GeriAhmet HAKAN Sen iflah olmazsın Cumhuriyet gazetesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sen iflah olmazsın Cumhuriyet gazetesi

Yarım asır önce...

Şule Yüksel’i aşağılarlardı:

“Sıkmabaş” diye... “Şulebaş” diye...

Öyle safmışım ki...

Kılık kıyafet üzerinden yapılan bu türden aşağılamaların artık geride kaldığına inanmaya başlamıştım.

Sen iflah olmazsın Cumhuriyet gazetesi

Öyle iyi niyetliymişim ki...

“Artık bir noktaya varıldı... Kimse kimsenin giyim tarzıyla alay etmiyor... Ne güzel” falan diyecek durumdaydım.

Öyle iyimsermişim ki...

“Kişisel tercihlere saygı” konusunda olağanüstü bir olgunluk derecesine ulaştığımıza rahatlıkla bahse girebilirdim.

*

Ve fakat bir de ne göreyim!

Cumhuriyet gazetesi...

Sanki kılık kıyafet özgürlüğü konusunda bir mutabakata varılmamış gibi, sanki yarım asırdır boşuna nefes tüketilmiş gibi, sanki kılık kıyafet söz konusu olduğunda “sana ne/bana ne” ilkesi geçerli hale gelmemiş gibi...

Yarım asır öncesindeki o ilkel dürtülerini yeniden harekete geçirmesin mi?

*

Şule Yüksel’in vefatıyla ilgili yaptıkları habere attıkları başlık, aynen şöyleydi:

“Şulebaş örtüsünün yaratıcısı öldü”.

*

Ta yarım asır evvel bunların ağababaları, Şule Yüksel’e gün yüzü göstermemişlerdi.

Aşağılamışlardı, alay etmişlerdi, iftira atmışlardı, yasaklatmaya çalışmışlardı, ihbar etmişlerdi, hapislere düşürmüşlerdi, takibata aldırmışlardı, damgalamışlardı falan...

Ta yarım asır sonra ağababaların ardından gelenler de... Şimdi Şule Yüksel’in cenazesine zulmediyorlar.

*

Yok yok... Bunlar iflah olmazlar.

Vallahi olmazlar, billahi olmazlar.

30 AĞUSTOS

Her dönemin en azılı emperyalistlerinin suratlarına Anadolu’da nakşedilmiş okkalı mı okkalı bir şamardır 30 AĞUSTOS...

Yenilgi yenilgi acılar içinde kavranan bahtı kara bir milletin tırnaklarıyla elde ettiği çok ama çok büyük bir zaferdir 30 AĞUSTOS...

Mustafa Kemal’in dehasını, inancını, inadını, bağımsızlık aşkını, teslimiyete kapalılığını gösteren bir gündür 30 AĞUSTOS...

Milletin her ferdinin, “Kim var” diye sağa sola bakmadan vatan için kendini ortaya atarak tarih yazmasının adıdır
30 AĞUSTOS...

Bırakın ayrılığı/gayrılığı, onu/bunu, Türk’ü/Kürt’ü, Sünni’yi/Alevi’yi, seküleri/muhafazakârı falan da...

Doya doya kutlayın.

EKREM İMAMOĞLU’NUN BU İCRAATINA TAM DESTEK

İSTANBUL 24 saat yaşayan bir şehir olsun...

Böyle bir özlemim vardı.

Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’da toplu taşımanın 24 saat devam edeceğini söylemesine işte bu yüzden tam destek veriyorum.

ÖMÜR GEDİK KONUYU KAPATTI

DÜN öğleye yakın beni aradı Ömür Gedik... “Yazını okudum. Haklısın. Sosyal medyada da bunu dile getireceğim” dedi. Ardından da şu mesajı yayınladı:

“Herkes fikirlerini özgürce söyleyebilmeli. Ben, beni eleştirenlere kızmıyorum. Ahmet Hakan’ın yazısını okudum. Tekrar düşündüm. Fikrimi dile getiriş biçimimin doğru olmadığını kabul ediyorum. Hepinizin zamanını aldım. Kusura bakmayın”.

*

Söyleyeceğim iki kelime var: Konu kapanmıştır.

CÜBBELİ KÜÇÜKKEN HARİKA ÇOCUKTU

CÜBBELİ Ahmet, şöyle demiş:

“45 senedir vaaz veriyorum. 45 senelik vaaz hayatım var”.

İsmail Saymaz da bunun üzerine şunu yazmış:

“Cübbeli 1965 doğumludur. Yani 54 yaşında. 45 senedir nasıl vaaz verebilir?”.

*

İsmail Saymaz’ın şahsında merak eden herkese kişisel tanıklığımı aktarmak isterim:

*

1970’li yılların başında babam beni İsmailağa’ya götürmüştü... Benim yaşlarımda bir çocuk görmüştüm orada... Sarıklı, şalvarlı, cübbeli, gözlüklü bir çocuk... Etrafındakilere bir şeyler anlatıyordu, karşısındakiler de onu gayet ciddiyetle dinliyorlardı... Hafif kilolu, acayip şirin, bilmiş bir çocuk... “Bu kim?” diye sordum... “O Ahmet Hoca’dır... Hafızdır... Emsile, Bina... Hepsini yalayıp yutmuştur” dediler... O yaşta kürsüde vaaz veriyordu, millet de bu “harika” çocuğu büyük bir ciddiyetle dinliyordu.

*

Sonuç: Başka konulardaki haklılığı bayağı su götürür ama Cübbeli’nin 45 yıllık vaaz hayatı olduğunun şahsen tanığıyım.

KARAR ALDIM

BUNDAN sonra...
Hava sıcaklığı 20 derecenin üzerindeki hiçbir yabancı ülkeye gitmeyeceğim.

Sen iflah olmazsın Cumhuriyet gazetesi

JÜRİ Mİ OLUYORUM?

“BEN hayatımda hiç magazin programı izlemem, hep belgesel izlerim” diyen annem, telefon açıp “Sen Yetenek Sizsiniz’de jüri mi oluyorsun?” diye sordu... Hemen anlamıştım: Annem yine kaçırmamış magazin programlarını!

*

Mesele şu: Ben Kanal D Haber’deyken en cevval muhabirlerimizden biri olan Orkun Ün, TV 8’de “8’de Bugün” diye bir programa başladı... Bana da bir teklifle geldi: “Acun Bey ve sizi bir araya getirmek istiyorum”. Ben kabul ettim, Acun da etmiş... Böylece buluştuk... Orkun sordu, biz de cevap verdik. Orkun, bir ara Acun’a dönüp “Ahmet Hakan’dan jüri üyesi olur mu?” diye sorunca Acun, “Olur... Hem de bayağı iyi olur” diye bir cevap verdi... İşte bu cevaptır magazindeki haberlerin kaynağı...

*

Benim açımdan ise durum şudur: Sanırım Acun, “Asosyal, çekingen, ürkek bir adam... Bundan jüri müri olmaz” demek yerine kibarlık yapıp “Niye olmasın” demeyi tercih etti.

X

Neden en başta “Evet, balıkçıdaydım” demedi

İstanbul’un kara teslim olduğu dakikalarda...

Ekrem İmamoğlu’nun balıkçıda olduğu iddiaları havada uçuşmaya başladı.

*

İddialar havada uçuşmaya başladığı andan itibaren...

Ekrem İmamoğlu, sırasıyla şu üç şeyi yaptı:

*

BİR: Önce olayı sakladı. Ortaya çıkan fotoğraflara rağmen olayı görmezden geldi. Sustu. Konuya açıklık getirmedi. Konunun kapanmasını bekledi. Geçsin gitsin istedi. Hiçbir açıklama yapmadı.

*

Yazının Devamını Oku

Umuttan mı? Umutsuzluktan mı?

Muhalif kesimlerde bir üslup sertleşmesi gözlemleniyor.

Bazen işin aleni hakaretlere vardırıldığı görülüyor.

Hakaretleri kınamaktan kaçınıldığına dair izlenimler ortaya çıkıyor.

*

İyi ama neden böyle oluyor?

*

Cevap:

Ya umuttan böyle oluyor ya da umutsuzluktan.

*

Yazının Devamını Oku

Sedef Kabaş olayında Kılıçdaroğlu ve Akşener iki şey söyleyebilirdi

Hem CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hem de İYİ Parti Lideri Meral Akşener...

Sedef Kabaş’a tam destek verdiler.

*

“Ne var canım? Ne demiş ki? Atasözü söylemiş?” falan diyerek verdiler bu desteği.

“Sedef Kabaş Yalnız Değildir” sloganını paylaşmayı da ihmal etmediler.

*

Oysa... Oysa...

Yazının Devamını Oku

Dört başı mamur bir seviyesizlik

Sedef Kabaş ne dedi?

Tele1 adlı televizyon kanalında konuşan Sedef Kabaş’ın söyledikleri tam olarak şu: 

*

“Şuna inanıyorum ki Recep Tayyip Erdoğan dönüp şöyle siyasi hayatına baksa... Kendisine bu toplum, bu halk, bu ülke çok şans verdi. Çok iyi makamlara getirdi, çok destek verdi, çok oy verdi, çok paye verdi. Çok meşhur bir söz vardır, taçlanan baş akıllanır diye. Ama görüyoruz ki gerçek değil. Ya da tam tersi bir söz vardır. Hadi onu söylemeyeyim, büyükbaş hayvan diyeyim. Büyükbaş hayvan, bir saraya girdiği zaman o kral olmaz, o saray ahır olur.”

