Rakı sofrasında genç bir kadına sarkıntılık eden Mevlevi dedesi kimdir?

17 Aralık’ta Şeb-i Arûs nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Türkçe Mevlevi ayini”, büyük tepki çekti.

Dünyaca ünlü neyzenimiz Kudsi Erguner, bu ayinle ilgili şu hükmü veriyor:

*

“Türkçe Kuran, naat ve ayinin okunduğu bu gösteri, dini, tasavvufi ve Mevlevi geleneklere tamamen aykırıdır.”

*

Peki kimdir İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin himayesinde düzenlenen ayinin arkasındaki isim?

*

“EMAV–Evrensel Mevlânâ Âşıkları Vakfı” adlı bir vakıf.

Vakfın kurucusu ve onursal başkanı, kendisini “Hasan Dede” olarak niteleyen Hasan Çıkar. Çıkar’ın 2 yıl önce vefat etmesinin ardından vakfı takipçileri yönetmeye başladı.

*

Hasan Çıkar’ı en iyi tanıyan isimlerden biri Kudsi Erguner.

Ben onun yazdıklarından öğrendim Hasan Çıkar adlı şahsın kim olduğunu.

KUDSİ ERGUNER ANLATIYOR: YOLDAN ÇIKMIŞ BİRİ

KUDSİ Erguner’in kaleminden Hasan Çıkar.

Birlikte okuyalım:

“80’li yılların sonunda Sicilya’da Sagesta Antik Tiyatrosu’nda organize ettiğim bir Mevlevi ayini gösterisi için bir postnişin ararken... Nezih Uzel bana Kapalıçarşı’da Üsküp Mevlevihanesi’nden olduğunu iddia eden Hasan Çıkar’a rastladığını ve onun bu görevi üstlenebileceğini telefonla bildirdi.

Nezih’in evinde yapılan ilk provada Hasan Bey’in o güne kadar hiç sema görmediği ortaya çıkmış ve ona ivedilikle Mevlevi ayinin usul ve erkânını öğretmiştik.

Buna o seyahate katılan genç semazenler de şahit olmuştu.

Rakı sofrasında genç bir kadına sarkıntılık eden Mevlevi dedesi kimdir
Hasan Çıkar

Sicilya yolculuğu sırasında...

Bekir Sıtkı Sezgin, Recep Birgit, Hafız Kemal, Yusuf Gebzeli beylerin hazır olduğu bir sohbette...

Hasan Çıkar’ın ‘Mevlevilikte namaz yoktur’ benzeri saçmalıklar söylemesi hepimizin yüreğine indirdi. ‘Eyvah! Bu adamı nereden başımıza saldık’ diyerek pişman olduk ve Nezih Uzel’i sorumlu tutarak sitemde bulunduk.

İstanbul’a dönüşte Hasan Çıkar’ın Celalettin Çelebi’den hilafet alarak Üsküdar Mevlevihanesi’ne yerleştiğini ve ‘EMAV–Evrensel Mevlânâ Âşıkları’ adıyla bir vakıf kurarak etrafına derviş topladığını duyduk.

Gösteri için ortaya çıkardığımız ve eğittiğimiz adam, bir anda kendisini şeyh ilan etmişti.

Televizyonda rakı sofrasında, uygunsuz bir halde genç bir hanıma sarkıntılık ederken görüntülenen bu zat, bir meclisinde ‘Bizim meclisimizde şeytan yoktur’ diyerek Kuran-ı Kerim kıraatinde euzübesmelenin okunmasını istemeyecek kadar yoldan çıkmıştır.”

Rakı sofrasında genç bir kadına sarkıntılık eden Mevlevi dedesi kimdir

KUDSİ ERGUNER KİMDİR?

Uluslararası üne sahip neyzenimiz.

Klasik Osmanlı ve tasavvuf müziği alanında en yetkin isimlerdendir.

Çıkardığı albümlerle ve verdiği konserlerle geleneksel müziğimize evrensel bir boyut kazandırmıştır.

Dedesi Süleyman Erguner, büyük neyzendir. Yahya Kemal’in “Ömrün şu biten neşvesi tam olsun erenler” şiirini bestelemiştir.

