Suriyeli mülteciler ülkeleri için neden savaşmıyor?

MÜLTECİ düşmanı değilim.

Mülteci düşmanlığı yapanlara da kılım.

Savaştan kaçıp canlarını kurtaran...

Kadınların, çocukların, yaşlıların biricik dostuyum.

Hepsinin başımın üstünde yeri var.

Bazı kendini bilmezlerin...

Suriyeli mülteciler için yaptıkları...

Genellemelere de, aşağılamalara da şiddetle karşıyım.

Ve fakat...

Bütün bunlar...

Eline silah alıp ülkesini savunabilecek durumda olan Suriyelilerin, ülkelerini savunmak için harekete geçmek yerine... Türkiye’nin nargile kafelerinde keyif çatmalarına ses etmeyeceğim anlamına gelmez.

Evet.

İşte ses ediyorum:

Mehmetçik canını vererek...

Adamların ülkelerini korurken...

Eli silah tutabilecek durumda olan Suriyelilerin...

Şehirlerimizde keyif çatmaları...

Kanıma dokunuyor.



BAKAN BEY, O ROBOTLA İLGİLİ ŞU ESPRİLERDEN BİRİNİ PATLATSAYDI

Suriyeli mülteciler ülkeleri için neden savaşmıyorUlaştırma Bakanı Ahmet Arslan, acayip ciddi bir bilimsel toplantıda ikide bir sözünü kesen münasebetsiz robotla ilgili olarak...

Çok sekter bir tutum alarak...

Sinirlendi ve robotun susturulmasını emretti.

Oysa yapabileceği tonla espri vardı Bakan Bey’in...

Mesela... “Bir sus be robot, bir sus... Aynı Mahmut Tanal gibisin...” diyebilirdi.

Mesela... “Bu robotu buraya CHP mi yolladı?” diyebilirdi.

Mesela... “Bu robot CHP’den daha iyi muhalefet yapıyor” diyebilirdi.

Mesela... “Bu robota bir kayyum mu atasak” diyebilirdi.

Mesela... “Yerli ve milli bir robot böyle yapmaz, bu işte bir dış güç parmağı var kesin” diyebilirdi.

Siyasette espri yapma, ince ya da kalın gönderme yapma, mizah unsurunu kullanma, taşı gediğine koyma devrinin yerini...

Bağırma, çağırma, susturma dönemi alınca...

Sonuç da işte böyle oluyor.



CELALETTİN CAN'I GÖZALTINA ALMAK

Celalettin Can’ı açılım sürecinde “akil adamlar” heyetinde yaptığı çalışmalarla tanıdım.

Akil adamlar toplantılarında yaptığı değerlendirmelerle Tayyip Erdoğan’ın da dikkatini çeken bir isimdi Celalettin Can.

Celalettin Can barış için çırpınan ve hiçbir zaman teröre prim vermeyen bir anlayışa sahip bir aydındır.

Dün sabah gözaltına alındı Celalettin Can.

Bir an önce salıverilmesi tek muradımdır.



BURADAKİ 'TÜRKİYE' İFADESİ NE OLACAK?

Suriyeli mülteciler ülkeleri için neden savaşmıyor


Türk Tabipleri Birliği ile Türkiye Barolar Birliği ifadelerindeki...

“Türk” ve “Türkiye” kelimeleri kalkacakmış.

Peki “Türkiye Hacamatçılar Federasyonu” ifadesindeki...

“Türkiye” kelimesi kalacak mı?



MİHRAÇ OLAYINDA RUSLAR SİZİ ALDATIYOR. İMZA: BİR DOST

Mihraç Ural adlı terörist...

Suriyeli mülteciler ülkeleri için neden savaşmıyor

Sahte evraklarla Rusya’ya giriyor.
Soçi’de yapılan çok önemli uluslararası toplantıda boy gösteriyor.
Boynunda yaka kartıyla pozlar veriyor.

Türkiye, Rusya’ya...

“Ne iş?” diye sorunca da...

Rusya’dan...

“Sahte evrakla girmiş... Bizim de haberimiz yok” falan diye yanıt geliyor.

Bizim yetkililerimize şöyle bir mektup göndermek istiyorum:

Ruslar bizi aldatıyor.
İmza: Bir dost...



ÜZERİME SEREN SERENGİL SIÇRATTIM

Girmeyeyim şu topa falan dedim ama girdim.

Sonuçta şu oldu:

Üzerime Seren Serengil’i sıçratmış oldum.

Bu mesleğin de şöyle bir zorluğu var:

Yazsan olmuyor / Yazmasan olmuyor / Kaleme tedbir koyayım diyorsun / Tek durmuyor.



SEN DE SÖYLE

Bahçeli’nin “Gerekirse en ön safta Afrin’e gitmeye hazırım” demesine niye bozuluyorsunuz ki?

Siz de söyleyin, olsun bitsin.



