Savcılar Cübbeli’yi ifadeye çağırmalıdır

Cübbeli Ahmet, bizim Tarafsız Bölge’de şöyle demişti:

 

“Türkiye’de 2 bin selefi derneği var. Şahıslar pompalı mompalı. İç savaşa hazırlanıyorlar. Özellikle Batman, Adıyaman taraflarında çok selefi akım var. Bu silahlanmayı durdurun. Yarın bu işin önünü alamayız. Birisi ‘Şeyhim’ diye cihat ilan edecek, öbürü ‘Mehdiyim’ diyecek. Birbirini öldürür bu Müslüman millet. Asker bunları vurmak zorunda kalacak. Mutlaka kontrol edilmesi lazım.”

Savcılar Cübbeli’yi ifadeye çağırmalıdır

*

Şimdi de Saygı Öztürk’e konuşmuş Cübbeli ve sözlerinin arkasında olduğunu söylemiş.

*

- Savcıların harekete geçmesi lazım, bir.

- Cübbeli’ye “Ver bakalım elindeki bilgileri” denmesi lazım, iki.

- Bunun burada bırakılmaması lazım, üç.


TOM HARDY’DEN JAMES BOND OLUR MU?

- Olur ama... Bu rol onun için biraz hafif kaçar mı acaba?

*

- Olur ama... Hayatı fazla ciddiye alan havası bir sorun teşkil eder mi acaba?

Savcılar Cübbeli’yi ifadeye çağırmalıdır

*

- Olur ama... “Ben Bond... James Bond...” derken gülmeden durabilir mi acaba?

*

- Olur ama... Smokin üstünde iyi durur mu acaba?

*

- Olur ama... Üstenci ve hayli kibirli bir eda takınmayı başarabilir mi acaba?


KEŞKE HER BELEDİYE BÖYLE KAMPANYA YAPSA

TUZLA Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, harika bir kampanya başlatmış: Askıda tablet.

*

Tablet bağışlayanlar ile tablet ihtiyacı olanları bir araya getiren bir organizasyon. Bir internet sitesi oluşturmuş. Paranın konuşmadığı, sadece tabletlerin konuştuğu bir kampanya bu...

Savcılar Cübbeli’yi ifadeye çağırmalıdır

Mükemmel bir düşünce... Ama tabii ki sadece Tuzla için geçerli.

*

Keşke bu kampanya, tüm Türkiye’ye yayılsa... Keşke tüm belediyelerimiz hiçbir komplekse kapılmadan bu güzel kampanyanın aynısını kendi şehirlerinde ve ilçelerinde başlatsa...

Şahane olmaz mı?


SADECE RUHİ SU’DAN DİNLEYEBİLDİĞİM TÜRKÜLER

- ALLI TURNAM: Hiçbir ses bu türküyü, Ruhi Su’nun sesi kadar karşılayamaz. Hiçbir söyleme biçimi, Ruhi Su’nun söyleme biçimi kadar bu türküye hakkını veremez.

*

- DRAMA KÖPRÜSÜ: Ruhi Su bu türküyü öyle bir söyler ki... Dinlerken kendinizi Hasan’ın Drama mahpusundaki dostlarından biri gibi hissedersiniz.

Savcılar Cübbeli’yi ifadeye çağırmalıdır

*

- MAHSUS MAHAL: Ruhi Su’nun kendi türküsüdür bu... Mahpushanelerdeki mahsus mahallerden gelir sesi bu türküyü söylerken. Sizi de sürükler oraya...

*

- GEÇTİ DOST KERVANI: Biraz yanık söyler bu türküyü Ruhi Su. Kelimelerin üstüne basar. Dost kervanı geçiverir. Sen artık onu eylesen ne olur, eylemesen ne olur?

*

- O YAR GELİR: Bu sadelikten yıkılan türküyü epey ağırbaşlı bir edayla söyler Ruhi Su... O ağırbaşlı edanın tadını bir kez alan ondan vazgeçemez.


BİZİM EN AŞIRIMIZ BİLE BÖYLE BİR ŞEY YAPMAZ

HÜRRİYET’te Yunanistan’la ilgili haber yaparken birbirimize hep şu tür uyarılarda bulunuyoruz:

*

- Yunan halkı ile Yunanistan hükümetini birbirine karıştırmayalım.

- Yunan hükümetinin takındığı kabul edilemez tutumlar yüzünden Yunan halkını suçlayamayız.

- “Yunan’a ders”, “Yunan kaşınıyor”, “Yunan azıttı” türü başlıklar atılamaz.

- Ders veriliyorsa Yunan hükümetine verilir, kaşınan varsa Yunan hükümetidir, bir azıtma söz konusuysa öznesi Yunanistan’ı yönetenlerdir.