*

Görüyorsunuz değil mi ülkenin Cumhurbaşkanı’na televizyon ekranında edilen hakaretleri.

*

Bağlamına bakıyoruz sözlerinin... Gördüğümüz şu:

Yazının Devamını Oku

Küçük felaket: Davutoğlu ile müttefik olmak

Ahmet Davutoğlu’nun şu türden ontolojik özellikleri vardır:

- Kendisine verileni, kendisinin aldığını zanneder.

*

- Yüzde 0.5 ile yüzde 25’in eşit olduğunu düşünür.



*

Yazının Devamını Oku

Yemişim Swap’ını

Televizyon yayınlarını denetleyen kurumsal yapımızın...

Muhalif bir kanalın haberlerine yönelik...

Denetim iştahını sürekli kabarık tutmasını, hep zinde bir tutum almasını, devamlı kontrol altında tutmasını normal karşılamak...

Tabii ki mümkün değil.

*

Ama ağalar, beyler...

Elinizi vicdanınıza koyun da söyleyin:

*

Böyle bir anormallik var diye...

Yazının Devamını Oku

Aşk eski bir yalan

Son günlerde dilimde çok eski bir şarkı var.

Sürekli o şarkıyı mırıldanıyorum.

*

Bir suç işler gibi mırıldanıyorum.

Yasadışı bir iş yapar gibi mırıldanıyorum.

*

Mırıldandığım şarkı, Kâmuran Akkor’un çok eski bir şarkısıdır:

*

“Aşk eski bir yalan / Adem’le Havva’dan kalan.”

Yazının Devamını Oku

Engelliyorlar o yüzden hizmet yapamıyorum

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeni mottosu bu.

Son günlerde İstanbul’un dört bir yanına afişler asıp şu mesajları veriyor:

*

- Otobüs almak istiyorum, aldırmıyorlar.

- Metro yapmak istiyorum, yaptırmıyorlar.

- Bütün işlerim tek imzaya kaldı.

- Cumhurbaşkanı imza atmıyor.

- Bana iş yaptırmıyorlar.

-

Yazının Devamını Oku

Kısa çöpü çeken en sona otursun

Muhalefet partilerinin “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” çalışması tamamlanmış.

Parti liderleri, yakında bu sistemle ilgili ortak açıklama yapacaklarmış.

*

Fakat şöyle bir sorun söz konusuymuş:



Ortak açıklama yapılırken, liderler hangi düzene göre oturacaklar?

Yazının Devamını Oku

Peygamber soyundan gelir, kimseye söylemez

Yıldırım Kaya, CHP’nin önde gelen isimlerinden.

 

Yıldırım Kaya’nın yakın geçmişinde...

Bir solcu sendika, bir solcu parti var.



Eğitim-Sen

Yazının Devamını Oku

Kapkara bir cehalet: Cin çıkarma vakası

Aşırı dindar bir ailenin içine doğdum.

Babam ilahiyat mezunu bir müftüydü.

Din konusunda iyi bir öğretim gördüm.

Vaazlar, sohbetler dinledim.

Kitaplar karıştırdım.

*

İşte çok net biçimde söylüyorum:

*

“Cin çıkarma”

Yazının Devamını Oku

Tutar mı tutmaz mı

İşittiğime göre CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili olarak halkın huzuruna şöyle bir tabloyla çıkmayı planlıyorlarmış:

CUMHURBAŞKANI ADAYI: Kemal Kılıçdaroğlu.

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Meral Akşener (Başbakan)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ali Babacan (Ekonomi)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ahmet Davutoğlu (Dış İşleri)

*

Yazının Devamını Oku

Cemaat yurtlarına dair önyargısız yedi hüküm

ENES KARA ADLI BİR TIP ÖĞRENCİSİ, KALDIĞI ÖĞRENCİ YURDUNDA YAŞADIKLARI YÜZÜNDEN CANINA KIYDI. ÜÇ GÜNDÜR BU ÇOK ÜZÜCÜ OLAYI KONUŞUYORUZ. NASIL OLUYOR DA BİR ÖĞRENCİ YURDUNUN KOŞULLARI, BÖYLE BİR TRAJEDİYE YOL AÇABİLİYOR? SERİNKANLI VE ÖNYARGISIZ BİÇİMDE BUNU İRDELEMEK ŞART. BEN BÖYLE BİR İRDELEMEYİ 7 HÜKÜMLE YAPMAYA ÇALIŞTIM.