YERLİ WHATSAPP İÇİN İSİM ÖNERİLERİM

Naptın-be

Gıybet-forever

Özledin-mi

Uyudun-mu

Naber-hacı

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Bülent Arınç yüzünden reformlar baltalanmasın

Bülent Arınç için şunları yazdım önceki gün:

- Bütün kesimler nezdinde yıpranmış bir isimdir.

- Uzun zamandır sözünün etkisi azalmıştır.

- Zannettiği gibi “yukarıda” bir konumda değildir.

- İnandırıcılığı çok ağır hasar almıştır.

*

Diyeceksiniz ki:

*

E ama

Yazının Devamını Oku

Reformdan sonra şimdi de Avrupa

Cumhurbaşkanı Erdoğan, reform bombasının ardından şimdi de Avrupa bombasını patlattı.

 Söylediği en net şekilde şu:

*

“Kendimizi başka yerde değil Avrupa’da görüyor ve geleceğimizi Avrupa ile birlikte kurmayı tasavvur ediyoruz”.

*

Erdoğan’ın sözleri, bununla sınırlı değil.

Çekincelerini de sıralıyor:

*

“Avrupa’nın bize verdiği sözleri tutmasını, ayrımcılık yapmamasını, en azından ülkemize yönelik aleni düşmanlıklara alet olmamasını bekliyoruz”.

Yazının Devamını Oku

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür

Bülent Arınç...

- Bütün kesimler nezdinde yıpranmış bir isimdir.

- Uzun zamandır sözünün etkisi azalmıştır.

- Zannettiği gibi “yukarıda” bir konumda değildir.

- İnandırıcılığı çok ağır hasar almıştır.

*

Ama durumun böyle olması...

Bülent Arınç’ın söylediklerinin doğru olduğu gerçeğini değiştirmez.

Yazının Devamını Oku

Biat, itaat, ram

Ekranlardan birinde yapılan bir siyasi tartışmanın kısa bir videosunu izledim.

İzlediğim bölümde tartışmacılardan biri, programa katılan iktidar muhaliflerine şöyle bağırıyordu:

*

“Erdoğan’a itaat edeceksiniz. Erdoğan’a biat edeceksiniz. Erdoğan’a ram olacaksınız.”

*

Bunu söyleyen tartışmacı arkadaşımız...

“Erdoğan, bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanıdır. Onu cumhurbaşkanı olarak tanımak, demokrasiye saygının gereğidir” deseydi.

Kimsenin itiraz edemeyeceği demokratik bir ilkeyi anımsatmış olacaktı.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan işte budur bundan ibarettir

Ali Babacan, AK Parti hükümetinin bakanı olarak...

Gezi Parkı davalarında “mağdur” sıfatıyla şikâyetçi olmuş.

Bugünlerde çok demokrat, aşırı liberal, fena özgürlükçü takılıyor ya...

Kendisine “Sen niye Gezi olaylarında davacı olmuştun?” diye sorulduğunda...

Şu cevabı vermiş:

*

“Ben davacı değildim, şikâyetçi değildim, mağdur da değildim. Savcı, tek taraflı olarak bütün bakanları mağdur olarak değerlendirdi. Araştırdım, davadan çekilmek kanunen mümkün değildi. İşte bugün buradan savcılara sesleniyorum: Ben bu davanın mağduru değilim. Silin benim adımı.”

*

Yazının Devamını Oku

Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul incelemesi hakkında kitabın ortasından

Meral Akşener açıkladı:

 

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında... Kanal İstanbul’a karşı çıktı diye soruşturma açılmış.



*

Olayın aslına faslına baktığımızda ise...

Yazının Devamını Oku

Yeni gündem: Reform

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde sürekli şu üç şeyin altını çiziyor:

 

BİR: Hukukta reform... İKİ: Demokraside reform... ÜÇ: Ekonomide reform...

*

Üç alanda yapılacak reformlar, yeni dönemin en önemli tartışma konusu...

*

- İnandırıcı bulmayabilirsiniz.

- Gecikmiş bir yöneliş olarak nitelendirebilirsiniz.

- İçinin nasıl doldurulacağını sorgulayabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Hukukta reform olursa ne olur?

Umut devreye girer.

- Yüzler güler.

- Karamsarlığın yerini iyimserlik alır.

- Daha iyiye doğru yelken açılır.

- Tutuklayarak cezalandırma son bulur.

- Tutuklama istisna olur.

- Yabancı yatırımcıya güven verilir.

- Yabancı yatırımcıdan daha önemlisi: Vatandaşa güven verilir.

- Yatırımın önü açılır.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın Uğur’u... Dünyanın Özlem’i...

Uğur Hoca, tamam.

İyi ama bir de Özlem Hoca var.

*

Birini öne çıkarıp diğerini geri plana atmak hatta yok saymak... Gerçekten çok ayıp, gerçekten utanç verici.

*

“Dünyanın Uğur’u” manşetini atıp “Dünyanın Özlem’i” manşetini akıldan bile geçirmemek... Olacak iş değil.

