GeriAhmet HAKAN Soğan ekmek yerlermiş
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Soğan ekmek yerlermiş

İktidar milletvekillerinden biri çıkmış...

“Gerekirse soğan ekmek yeriz, yine de teslim olmayız” diyor.

*

Bir başkası ise çıkmış...

“Eti gramla, domatesi taneyle yiyin” diye tavsiyede bulunuyor.

*

İddia ediyorum:

Milletvekili sıfatını taşıyan bu kişilerin temel derdi...

Ne vatandaşı ikna etmek ne de vatandaşa moral vermek.

*

Tek dertleri var:

Yukarıya selam çakmak.

*

Eğer temel dertleri vatandaş olsaydı...

Soğan ekmek edebiyatı yapmak yerine...

“Ben milletvekili olarak şu, şu haklarımdan vazgeçiyorum” falan diyerek yapabilecekleri asgari bireysel fedakârlıklarla kamuoyunun karşısına çıkarlardı.

*

Hiçbir bireysel fedakârlığa katlanmayıp millete soğan ekmek diskuru çekmek...

Sadece ve sadece...

Vatandaşın asabını bozmaya yol açar, açıyor.

Bunu bilsinler.

DIŞ MİHRAKLAR, DIŞ MİNNAKLAR FALAN

DOLARDAKİ birinci yükseliş, faiz indirimi kararıyla ortaya çıktı.

Bunu anladık.

Tamam.

*

Peki ya bu son yükseliş?

13’lere varan, 14’leri yoklayan bu son yükseliş?
Bu neden oldu?

*

Faiz indirimi yok, ABD’de finans piyasalarını etkileyecek bir karar alınmış değil, borsa yükselişte, ihracat artışta.

Yani bu son yükseliş için...

Şundan oldu” diye öne çıkarılabilecek iktisadi bir gerekçe pek yok.

*

“Dış mihraklar” söyleminden bana da gına gelmiş durumda.

Ben de bazen “dış minnaklar” diye kafa buluyorum bu söylemle.

Ben de her şeyin dış mihraklara bağlanmasından hiç hazzetmiyorum.

*

Ama gel gör ki...

Dolardaki bu ikinci yükselişe somut, iktisadi ve gerçekçi bir izah bulamayınca...

Kendimi minnak minnak dış mihraklar söylemine doğru kaymaya başlarken yakalayıveriyorum.

*

Hafazanallah! Hafazanallah!

HASAN FEHMİ BEY’İN YAKASINI BIRAKMAYAN OLAY

BİR zamanlar Aynur Aydan isimli bir sinema oyuncusu vardı.

Kendisi “Bakan düşüren kadın” olarak ün yapmıştı.

Soğan ekmek yerlermiş

Bu üne neden olan olay şuydu:

1979 yılında Aynur Aydan’ın dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş’le ilişki yaşadığı iddiaları ayyuka çıkmış, Bakan Güneş de sırf bu iddialar üzerine görevinden istifa etmişti.

*

O tarihten itibaren...

Hasan Fehmi Güneş, ne zaman siyasette kafayı azıcık kaldırsa...

Hemen Aynur Aydan gazetelere ve televizyonlara gözyaşlarıyla “Ben onu çok sevmiştim” falan diye demeçler verir ve Hasan Fehmi Bey’i zor durumda bırakırdı.

Soğan ekmek yerlermiş

1979’dan bugüne kadar yakasını hiç bırakmadı bu tatsız vaka Hasan Fehmi Güneş’in.

O kadar ki...

Hasan Fehmi Bey’in vefatı üzerine bile...

Yine yeni yeniden Aynur Aydan ismi hatırlandı.

Soğan ekmek yerlermiş

Halbuki hasletleri olan, kibarlığıyla, nezaketiyle, dürüstlüğüyle ve harama el uzatmamasıyla öne çıkmış, dengeli siyaset anlayışıyla herkesi etkilemiş bir isimdi Hasan Fehmi Güneş.

Allah rahmet eylesin.

MUHALEFET AKILLANDI

ŞÖYLE bir baktım:

Sokağa yüz vermiyor muhalefet.

*

Biliyorlar tencere tavanın, kaosun, kargaşanın, maceranın, huzur bozmanın aleyhlerine olacağını.

*

Bunu öğrenmiş olmaları, Türkiye açısından küçük, kendileri açısından büyük bir adım.

