Siyasi mühendislik çok tehlikeli bir iştir

SEN “Şu partinin liderini öne çıkaralım, bu partinin liderini hiç göstermeyelim” diye planlar kurarsın...

Ama bir de bakarsın ki...

“Göstermeyelim” dediğin adam seni bile geçivermiş.

*

Sen “Şu parti hakkında olumsuz bir kampanya yapıp adamları hepten itibarsızlaştıralım” diye desiseler hazırlarsın...

Ama bir de bakarsın ki...

Kampanyan tam tersi etki yapmış ve kurduğun desise kafana geçmiş.

*

Sen “Manşetlerde, ekranlarda hep ben olayım, sürekli ben görüneyim, daima ben öne çıkayım” dersin ve bundan çok büyük bir fayda umarsın.

Ama bir de bakarsın ki...

Millet senden sıkılıp hiç görünmeyeni merak eder olmuş.

*

Sen “Şu aday sağdan oy alamaz, bu aday Kürt’ten oy alamaz” falan diye oyun planları kurarsın...

Ama bir de bakarsın ki...

Sağcısı, solcusu, Türk’ü, Kürt’ü... Senin beklentilerini darmaduman etmiş.

 

ADAYLARIN MASALARINA KOYMALARI İÇİN KISA NOTLAR
SELAHATTİN DEMİRTAŞ’A

Tamam, esprilisiniz, anladık. Ama espriye de bu kadar abanılmaz ki! Esprinin de taşıyacağı bir yük vardır yani.

*

DOĞU PERİNÇEK’E

Bir tutam sempatiyi birkaç türküyle bezeyip üzerine de birkaç destansı cümle ilave ederek servis etseniz... Acayip sükse yapabilirsiniz.

*

MUHARREM İNCE’YE

Eşiniz hanımefendi ile birlikte markette alışveriş fotoğraflarınız gayet hoş ama biraz fazla müsamere kokmuyor mu? Sahicilik ki en çok yakışandır size.

*

TAYYİP ERDOĞAN’A

“Ne aldanan olduk ne aldatan olduk” yerine “Biz asla aldatan olmadık” derseniz... Sanki daha etkili olacak gibi. Sanki. Yani.

*

TEMEL KARAMOLLAOĞLU’NA

AK Partililerin gözünde antipatik hale gelmemek, CHP’lilerin gözünde sempatik hale gelmekten çok daha önemli. Aman dikkat!

*

MERAL AKŞENER’E

Sizin yerinizde ben olsam “Muharrem İnce neden benden daha fazla dikkat çekiyor” sorusunun cevabına yoğunlaşırım.

 

EYVAH YÖK
16 yıl önce AK Parti, “Bizim iktidarımızda YÖK kalkacak” demişti.

16 yılın ardından...

YÖK, sanki ebedi yurdumun üstünde duracakmış gibi bir duruma geldi.

*

Dün CHP, “Bizim iktidarımızda YÖK kalkacak” deyince...

Aklıma bu macera geldi.

Ve “eyvah” dedim.

 

ASLA BAŞARAMADIĞIM 7 ŞEY
- BİR: Güneş gözlüğünü hep hazır tutmak...

*

- İKİ: Çıkacağım bir seyahate çok kısa sürede hazırlanmak.

*

- ÜÇ: Kedilerin huylarını kavramak...

*

- DÖRT: Seçim sonuçlarıyla ilgili doğru tahmin yapmak...

*

- BEŞ: Kendime yönelik algı operasyonlarını boşa çıkaracak bir maharet sergilemek...

*

- ALTI: Kıymetimin abartıldığı ortamlarda ortamın keyfini çıkarmak...

*

- YEDİ: Başladığım bir diziyi bütün sezonlarıyla falan tamamlamak...

 

KAHT-I SLOGAN
- AK Parti’nin “Vakit Türkiye vakti” sloganı da...

- CHP’nin “Millet için geliyoruz” sloganı da...

Kötü. Etkisiz. Çağrışımsız. Heyecansız.

