Paylaş
- AK Parti aşırı titiz.
- MHP aşırı titiz.
Peki ya DEM?
*
Özellikle bazı DEM’lilerin durumuna baktığımızda şunları görüyoruz:
*
- Öcalan’ın açıklamalarını tek taraflı yorumluyorlar.
- Suriye konusunda sürekli kafa karıştırıcı açıklamalar yapıyorlar.
- Sürece toplumsal desteğin azalmasına yol açacak yaklaşımlardan kaçınmıyorlar.
- Sürecin arkasında duran iradeye ateş etmekten geri durmuyorlar.
- Öcalan’ın açıklamalarını tek yanlı biçimde yorumlayıp yansıtıyorlar.
- Sürecin başarıya ulaşmasını sağlayacak bir dil ve üslubu korumuyorlar.
*
Süreç konusunda titizlenmek, süreç konusunda sorumlu davranmak, süreç konusunda hassas olmak...
Sadece AK Parti ve MHP’nin işi olmamalı.

ÖCALAN’IN EN ÖNEMLİ SÖZÜ
AK Parti’den Hüseyin Yayman...
MHP’den Feti Yıldız.
DEM’den Gülistan Kılıç Koçyiğit.
Bu üç milletvekili, Komisyon adına İmralı’ya gitti ve Öcalan’la görüştü.
*
Öcalan’la yapılan görüşmenin özeti, kamuoyuna açıklandı.
Bu özet metinde Öcalan’ın şöyle bir cümlesi vardı:
*
“PKK’nın sadece eldeki silahları değil, zihinsel olarak da silahları bırakması gerekiyor.”
*
Ne diyor Öcalan?
- Eldeki silahları bırakmak yetmez.
- Zihinsel olarak da silahları bırakmak gerekir.
*
Eğer çözüm gelecekse...
Ancak böyle gelir.

EKREM’İ SATMAK MESELESİ
ÖZGÜR Özel, şöyle demiş:
*
“Bana ‘Ekrem’i bırak, kendi yoluna bak’ diyorlar. Ben Ekrem’i bırakınca kendi haysiyetimi, onurumu bırakmış olurum. Bugün arkadaşını satan, yarın gariban emekçinin mi arkasında duracak?”
*
Özgür Özel’in Ekrem’i satması tabii ki kabul edilemez.
Ekrem’i tabii ki satmamalı. Ekrem’e tabii ki destek vermeli. Ekrem’in hakkını hukukunu tabii ki korumalı.
*
Özgür Özel’in yapmaması gerekenler şunlardır:
*
Ekrem’in vesayeti altına girmemeli. Ekrem’in kaderini partinin kaderi haline getirmemeli. Ekrem’in tek belirleyici olmasını sineye çekmemeli. Ekrem’i parti içindeki birinci güç haline getirmemeli.
Yani makamının hakkını vermeli.
*
“Ekrem’i satmak” ile “Ekrem’in vesayeti altına girmek” arasında devasa bir fark var.
Özgür Özel’in azıcık da bu farka odaklanmasında yarar var.
Tabii ki kendisi için.

İŞTE BUDUR
KAMUDA yönetici ve uzman personele seyyanen zam teklifiyle ilgili eleştiriler yükselmişti.
*
Ben de dün yazdım:
“Bu uygulama çalışma barışı ve adalet duygusunu zedeliyor” dedim.
*
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devreye girmiş.
“Çalışma barışının korunmalı, ücret adaleti korunmalı” diyerek kanun teklifinin çekilmesi talimatını vermiş.
*
Olayı daha fazla dallandırıp budaklandırmadan hızlı biçimde atılan bu adım çok doğru oldu.
BENİM İÇİN EN SIKICI GÜN: BAHİS OPERASYONU GÜNÜ
- Futbol dünyasının dinamiklerini tam çözemediğim için olayları izlerken... SIFIR HEYECAN.
*
- Mert Hakan Yandaş konusunda bilgisiz olduğum için tartışmaları izlerken... SÜREKLİ ESNEME.
*
- Bahis konusunun kıyısından bile geçmediğim için haberleri okurken... BOŞ BAKIŞLAR.
*
Kısacası dün bütün gün acayip sıkıldım.

BARZANİ TOPARLAMASI
BARZANİ’den bir açıklama geldi.
Açıklamayı bu sefer “Barzani’nin Karargâh Sözcüsü” değil de “Kürdistan Bölgesi Hükümeti” yaptı.
*
Açıklamanın genel anlamda özeti şöyle:
*
- Tamam, bazı tatsızlıklar oldu.
- Tamam, maksatların aşıldığı oldu.
- Tamam, üzüldük ettik.
- Ama ‘Barış Süreci’ne desteğimiz tamdır.
*
Yapılan saygısızlığı tam olarak telafi etmiyor bu açıklama. Sadece “eh işte” dedirtiyor.
Neyse. Bu da bir şeydir.

Paylaş