FİTNE ZAMANI

FİTNE zamanları için tavsiyem şudur:

*

Yürüyorsan duracaksın. Konuşuyorsan susacaksın. Ayaktaysan oturacaksın. Koşuyorsan yürüyeceksin. Hareketliysen durgunlaşacaksın. Dışarıdaysan içeri gireceksin.

HANGİ KUŞAKTANSINIZ?

BEN hangi kuşaktanım?” diye merak edenler için bir tablo hazırladım.

Bakın ve hangi kuşaktan olduğunuzu bulun:

*

1945 VE ÖNCESİ: Sessiz kuşak...

*

1946 - 1964 DOĞUMLULAR: Baby Boomers.

*

1965 - 1976 DOĞUMLULAR: X kuşağı...

*

1977 - 1995 DOĞUMLULAR: Y kuşağı...

*

1996 - 2012 DOĞUMLULAR: Z kuşağı...

*

2013 SONRASI DOĞANLAR: Alfa kuşağı...

BİR ERCAN TURGUT ÖLMÜŞ DİYELER

POP söyledi, hem de çok güzel söyledi. Minibüs müziği yaptı, hem de pek iyi yaptı. Arabeske vurdu kendisini, hem de şahane vurdu. Taverna müziği yaptı, hem de kralını yaptı.

Yetmedi.

Efendiliğiyle, kendiyle barışık oluşuyla, alçakgönüllüğüyle gönüllere taht kurdu.

Soğan ekmek yerlermiş

Ve Ercan Turgut öldü.

Hepimizin kendimizi doların dalgalanmasına bıraktığımız gün, sessiz sedasız çekip gidiverdi aramızdan. Nurlar içinde yatsın. Kaytan bıyıklı albüm kapaklarını hiç unutmayacağız.

X

Öncelikle kestane balının diyarından selamlar

Son günlerde herkesin dilinde bu selamlama.

“Nedir? Nereden çıktı bu?” falan diye minik bir araştırmaya giriştim.

Ve hemencecik buldum!

Gündüz kuşaklarının başa güreşen programlarından Esra Erol’un programında bir hanımefendi, “Kocamın kredi kartlarını bile ben ödedim ama o Şengül’le kaçtı” iddiasıyla ekrana çıkmış.

Stüdyoda esip savuruyor.

Eşi ise canlı yayına Zonguldak’tan bağlanmış.

*

Hanımefendi, kendisini bırakıp Şengül’le kaçan kocasına saydırıyor da saydırıyor.

Yazının Devamını Oku

Kurtar beni Bülent Abi

Hakkında yazdığım eleştirilere cevap verdi Bülent Arınç. Uzun, upuzun metnin bir yerinde bana şöyle seslenmiş: “Seninle yaşamak zorunda olduğu için acısı her fotoğrafında yüzünden okunan kedin Sekter’e dahi acıyorum.” Hemen kedim Sekter’e dönüp sordum: “Ne diyorsun buna?” Kedim Sekter, hiç ama hiç beklemediğim bir cevap vermesin mi? Yüzüne her şeyi göze almışlara özgü bir ifade kondurup “Kusura bakma ama adam haklı” demesin mi? Bu apaçık nankörlük karşısında çok bozuldum. Öfkeyle zıpladım: “Nasıl haklı ya? Bunu nasıl dersin? Şunca zamanlık yaşanmışlıklar var.” Sekter de bunun üzerine aşağıdaki yazıyı kaleme aldı. Noktasına, virgülüne dokunmadan yayınlıyorum:

Fotoğraflarıma bakanlar, genelde “Aman da ne şirin şey, aman da ne şeker şey, ben bunu yerim yahu” diyorlar, başka da bir şey demiyorlar.

Zannediyorlar ki ben gamsız, kasavetsiz, mutlu mesut yaşıyorum.

Ahmet Hakan’ın elinden çektiğim acıları asla fark etmeyip bana alenen ciğercinin kedisi muamelesi yapıyorlar.

Çok şükür, çok şükür!

Nihayet bunu fark eden bir kişi çıktı:

Bülent Arınç!

O engin ferasetiyle, o muhteşem basiretiyle, o meşhur uyanıklığıyla, o asla külyutmaz tabiatıyla...

Yazının Devamını Oku

Aldıklarını buldukları sananlar hizbi

“Aldıklarını buldukları sananlar” diye nitelendirebileceğimiz bir hizip var.

Tayyip Erdoğan tarafından kendilerine verilenleri, kendi marifetleriyle elde ettiklerini sananlardan oluşan bir hizip bu.

*

Kimdir bunlar?



Mesela

Yazının Devamını Oku

Gazetecilerin hiç değişmeyen fıtratı

İslami literatüre azıcık egemen olan herkesin kolayca bilebileceği bir hadis vardır:

“Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar” diye başlayan hadis.

*

Geçenlerde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, işte bu meşhur hadisi okudu kürsüde.

*

Bazı yayın organları, bu hadisi alıntılayıp...


Yazının Devamını Oku

Üzerimize taş yağdıracak bir olay: Müslüme olayı

İddialar korkunç... Söylenenler felaket... Haberler kan dondurucu...

- Müslüme’nin babası, meğer dedesiymiş.

- Müslüme’nin annesi, kayınpederim bana tecavüz etti demiş.

- Müslüme’nin abisi de dedesinin çocuğuymuş.

*

Bu korkunç iddialar, bu felaket söylentiler, bu kan dondurucu haberler...

Yeni soruları da gündeme getiriyor:

*

Yazının Devamını Oku

Genco Erkal’a açılan dava: Zincirleme lüzumsuzluklar

Genco Erkal yargılanıyor. Adliye koridorlarındaydı dün.

Gerekçe?

Attığı tweet’ler. Suçlama: Cumhurbaşkanı’na hakaret.

Açtım baktım tweet’lerine. Okudum tek tek.

Okuduklarım, Genco Erkal gibi usta bir sanatçının kıratına yakışmayacak türde ergen siyasi atarlardı.

Her gün sosyal medyada tonlarcasını gördüğümüz türde.

*

Tweet’lerde işlenen temalar şunlar: “

Yazının Devamını Oku

PKK ile ilişkiler nasıl minimize edilebilir?

CHP’li Engin Altay, katıldığı bir televizyon programında HDP’ye şu tavsiyede bulunmuş:

 

“HDP’den PKK ile ilişkilerini minimize etmelerini bekleriz.”

*

Minimize etmenin anlamı şudur:



Yazının Devamını Oku

Gelin, helalleşelim

“Birazdan döneceğim sana” deyip de bir türlü dönmediklerim...

 

- Turp gibi sağlam olduğum halde, “Ben biraz rahatsızlandım” diyerek ektiklerim...

*

- “Mutlaka iade edeceğim” diyerek aldığım kitaplarını asla iade etmediklerim...

*

- Lokantada tam hesap ödeme vakti lavaboya giderek hesabı kilitlediklerim...

*

- “Ben de tam seni arayacaktım” diye kandırdıklarım...

Yazının Devamını Oku

Merkez Bankası eski başkanından trol yaratan karanlık

Benim gözümde Durmuş Yılmaz...

- Ciddiye alınacak bir adamdı.

- Bir ağırlığı vardı.

- Söylediği söz bir değer taşırdı.

*

Ve fakat...


Yazının Devamını Oku

Zamanın ruhunun 10 yıl, 20 yıl gerisinde

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Başörtülü bakan... Neden olmasın? Artık aşmalıyız böyle şeyleri” denseydi.

Bir anlamı, bir karşılığı, bir etkisi olurdu.

*

Çünkü böyle bir mesele vardı.

Ve zamanın ruhu, buna yönelik bir şey söylemeyi gerektiriyordu.

*

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Helalleşelim. Yüzleşelim. Tarihsel yaraları saralım” falan denseydi.

Yazının Devamını Oku

Kemal Bey’in çevresi helalleşmeye hazır mı?

Kemal Bey, helalleşmeye çok hevesli ve arzuluymuş gibi görünüyor.

Bu iyi, bu güzel, bu şahane, bu takdire şayan bir şey.

*

Peki ama ya Kemal Bey’in çevresi.

Acaba onlar da hevesli ve arzulu mu helalleşmeye?

Mesela...

Başörtülü bir kadın gördüklerinde içlerinden, “Bitecek sizin saltanatınız, bitecek! Az kaldı. Bekleyin hele” diye hırslanan Kemal Bey’in ekran cengaverleri?

Ne yani?

Yazının Devamını Oku

Sezai Karakoç’un benim için 7 anlamı

BİR: Mehmet Âkif, Necip Fazıl... Bu silsilenin devamıdır.

İKİ: Cemal Süreya, Turgut Uyar... İkinci Yeni’nin yalnızıdır.

*

ÜÇ: Büyük Doğu, Diriliş... Diriliş üniversitesinin tek başına her şeyidir.

*

DÖRT: Diriliş Partisi... Onurlu bir particiliğin tek örneğidir.

*

BEŞ: Koşu bittikten sonra da koşan atlar... İşte o atların şairidir.

*

Yazının Devamını Oku

Osman Öcalan’ın ölümü HDP’de nasıl karşılandı?

Nasıl karşılanacak?

Büyük, çok büyük bir kayıtsızlıkla karşılandı.

Böyle bir şey hiç olmamış gibi davrandılar.

*

Osman Öcalan’ın abisinin heykelini dikmeyi düşünenler, Osman Öcalan’ın ölümü için bir harf bile söylemediler.

*

Osman Öcalan’ın abisine her fırsatta bin selam yollayanlar, Osman Öcalan’ın ölümünü zerre kadar umursamadılar.

*

Osman Öcalan’ın abisine “Sayın” demek için fırsat kollayanlar,

Yazının Devamını Oku

Polonya-Belarus sınırında insanlık can çekişiyor

Belarus, Avrupa’ya gıcık.

Sırf bu yüzden...

“Gelin sizi Polonya üzerinden Avrupa’ya geçireyim” diyerek Irak, Suriye, Yemen, Afganistan’daki potansiyel göçmenlere çağrı yaptı.

Böylece Belarus’a 20 bine yakın göçmen geldi.

*

Belarus’un ilk yaptığı iş, bu göçmenleri Polonya sınırına sürmek oldu.


Yazının Devamını Oku

Bir cani yetiştirmek istemiyorsanız

Oğlunuzun empati duygusunu geliştirmesini en birinci vazife edinin.

- Oğlunuza canlı sevgisini, özellikle de hayvan sevgisini aşılayın.

*

- Oğlunuzun yanlışlarına yanlış demesini bilin.

*

- Haklı haksız her durumda oğlunuzun tarafını tutmaktan kaçının.

*

- Oğlunuzun her arzusunu tatmin etmeye odaklanmayın.

*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıçlı katliam şu beş sonucu doğurmalı

BİR: İnternetten leblebi, çekirdek satar gibi Samuray kılıcı satılmasının önüne geçilmeli. Samuray kılıcına ulaşım, bu denli kolay olmamalı. Bu tür kılıçların, “Hediyelik eşya” kategorisine alınmasına yasak konmalı.

- İKİ: Canavarca hisle cinayet işleyecek denli hasta ruhlu kişilerin, devlet tarafından takibi yapılmalı ve tedavi altına alınmalı. Takip ve tedavi işi, ailenin inisiyatifine bırakılmamalı.

*

- ÜÇ: Cinayet işleyecek denli sorunlu çocuğuyla ilgilenmeyen, o çocuğa kılıç alabilecek parayı veren anne baba da bu işten sorumlu tutulmalı. Hiç değilse vicdanen yargılanmalı.



*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıcıyla kadın katleden adam deli mi?

Adı: Başak Cengiz.

Mimar bir kadın. Gencecik. Nişanlı.

Ankara’da yaşıyor. Bir inşaat firmasında çalışıyor.

Çalıştığı firma, genç kadını geçici görevle İstanbul’a gönderiyor ve İstanbul’da yaşamaya başlıyor Başak.

Ataşehir’de bir otelde kalıyor. İşine servisle gidiyor.

Derken bir gün...

Otele servisle gitmek yerine yürüyerek gitmeyi tercih ediyor.

Ataşehir caddelerinde yürüyor

Yazının Devamını Oku

Atatürk taşıyıcı ve birleştirici kolon oldu

Atatürk’ü artık, Kemalizm’in dar kalıplarına sıkıştırmadan anıyoruz.

Atatürk’ü artık, bir hayat tarzının dayatması olmaktan çıkararak anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, sadece bir kesimin bayrağı haline getirmeden anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, resmi ve zorlama etkilerden arınarak anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, alabildiğine sivil, alabildiğine katılımcı biçimde anıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Lütfü Türkkan grup başkanvekili olmasaydı ne olacaktı Yavuz Bey?

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu, benim sevdiğim, saydığım ve takdir ettiğim bir siyasetçidir.

Kendisini destekleyen sayısız yazı yazdım.

Siyasette kişisel olarak her zaman iç tutarlılığını korumaya özen gösteren bir yapısı vardır Ağıralioğlu’nun.

*

Fakat dün Lütfü Türkkan olayıyla ilgili olarak yaptığı açıklamayı okuyunca...



Yazının Devamını Oku