GeriAhmet HAKAN Rakamlardan çıkan üç sonuç
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Rakamlardan çıkan üç sonuç

İŞTE METROPOLL'ÜN YAPTIĞI SON ARAŞTIRMANIN SONUÇLARI

BİR: AK Parti, tek başına iktidar olabilecek oy gücüne ulaşamıyor.
*
İKİ: CHP oyunda bir miktar artış, MHP oyunda ise azalış var. Ancak bu değişimler, anlamlı sınırlara yaklaşmış değil.
*
ÜÇ: HDP’nin oyu, belirgin miktarda artıyor. Bu artış, oy bakımından partiler arasındaki sıralamayı değiştirmese de milletvekili sayısı bakımından HDP’yi üçüncü parti yapıyor.

Rakamlardan çıkan üç sonuç


NASIL OLUYOR DA HDP OYUNU ARTTIRIYOR?

ÇATIŞMALI bir döneme girildi. PKK, saldırılarını sürdürüyor. Şehitler geliyor. PKK, tepkilerin odağında. HDP de... Böyle bir ortamda nasıl oluyor da HDP’nin oyları artıyor? HDP, oylarını kimden alıyor?
ÖZER SENCAR: 7 Haziran’da HDP’ye oy veren 13 puanlık kitlenin 11 puanının Kürt ve Zazalardan, 2 puanın da AKP/Erdoğan karşıtı stratejik oy veren Türklerden geldiğini belirlemiştik. Erdoğan ve iktidar sözcülerinin seçimden hemen sonra başlayan PKK ve HDP’ye yönelik çok sert söylemleri ile güvenlik güçlerinin PKK’lılara yönelik operasyonları Kürtleri AKP’den HDP’ye doğru itmiş ve HDP’yi Kürtlerin tek partisi haline getirmiştir. Bu durum 7 Haziranda HDP’ye oy vermemişler de dahil olmak üzere Kürtlerin HDP’ye bağlılığını artırmıştır.
*
MHP’nin politikası da bu artış da rol oynamış mıdır?
ÖZER SENCAR: Seçimden bu yana HDP’yi gayri meşru ilan eden MHP söylemi daha önce HDP’ye oy vermemiş Kürtleri HDP’ye doğru itmiş görünüyor. Bu durum, MHP’nin önceden düşünemediği ve hesap edemediği çok büyük bir anlayış ve siyasi söylem hatasıdır. Bedeli MHP’nin Mecliste dördüncü parti durumuna düşmesidir.
Stratejik oyların durumu nedir?
ÖZER SENCAR: Bu süreçte Türklerden gelen stratejik oylar da HDP’yi terk etmemiştir. Çünkü bu seçmenler siyaset sahnesinde oynanan oyunu doğru okuyabilecek bilgi ve tecrübeye sahiptirler. Hem hükümetin, hem de Kandil’in Demirtaş’ı itibarsızlaştırma taktiğini anladıklarını düşünüyorum. Böyle giderse HDP’ye stratejik oy veren Türk seçmenlerin azalması değil artması bile mümkündür.
*
HDP’nin oyunda 1.7 puanlık bir artış var. Nereden geliyor bu artış?
ÖZER SENCAR: Bu ölçümde HDP’ye yeni gelen 1.7 puanlık seçmenin yaklaşık %75’inin daha önce sandığa gitmemiş veya oyunu iptal etmiş seçmenlerden, %25’nin ise başta CHP ve AKP olmak üzere diğer partilerden geldiği belirlenmiştir.
*
Bu sonuçtan hükümetin çıkarması gereken ders nedir?
ÖZER SENCAR: Hükümetin HDP’yi kriminalize etme veya olağan dışı yöntemlerle oyunu azaltma yöntemlerinin sonuç vermeyeceğini görmesi gerekir. Aksi halde bütün Kürtler HDP’de toplanır ve stratejik oy veren Türklerle birlikte kimsenin öngöremediği şekilde HDP oy olarak da üçüncü parti haline gelir.


