Türkiye IŞİD'e vurunca PYD neden bağırıyor?

TÜRKİYE’de Kürtlere, Alevilere ve solculara yönelik katliamlar yapan...

PYD’nin can düşmanı olan...
AK Parti hükümetleri tarafından korunup kollandığı iddia edilen...

Barbar ordusu IŞİD adlı örgüte karşı...

Türkiye topyekûn saldırıya geçti.

PYD’nin sevinmesi gerekmez mi?
Hem de nasıl sevinmesi gerekir!

İyi ama niye sevinmiyorlar?

Bırakın sevinmeyi...

Öfke nöbetleri geçiriyorlar, mutsuzlar, üzülüyorlar?

Salih Müslim mesela... Acayip sinirli.

İyi ama neden?

Bunun aslında mantıklı nedenleri var.
İşte o nedenlerden birkaçı:

ÇÜNKÜ... IŞİD’e karşı sahadaki tek silahlı güç olma tekelinin ellerinden gittiğini, bunun sağladığı kazanımlardan olacaklarını görüyorlar.

ÇÜNKÜ... Bu zamana kadar hep kendilerinin aldığı “havadan ABD desteği”ni, şimdi Türkiye’nin almasına bozum oluyorlar.

ÇÜNKÜ... Devreye Türkiye’nin girmesinin bir oldubittiyle sınırda bir koridor oluşturma hayal ve heveslerini devre dışı bırakacağını fark ediyorlar.


PARLAYAN PYD YILDIZI, NASIL OLDU DA SÖNMEYE BAŞLADI?
PYD'NİN BEŞ BÜYÜK YANILGISI

1-) HAYALE KAPILDI
Emrivakilerle, oldubittilerle sınırda bir Kürt koridoru oluşturabileceği hayaline kapıldı PYD... Oysa Suriye’deki durum, Kuzey Irak’taki duruma benzemiyordu. Kuzey Suriye, yekpare Kürt yerleşimi değildi.

2-) HAVAYA GİRDİ
New York Times’ta falan çıkan “cicili bicili YPG’li kadın gerillalar” fotoğrafları nedeniyle fazla havaya girdi PYD... ABD’ye fazla güvendi... ABD’nin Türkiye’yi tamamıyla gözden çıkarabileceğini, bütün politikalarını ilelebet PYD üzerinden yürüteceğini sandı.

3-) FARK EDEMEDİ
Türkiye sınırında radikal bir statü değişikliğinin sadece Türkiye açısından değil, Araplar açısından da kabul edilebilir olmadığını fark edemedi PYD... Belli bir bölgede Kürtlere otonomi mümkün olabilirdi ama Türkiye sınırının tamamıyla Kürt bölgesi olarak tanınmasının mümkün olmadığını göremedi.

4-) İMKÂNSIZI GÖREMEDİ
Suriye’de bir “PYD devleti” kurulmasının mümkün olamadığını göremedi PYD... Kürtlere ileride verilecek olan otonomi hakkının, “PYD devleti” anlamına gelmediğini anlayamadı.

5-) PKK’YI ATLADI
Batılılar her ne kadar resmiyette PYD’nin PKK’dan farklı olduğunu söyleseler de aradaki organik ilişkiyi tabii ki biliyorlardı. Bunu da atladı PYD... Ya da bunun sorun teşkil etmeyeceğini düşündü. Şimdi görülüyor ki... PKK’nın yanlış stratejileri, PYD’yi fazlasıyla etkilemiş durumda.



BİNALİ YILDIRIM, DAVUTOĞLU'NDAN DAHA STRATEJİK VE DERİN ÇIKTI

O Ahmet Davutoğlu ki...

Bu işin kitabını yazmıştı, kitabını...
Uluslararası ilişkilerin profesörüydü.
Bir çırpıda Suriye’nin bütün köylerini sayabilirdi.
Ortadoğu’da kendisinden habersiz kuşların bile uçamadığını düşünürdü.
Atlar uçağına, kriz bölgelerinde oyunlar kurardı.

Fakat ne oldu?

Şu oldu:

Sayesinde...

Ortadoğu’nun en etkisiz elemanı haline geldik.
Hem ABD hem Rusya ile aramız açıldı.
Bütün ülkeler sırayla düşmanımız oldu.
Suriye’de kafayı çıkaracak mecalimiz kalmadı.

İşin uzmanı gitti.

Yerine diplomasi, uluslararası ilişkiler konularında hiç de iddialı olmayan Binali Yıldırım adlı köprüler kralı bir mühendis geldi.

Ve Türkiye, bir anda yeniden oyuna giriverdi.

Hem de bayağı etkili bir oyuncu olarak...

