GeriAhmet HAKAN Son 48 saatin hikâyesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Son 48 saatin hikâyesi

“Geldi yasak/Kalktı yasak” olayıyla ilgili son 48 saatte yaşanan gelişmelerin hikâyesini yazıyorum:

 

İlk açıklama Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan geldi.

Bilim Kurulu toplantısının ardından konuşan Fahrettin Koca, “Hafta sonu yasak var mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:

*

“Önümüzdeki dönemde hafta sonu sokağa çıkma yasağıyla ilgili şu an bir düşünce yok. Ama illerde vakaların dağılımında bir değişiklik olursa bu anlamda illerde her zaman karar almak mümkün olabilir. Şu an (Bilim Kurulu’nun hafta sonu yasağıyla ilgili olarak) bir önerisi olmadı.”

*

Bakan Koca’nın bu açıklamasının ardından manşetler şöyle atıldı:

Son 48 saatin hikâyesi

*

“BU HAFTA SONU YASAK YOK”

*

Planlar yapıldı.

Biletler alındı.

Esnaf buna göre hazırlıklar yaptı.

*

İşte tam bu sırada...

4 Haziran tarihinin “KORONA TABLOSU” geldi.

*

Tablo, hiç de iç açıcı değildi.

Vaka sayısı bine yaklaşmıştı. Daha da önemlisi günlük vaka sayısı, günlük iyileşen sayısını geçiyordu. Vaka sayısı 988, iyileşen sayısı 926 idi.

*

Bilim insanlarının yaptıkları değerlendirmelere göre...

Günlük iyileşen sayısının, günlük vaka sayısından fazla olması gerekiyor. Hatta bir fazla olması bile çok önemli. Çünkü bu durum, salgının kontrol altında olduğunun bir göstergesi...

Günlük vaka sayısının, iyileşen sayısını geçmesi ise... Tehlike çanlarının çalıyor olması anlamına geliyor.

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanı Koca ve İçişleri Bakanı Soylu arasında yürütülen müzakerenin ardından...

Hafta sonu sokağa çıkma yasağının getirilmesinin uygun olacağına karar verildi.

Ve son dakikaya bırakmamak için gece yarısı İçişleri Bakanlığı genelgesi yayınlandı.

*

Hafta sonu sokağa çıkma yasağı kararının ortaya çıkışının hikâyesi budur.

*

Ancak aniden gelen bu yasak kararı, büyük tepkiye neden oldu.

Çünkü yasak yok diye...

- Planlar yapılmıştı.

- Uçak biletleri alınmıştı.

- Dükkânlarda hazırlıklar buna göre yapılmıştı.

*

Tepkiler yükselirken...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün öğleye doğru sosyal medyada yaptığı paylaşımlar, bir anda olayın seyrini değiştirdi.

*

Erdoğan, sokağa çıkma sınırlandırması yöntemini yeniden kullanmayı düşünmediklerini söylüyor, ardından da ekliyordu: “Ancak bir ara 700 küsurlara kadar inen günlük vaka sayısı neredeyse bini buldu. Bu olumsuz gelişme üzerine sokağa çıkma sınırlaması tedbirini yeniden gündemimize almak zorunda kaldık.”

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan, işin bu yönünü vurguladıktan sonra “Vatandaşımızdan aldığımız değerlendirmeler, bizi kararı yeniden gözden geçirmeye yöneltti” diyor ve ardından da sokağa çıkma yasağını iptal ettiğini duyuruyordu.

*

Perde arkasında gizemli çekişmelerin olmadığı düz ve sade bir 48 hikâyesidir bu.

Biliyorum, bazılarını kesmeyecek bu hikâye.

Ama ben ne yapayım?

Sırf bazıları hareket istiyor diye gizem ve çekişme mi uydurayım?


YASAKTAN DA… YASAĞIN KALKMASINDAN DA…

İKTİDARA tam destek verenler...

- Yasak kararından da...

- Yasağın kalkmasından da...

Çok memnunlar.

*

İktidara tam karşı olanlar ise...

- Yasak kararından da...

- Yasağın kalkmasından da...

Hiç memnun değiller.

*

Benim durumum ise şudur:

*

- Yasak kararından hiç memnun değildim.

- Yasak kararının kaldırılmasından çok memnunum.

*

Sanırım ben cepheleşmiş bir Türkiye’nin değil, normal bir Türkiye’nin vatandaşıyım.

Ve böyle olduğum için de...

Çok bahtiyarım.