*

Bizim yaklaşımımız budur.

Bu yaklaşım, genel olarak Türk basınında da kabul gören ve uygulanan bir yaklaşım.

*

Tabii ki bizim içimizde de aşırılar, marjinal tutum alanlar var.

Fakat onlar bile...

Manşetten Yunan devlet yöneticilerine Yunanca küfürler yazmayı akıllarından bile geçirmezler.

Böyle bir şey olsa...

Bundan utanç duyarız ve sert bir dille eleştiririz.

*

Durum budur ve bu durumda soralım:

Hangi ülkenin tutumu daha uygar bir tutumdur? Hangi ülkedeki yaklaşım daha medeni yaklaşımdır?


MATEMATİKSEL FİZİK PROFESÖRÜNÜN FALCIYA PARA KAPTIRDIĞI BİR ÜLKEDE

HABER
tam olarak şöyle:

*

Gazi Üniversitesi’nde matematiksel fizik ana bilim dalı öğretim üyesi Prof. Özlem Y., sosyal medya uygulamasından bir falcıyla tanışmış.

Falcı, “Sende büyü var” demiş.

Falcıya bir miktar para gönderen profesör, biraz ferahlama hissedince... Falcıya para kaptırmaya devam etmiş.

Söz konusu profesör, en sonunda falcıya toplam 100 bin lira para kaptırdığını fark etmiş.

*

Matematiksel fizik profesörümüzün durumunun böyle olduğu bir ülkede...

İlkokul mezunu vatandaşlarımızın uyduruk şeyhlerin eline düşmesine niye hayret ediyoruz ki?


GÜNÜMÜ ŞENLENDİREN ŞEYLER

- Fenomen Enes Batur’un zorla KYK yurdunda barınmaya alınmasını öğrendiğimde zevkten dört köşe oldum.

*

- Üşümeyi çok özlemiş biri olarak mont mevsiminin hızlıca başlamış olması dolayısıyla mesut ve bahtiyar bir gün geçirdim.

*

- Fatih Erbakan’ın yüzde 51.5 ile birinci çıktığı Cumhurbaşkanlığı seçim anketini okuduğumda tam kahve içiyordum ve içtiğim kahveyi püskürttüm.

Savcılar Cübbeli’yi ifadeye çağırmalıdır

*

- Sosyal medyada izlediğim satanist kızın videosu... Özellikle “Benim tanrım şeytan, lütfen ona kötü bir söz söylemeyin” dediği anda acayip eğlendim.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ümit Özdağ’a karşı İYİ Parti ne yapmalı

Ümit Özdağ ismi, İYİ Parti açısından sıradan bir isim değildir.

Kimdir Ümit Özdağ?

İYİ Parti’nin iki kurucusundan biridir.

İYİ Parti’de genel başkan yardımcılığı yapmıştır.

İYİ Parti’nin var oluşunun temel dayanaklarından biridir.

İYİ Parti’nin milletvekilidir.

İşte tam da bu nedenle...

İYİ Parti

Yazının Devamını Oku

Ümit Özdağ bombası nasıl patladı?

Ümit Özdağ programa nasıl çıktı, ortalığı sarsan konuşmasını nasıl yaptı? Program öncesi ve sonrası Tarafsız Bölge stüdyosunda neler yaşandı? Perde arkasını anlatıyorum...

- ÖZDAĞ ARADI: Ümit Özdağ, İYİ Parti içinde yaşanan tartışmalara hiç girmemişti bu zamana kadar. “Partimin iç meselelerini kamuoyu önünde tartışmam” diyerek... Bir sabah beni aradı. Ve şöyle dedi: “Ahmet Bey, ben sizin programınızda İYİ Parti’de yaşananlarla ilgili konuşmak istiyorum.” Hiç düşünmeden cevap verdim: “Tabii ki.”

*

- UZUN HAZIRLIK: Bir hafta sonrası için sözleştik. Yani Ümit Özdağ, programda yapacağı açıklamalara bir hafta boyunca hazırlanmıştı. Bir çıkış yapmaya karar vermişti, sonuçlarını da göze alarak... Üzerine basa basa şunu söyledi: “Programda İYİ Parti ile ilgili her konuyu konuşmak istiyorum.”