*

“Adam yokluğu” için “kaht-ı rical” derdi eskiler.

Bu duruma da “kaht-ı slogan” desek yeridir.

*

Galiba iyi sloganlar, iyi atlara binip gittiler.

 

DOĞRU MU BU AĞALAR?
BİR yazı dolaşıyor ortalıkta.

İstanbul’da açılışı yapılacak olan yeni havalimanında yurtdışına gidecek her yolcudan “hizmet bedeli” adı altında 20 Euro alınacakmış.

*

Yazı sahte midir, doğru mudur?

Bu konuda ilgili makamlar bir açıklama yapabilir mi?

*

Ama seçim öncesi yapılsın açıklama.

Gecikmesin de bir işe yarasın yani.

 

SAADET PARTİSİ’NE SALDIRI
SAADET Partisi bir şey söylüyor.

MHP başka bir şey söylüyor.

Olayın içyüzü tarafsız ve adil bir şekilde ortaya çıkarılmalı, sorumlular yargı önünde hesap vermeli.

*

Ve olayın içyüzü ne olursa olsun...

Ortaya çıkan görüntüye...

Hep birlikte karşı çıkmamız, hep birlikte lanetlememiz, hep birlikte “dur” dememiz gerekir.

*

Hele polisin Saadet Partisi’ne mensup bir yaralıyı taşıyacak olan ambulansı “talimat gelmedi” diye bekletmesi...

Asla kabul edilemez.

 

DOLARI BOZDURMAK
“DOLARLARINIZI bozdurun” çağrısı yapan yetkililere...

Ahalimiz içinden birkaç cüretkâr çıkıp da “İyi de bizde bozduracak dolar kalmadı” falan demeye kalkarsa...

Yetkililerimiz karşı cevabı hazırladılar mı acaba?

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Reform ve Arınç üzerine özlü sözler

Reform işi, Bülent Arınç’a feda edilmeyecek kadar ciddi bir iştir.

 

- Reform, Bülent Arınç’ı fersah fersah aşmak zorundadır.

*

- Reform, diş macunu gibidir... Bülent Arınç onu tüpe sokamaz.



Yazının Devamını Oku

Bülent Arınç yüzünden reformlar baltalanmasın

Bülent Arınç için şunları yazdım önceki gün:

- Bütün kesimler nezdinde yıpranmış bir isimdir.

- Uzun zamandır sözünün etkisi azalmıştır.

- Zannettiği gibi “yukarıda” bir konumda değildir.

- İnandırıcılığı çok ağır hasar almıştır.

*

Diyeceksiniz ki:

*

E ama

Yazının Devamını Oku

Reformdan sonra şimdi de Avrupa

Cumhurbaşkanı Erdoğan, reform bombasının ardından şimdi de Avrupa bombasını patlattı.

 Söylediği en net şekilde şu:

*

“Kendimizi başka yerde değil Avrupa’da görüyor ve geleceğimizi Avrupa ile birlikte kurmayı tasavvur ediyoruz”.

*

Erdoğan’ın sözleri, bununla sınırlı değil.

Çekincelerini de sıralıyor:

*

“Avrupa’nın bize verdiği sözleri tutmasını, ayrımcılık yapmamasını, en azından ülkemize yönelik aleni düşmanlıklara alet olmamasını bekliyoruz”.

Yazının Devamını Oku

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür

Bülent Arınç...

- Bütün kesimler nezdinde yıpranmış bir isimdir.

- Uzun zamandır sözünün etkisi azalmıştır.

- Zannettiği gibi “yukarıda” bir konumda değildir.

- İnandırıcılığı çok ağır hasar almıştır.

*

Ama durumun böyle olması...

Bülent Arınç’ın söylediklerinin doğru olduğu gerçeğini değiştirmez.

Yazının Devamını Oku

Biat, itaat, ram

Ekranlardan birinde yapılan bir siyasi tartışmanın kısa bir videosunu izledim.