Kendisini klasik sufi düşüncesini öğretmeye adamıştır.

Geleneksel müzikler alanında Hindistan, Pakistan, Afganistan, Japonya ve Kuzey Afrika ülkelerinde inceme ve çalışmalar yapmıştır.

Dünyaca ünlü birçok müzisyenle ortak çalışmalara imza atmıştır.

CAVİT ÇAĞLAR’A YAZDIĞIM O MEKTUBU HATIRLAYALIM

TELEVİZYONCULUK işine giriyordu Cavit Çağlar.

Daha girmeden de bin türlü tartışmanın göbeğinde kalmıştı.

*

Tam o sırada kendisine bir açık mektup yazmıştım.

Şöyle demiştim mektubumda:

Rakı sofrasında genç bir kadına sarkıntılık eden Mevlevi dedesi kimdir

“Sevgili Cavit Çağlar Bey...

Dertsiz, tasasız, gamsız, kasavetsiz günler geçiriyordun, ne güzel! Yazları Bodrum’da, kışları İstanbul’da günde 15 bin adımı geçen yürüyüşler yaptığın ve yürüyüşlerinden elde ettiğin rakamları dostlarınla iftiharla paylaştığın harika günler. Borçlarını falan ödemiş, sonsuz rahatlamış, işine gücüne bakıyordun. Yahu Cavit Bey, nereden çıktı bu haber kanalı kurma işi? 

Bak, daha başlamadan, şimdiden bin türlü dedikodunun tam göbeğindesin. ‘Tarafsız olacağım’ diyorsun, ‘Taraflı olacağını ilan etti’ diyorlar. ‘İmamoğlu’yla bir ilgim yok’ diyorsun, ‘Kesin İmamoğlu var arkasında’ diyorlar. ‘Muhaliflik yapmayacağım’ diyorsun, ‘Nevşin ne alaka o zaman’ diyorlar. Diyorlar da diyorlar. Diyecekler de diyecekler. Cavit Bey, seni pek severim bilirsin. Ama günü zamanı geldiğinde... ‘Nereden girdim ben bu işe’ diye dertlenecek birini aradığın zaman sakın bana gelme... Çünkü sana ‘Girerken bana mı sordun?’ derim. Seni pek sevsem de bunu derim. Ona göre.”

*

Son gelen haberlere göre Cavit Bey, pes etmiş. Bırakmış bu işi. Kapatıyormuş televizyonu. Bir ay bile dayanamamış. Bin türlü dedikodu var medya piyasasında bu kapanmayla ilgili. Kimi öyle diyor, kimi böyle diyor.

*

Çok üzüldüm.

Cavit Bey için değil.

Çünkü ona demiştim ben yaşayabileceklerini.

Ben asıl o televizyonda çalışan arkadaşlarım için üzüldüm.

Umarım onlara yeni bir kapı açılır.

Rakı sofrasında genç bir kadına sarkıntılık eden Mevlevi dedesi kimdir


GIPTA ETTİĞİM TİPLER

Şöyle bir temiz hava alayım diye sokağa çıkıp yarım saat dolaşmaya asla üşenmeyenler.

*

Aşı karşıtı olup aşı konusunda Mehmet Ceyhan Hoca’ya had bildirmeye yeltenecek kadar cüretkâr olanlar.

*

Telefonunu evde bırakıp saatlerce telefonsuz kalmaya cesaret eden cengâver, babayiğit ve yiğit insanlar.

*

Plansız, programsız, rezervasyonsuz... Her an uzun yolculuğa çıkmaya kendilerini hazır hissedenler.

*

İzlediği dizideki tiplemelerden halasının oğlundan ya da teyzesinin kızından söz eder gibi söz edenler.

*

Büyük şehirlerdeki popüler ortamlarını “küt” diye bırakıp bir balıkçı kasabasına yerleşmeye karar verenler.

Rakı sofrasında genç bir kadına sarkıntılık eden Mevlevi dedesi kimdir

ORHAN KURAL

Kafayı Cem Yılmaz’a takmasıyla...

Afacan bir çocuk gibi konuşmasıyla...

Çalakalem bir gezgin oluşuyla...

Bazı konuları takıntı hale getirmesiyle...

Arabadan çöp atanın çöpünü arabaya geri atmasıyla...

Çevreciliğiyle başına dertler açmasıyla...

Haber olmayı her türlü başarma yetisiyle...

Benim için her zaman sempatik, enteresan, değişik, farklı, gülümseten bir hoca olmuştur Prof. Dr. Orhan Kural.

*

Korona belasından kaybettik kendisini. Allah rahmet eylesin.

X

Bir durun artık Sayın Bilim Kurulu üyeleri

Sayın Bilim Kurulu üyeleri...

Şu pandemi denilen belalı sürecin en başından beri...

Çok büyük hizmetler verdiniz. Önemli uyarılarda bulundunuz. Önemli kararlar aldınız. Çok önemli işler yaptınız.

*

Ama artık biraz durma zamanı Sayın Bilim Kurulu üyeleri.*

- Durun! Çünkü millet... Bazı ortamlardaki olağanüstü mesafesizlikleri gördükçe... Sizin ağzınızdan “maske-mesafe” tekerlemesini duymak bile istemiyor.

*

-

Yazının Devamını Oku

Özetleme kardeşim yazımı

T24 diye bir site var.

Güya ahlak abidesi... Güya tarafsız... Güya dürüst... Güya saptırma yapmıyor... Güya aşağılık işlerden uzak...

*

Peki ya gerçek? Tam tersi.

Tek farkları şu: Ahlaksızlığı birazcık daha sofistike biçimde yapıyorlar.

*

Dün uzun, upuzun bir yazı yazdım, Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı Gara harekâtı konulu konuşmayı analiz eden.

*

Dedim ki:

Yazının Devamını Oku

İki tarafın fanatikleri için değil... Sessiz çoğunluk için yazılmış bir yazı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP ve İYİ Parti liderlerini ziyaret edip Gara konusunda bilgilendirdiler.

Çok hoşuma gitti bu ziyaret ve bu bilgilendirme.

Muhalefet dışlanmadı diye...

Demokratik bir tutum sergilendi diye...

Yıllardır yapılmayan yapıldı diye...

Kutuplaşma belası bir nebze olsun dinecek diye...

Memnun oldum.

Fakat ne oldu?

Yazının Devamını Oku

13 şehidin katili kim?

Kimdir 13 şehidin sorumlusu?

Katil kimdir?

*

Tabii ki tetiği çeken alçaktır.

Tabii ki tetiği çeken alçağa emri veren alçaktır.

Tabii ki “vur” emri verenin bağlı olduğu örgüttür.

Tabii ki örgütün uzantılarıdır.

Tabii ki örgütün iplerini elinde tutan güçlerdir.

*

Yazının Devamını Oku

Bir alçaklık destanı: Rehine katletmek

PKK denilen örgüt, bu zamana kadar...

- Bebek katletmiştir.

- Öğretmen katletmiştir.

- Köylü katletmiştir.

- İzne giden askerleri katletmiştir.

- İşçi katletmiştir.

- Bombayla vatandaş katletmiştir.

*

İşte en son...

Yazının Devamını Oku

Laikliğe en çok dindarlar sahip çıkmalıdır

Laiklik denilince bazı kesimlerde oluşan alerjinin tek bir nedeni var:

Yakın zamanlara kadar bu memlekette...

Laikliğin, neredeyse din düşmanlığı gibi algılanıp uygulanması...

*

Laiklik, böyle algılanıp uygulandı diye doğru dürüst uygulanmasından vazgeçilemez.

*

Çünkü doğru dürüst uygulanırsa laiklik...

- Tek bir din anlayışının topluma dayatılmasının önüne geçer.

- Dini değişik biçimlerde anlama ve yorumlama özgürlüğüne fırsat verir.

Yazının Devamını Oku

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

Enes Kanter, gerçekten çok uyanık bir tip.

Ne zaman kiminle ne yapacağını çok iyi biliyor.

Kumpas zamanı...

Zekeriya ile vakit geçirip poz veriyor.

*

Maklube zamanı ise...