*

- BOMBA PATLAYACAK: Program saatine yaklaşık yarım saat kala Ümit Özdağ, CNN Türk’e geldi. Ne diyecekti? Nasıl bir açıklama yapacaktı? O ana kadar bilmiyordum. Selamlaştık. Çay-kahve söyledik. Ve ben, “Ne diyeceksiniz programda? Koray Aydın’dan mı söz edeceksiniz?” diye program öncesi sohbeti başlattım. Koray Aydın’dan bahsedeceğini söyledi. “Sadece Koray Aydın’dan mı söz edeceksiniz?” diye sordum. Güldü. “Hayır” dedi. Ve ekledi: “Başka şeylerden de söz edeceğim. Bu akşam burada bomba patlayacak.”

*

- AYDIN DEĞİL KAVUNCU: Sohbeti biraz ilerlettiğimizde şunu fark ettim: Ümit Özdağ’ın temel meselesi Koray Aydın’la ilgili değildi. Koray Aydın’ı dar kadrocu motivasyonla hareket etmekle suçluyordu falan ama asıl meselesi İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu idi.

Yazının Devamını Oku

Bekir Coşkun’un ardından

Yazdığını okutturmak...

Yazıyla haşir neşir olan herkesin en büyük rüyasıdır.

*

Yazdığını okutturmanın ordinaryüsüydü Bekir Coşkun.

*

Yazıyla var olmak...

Var oluşların en zorlusu, en yıpratıcısı, en soylusudur.

*

Yazıyla var olmanın profesörüydü

Yazının Devamını Oku

Vali Bey’in alması gereken kurslar

Denizli Valisi, Denizli sokaklarında gerçekleştirdiği korona teftişinde şu iki olaya imza attı:

BİR: Döner ustası kendisini pek takmayınca dönerciyi kapattırdı. İKİ: Bu olayın ardından yaptığı yazılı açıklamada ifade ve imla açısından Türkçeyi resmen katletti.

*

Denizli Valisi’ne acilen şu kurslara gitmesini hararetle tavsiye ediyorum:



*

Yazının Devamını Oku

Garo Paylan’a vicdani noktadan bir sesleniş

Sayın Garo Paylan...

Ermenistan, bebekleri katlederken...

HDP milletvekili olarak şöyle dediniz:

*

“Karabağ’da süren savaşta her iki taraf da sivil yerleşim yerlerine saldırılar düzenliyor. Azeri ve Ermeni güçleri, derhal sivil yerleşim yerlerine saldırıları durdurmalıdır”.

*

Sayın Garo Paylan...

Ermenistan’ın, savaş hattının çok uzağındaki Gence kentinde bebekleri katlettiği gecenin sabahında vicdanlı bir siyasetçinin yapacağı açıklama böyle mi olmalıydı?

“İki taraf da yapıyor”

Yazının Devamını Oku

Aranan aday niye Ahmet Necdet Sezer olmasın ki?

“Sustu, sustu, sustu... Işık olayında konuştu” diye bir eleştiri yazdım dün Ahmet Necdet Sezer için.

 

Ağır bir eleştiri değildi ha!

İmbat rüzgârı gibi hafif bir eleştiriydi.

*

Hatta eleştiri bile sayılmazdı yazdıklarım.

Minnacık bir yadırgama denilip geçilecek cinstendi.

*

Öyle bir tepki aldım ki...

Yazının Devamını Oku

Susup susup susup ışık olayında konuşmak

Eski cumhurbaşkanlarımızdan Ahmet Necdet Sezer...

Sel oldu sustu, deprem oldu sustu.

Seçim oldu sustu, referandum oldu sustu.

Darbe oldu sustu, Ergenekon oldu sustu.

Afrin’de sustu, Libya’da sustu.

10 Kasım’lar, 29 Ekim’ler, 30 Ağustos’lar... Sustu.

Düğün oldu sustu, cenaze oldu sustu.

Dirayetli bir susuştu onunki.

Yazının Devamını Oku

Anayasa Mahkemesi palyaçoluk yeri değildir

Gençler pek bilmez:

 

Eskiden darbeler şu iki parolayla “Geliyorum” derdi:

*

- BİR: Genelkurmay’ın ışıkları yanıyor.

*

- İKİ: Genç subaylar rahatsız.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Hiç utanmadan üstleniyorlar

Yangınlar çıktı.

- Börtü böcek, kurt kuş yandı.

- Ağaçlar kavruldu, yeşiller gri oldu.

- Doğayı simsiyah bir duman kapladı.

- Evler, ocaklar söndü.

*

“Ateşin Çocukları” adlı PKK’nın alçaklar sürüsü...

Yazının Devamını Oku

Bozulur bu ateşkes

Dikkatinizi çekti mi?

Şu ana kadar...

Şu koca yeryüzünde...

Bir tek kişi bile...

“Ermenistan haklıdır” demedi, diyemedi.

Putin’i, Macron’u, Trump’ı...