İzlediğim bölümde tartışmacılardan biri, programa katılan iktidar muhaliflerine şöyle bağırıyordu:

*

“Erdoğan’a itaat edeceksiniz. Erdoğan’a biat edeceksiniz. Erdoğan’a ram olacaksınız.”

*

Bunu söyleyen tartışmacı arkadaşımız...

“Erdoğan, bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanıdır. Onu cumhurbaşkanı olarak tanımak, demokrasiye saygının gereğidir” deseydi.

Kimsenin itiraz edemeyeceği demokratik bir ilkeyi anımsatmış olacaktı.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan işte budur bundan ibarettir

Ali Babacan, AK Parti hükümetinin bakanı olarak...

Gezi Parkı davalarında “mağdur” sıfatıyla şikâyetçi olmuş.

Bugünlerde çok demokrat, aşırı liberal, fena özgürlükçü takılıyor ya...

Kendisine “Sen niye Gezi olaylarında davacı olmuştun?” diye sorulduğunda...

Şu cevabı vermiş:

*

“Ben davacı değildim, şikâyetçi değildim, mağdur da değildim. Savcı, tek taraflı olarak bütün bakanları mağdur olarak değerlendirdi. Araştırdım, davadan çekilmek kanunen mümkün değildi. İşte bugün buradan savcılara sesleniyorum: Ben bu davanın mağduru değilim. Silin benim adımı.”

*

Yazının Devamını Oku

Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul incelemesi hakkında kitabın ortasından

Meral Akşener açıkladı:

 

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında... Kanal İstanbul’a karşı çıktı diye soruşturma açılmış.



*

Olayın aslına faslına baktığımızda ise...

Yazının Devamını Oku

Yeni gündem: Reform

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde sürekli şu üç şeyin altını çiziyor:

 

BİR: Hukukta reform... İKİ: Demokraside reform... ÜÇ: Ekonomide reform...

*

Üç alanda yapılacak reformlar, yeni dönemin en önemli tartışma konusu...

*

- İnandırıcı bulmayabilirsiniz.

- Gecikmiş bir yöneliş olarak nitelendirebilirsiniz.

- İçinin nasıl doldurulacağını sorgulayabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Hukukta reform olursa ne olur?

Umut devreye girer.

- Yüzler güler.

- Karamsarlığın yerini iyimserlik alır.

- Daha iyiye doğru yelken açılır.

- Tutuklayarak cezalandırma son bulur.

- Tutuklama istisna olur.

- Yabancı yatırımcıya güven verilir.

- Yabancı yatırımcıdan daha önemlisi: Vatandaşa güven verilir.

- Yatırımın önü açılır.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın Uğur’u... Dünyanın Özlem’i...

Uğur Hoca, tamam.

İyi ama bir de Özlem Hoca var.

*

Birini öne çıkarıp diğerini geri plana atmak hatta yok saymak... Gerçekten çok ayıp, gerçekten utanç verici.

*

“Dünyanın Uğur’u” manşetini atıp “Dünyanın Özlem’i” manşetini akıldan bile geçirmemek... Olacak iş değil.

*

- Uğur Hoca profesörse... Özlem Hoca da profesör.

- Uğur Hoca BioNTech’in sahibiyse... Özlem Hoca da sahibi.

Yazının Devamını Oku

Ümit Özdağ ile Muharrem İnce arasındaki farklar

İkisi de partisinden memnun değil.

İkisi de yaptıkları açıklamalarla olay oluyor. İkisiyle de Tarafsız Bölge’de konuştum. Edindiğim izlenimlere göre aralarında şu türden farklar var:

*

- Özdağ tepeden tırnağa ideolojik. İnce popülaritenin altın çocuğu.



*

Yazının Devamını Oku

On maddede Kamala Harris’i yazdım: Kurgulasan olmaz

Birinci olarak... Kadın... Oradan zaten kazanıyor.

- İkinci olarak... Babası Jamaikalı. Bu yanıyla hem Güney Amerika’ya selam çakıyor, hem de siyahlara.

*

- Üçüncü olarak... Annesi Hindistanlı. Bu yönüyle koskoca Asya’yı alıyor kanatlarının altına.



*

Yazının Devamını Oku

Zabıtaya ve polise çağrı: Çekin elinizi gazeteden

Bizim gazetenin dağıtım servisinden fotoğraflar geldi elime...

Samsun’da zabıta ve polis, gazete dağıtıcısı avında.

Öyle bir sarmışlar ki motosikletiyle gazete dağıtan arkadaşımızın etrafını...

Sanırsın terörist avlıyorlar!



*

Yazının Devamını Oku

Biden gelecek bizim muhalefetin dertleri bitecek mi?

İddia ediyorum: Biden gelince...

Bizim iktidardan daha çok bizim muhalefetin işi zorlaşacak.

*

Örneklerle gidelim:

*

Biden, ABD Başkanı olarak...


Yazının Devamını Oku

‘Riskli binalarda oturmayın’ diyen çok sayın yetkili

Vatandaşlarımıza “Riskli binalarda oturmayın” diyorsunuz çok sayın yetkili bey.

Tamam... İyi diyorsunuz.

Tamam... Güzel diyorsunuz.

*

Ama çok sayın yetkili bey, bu insanlar, keyifleri öyle istediği için riskli binalarda oturmuyorlar ki!

“Amaaan şimdi taşınma sorunuyla falan kim uğraşacak abi” diyerek riskli binalarda oturmaya devam etmiyorlar bu insanlar.

Yahu kim ister en küçük bir depremde enkaza dönüşecek bir binada çoluk çocuk oturmayı? Yahu kim ister enkaz altında can vereceğini bile bile o binalarda oturmaya devam etmeyi?

Niye anlamıyorsun

Yazının Devamını Oku

Ah o parmağın tutuluşu

“Ağlamıyoruz, gözümüze toz kaçtı” diye yalan söyletti hepimize.

- “Milli umut” nedir, öğretti hepimize.

*

- “Hayat bir parmağa tutunmaktır” falan diye felsefe yaptırdı hepimize.

*

- “Elif bebeğin bırakamadığı o parmak olmak” isteği aşıladı hepimize.

*

- “Tuttuğun parmak değil kalbimiz oldu ey Elif” dedirtti hepimize.

*

Yazının Devamını Oku

Ölüm gelince ben hep şöyle yapıyorum

Hep en iyi şeylerini hatırlıyorum ölenin.

Kötü şeylerini hiç hatırlamıyorum.

*

Hep hayırla yâd etmeye çalışıyorum.

Hayırsızca yâd etmek istemiyorum.

*

Hep “İyi bilirdik” diye haykırıyorum.

Başka türlü haykırmak içimden gelmiyor.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk biz

Elazığ için nasıl yandıysak...

Ne eksik ne fazla...

Aynı öyle yandık İzmir için.

*



Henüz enkaz altında canlarımız varken...

Yazının Devamını Oku

Geçmiş olsun canım İzmir...

Yıkılan binalar.

Ortaya çıkan enkazlar.

Yükselen deniz.

Çaresizlikler.

Şehirden yükselen dumanlar.

Haykırışlar.

*

Hepsini yüreğimin en derinliklerinde hissettim.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk

Cumhuriyet Bayramı nedeniyle şöyle bir kolaçan ettim etrafı... Manzara-i umumiye şöyleydi:

Herkes mesaj paylaşıyordu coşkuyla...

Atatürk sevgisi yükseliyordu bütün mesajlarda...

Cumhuriyet’in fazilet olduğunda herkes hemfikirdi...

Eşitlik şarkıları dökülüyordu tüm dudaklardan...

Büyük şirketlerin şahane videoları dönüyordu her yerde...

Herkes kendi meşrebince kutluyordu bayramı...

Kayıtsız kalan neredeyse yok gibi bir şeydi...

Aykırılık, çıkıntılık yapan bile kalmamıştı...

Yazının Devamını Oku