Uzmanlık... Hey gidi uzmanlık! Profesörlük... Hey gidi profesörlük! Çokbilmişlik... Hey gidi çokbilmişlik! Teoriler, teoriler... Hey gidi pratikte işe yaramayan teoriler!



SENİN EGEMENLİĞİNİ YERİM BEN ESAD

ESAD yönetimi açıklama yapmış.

Dedikleri şu:

Türk tankları egemenliğimizi ihlal etti.
Kınıyoruz.

Şuna bakın hele!

ABD’den Rusya’sına...

IŞİD’inden Hizbullah’ına...

İran’ından Katar’ına...

Adamın egemenliğini ihlal etmeyen kalmamış.

Utanmadan çıkmış “Türkiye egemenliğimi ihlal ediyor” diye ağlaşıyor.

Sevgili monşerler, lütfen yeşillendirin:

“Bir yürü git be”, diplomasi dilinde nasıl ifade edilir acaba?



GÜNCEL FETÖ SÖZLÜĞÜ

KRİPTO: Eğer bir örgüte gizlice bağlıysan ya da siyasi inancını gizliyorsan... Sana kripto denir. Fetullah’ın dehşetengiz sinsiliği yüzünden bu tabire maruz kalmayan vatandaşımız kalmayacak galiba.

İTİRAFÇI: Suça iştirak etmiş, örgütsel yapının tam göbeğinde yer almış ama sonra “Pişman oldum abi” diyerek kendini temize çıkaran tiplere denir. Bu tipler, bu zamana kadar hep polise ifade verirlerdi, FETÖ’den sonra ekranlarda ifade veriyorlar.

KOZMİK: Sözlük anlamı şu: “Kainat ve kainatın genel düzeniyle ilgili”. Fetullah sözde “kainat imamı” ya... Onun bazı abileri ve bazı ablaları da öyle oluyormuş. “Kozmik abi” ya da “kozmik abla”, işte buradan geliyor.

SIZINTI: 80’li yıllarda çıkmaya başlayan Fetullahçı dergi. Biz gençliğimizde bu derginin sıkıcılığına atıfta bulunarak “sıkıntı” derdik. Nereden bilelim adamların “sızıntı” ile devlete sızma planlarının şifresini verdiklerini!

HİMMET: “Yardım, kayırma” demek... Arapça bir sözcük... Fakat Fetullahçıların dilinde özel bir anlamı var: Örgüte yapılan her türlü maddi yardıma “Himmet” diyor adamlar... “Himmet” dendi mi gözlerinde parasal bir ışıldama oluşuyor bu yüzden.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Bu tartışmalardan artık bıkmadık mı?

Kemalizm tartışması

Eskiden bir anlamı vardı bu tartışmayı yapmanın.

Çünkü ülkeyi yönetenler, Kemalizm adı altında kafalarına göre dayatmalar yapıyorlardı.

Ama artık kalmadı böyle bir şey.

Buna rağmen ne diye Kemalizm tartışması çıkarılıyor ikide bir?

Görmüyor musunuz?

Milletin canı sıkılıyor bu köhnemiş, miadı dolmuş tartışmadan. Bu denli bayat bir tartışma, nasıl oluyor da bu kadar heyecanla yapılabiliyor?

Yoksa dert Kemalizm falan değil de dikkat çekmek mi?

*

Yazının Devamını Oku

Savcılar Cübbeli’yi ifadeye çağırmalıdır

Cübbeli Ahmet, bizim Tarafsız Bölge’de şöyle demişti:

 

“Türkiye’de 2 bin selefi derneği var. Şahıslar pompalı mompalı. İç savaşa hazırlanıyorlar. Özellikle Batman, Adıyaman taraflarında çok selefi akım var. Bu silahlanmayı durdurun. Yarın bu işin önünü alamayız. Birisi ‘Şeyhim’ diye cihat ilan edecek, öbürü ‘Mehdiyim’ diyecek. Birbirini öldürür bu Müslüman millet. Asker bunları vurmak zorunda kalacak. Mutlaka kontrol edilmesi lazım.”

*

Şimdi de Saygı Öztürk’e konuşmuş Cübbeli ve sözlerinin arkasında olduğunu söylemiş.

*

- Savcıların harekete geçmesi lazım, bir.

- Cübbeli’ye “Ver bakalım elindeki bilgileri” denmesi lazım, iki.

- Bunun burada bırakılmaması lazım,

Yazının Devamını Oku

Halil Sezai’ler, Emrah Serbes’ler falan...

Halil Sezai’ler, Emrah Serbes’ler, Ozan Güven’ler, Sermiyan Midyat’lar falan...

Hepsi aynı familyanın mensupları.

*

Nedir bu familyanın özellikleri?