Hatta ve hatta Paşinyan’ı bile...

Böyle bir şey demedi, diyemedi.

Yazının Devamını Oku

Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe!

Rauf Denktaş, bizim açımızdan şu iki şeyi temsil ediyordu:

- BİR: Statükoculuğu...

- İKİ: Çözümü çözümsüzlükte aramayı...



*

Şimdi Rauf Denktaş’ın koltuğunda

Yazının Devamını Oku

Azerbaycan’dan üç kadın portresi

Tarafsız Bölge’de üç Azerbaycan kadınını tanıdım.

Biri sanatçı... Biri bürokrat... Biri siyasetçi...

Üçüne de hayran kaldım.

*

Üçü de bilinçli... Üçü de yürekli... Üçü de kararlı... Üçü de dikkatli... Üçü de ölçülü... Üçü de konuya fazlasıyla hâkim... Üçü de dünyaya açık... Üçü de müthiş hatip... Üçü de çok iyi yetişmiş...

*

Tek tek tanıtmak isterim bu üç Azerbaycan kadınını:

Yazının Devamını Oku

Tarikatçıların devlette görev almasına dair

Bir tarikata ya da bir cemaate gönül vermiş bir insanın devlet kademelerinde görev almasına hiç karşı değildim ben.

Çok yazı yazdım bu konuda. “Ne yani? Adam cemaatçi ya da tarikatçı diye devlet kademelerinde görev alamayacak mı?” falan diye...

*

Ama FETÖ vakasını görünce... Bu yaklaşımım allak bullak oldu.

FETÖ vakası ne demektir? En basit, en yalın, en dört başı mamur bir şekilde şu demektir:

*

Bir cemaate gönül vermiş bir insanın; general, hâkim, savcı, daire başkanı, özel kalem müdürü, müsteşar, Emniyet müdürü olduğunda...

Devlet hiyerarşisini bir tarafa bırakıp bağlı olduğu cemaatin hiyerarşisine tabi olması demektir.

*

Yazının Devamını Oku

GATA’nın meczubuna dair

Adı Ali Edizer...

GATA’da başhekim yardımcısı... Yaptığı paylaşımlar nedeniyle görevden alındı... Adam herkesin dilinde... Ben de şöyle bir baktım paylaşımlarına... Çok ilginç bir portre var karşımızda... Şöyle bir portre:

*

Adam, tam bir magazin düşkünü.

Ajda Pekkan’ın aşklarından falan söz ediyor.

*

Adam, tam kadın öfkesine maruz kalabilecek bir tip.

Eşini aldatan erkeklere, ikinci/üçüncü eş almayı öneriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Ayıptır ayıp

Bir sosyal medya hesabı var.

Palavracı bir hesap. Her tarafından pislik akıyor. Küfürler, hakaretler, kabalıklar, çirkinlikler falan.

*

Bu hesabın işi gücü Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’la ilgili yalanlar uydurmak.



“Ali Erbaş şöyle dedi”

Yazının Devamını Oku

Bir Paşinyan ağlıyor gözleri yaşlı

“Paşinyan” sözcüğünü duyunca nedense aklıma ilk gelen şey kafiye uydurmak.

- Mesela “Paşinyan / Perişan” gibi...

- Mesela “Paşinyan / Pişman” gibi...

Küçümsüyorum bu uğraşı ama yine de kendimi alamıyorum kafiye uydurmaktan.



*

Yazının Devamını Oku

300 cihatçı palavrası 300 Spartalı’dan esinlenme mi?

Azerbaycan’a 300 cihatçı gitmiş.

 

Batı basını bunu yazıyor. Macron bunu söylüyor. İçimizden bazıları da buna sarılıyor.

*

“300 cihatçı gitti... Türkiye gönderdi...” deyip duruyorlar.



Yazının Devamını Oku

Hasta sayısı vaka sayısı meselesine dair

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamalarını dikkatle dinledim.

Bakan Fahrettin Koca...

Semptom göstermeyenlerin hasta sayılmayacağını, bu nedenle 28 Temmuz’dan beri günlük veri tablosunda yer almadıklarını söylüyor.

*

Semptom göstermeyenleri “hasta” saymamak mümkün.

Çünkü semptom göstermeyenler hem sağlık sistemimize yük olmuyorlar, hem de gerçekten “hasta” özelliği taşımıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şurada:

Yazının Devamını Oku

İslam cumhuriyeti değil kolpacılık cumhuriyeti

Ermenistan...

- Haksız.

- İşgalci.

- Saldırgan.

*

Azerbaycan ise...

- Haklı.

- İşgale uğramış.

- Saldırıya cevap veriyor.

Yazının Devamını Oku