CHP AYNI TUTUMUNU SÜRDÜRMELİ

CHP, son dönemde “yapıcı muhalefet” sergiledi. Ancak bu tutumunun oya tahvil olamadığını görüyoruz. Neden?
ÖZER SENCAR: CHP’nin seçim bildirgesi ve söylemi çok başarılıydı, ancak reklamları yetersizdi. Uyguladıkları en doğru ve en etkili taktik de Erdoğan’la polemiğe girmemek ve adeta onu yok farz ederek seçim çalışması yapmaktı. Bunların hepsi CHP’nin ilk defa uygulamayı akıl ettiği doğrulardı. Ama bir sorun var, CHP’nin her gün bilinçli şekilde tekrar edilen geçmişi ve halkın CHP ile ilgili kemikleşmiş algısının bir seçim dönemindeki doğrularla değişemeyeceğini bilmek lazım. Kılıçdaroğlu ve yakın ekibi zannediyorum bunun farkında.
*
Yani CHP’ye “aynen devam” mı diyorsunuz?
ÖZER SENCAR: Evet. İdeolojik mesaj içermeyen, rejim korumacılığı yapmayan, insanların günlük yaşantılarındaki ekonomik sorunlarla ilgilenen ve onları çözmeye yönelik projeler üreten bir üsluba aynen devam diyorum.
*
CHP, Erdoğan karşıtı bir kampanya yürütmemeli mi?
ÖZER SENCAR: Yürütmemeli. CHP, Erdoğan’la kesinlikle polemiğe girmemelidir. Yapacakları en doğru şey, o yokmuş gibi davranmaktır. Bu tutum Erdoğan’ı daha fazla hataya sevk eder çünkü. 7 Haziran seçim bildirgesi ve söylem taktiğini belirlerken kimlerden yardım aldılarsa onlardan daha fazla destek ve yardım almaya devam etsinler derim. Doğru politikalar hemen oy getirmeyebilir ama sonunda mutlaka başarı getirecektir.

Rakamlardan çıkan üç sonuç

MHP OYLARINI NEDEN ARTTIRAMIYOR?


BU süreçte MHP oylarının artışı beklenebilirdi. Çünkü AK Parti, neredeyse MHP çizgisine gelmiş durumda. Yani MHP’nin tezlerinin haklı çıktığı algısı söz konusu... Böyle bir ortamda nasıl oluyor da MHP oy kaybediyor. MHP’nin oy kaybını neyle izah ediyorsunuz?
ÖZER SENCAR: AK Parti, Kürt seçmenlerin büyük çoğunluğunu kaybedince geriye tek oy kaynağı olarak MHP’ye giden seçmenleri kaldı. AK Parti, onları geri alabilmek adına MHP kadar çok, sert bir milliyetçi söylem ve davranış sergilemeye başladı. AKP’nin alabileceği başka oy kaynağı yok çünkü. Dolayısıyla milliyetçi oylar için ikisi arasında çok sert bir rekabet oluşmuştur.
*
Seçimden sonra MHP’nin izlediği politikanın etkisi nasıl olmuştur?
ÖZER SENCAR: MHP’nin Meclis Başkanlığı’nı AK Parti’ye vermesi ve koalisyon konusundaki uzlaşmaz tutumu, hem genel seçmen hem de kendi seçmeni tarafından benimsenmemiştir. Biz her ay liderlerin “görev onayı”nı ölçeriz. Bu araştırmada Erdoğan ve Davutoğlu’na ait değerler değişmez, Kılıçdaroğlu’nun görev onayı yüzde 29’dan yüzde 31’e çıkarken... Bahçeli’ninki çok sert bir şekilde yüzde 29’dan yüzde 17’ye düşmüştür. Bu değerlere göre MHP’nin oy arttırması değil oy kaybetmesi doğaldır.

Rakamlardan çıkan üç sonuç


ÇATIŞMALARDAN AK PARTİ DEĞİL HDP KÂRLI ÇIKACAK


ÇATIŞMALARIN sürmesi... Kime yarıyor?
ÖZER SENCAR: Çatışmalar Kürt seçmenleri çok büyük oranda HDP’ye taşır. Ben buna kesin gözüyle bakıyorum. Kürtler hem siyasal bilinci hem de etnik hassasiyeti yüksek bir kitle. Dolayısıyla devletle PKK ve HDP arasındaki çatışmada kimin haklı olduğundan ziyade olayın kendisi etkili olacaktır.


ŞEHİT CENAZELERİ VE AK PARTİ


ŞEHİT cenazelerinin gelmesi AK Parti’nin işine yarıyor mu?
AK Parti’de küçük de olsa bir artış var. Bu artışın nedeni şehit cenazelerinin gelmesi mi?

ÖZER SENCAR: AK Parti’nin oyu Haziran 2015 araştırmasında da yüzde 41.7 idi. Şimdi de aynı seviyede. Yani yaşanan olaylar, AK Parti’ye bir oy getirmemektedir, getirmesi de beklenmemelidir.