Sayalım:

*

- Yaptıklarının yanlış olduğunu ifade ederken bile kuyruğu dik tutarlar.

*

- Yaptıkları düpedüz magandalıktır ama magandalıklarını bile şık bir pakete sarıp satarlar.

Yazının Devamını Oku

Sağlık Bakanı Koca’yla İzmir buluşması

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan, “Diyarbakır ve Van’dan sonra şimdi de İzmir’de bölge toplantısı yapıyoruz. İzmir’deki toplantımıza katılır mısınız” mesajını alınca...

Atladım arabaya...

Yeni otoyoldan İzmir’e gittim.

*

İzmir’de Bakan Koca’yla buluşmamızın ilk adresi İzmir Valiliği oldu.

Ben valiliğe gittiğimde Bakan Koca, basın toplantısı yapıyordu.

*

Biraz izledim kendisini.

Yazının Devamını Oku

Bittin sen Halil Sezai

Sen artık hepimiz tarafından...

“İncir Reçeli” diye oynadığın filmlerle değil, yaşlı bir adama yönelik uyguladığın şiddet görüntüleriyle hatırlanacaksın Halil Sezai.

Sen artık bizim gözümüzde...

“Romantik şarkılar söyleyen, ıssızlığın ortasındaki kentli adam” olmaktan çıkıp “mağara adamının teki” durumuna düştün Halil Sezai.

*

Sen artık hepimiz için...

Sorunlarını kaba kuvvetle çözmeye çalışan, kendine hâkim olamayan, öfkesini kontrol altına alamayan magandanın en önde gidenisin Halil Sezai.

*

Sen artık şu saatten sonra...

Yazının Devamını Oku

CHP’deki tartışmayla ilgili kapı gibi beş saptama

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Atatürk” demiyormuş, “Mustafa Kemal” diyormuş.

 

Bunun üzerinden bir cayırtı koptu CHP’de. Öyle böyle değil ama...  Büyük... Çok büyük bir cayırtı.

*

CHP’de kopan bu cayırtı üzerine tam beş adet saptamam var:



Yazının Devamını Oku

Can Dündar, çakma Napolyon’a asker yazıldı

Macron’u övmüş Can Dündar.

 

“Şu üniversiteyi bitirdi”, “Şu okulda okudu”, “Felsefe tahsili yaptı”, “Şurada staj yaptı” falan diye...

Ballandırmış da ballandırmış Macron’u.

*

O Macron ki...


Yazının Devamını Oku

Bu kadarını Napolyon bile başaramazdı

Macron, “Biz Türk halkına karşı değiliz Erdoğan’a karşıyız” demişti.

Niye böyle demişti?

Çünkü Erdoğan’ı kafasında “tavizsiz” olarak kodluyordu.



*

Ben de bunun muhalefete verilmiş enfes bir pas olduğunu yazmış, ardından da eklemiştim:

Yazının Devamını Oku

Macron’dan muhalefete gollük bir pas geldi

Macron şöyle demiş:

 

“Türkiye başka, Erdoğan başka... Biz Avrupalılar, Türk halkına değil Erdoğan’a karşı sert olmalıyız. Erdoğan hükümeti, kabul edilemez davranışlarda bulunuyor.”

*

Macron, Erdoğan’a niye karşı?



Yazının Devamını Oku

Didim’deki tecavüz iddiası yenilir yutulur iddia değil

Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay ile ilgili bir iddia yayınlandı dünkü Sabah gazetesinde.

Başkan Atabay’ın beş yıl önce bir kadına tecavüz ettiği öne sürülüyor.

*

İddia sahibi bir kadın...

“Başkan Atabay’dan iş istemeye gittim” diyor. “Atabay bana ‘Daha rahat bir ortamda konuşalım’ dedi” diyor. Kendisini bir çiftliğe götürdüklerini söylüyor. “İşin içinde belediye meclis üyeleri de var” diyor. “Bana alkol içirdiler, uyuşturucu verdiler” diyor.

*

Sonrası?

Korkunç!

Yazının Devamını Oku

Bir imam hatipli olarak Erol Mütercimler konusunda ne diyorum?

“İmam hatip mezunları sapık, sahtekâr, ahlaksız olarak karşımıza çıkıyor” diyen Erol Mütercimler konusunda...

Bir imam hatip mezunu olarak benim ne diyeceğimi soranlar oldu.

Konuyla ilgili olarak diyeceklerim şunlardır:

*

Erol Mütercimler ve onun gibiler, uzaktan bakıldığında...

Her türlü genellemeyi çok ayıp sayan aşırı medeni, aşırı kültürlü insanlarmış izlenimi verirler.

*

Fakat biraz yakınlarına sokulduğunuzda...

Yazının Devamını Oku

Şeyhin sahtesi olur mu?

Olur tabii.

Niye olmasın?

*

- Hakikate erişmeyi hedeflememiş...

- Kişisel ahlakını en yüce mertebeye çıkaramamış...

- Dünyevi hırslarından arınamamış...

- Tarikatını tam bir holdinge dönüştürmüş...

- Sevmemiş ve sevdirmemiş...

- Lüks ve konfora düşkünlükten sıyrılamamış...

Yazının Devamını Oku

Bu adamı bulun: Mürit mi, kışkırtıcı mı?

12 yaşındaki kız çocuğunu alçakça istismar eden Fatih Nurullah adlı adama alenen destek veren biri çıktı Twitter’da.

 

Twitter’da kullandığı isim “Abdülkadir Erdinç”.

*

Adam resmen istismarcıya destek veriyor. Hükümeti töhmet altında bırakacak iddialar ortaya atıyor. Yapılan istismara dini kılıflar uyduruyor.

*

Bu adam eğer gerçekten müritse...

Derhal yakalanıp “Küçük bir kız çocuğunun istismarına yancılık yapmak” suçundan işleme tabi tutulmalı.

Hukukta böyle bir suç yoksa...

Yazının Devamını Oku

Heybeliada’daki o bahtsız hastane

Türkiye’nin ilk pandemi hastanesi Heybeliada’daydı.

Şaşaalı günleri de oldu ama bahtı kara çıktı bu hastanenin.

Adı her geçtiğinde Peyami Safa’nın “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” romanındaki etkileyici hüzün gelir aklıma.

Zaten hikâyesi de romandaki gencin acıklı hikâyesine çok benzer.



*

Yazının Devamını Oku

Din istismarcısı sapıklara karşı mücadele rehberi

Kafasına sarık sarıp “Ben şeyhim” diye ortaya çıkan tiplere, her şeyden ve herkesten önce devletimiz, “Hop” demeli.

- Etrafına topladığı müritlerle kendine özgü bir ekosistem oluşturanlar, devletin ilgili kurumları tarafından acilen denetim altına alınmalı.

*

- Dini hassasiyeti olanlar, bu tür adamların melunluk yapmaları halinde ilk önce ve en büyük tepkiyi göstermeli.

*

- Alçaklık yaparken yakalanan bu tür adamların müritleri, devlet tarafından derhal bir rehabilitasyon programına tabi tutulmalı.

*

- Diyanet İşleri Başkanlığı, işi kişisel şova dökmüş abuk sabuk açıklamalar yapan bu tür adamlarla mücadele etmeli.

*

Yazının Devamını Oku

Utanmaz alçak son sığınağına sığınamadı

Eğer 20 yıl öncesinde yaşıyor olsaydık...

12 yaşındaki kız çocuğunu istismardan tutuklanan ve kendisini “şeyh” diye yutturan malum utanmaz adam, kendisine sığınacak bir sığınak oluşturabilirdi.

*

Mesela şöyle şeyler derdi:

Müslüman olduğum için beni hedefe koydular.



Yazının Devamını Oku

Sağlık Bakanı Koca’ya sordum: Salgında son durum nedir?

Hastaneler doldu taşıyor mu? Salgın kontrolden çıktı mı? Yoğun bakımlarda alarm zilleri çalıyor mu? Bazı illerde durum felaket mi? İl il, bölge bölge durum nedir? Yeni önlemler kapıda mı? Tüm bu soruları Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya sordum. Bakan Koca çok önemli açıklamalar yaptı... İşte söyledikleri:

İSTANBUL’DA ARTIŞ YOK

İstanbul, şu anda daha kontrollü... İstanbul’da ciddi bir artış yok.



Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da artış var, dikkatlerimiz bu iki bölgede. Ege’de artış yok.

İzmir’de

Yazının Devamını Oku

İlahi Abdullah Gül

Abdullah Gül, sosyal medyadan şu mesajı atmış:

 

“30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Bu vesileyle Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitlerimizi şükranla anıyorum.”

*

Mesajdaki Atatürk vurgusunu görünce...

Bilmiş bir gülümsemeyle...

İçimden şöyle dedim:

Yazının Devamını Oku

30 Ağustos’u en görkemli şekilde kutlamanın tam sırası

Macron denilen şahsın ta binlerce kilometre öteden, bizi ayağımızı kendi denizlerimize sokamayacak hale getirmek için çırpındığı şu ortamda...

 

- Arkasına Avrupa Birliği’ni alan Yunanistan’ın apaçık haksız taleplerle şımarıklığının dozunu epeyce arttırdığı şu ortamda...

*



- Almanya’nın bile kendisini “Yunanistan’ı kollar gibi” yapmak zorunda hissettiği

Yazının Devamını Oku