NE DEDİYSEK O

SOKAĞA çıkma yasağı kararının açıklanmasının ardından Hürriyet’te yayınlanan bu manşet, tüm WhatsApp gruplarında yayıldıkça yayıldı.

Son 48 saatin hikâyesi

*

Ta ki “Sokağa çıkma yasağı yok” kararı gelinceye kadar.

*

Bir arkadaşım, “Öyle oldu, böyle oldu... Sonuçta sizin manşet doğru çıktı” yorumunu yaptı.

Ben de “Ne dediysek o” diye karşılık verdim, sonuna bir gülücük işareti koymayı ihmal etmeden.


CHP ŞÖYLE YAPSA

- “Sokağa çıkma kısıtlamasının kaldırılması kararını tanımıyoruz” dese...

- “Son kararı protesto ediyoruz ve hafta sonu evlerimizden çıkmıyoruz” dese...

- “Hiç kimse hafta sonu bizi sokaklara çıkaramaz” dese...

Ve bu çerçevede geniş kapsamlı bir eylemlilik içine girse...

*

Şahane olmaz mı?



YASAK YERİNE MASKE ZORUNLU HALE GETİRİLSİN

PROF. Dr. Melih Us’un bir önerisi var.

Diyor ki:

“Sokağa çıkma yasağı yerine, maske takmak tüm Türkiye’de zorunlu hale getirilsin.”

*

Yüzde yüz katılıyorum Melih Us’a...

Madem maske meselesi keyfe bırakılmayacak kadar önemlidir.

Son 48 saatin hikâyesi

O halde maske takmak zorunlu olmalı, takmamaya da cezai müeyyide uygulanmalı.

*

Maske meselesi halledilirse... Geriye kalıyor mesafe ve hijyen...

Bu ikisine de vatandaşlar gönüllü olarak dikkat ederlerse...

Sokağa çıkma yasağına zerre kadar gerek kalmaz.



DEMEK Kİ HAZIR DEĞİLLER

YUNAN Savunma Bakanı, şöyle demiş:

*

“Türkiye ile askeri olarak çatışmaya hazırız.”

Son 48 saatin hikâyesi

*

Demek ki hazır değiller.

Hazır olsalar söylemezdi.

X

Dört başı mamur bir seviyesizlik

Sedef Kabaş ne dedi?

Tele1 adlı televizyon kanalında konuşan Sedef Kabaş’ın söyledikleri tam olarak şu: 

*

“Şuna inanıyorum ki Recep Tayyip Erdoğan dönüp şöyle siyasi hayatına baksa... Kendisine bu toplum, bu halk, bu ülke çok şans verdi. Çok iyi makamlara getirdi, çok destek verdi, çok oy verdi, çok paye verdi. Çok meşhur bir söz vardır, taçlanan baş akıllanır diye. Ama görüyoruz ki gerçek değil. Ya da tam tersi bir söz vardır. Hadi onu söylemeyeyim, büyükbaş hayvan diyeyim. Büyükbaş hayvan, bir saraya girdiği zaman o kral olmaz, o saray ahır olur.”

*

Görüyorsunuz değil mi ülkenin Cumhurbaşkanı’na televizyon ekranında edilen hakaretleri.

*

Bağlamına bakıyoruz sözlerinin... Gördüğümüz şu:

Yazının Devamını Oku

Küçük felaket: Davutoğlu ile müttefik olmak

Ahmet Davutoğlu’nun şu türden ontolojik özellikleri vardır:

- Kendisine verileni, kendisinin aldığını zanneder.

*

- Yüzde 0.5 ile yüzde 25’in eşit olduğunu düşünür.



*

Yazının Devamını Oku

Yemişim Swap’ını

Televizyon yayınlarını denetleyen kurumsal yapımızın...

Muhalif bir kanalın haberlerine yönelik...

Denetim iştahını sürekli kabarık tutmasını, hep zinde bir tutum almasını, devamlı kontrol altında tutmasını normal karşılamak...

Tabii ki mümkün değil.

*

Ama ağalar, beyler...

Elinizi vicdanınıza koyun da söyleyin:

*

Böyle bir anormallik var diye...

Yazının Devamını Oku

Aşk eski bir yalan

Son günlerde dilimde çok eski bir şarkı var.

Sürekli o şarkıyı mırıldanıyorum.

*

Bir suç işler gibi mırıldanıyorum.

Yasadışı bir iş yapar gibi mırıldanıyorum.

*

Mırıldandığım şarkı, Kâmuran Akkor’un çok eski bir şarkısıdır:

*

“Aşk eski bir yalan / Adem’le Havva’dan kalan.”

Yazının Devamını Oku

Engelliyorlar o yüzden hizmet yapamıyorum

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeni mottosu bu.

Son günlerde İstanbul’un dört bir yanına afişler asıp şu mesajları veriyor:

*

- Otobüs almak istiyorum, aldırmıyorlar.

- Metro yapmak istiyorum, yaptırmıyorlar.

- Bütün işlerim tek imzaya kaldı.

- Cumhurbaşkanı imza atmıyor.

- Bana iş yaptırmıyorlar.

-

Yazının Devamını Oku

Kısa çöpü çeken en sona otursun

Muhalefet partilerinin “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” çalışması tamamlanmış.

Parti liderleri, yakında bu sistemle ilgili ortak açıklama yapacaklarmış.

*

Fakat şöyle bir sorun söz konusuymuş:



Ortak açıklama yapılırken, liderler hangi düzene göre oturacaklar?

Yazının Devamını Oku

Peygamber soyundan gelir, kimseye söylemez

Yıldırım Kaya, CHP’nin önde gelen isimlerinden.

 

Yıldırım Kaya’nın yakın geçmişinde...

Bir solcu sendika, bir solcu parti var.



Eğitim-Sen

Yazının Devamını Oku

Kapkara bir cehalet: Cin çıkarma vakası

Aşırı dindar bir ailenin içine doğdum.

Babam ilahiyat mezunu bir müftüydü.

Din konusunda iyi bir öğretim gördüm.

Vaazlar, sohbetler dinledim.

Kitaplar karıştırdım.

*

İşte çok net biçimde söylüyorum:

*

“Cin çıkarma”

Yazının Devamını Oku

Tutar mı tutmaz mı

İşittiğime göre CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili olarak halkın huzuruna şöyle bir tabloyla çıkmayı planlıyorlarmış:

CUMHURBAŞKANI ADAYI: Kemal Kılıçdaroğlu.

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Meral Akşener (Başbakan)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ali Babacan (Ekonomi)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ahmet Davutoğlu (Dış İşleri)

*

Yazının Devamını Oku

Cemaat yurtlarına dair önyargısız yedi hüküm

ENES KARA ADLI BİR TIP ÖĞRENCİSİ, KALDIĞI ÖĞRENCİ YURDUNDA YAŞADIKLARI YÜZÜNDEN CANINA KIYDI. ÜÇ GÜNDÜR BU ÇOK ÜZÜCÜ OLAYI KONUŞUYORUZ. NASIL OLUYOR DA BİR ÖĞRENCİ YURDUNUN KOŞULLARI, BÖYLE BİR TRAJEDİYE YOL AÇABİLİYOR? SERİNKANLI VE ÖNYARGISIZ BİÇİMDE BUNU İRDELEMEK ŞART. BEN BÖYLE BİR İRDELEMEYİ 7 HÜKÜMLE YAPMAYA ÇALIŞTIM.

HÜKÜM BİR

ZORLA, ZORLAYARAK

TARİKAT ve cemaat yurtlarının varoluş amaçları, üniversite öğrencilerine barınma imkânı sağlayıp hayır dua kazanmak olmalı. Ama maalesef durum hiç de böyle değil. Bu tür yurtlar, barınma imkânının karşılığı olarak öğrencilere tarikat ve cemaatin doktrinlerini öğretir. Üstelik zorla ve zorlayarak. FETÖ’den beri bu böyledir.

*

HÜKÜM İKİ

ARZ VE TALEP

BİR öğrenci yurdunda tarikat ve cemaat öğretileri öğretilemez mi? Tabii ki öğretilebilir. Ama bu, bir askeri disiplin içinde zorla ve zorlayarak yapılmaz, yapılamaz. Yurt, eğer talep eden öğrenci varsa bunu arz eder. Budur, bu kadardır. Ancak çok az cemaat ve tarikat yurdu, böyle yapmakta.

*

Yazının Devamını Oku

Kabataş Lisesi’ne selam olsun

Sosyal medyada izledim videoyu.

“Çirkin olay”, tam olarak şöyle bir şey:

*

Kabataş Lisesi’nin yatakhanesinde üç öğrenci müsveddesi, Atatürk posterini bıçakla delik deşik ediyor.

Bu sırada kahkahalar yükseliyor. Tabii küfürler ve hakaretler eşliğinde.