AK PARTİ’YE KADERİN BİR OYUNU


SEÇİME kadar AK Parti ile HDP’nin bakan verdiği bir hükümet söz konusu olacak gibi... Eğer böyle olursa... Bu AK Parti açısından ne anlama gelir, HDP açısından ne anlama gelir?

ÖZER SENCAR: Ben buna kaderin oyunu derim. Ne kadar güçlü oyuncu olursanız olun kader, sizin oyun planınızı bozmak isterse buna çare bulamazsınız. Son seçimden beri HDP’nin meşruiyetini tartışanlar, HDP’ye kendi elleri ile en yüksek seviyede meşruiyet kazandıracaklar. HDP açısından gökte aranırken yerde, hatta kapısının önünde bulduğu hediyedir.

Rakamlardan çıkan üç sonuç

AK PARTİ TEK BAŞINA NASIL İKTİDAR OLUR

SON araştırmanızda ortaya çıkan tablo, seçime kadar değişir mi?
ÖZER SENCAR: Majör bir değişiklik beklemiyorum. Bu tablodan normal şartlarda tek başına iktidar çıkmaz. Şartlar ne kadar zorlanırsa zorlansın artık halkın AK Parti’de yoğunlaşmasının mümkün olmadığını düşünüyorum. İktidarın bu durumu gördüğünden ve çareler aradığında eminim.
*
Çare nedir?
ÖZER SENCAR: Bana göre koalisyon kurmaya razı olmaları gerekirdi. Ben hâlâ seçimi ertelemek için gerekçeler üretip yöntemler geliştireceklerini düşünüyorum. Ancak bunların hiçbirinden istedikleri sonucu alamayacaklarına inanıyorum.
*
AK Parti’ye danışman olsanız... Verecek bir tavsiyeniz olmayacak mı yani?
ÖZER SENCAR: AK Parti’ye danışmanlık yapmadığım için kendimi mutlu hissediyorum. Gerçekten AK Parti’ye şunu yaparlarsa oyları artar diyebileceğim bir öneride bulunamıyorum. AK Parti, iktidardaki siyasal ömrünü tamamlamış görünüyor.
*
Peki ya Abdullah Gül? O gelirse tablo değişmez mi?
ÖZER SENCAR: Değişir. Eldeki bulgulara göre Gül’ün partinin başına geçmesi, AK Parti’ye tek başına
iktidarı getirir.
*
İşte bakın, bir çare buldunuz. O kadar da çaresiz değilmiş AK Parti.
ÖZER SENCAR: Bugün itibariyle Tayyip Bey’in Gül’ü hiçbir şekilde kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Böyle olunca da Gül seçenek olmaktan çıkıyor.
*
AK Parti oylarında trajik bir düşüş bekliyor musunuz?
ÖZER SENCAR: Hayır. Daha fazla azalma olmayacağı kanısındayım. Yüzde 38-40 civarı oy, AK Parti’nin sağlam zeminini oluşturuyor. Bunu ancak sert bir ekonomik kriz daha aşağı çekebilir.
*
AK Parti oylarını yüzde 40’ın altında gösteren araştırmalar var.
ÖZER SENCAR: Onlar manipülasyon yapıyor. Bu manipülasyonun AK Parti seçmeni üzerinde olumsuz hiçbir etkisi olmaz.


AK PARTİ AÇISINDAN 1 KASIM DOĞRU TARİH


1 Kasım, AK Parti açısından doğru tarih mi?
ÖZER SENCAR:
Evet. Ekonomideki olumsuz gidişatın daha az hissedilmesi açısından doğru bir tarih. Ama bunu da fazla önemsememek gerekir. Halk hekimi, siyaset hastasına “Ne yerse yesin”
dedi bence.
*
Tablo değişmez mi yani?
ÖZER SENCAR: Muhalefet özellikle majör hatalar yapmazsa veya bazı muhalefet partileriyle ilişkili güç odakları kasten, sonucu etkilemek amacıyla operasyonlar yapmazsa genel görüntü değişmeyecektir.
*
29 Ekim tatili var, 1 Kasım’a da sarkan. 1 Kasım tarihi belirlenirken işin bu kısmı da düşünülmüş olabilir mi?
ÖZER SERCAR: Bu bir tuzak olabilir. Malum tatilci tipolojisi, bir kısım CHP seçmenine çok yakındır.

ERDOