Sazan gibi atlamayın şu fotoğrafların üstüne

“TÜRK heyetinde not tutan bir kişi bile yok/Amerikan heyetinde ise herkes not tutmaya hazır” diye özetlenen o meşhur fotoğraf karesinin öyküsünü öğrendim.

*

Olay şöyle olmuş:

ABD Başkanı Trump ve beraberindekiler, daha önce yaptıkları bir görüşmeyi tamamlamışlar. Ellerinde not kâğıtları, kalemler falan... O şekilde bekliyorlarmış Türk heyetini... Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler içeri girmişler, yerlerini almışlar ve toplantının basına açık bölümünde fotoğraf çekimi başlamış. Türk heyetinde not defterlerinin olmadığı fotoğraf karesi, işte böyle ortaya çıkmış.

Sazan gibi atlamayın şu fotoğrafların üstüne

Görüşme başlar başlamaz ise... Türk heyetinde bulunanlar, hemen not defterlerini çıkarıp kendi alanlarıyla ilgili notlar almaya başlamışlar.

*

Şimdi elimizde iki fotoğraf var:

- BİR: Türk heyetinin not tutmadığını gösteren fotoğraf...

- İKİ: Türk heyetinin harıl harıl not tuttuğunu gösteren fotoğraf...

*

Birinci fotoğrafın üzerine sazan gibi atlayarak “Bizimkiler not bile tutmuyor... Şunların haline bakın hele... ABD heyeti ise işine nasıl da sahip çıkarak not üstüne not alıyor...” falan diye laf sokanlar, ikinci fotoğrafla karşılaşınca “ölü taklidi” yapmaya başladılar.

Sazan gibi atlamayın şu fotoğrafların üstüne

*

Başta CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere...

Önünü arkasını incelemeden bu tür olayları konu edenlere dört önerim var:

- BİR: Yapmayın böyle... İnternette gördüğünüz her fotoğrafın üstüne hemen atlamayın.

- İKİ: Diyelim atladınız... Hakikati öğrendiğinizde samimi olarak mahcup olun. Mahcubiyet iyidir.

- ÜÇ: Diyelim mahcup oldunuz... Zerre yüksünmeden özür dileyin. Çok asil bir davranıştır özür dilemek.

- DÖRT: Diyelim özür dilediniz... “Bu da bana ders olsun, bir daha asla böyle bir şey yapmam” falan diye yemin ediniz.

 

BİR TRUMP ÖLMÜŞ DİYELER

GEÇEN akşam tam da güzel bir filme dalacakken...

Whatsapp’tan acı acı uyarı mesajları geldi.

Açtım.

Bir arkadaşım, “Duydum mu? Trump ölmüş” diyordu mesajında...

Bir başka arkadaşım ise “Trump ölmüş, duyurmuyorlarmış” diyordu...

Komplo teorilerine yatkın ve iktidarı pek seven bir arkadaşım ise “Adam S-400 meselesinde Türkiye’ye destek verdi ya... O yüzden zehirlediler adamı” demesin mi?

Bütün bu mesajlara karşı...

“Bir Trump ölmüş diyeler/Üç günden sonra duyuralar/Soğuk su ile yuyalar/Şöyle garip bencileyin” diye cevap yazdım, ardından telefonumun sesini kıstım ve filmime dalıverdim.

 

BU ŞEYH BİLDİĞİNİZ ŞEYHLERDEN DEĞİL Kİ

HABER şöyle verildi:

Sazan gibi atlamayın şu fotoğrafların üstüne

“Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Şeyh El Kasımi, Londra’daki evinde escortlarla yaptığı grup seks sırasında öldü. Birleşik Arap Emirlikleri’nde 3 günlük resmi yas ilan edildi.”

*

“Şeyh” denilince...

Akıllarına “Menzil Şeyhi” ya da “Nakşibendi Şeyhi” falan gelen bazıları, bu haber üzerinden...

Bol bol yalan yanlış geyik çevirdiler, çeviriyorlar.

*

Oysa gerçekler hiç de çevrilen geyiklere uymuyor.

Öncelikle şunu vurgulayayım:

Arap dünyasında yöneticilere ve onların soyundan gelenlere “şeyh” deniyor. Yani işin dinle, tarikatla uzaktan yakından ilgisi yok.

*

Ölen Şeyh El Kasımi’ye gelince... Kendisi Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki emirin soyundan gelen yöneticilerden birinin oğlu.

9 yaşında Londra’ya yerleşmiş, Tonbridge’de eğitim görmüş, İmperial College London’da okumuş, Central Saint Martins’te moda tasarımı üzerine dersler almış, tasarımcı olmuş, “Qasimi Homme” diye erkek giyim markasına imza atmış biri.

*

Yani... Dini değerlerle bezenmiş bir “şeyh” ya da “şeyh çocuğu”nun aşırı riyakâr bir davranışıyla değil de...

Hayatını neredeyse tamamıyla Londra’ya adamış zengin bir Arap çocuğunun hiç de riyakâr olmayan ve sonu kötü biten bir macerasıyla karşı karşıyayız.

*

“Şeyhlik” üzerinden geyik çevirmeye meraklı olanlara sesleniyorum:

Şeyhler ve şeyh çocukları asla böyle şeyler yapmaz tarzı bir iddiam yok ama buradan pek ekmek çıkmaz gibi.

 

KÜÇÜK İSKENDER

ŞAİR küçük İskender, “Ben Ölürsem” adlı şiirinde şöyle diyordu:

*

“Ben ölürsem kara kutumu bulamayacaklar

ne bir buz yorgunluğu

ne bir sinema perdesi yırtık.. küçücük kabrim

bir çocuk kalbi gibi haylaz olacak!”

*

Son büyük şairlerimizden birini daha kaybettik...

Uğurlar olsun küçük İskender!

 

İMAMOĞLU’NUN DUAYLA BAŞLAMASINA DAİR İKİ ŞEY

- BİR: Bizdeki çarpık laiklik anlayışı, aşağı yukarı şöyle bir şeydir: “Bir şey dini ise... Neyi ihtiva ederse etsin... O şey kamu alanında asla ve kat’a yer alamaz”. Bu anlayışa göre... Dindar bir siyasetçi, siyaset alanına girdiği andan itibaren dini unutacak! Ekrem İmamoğlu’nun göreve duayla başlamasına tepki gösterenlerin çoğu, işte böyle çarpık bir laiklik anlayışına sahipler.

- İKİ: Makam odasında ailesi ve çalışma arkadaşlarıyla birlikte ve bir hoca eşliğinde dua etmesiyle ilgili olarak Ekrem İmamoğlu, şöyle bir açıklama yapmış: “O benim kişisel alanımdı. Yaptığım şey ailemle beraber dua ile yola çıkmaktı”. Yanlış bir yaklaşım bu... Orası İmamoğlu’nun kişisel alanı değildir. Keşke İmamoğlu, “Ne var bunda kardeşim mesele edecek!” falan demekle yetinseydi.

 

EN SEVDİĞİM 10 KEMAL SUNAL FİLMİ

- BİR: Zübük...

- İKİ: Şaban Oğlu Şaban...

- ÜÇ: Kapıcılar Kralı...

- DÖRT: Tosun Paşa...

- BEŞ: Hababam Sınıfı...

- ALTI: Salako...

- YEDİ: Davaro...

- SEKİZ: Köyden İndim Şehire...

DOKUZ: Devlet Kuşu...

- ON: Çöpçüler Kralı...

 

X

Dışlarsan PKK’ya çalışmış olursun

HDP’ye oy vermiş vatandaşlarımızı...

Kazanmaya çalışmak yerine...

- Ötelersen...

- Dışlarsan...

- İtersen...

- Mahkûm edersen...

- Yargılarsan...

- PKK’dan ayırmazsan...

- Yaftalarsan...

Yazının Devamını Oku

Yeter artık! Bitsin şu PKK denilen bela

PKK denilen örgüt, 40 yıldır gündemde.

Bu 40 yıl süresince...

Yapılmayan kalmadı.

*

- Üzerine gidildi... Aman verilmedi... Sınır ötesi operasyonlar yapıldı...

*

- Siyasi kolunun partileri kapatıldı...

*

- Askeri yöntemlere ağırlık verildi... Köyler boşaltıldı...

Yazının Devamını Oku

Özetleme kardeşim yazımı

T24 diye bir site var.

Güya ahlak abidesi... Güya tarafsız... Güya dürüst... Güya saptırma yapmıyor... Güya aşağılık işlerden uzak...

*

Peki ya gerçek? Tam tersi.

Tek farkları şu: Ahlaksızlığı birazcık daha sofistike biçimde yapıyorlar.

*

Dün uzun, upuzun bir yazı yazdım, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı Gara harekâtı konulu konuşmayı analiz eden.

*

Dedim ki:

Yazının Devamını Oku

İki tarafın fanatikleri için değil... Sessiz çoğunluk için yazılmış bir yazı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP ve İYİ Parti liderlerini ziyaret edip Gara konusunda bilgilendirdiler.

Çok hoşuma gitti bu ziyaret ve bu bilgilendirme.

Muhalefet dışlanmadı diye...

Demokratik bir tutum sergilendi diye...

Yıllardır yapılmayan yapıldı diye...

Kutuplaşma belası bir nebze olsun dinecek diye...

Memnun oldum.

Fakat ne oldu?

Yazının Devamını Oku

13 şehidin katili kim?

Kimdir 13 şehidin sorumlusu?

Katil kimdir?

*

Tabii ki tetiği çeken alçaktır.

Tabii ki tetiği çeken alçağa emri veren alçaktır.

Tabii ki “vur” emri verenin bağlı olduğu örgüttür.

Tabii ki örgütün uzantılarıdır.

Tabii ki örgütün iplerini elinde tutan güçlerdir.

*

Yazının Devamını Oku

PKK ile mesafe yok! Katliamla da yok!

Her PKK katliamında...

Gözler kısılıp HDP’ye bakılıyor.

*

- “Ne diyecekler acaba?” diye...

*

- “Katliama yönelik şöyle okkalı bir kınama yapacaklar mı?” diye...

*

- “Acaba yine bir gerekçe bulacaklar mı?” diye...

*

Yazının Devamını Oku

Bir alçaklık destanı: Rehine katletmek

PKK denilen örgüt, bu zamana kadar...

- Bebek katletmiştir.

- Öğretmen katletmiştir.

- Köylü katletmiştir.

- İzne giden askerleri katletmiştir.

- İşçi katletmiştir.

- Bombayla vatandaş katletmiştir.

*

İşte en son...

Yazının Devamını Oku

Laikliğe en çok dindarlar sahip çıkmalıdır

Laiklik denilince bazı kesimlerde oluşan alerjinin tek bir nedeni var:

Yakın zamanlara kadar bu memlekette...

Laikliğin, neredeyse din düşmanlığı gibi algılanıp uygulanması...

*

Laiklik, böyle algılanıp uygulandı diye doğru dürüst uygulanmasından vazgeçilemez.

*

Çünkü doğru dürüst uygulanırsa laiklik...

- Tek bir din anlayışının topluma dayatılmasının önüne geçer.

- Dini değişik biçimlerde anlama ve yorumlama özgürlüğüne fırsat verir.

Yazının Devamını Oku

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

Enes Kanter, gerçekten çok uyanık bir tip.

Ne zaman kiminle ne yapacağını çok iyi biliyor.

Kumpas zamanı...

Zekeriya ile vakit geçirip poz veriyor.

*

Maklube zamanı ise...

Rockefeller’ın torunu Ariana’yla poz veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Muharrem İnce’den Faik Öztrak’a ‘saray ağzı’ yanıtı

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Muharrem İnce’yi “Saray ağzıyla konuşuyor” diye eleştirmişti.

 

Öztrak’ın bu eleştirisine, çok sert bir cevap verdi Muharrem İnce.

Dedikleri şunlar:



*

Yazının Devamını Oku

Bu adamın ilahiyat dekanı olması utanç vericidir

Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Kılıç, geçen gün şöyle bir tweet attı:

“Boğaziçili misiniz, Boğazdışılı mısınız onu bunu bilmem. Aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Biz abdest alır dışarı çıkmayız. Bizim zaten abdestimiz var. Bilin istedik de... Şöyle söyleyeyim. Siz hani bir ayı geçti eylem yapıyorsunuz ya. Biz eylem falan yapmayız. Biz gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz bilin istedim.”

Bu nedir Allah aşkına?

*

Boğaziçi gerilimi bitmesin diye mi yapılıyor bu tür provokasyonlar?

*

Bir ilahiyat dekanına yakışıyor mu böyle bir tehdit dili?

*

Yazının Devamını Oku

İskilipli Atıf için şu ikisini birden söylemek mümkün

Bir İskilipli Atıf Hoca tartışması başladı.

Bir taraf İskilipli’yi göklere çıkarıyor.

Bir taraf ise yerin dibine batırıyor.

*

Oysa İskilipli Atıf hakkında...


Yazının Devamını Oku

Galiba ilk kez uzaya bir Türk astronot gönderilecek

Sosyal medyada çok iyi hazırlanmış, kısa ve vurucu bir klip gördüm:

 

Türkiye Uzay Ajansı’nın hazırladığı bu klip, Atatürk’ün ünlü “İstikbal Göklerdedir” sözüyle birlikte sunuluyordu.

*

Klip şundan ibaretti:



Yazının Devamını Oku

Ben Melih Bulu’nun yerinde olsaydım

Bazı geceler uykuya dalmadan önce... “Bir sahil kasabasına yerleşip balıkçılık mı yapsam acaba” diye içimden geçirirdim.

 

- Şöhretin Kıvanç Tatlıtuğ/Kenan İmirzalıoğlu aşamasını yakaladığımı falan düşünüp ara sıra gülümserdim.

*

- Rektörlük binasının tam önünde “Ey Boğaziçi! Ya sen beni alacaksın ya da ben seni” diye tek kişilik bir eylem planlardım.

*

- Ali Kırca ile Mehmet Ali Birand isimlerinden yola çıkarak... “Mehmet Ali Kırca” gibi bir ismi uydurmayı nasıl başardığıma şaşıp kalırdım.

Yazının Devamını Oku

Hayat bayram olsa

Sıkılı yumruklar birazcık gevşese...

Diyalog kültürü devreye girse...

*

Öğrenciler bir adım geri atsa...

Yöneticilerimiz bir adım geri atsa...

*

Rektör Bulu, yeni bir yaklaşım denese...

*

Yazının Devamını Oku

Bir tek Kılıçdaroğlu olayın farkında

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Boğaziçi Üniversitesi olaylarıyla ilgili olarak yaptığı bir açıklama dikkatimi çekti.

O açıklamayı okuyunca...

“Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda/Kemal Bey bütün olayın farkında” diye ıslıkla bir melodi tutturdum.

Şöyle diyor Kılıçdaroğlu açıklamasında:

*

“Ben sevgili öğrencilerimize değil, onların anne ve babalarına seslenmek istiyorum. Karşımızda kontrolünü kaybetmiş bir siyasi iktidar var. Gerginlikten besleniyor. Bizler aklıselim sahibi olmak zorundayız. Sağduyu ile hareket etmek zorundayız. İktidarın değirmenine su taşımamak zorundayız.”

*

Ne demek istiyor Kılıçdaroğlu?

Yazının Devamını Oku

Cemil Çiçek ile Bülent Arınç farkı

Bülent Arınç...

“AİHM kararı uygulanmalı” demiş.

Çok tepki almış.

*

Cemil Çiçek de...

“AİHM kararı uygulanmalı” demiş.


Yazının Devamını Oku

CHP’den istifa eden Mehmet Ali Çelebi’ye dair birkaç şey

CHP’de milletvekiliyken de gözümde “delikanlı adam” idi... İstifa ettikten sonra da... Zerre değişmedi gözümdeki değeri yani.

- Dikkat! Birine “delikanlı” sıfatını yakıştırmak için onunla aynı fikirde olmak gerekmiyor.

*

- Delikanlılığının sayısız göstergesi var Çelebi’nin: Ergenekon’a karşı direnişi... Mahkeme salonlarındaki dik duruşu... FETÖ’cü yargıya karşı başkaldırışı... İnançlarından ödün vermeyişi...



*

Yazının Devamını Oku

Dinle Z kuşağı

“Eskiden her şey çok güzeldi” tezi...

Koskocaman bir yalandır sayın Z kuşağı.

*

Tamam...

Eskilerden uzanıp gelen bir Münir Özkul/Adile Naşit sevecenliği ve şekerliği var. Ama unutma ki...



Yazının Devamını Oku