*

Bakıyorum:

Bazıları, bu çirkin olaydan yola çıkarak...

Büyük büyük analizler yapıyorlar, Türkiye’nin en köklü lisesini bir kalemde silip atıyorlar, ideolojik ve siyasi sonuçlar çıkarmaya çalışıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Lider televizyonda konuşurken telefon bağlantısı yapılır mı?

Ben lider olsam...

“Bırakın, bağlansınlar” derim.

*

Ama tabii eğer şu üç şey söz konusuysa:

*

- BİR: Söylediklerimden eminsem.

*

- İKİ: Elimde kapı gibi belgeler varsa...

*

Yazının Devamını Oku

Bir Hürriyet yazarına şiddetle itirazım var

Fuat Bol’un dün Hürriyet’te yayınlanan yazısının başlığı şuydu: “CHP’liler demokrat olabilir mi?”

Yazıyı baştan sona dikkatlice okudum.

Yazıda bir zihniyet analizi yapılıyordu.

Ve CHP’lilerin demokrat olamayacağı sonucuna varılıyordu.

*

Hangi gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın...


Yazının Devamını Oku

Allah milletvekilinin iftirasından korusun

Ali Mahir Başarır diye bir milletvekili var.

 

CHP’li bu milletvekili, CHP’nin televizyon kanalına çıktı ve desteksiz salladı.

“Demirören o gece şu kadar dolar aldı” falan diye ipe sapa gelmez bir palavra.

*

Belgesi var mı bunun?


Yazının Devamını Oku

Şevki Yılmaz olayını çözmüş bulunmaktayım

Yaşı yetmeyenler pek bilmez.

1980’ler, 1990’lar Şevki Yılmaz’ın fırtına gibi estiği dönemlerdi.

*

Kimdi Şevki Yılmaz?

Yedi maddede özetleyeyim:

*

BİR: Refah Partisi’nin en ünlü hatibiydi.

*

Yazının Devamını Oku

‘Bil / Bul’ ekine dokunmamalıydık

Dolardaki dalgalanma, kâğıt fiyatlarındaki fahiş artış falan derken...

“Tasarruf şart” dedik ve tuttuk gazetenin “Bil / Bul” ekini biraz kuşa çevirerek Kelebek’in içine aldık.

*

Bir anda çarşı karıştı.

Bitmek tükenmek bilmeyen tepkiler.

Mailler, mesajlar, telefonlar...

Protesto üstüne protesto.

*

Mesela

Yazının Devamını Oku

20 Aralık’takine benzer bir hamleye ihtiyaç var

20 Aralık’ta ne oldu?

18’lere tırmanan dolar, bir gecede 12’lere indirildi.

Ve bugün 13’lerde seyrediyor.

*

20 Aralık hamlesi o kadar tuttu ki...

“Enflasyon rakamı açıklanınca dolar uçacak” diyenler, bir kez daha yanıldılar.

Bir uçuş söz konusu olmadı.

*

20 Aralık, siyasette AK Parti iktidarının

Yazının Devamını Oku

Aralık enflasyonu nasıl olacak

Tarafsız Bölge’de Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’ye aralık enflasyonunu sorduğumda...

Biraz keyfi kaçmıştı.

*

Enflasyonun aralık ayında yüksek geleceğini açıkça söyledi Bakan Nebati.



Bunun nedenini de şöyle açıkladı:

Yazının Devamını Oku

Cem Yılmaz’ın son gösterisiyle ilgili uyarılar

Bir komedi müfettişi gibi “Dur bakayım, eskisi kadar güldürüyor mu, güldürüyor mu” diye izlemezseniz... Gideri var.

- “Cem Yılmaz bitmiş, tükenmiş resmen abi” cümlesini zerre kadar aklınıza getirmeden kendinizi kaptırırsanız... Gideri var.

*

- Her an kahkaha patlatmaya, her an bir espri yakalamaya, her an kıkırdamaya hazır biçimde ekran önüne geçmezseniz... Gideri var.

*

- Eski Cem Yılmaz ile yeni Cem Yılmaz’ı mukayese etmeyi bir tarafa koyar, olayın keyfini çıkarmaya kendinizi bırakırsanız... Gideri var.


Yazının Devamını Oku

Musmutlu yıllar

Omikron denilen illetin tükendiği...

 

- Dolarizasyonun ümüğünün sıkıldığı...

*

- Sloganlı fanatizmin son bulduğu...



Yazının Devamını Oku