GeriAhmet HAKAN Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...

Teşekkürler Biden Bey İç cepheyi birleştirdin

Aynı duyguda birleşmiş durumda.

*

İktidar yanlıları, Nutuk’ta Atatürk’ün Ermeni olaylarını anlattığı kısımları paylaşırken... Atatürkçüler, Hınçak suikastçıya selam sarkıtan Boğaziçi Dayanışması’na had bildiriyor.

*

AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti...

Hepsi aynı noktada.

*

Emekli generaller ve emekli büyükelçiler, tarihi belgelerle iftiranın iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırken...

Kâzım Karabekir’in kızının anlattıkları herkesin ortak referansı oluyor.

*

Hürriyet, Sabah, Cumhuriyet, Milliyet, Yeni Şafak, Sözcü...

Gazetelerin manşeti ortak.

*

Sağcısı solcusu, liberali ulusalcısı, İslamcısı Atatürkçüsü...

Milletin isyanı da ortak.

*

Bütün tartışmalarımızı, polemiklerimizi, çekişmelerimizi paranteze aldık.

- Cepheleşme yok artık... Tek bir cephe var.

- Kutuplaşma yok artık... Tek bir kutup var.

*

Teşekkürler Biden Bey!

Hiçbir güç...

Bu denli dağınık olan iç cepheyi, bu kadar hızlı bir şekilde toparlayamazdı.

Bir süreliğine de olsa...

İç cepheyi birleştirdin.

Eline, emeğine sağlık.

Işıklar içinde kal.

BİR DAHA SÖYLÜYORUM

ERMENİ yurttaşlarımız, bu vatanın evlatlarıdır.

*

Dilimize dikkat edelim.

Üslubumuza dikkat edelim.

*

Bize yapılan haksızlığa isyan ederken...

Kendimizi kaybedip...

Ermeni vatandaşlarımızı üzecek bir dil ve üsluba yönelmeyelim.

OKUMA PARÇASI
BERNARD LEWIS DİYOR Kİ: BU DÜPEDÜZ YALANCILIKTIR

TARİHÇİLERİN babasının babası olan Bernard Lewis, şu sorunun yanıtını arıyor:

*

“Nazilerin yaptığı soykırım ile Ermenilere yapılanlar arasında bir paralellik var mıdır?”

*

Asıl amacı ise şu hedefe varmak:

- Birine soykırım deniyorsa...

Teşekkürler Biden Bey İç cepheyi birleştirdin

- Diğerine de soykırım denebilir mi?

*

Şimdi koltuğunuzdaki oturuş biçiminizi değiştirin, kahvenizi elinize alın ve Bernard Lewis’in yaptığı şu konuşmayı sindire sindire okuyun:

*

- YALANCILIK: Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan Ermeni katliamı, Nazi Almanyasında yapılan soykırımla bir tutuluyor. Bu düpedüz yalancılıktır.

*

- KALKIŞMA: Ermenilere olan şey, savaştan uzun süre önce başlamış ve uzun yıllar boyunca devam etmiş Ermeni silahlı ayaklanmasının bir sonucuydu. Bazıları ordu mensubu olan çok sayıda Ermeni, cepheden kaçıp Türkiye’yi işgal eden Rus birliklerine katıldı. Hatta Ermeni isyancılar, işgal güçlerine vermek üzere Van şehrini ele geçirdiler. Anadolu’nun her yerinde gerilla savaşı vardı. Yani durum, bugünlerde söylendiği şekliyle Ermenilerin Türkiye’ye karşı ulusal özgürlük hareketiydi.

*

- TEHCİR: Ve elbette Türkler, bunu bastırmak için şiddetli yollara başvurdular. Ermenilerin hassas bölgelerden tehcir edilmesine ilişkin Türk hükümetinin emir verdiği açıkça kanıtlıdır. Bir katliam kararı alındığına dair hiçbir kanıt yoktur. Tam aksine başarılı olunamasa da bir katliam yaşanmasının önlenmesine dair hatırı sayılır kanıtlar vardır.

*

- KATLİAM: Evet, büyük katliamlar olmuştur. Kesin sayı bilinmiyor ama bir milyon ölü muhtemeldir. Katliamlar, düzensiz birlikler tarafından ve kendilerine yapılanlara karşılık veren yerli köylüler tarafından ve başka birkaç şekilde gerçekleşmiştir.

*

- SOYKIRIM: Ama bunu Almanya’daki Holokost’la paralel görebilir miyiz? Yahudiler, Alman devletine karşı silahlı bir isyana kalktılar mı? Almanya’ya karşı müttefik kuvvetlerle işbirliği yaptılar mı? Hayır! Berlin ve Hamburg gibi şehirler, tehcir kapsamının dışında tutuldu mu? Devlette çalışan Yahudiler, tehcir kapsamının dışında tutuldular mı? Yahudilere uygulanan tehcir, Almanya içinde düzgün uygulanması sayesinde Polonya’ya vardıklarında Polonya Yahudileri tarafından karşılanıp korumaya
alındılar mı?

*

- ABSÜRT: (Eğer soykırımla Ermeni olayını aynı paralelde görürseniz) Bütün bunları varsaymak durumundasınız. Bu bana absürt bir paralellik gibi gelmektedir.

BIDEN’A TÜRKİYE’Yİ KAYBETMENİN NE ANLAMA GELDİĞİ GÖSTERİLMELİ

BEN şu aşamadan sonra sadece ve sadece şunun yapılmasını istiyorum:

*

Birkaç lobi faaliyetine teslim olan Biden’a...

Türkiye’yi kaybetmenin ne anlama geldiği...

Ve neyi göze aldığı...

Onun kavrayabileceği bir netlikte...

Gösterilmeli.

ŞU SAATTEN SONRA HDP İLE İŞ TUTMAK

- Biden’la ortaklaşmaktır.

- Türkiye’yi soykırımcı olarak kabul etmektir.

- Soykırım iftirasına omuz vermektir.

- Amerikancılık yapmaktır.

- Nutuk’la ters düşmektir.

- Tarihle zıtlaşmaktır.

- Atatürk’e meydan okumaktır.

- Türkiye paydasından çıkmaktır.

Teşekkürler Biden Bey İç cepheyi birleştirdin

TAM KAPANMA GELECEK Mİ? HERKESİN GÖZÜ BU TOPLANTIDA

THODEX VURGUNUNDA BOMBA DETAY: GÖRSENİZ ÇAY BİLE İÇMEZSİNİZ

X

Artık hiç kimsede ‘Atıyoruz bari usturuplu atalım’ kaygısı yok

İki koca gazete manşet atmış:

“Çankırı’da oğluna Recep Tayyip ismini veren adam, bu ismi değiştirmek istedi. Nüfus müdürlüğüne başvurdu. Nüfus müdürlüğündeki görevli, ‘Bunu yapamam, beni sürerler’ dedi.”

*

Nedir bu haberin kaynağı?

Şudur:

CHP’nin hazırladığı bir rapor.

*

Güya CHP heyeti, Çankırı’ya gitmiş. Orada bir adamla karşılaşmış. Adam da onlara böyle bir şey demiş. Onlar da rapora yazmışlar.

*

Yazının Devamını Oku

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku

Kahrolası bir geyik: Doğulular şöyle batılılar böyle

Geçen akşam elimde kumanda, televizyon kanalları arasında minik bir gezintiye çıkmıştım.

Karşıma aniden büyük Türk düşünürlerinden Erol Mütercimler çıktı.



Şöyle bir şey diyordu:

*

“Doğu’da kuklacılık vardır... Batı’da ortaoyunu...”

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Akşener’in stratejisi: Biz tek adayla girelim HDP ayrı aday çıkarsın

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, elini açık etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için şu iki şeyi teklif ediyor:

*

- BİR: Biz tek aday olarak girelim seçime.

*

- İKİ: HDP, kendi adayıyla girsin.

*

Peki bu teklifin...

Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku

Atatürk’e dil uzatmadan olmuyor mu bu işler?

Önce bir şey soracağım:

 

Ayasofya’nın ibadete açılışını...

- Atatürk’e gönderme yapmadan...

- Atatürk’e hakaret etmeden...

- Atatürk’e dil uzatmadan...

İfade etmek mümkün değil mi?

*

Hiçbir şeyi dikkate almıyorsanız, bari...

Yazının Devamını Oku

Bir günün öne çıkanları, kahırları, öfkeleri, gururları, vurguları falan

Ayşe Begüm... Türkiye işte böyle bir gençle gurur duyar

“TÜRKİYE seninle gurur duyuyor” sloganı, çok hırpalanmış bir slogandır.

Hırpalanmasının temel nedeni şudur:

Hiç de gurur duymayacağımız kişiler için atılmıştır bu slogan.



Ama bugün bu sloganı büyük bir gönül rahatlığıyla atabiliyoruz.

Yazının Devamını Oku

Yine sorulmayan soru vakası: Eleman kimdir, nereden seçilir, nasıl belirlenir

Saygı Öztürk, eksik bıraktığı soruyu sormuş Korkut Eken’e.

Demiş ki:

*

“Atilla Peker’i Kıbrıs’a götürdüğünüzü söylemiştiniz. Neden bir devlet görevlisini değil de Peker’i götürdünüz?”

*

Korkut Eken de cevap vermiş:

*

“Orada PKK ile çatışma olursa yanımda birisi olsun istedim. Bu tür olaylarda o günkü devlet stratejisine göre ‘eleman’ kullanılıyordu.”

*

Yazının Devamını Oku

Korkut Eken’e sorulmayan sorunun yaşamsal önemi

Gazeteci Saygı Öztürk, Korkut Eken’e soruyor:

“Gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmekle suçlandınız...”

*

Korkut Eken, cevap veriyor:

*

“Şöyle bir olay oldu: Hasan Paşa (dönemin Barış Kuvvetleri Komutanı Hasan Kundakçı) telefon etmiş. Kundakçı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’a ‘Kıbrıs’ta çok büyük PKK faaliyetleri var. Teröristler burada cirit atıyor’ falan demiş. Ben de o dönemde Emniyet’te özel harekât polislerini yetiştirmekle görevliyim. Mehmet Bey de beni gönderdi. Her ihtimale karşı, Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’le gittim.”

Gazeteci Saygı Öztürk, soruyor:

*

Yazının Devamını Oku

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Optimar Araştırma’nın nisan ayı anketinden bir sonucu aktarıyorum:

Aşı olmayı düşünüyor musunuz?

YÜZDE 52: Evet olurum.

YÜZDE 39.2: Hayır olmam, aşının uzun vadeli etkilerini bilmiyorum.

YÜZDE 8.4: Hayır, aşıya karşıyım.

Bu zamana kadar Türkiye’nin en önemli sorunu, aşı teminiydi. Bundan sonra Türkiye’nin en önemli sorunu aşı konusunda olumsuz tavır sergileyen yüzde 48’dir. BİR DAHA KULİSLERE ASLA DALMAYACAĞIM

EĞER ortada bir büyük sessizlik varsa, kulisler anında hareketlenir.

Her türden kulisçi, hemen harekete geçer.

Yazının Devamını Oku

İlk doz aşıda bile yüzde 80 koruma

Önce Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’na kocaman bir teşekkür.

İki gündür Hürriyet’te çok önemli bir hizmet yapıyor Osman Hoca.

“BioNTech Dosyası”nı açarak...

Bu aşıyla ilgili akla gelebilecek her türlü sorunun yanıtını veriyor.



Büyük bir emeğin ürünü olan bu yazı dizisini dikkatle okuyor ve çok faydalanıyorum.

Yazının Devamını Oku

Büyük resmin peşinde koşanlara beş öğüt

ÖĞÜT BİR: Alengirli işler

KABUL... Çok alengirli işlerin arkasında genellikle devasa güçler bulunur. Bunu asla gözden ırak tutmamak lazım. Ancak durum böyledir diye... Her alengirli işin arkasında da her zaman devasa güçler bulunmayabilir.

*

ÖĞÜT İKİ: Komplo ile fal

TAMAM... Paranoyak olmamanız takip edilmediğiniz anlamına gelmez. Ama şunu da unutmayın: Bazen puro içen bir adam, sadece puro içen bir adamdır. “Komplo” ile “fal”, birbirine benzer: Onlara inanma ama onlarsız da kalma!

*

ÖĞÜT ÜÇ: Hayal kırıklıkları

DOĞRU... Alengirli olaylar, sarsıcı etkilere yol açar. Bu nedenle “Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak” der dururuz. Ancak şu da doğrudur: Hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağı beklentisi, genellikle büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlanır.

*

Yazının Devamını Oku