Rockefeller’ın torunu Ariana’yla poz veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Muharrem İnce’den Faik Öztrak’a ‘saray ağzı’ yanıtı

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Muharrem İnce’yi “Saray ağzıyla konuşuyor” diye eleştirmişti.

 

Öztrak’ın bu eleştirisine, çok sert bir cevap verdi Muharrem İnce.

Dedikleri şunlar:



*

Yazının Devamını Oku

İskilipli Atıf için şu ikisini birden söylemek mümkün

Bir İskilipli Atıf Hoca tartışması başladı.

Bir taraf İskilipli’yi göklere çıkarıyor.

Bir taraf ise yerin dibine batırıyor.

*

Oysa İskilipli Atıf hakkında...


Yazının Devamını Oku

Galiba ilk kez uzaya bir Türk astronot gönderilecek

Sosyal medyada çok iyi hazırlanmış, kısa ve vurucu bir klip gördüm:

 

Türkiye Uzay Ajansı’nın hazırladığı bu klip, Atatürk’ün ünlü “İstikbal Göklerdedir” sözüyle birlikte sunuluyordu.

*

Klip şundan ibaretti:



Yazının Devamını Oku

Ben Melih Bulu’nun yerinde olsaydım

Bazı geceler uykuya dalmadan önce... “Bir sahil kasabasına yerleşip balıkçılık mı yapsam acaba” diye içimden geçirirdim.

 

- Şöhretin Kıvanç Tatlıtuğ/Kenan İmirzalıoğlu aşamasını yakaladığımı falan düşünüp ara sıra gülümserdim.

*

- Rektörlük binasının tam önünde “Ey Boğaziçi! Ya sen beni alacaksın ya da ben seni” diye tek kişilik bir eylem planlardım.

*

- Ali Kırca ile Mehmet Ali Birand isimlerinden yola çıkarak... “Mehmet Ali Kırca” gibi bir ismi uydurmayı nasıl başardığıma şaşıp kalırdım.

Yazının Devamını Oku

Hayat bayram olsa

Sıkılı yumruklar birazcık gevşese...

Diyalog kültürü devreye girse...

*

Öğrenciler bir adım geri atsa...

Yöneticilerimiz bir adım geri atsa...

*

Rektör Bulu, yeni bir yaklaşım denese...

*

Yazının Devamını Oku

Bir tek Kılıçdaroğlu olayın farkında

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Boğaziçi Üniversitesi olaylarıyla ilgili olarak yaptığı bir açıklama dikkatimi çekti.

O açıklamayı okuyunca...

“Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda/Kemal Bey bütün olayın farkında” diye ıslıkla bir melodi tutturdum.

Şöyle diyor Kılıçdaroğlu açıklamasında:

*

“Ben sevgili öğrencilerimize değil, onların anne ve babalarına seslenmek istiyorum. Karşımızda kontrolünü kaybetmiş bir siyasi iktidar var. Gerginlikten besleniyor. Bizler aklıselim sahibi olmak zorundayız. Sağduyu ile hareket etmek zorundayız. İktidarın değirmenine su taşımamak zorundayız.”

*

Ne demek istiyor Kılıçdaroğlu?

Yazının Devamını Oku

Cemil Çiçek ile Bülent Arınç farkı

Bülent Arınç...

“AİHM kararı uygulanmalı” demiş.

Çok tepki almış.

*

Cemil Çiçek de...

“AİHM kararı uygulanmalı” demiş.


Yazının Devamını Oku

CHP’den istifa eden Mehmet Ali Çelebi’ye dair birkaç şey

CHP’de milletvekiliyken de gözümde “delikanlı adam” idi... İstifa ettikten sonra da... Zerre değişmedi gözümdeki değeri yani.

- Dikkat! Birine “delikanlı” sıfatını yakıştırmak için onunla aynı fikirde olmak gerekmiyor.

*

- Delikanlılığının sayısız göstergesi var Çelebi’nin: Ergenekon’a karşı direnişi... Mahkeme salonlarındaki dik duruşu... FETÖ’cü yargıya karşı başkaldırışı... İnançlarından ödün vermeyişi...



*

Yazının Devamını Oku