

Putin’i, Macron’u, Trump’ı...

Hatta ve hatta Paşinyan’ı bile...

Böyle bir şey demedi, diyemedi.

Yazının Devamını Oku

Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe!

Rauf Denktaş, bizim açımızdan şu iki şeyi temsil ediyordu:

- BİR: Statükoculuğu...

- İKİ: Çözümü çözümsüzlükte aramayı...



*

Şimdi Rauf Denktaş’ın koltuğunda

Yazının Devamını Oku

Azerbaycan’dan üç kadın portresi

Tarafsız Bölge’de üç Azerbaycan kadınını tanıdım.

Biri sanatçı... Biri bürokrat... Biri siyasetçi...

Üçüne de hayran kaldım.

*

Üçü de bilinçli... Üçü de yürekli... Üçü de kararlı... Üçü de dikkatli... Üçü de ölçülü... Üçü de konuya fazlasıyla hâkim... Üçü de dünyaya açık... Üçü de müthiş hatip... Üçü de çok iyi yetişmiş...

*

Tek tek tanıtmak isterim bu üç Azerbaycan kadınını:

Yazının Devamını Oku

Tarikatçıların devlette görev almasına dair

Bir tarikata ya da bir cemaate gönül vermiş bir insanın devlet kademelerinde görev almasına hiç karşı değildim ben.

Çok yazı yazdım bu konuda. “Ne yani? Adam cemaatçi ya da tarikatçı diye devlet kademelerinde görev alamayacak mı?” falan diye...

*

Ama FETÖ vakasını görünce... Bu yaklaşımım allak bullak oldu.

FETÖ vakası ne demektir? En basit, en yalın, en dört başı mamur bir şekilde şu demektir:

*

Bir cemaate gönül vermiş bir insanın; general, hâkim, savcı, daire başkanı, özel kalem müdürü, müsteşar, Emniyet müdürü olduğunda...

Devlet hiyerarşisini bir tarafa bırakıp bağlı olduğu cemaatin hiyerarşisine tabi olması demektir.

*

Yazının Devamını Oku

GATA’nın meczubuna dair

Adı Ali Edizer...

GATA’da başhekim yardımcısı... Yaptığı paylaşımlar nedeniyle görevden alındı... Adam herkesin dilinde... Ben de şöyle bir baktım paylaşımlarına... Çok ilginç bir portre var karşımızda... Şöyle bir portre:

*

Adam, tam bir magazin düşkünü.

Ajda Pekkan’ın aşklarından falan söz ediyor.

*

Adam, tam kadın öfkesine maruz kalabilecek bir tip.

Eşini aldatan erkeklere, ikinci/üçüncü eş almayı öneriyor.

*

Yazının Devamını Oku