HÜKÜM BİR

ZORLA, ZORLAYARAK

TARİKAT ve cemaat yurtlarının varoluş amaçları, üniversite öğrencilerine barınma imkânı sağlayıp hayır dua kazanmak olmalı. Ama maalesef durum hiç de böyle değil. Bu tür yurtlar, barınma imkânının karşılığı olarak öğrencilere tarikat ve cemaatin doktrinlerini öğretir. Üstelik zorla ve zorlayarak. FETÖ’den beri bu böyledir.

*

HÜKÜM İKİ

ARZ VE TALEP

BİR öğrenci yurdunda tarikat ve cemaat öğretileri öğretilemez mi? Tabii ki öğretilebilir. Ama bu, bir askeri disiplin içinde zorla ve zorlayarak yapılmaz, yapılamaz. Yurt, eğer talep eden öğrenci varsa bunu arz eder. Budur, bu kadardır. Ancak çok az cemaat ve tarikat yurdu, böyle yapmakta.

*

Yazının Devamını Oku

Kabataş Lisesi’ne selam olsun

Sosyal medyada izledim videoyu.

“Çirkin olay”, tam olarak şöyle bir şey:

*

Kabataş Lisesi’nin yatakhanesinde üç öğrenci müsveddesi, Atatürk posterini bıçakla delik deşik ediyor.

Bu sırada kahkahalar yükseliyor. Tabii küfürler ve hakaretler eşliğinde.

*

Bakıyorum:

Bazıları, bu çirkin olaydan yola çıkarak...

Büyük büyük analizler yapıyorlar, Türkiye’nin en köklü lisesini bir kalemde silip atıyorlar, ideolojik ve siyasi sonuçlar çıkarmaya çalışıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Lider televizyonda konuşurken telefon bağlantısı yapılır mı?

Ben lider olsam...

“Bırakın, bağlansınlar” derim.

*

Ama tabii eğer şu üç şey söz konusuysa:

*

- BİR: Söylediklerimden eminsem.

*

- İKİ: Elimde kapı gibi belgeler varsa...

*

Yazının Devamını Oku

Bir Hürriyet yazarına şiddetle itirazım var

Fuat Bol’un dün Hürriyet’te yayınlanan yazısının başlığı şuydu: “CHP’liler demokrat olabilir mi?”

Yazıyı baştan sona dikkatlice okudum.

Yazıda bir zihniyet analizi yapılıyordu.

Ve CHP’lilerin demokrat olamayacağı sonucuna varılıyordu.

*

Hangi gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın...


Yazının Devamını Oku

Allah milletvekilinin iftirasından korusun

Ali Mahir Başarır diye bir milletvekili var.

 

CHP’li bu milletvekili, CHP’nin televizyon kanalına çıktı ve desteksiz salladı.

“Demirören o gece şu kadar dolar aldı” falan diye ipe sapa gelmez bir palavra.

*

Belgesi var mı bunun?


Yazının Devamını Oku

Şevki Yılmaz olayını çözmüş bulunmaktayım

Yaşı yetmeyenler pek bilmez.

1980’ler, 1990’lar Şevki Yılmaz’ın fırtına gibi estiği dönemlerdi.

*

Kimdi Şevki Yılmaz?

Yedi maddede özetleyeyim:

*

BİR: Refah Partisi’nin en ünlü hatibiydi.

*

Yazının Devamını Oku

‘Bil / Bul’ ekine dokunmamalıydık

Dolardaki dalgalanma, kâğıt fiyatlarındaki fahiş artış falan derken...

“Tasarruf şart” dedik ve tuttuk gazetenin “Bil / Bul” ekini biraz kuşa çevirerek Kelebek’in içine aldık.

*

Bir anda çarşı karıştı.

Bitmek tükenmek bilmeyen tepkiler.

Mailler, mesajlar, telefonlar...

Protesto üstüne protesto.

*

Mesela

Yazının Devamını Oku

20 Aralık’takine benzer bir hamleye ihtiyaç var

20 Aralık’ta ne oldu?

18’lere tırmanan dolar, bir gecede 12’lere indirildi.

Ve bugün 13’lerde seyrediyor.

*

20 Aralık hamlesi o kadar tuttu ki...

“Enflasyon rakamı açıklanınca dolar uçacak” diyenler, bir kez daha yanıldılar.

Bir uçuş söz konusu olmadı.

*

20 Aralık, siyasette AK Parti iktidarının

Yazının Devamını Oku