*

- Uğur Hoca profesörse... Özlem Hoca da profesör.

- Uğur Hoca BioNTech’in sahibiyse... Özlem Hoca da sahibi.

Yazının Devamını Oku

Ümit Özdağ ile Muharrem İnce arasındaki farklar

İkisi de partisinden memnun değil.

İkisi de yaptıkları açıklamalarla olay oluyor. İkisiyle de Tarafsız Bölge’de konuştum. Edindiğim izlenimlere göre aralarında şu türden farklar var:

*

- Özdağ tepeden tırnağa ideolojik. İnce popülaritenin altın çocuğu.



*

Yazının Devamını Oku

On maddede Kamala Harris’i yazdım: Kurgulasan olmaz

Birinci olarak... Kadın... Oradan zaten kazanıyor.

- İkinci olarak... Babası Jamaikalı. Bu yanıyla hem Güney Amerika’ya selam çakıyor, hem de siyahlara.

*

- Üçüncü olarak... Annesi Hindistanlı. Bu yönüyle koskoca Asya’yı alıyor kanatlarının altına.



*

Yazının Devamını Oku

Zabıtaya ve polise çağrı: Çekin elinizi gazeteden

Bizim gazetenin dağıtım servisinden fotoğraflar geldi elime...

Samsun’da zabıta ve polis, gazete dağıtıcısı avında.

Öyle bir sarmışlar ki motosikletiyle gazete dağıtan arkadaşımızın etrafını...

Sanırsın terörist avlıyorlar!



*

Yazının Devamını Oku

Biden gelecek bizim muhalefetin dertleri bitecek mi?

İddia ediyorum: Biden gelince...

Bizim iktidardan daha çok bizim muhalefetin işi zorlaşacak.

*

Örneklerle gidelim:

*

Biden, ABD Başkanı olarak...


Yazının Devamını Oku

‘Riskli binalarda oturmayın’ diyen çok sayın yetkili

Vatandaşlarımıza “Riskli binalarda oturmayın” diyorsunuz çok sayın yetkili bey.

Tamam... İyi diyorsunuz.

Tamam... Güzel diyorsunuz.

*

Ama çok sayın yetkili bey, bu insanlar, keyifleri öyle istediği için riskli binalarda oturmuyorlar ki!

“Amaaan şimdi taşınma sorunuyla falan kim uğraşacak abi” diyerek riskli binalarda oturmaya devam etmiyorlar bu insanlar.

Yahu kim ister en küçük bir depremde enkaza dönüşecek bir binada çoluk çocuk oturmayı? Yahu kim ister enkaz altında can vereceğini bile bile o binalarda oturmaya devam etmeyi?

Niye anlamıyorsun

Yazının Devamını Oku

Ah o parmağın tutuluşu

“Ağlamıyoruz, gözümüze toz kaçtı” diye yalan söyletti hepimize.

- “Milli umut” nedir, öğretti hepimize.

*

- “Hayat bir parmağa tutunmaktır” falan diye felsefe yaptırdı hepimize.

*

- “Elif bebeğin bırakamadığı o parmak olmak” isteği aşıladı hepimize.

*

- “Tuttuğun parmak değil kalbimiz oldu ey Elif” dedirtti hepimize.

*

Yazının Devamını Oku

Ölüm gelince ben hep şöyle yapıyorum

Hep en iyi şeylerini hatırlıyorum ölenin.

Kötü şeylerini hiç hatırlamıyorum.

*

Hep hayırla yâd etmeye çalışıyorum.

Hayırsızca yâd etmek istemiyorum.

*

Hep “İyi bilirdik” diye haykırıyorum.

Başka türlü haykırmak içimden gelmiyor.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk biz

Elazığ için nasıl yandıysak...

Ne eksik ne fazla...

Aynı öyle yandık İzmir için.

*



Henüz enkaz altında canlarımız varken...

Yazının Devamını Oku

Geçmiş olsun canım İzmir...

Yıkılan binalar.

Ortaya çıkan enkazlar.

Yükselen deniz.

Çaresizlikler.

Şehirden yükselen dumanlar.

Haykırışlar.

*

Hepsini yüreğimin en derinliklerinde hissettim.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk

Cumhuriyet Bayramı nedeniyle şöyle bir kolaçan ettim etrafı... Manzara-i umumiye şöyleydi:

Herkes mesaj paylaşıyordu coşkuyla...

Atatürk sevgisi yükseliyordu bütün mesajlarda...

Cumhuriyet’in fazilet olduğunda herkes hemfikirdi...

Eşitlik şarkıları dökülüyordu tüm dudaklardan...

Büyük şirketlerin şahane videoları dönüyordu her yerde...

Herkes kendi meşrebince kutluyordu bayramı...

Kayıtsız kalan neredeyse yok gibi bir şeydi...

Aykırılık, çıkıntılık yapan bile kalmamıştı...

Yazının Devamını Oku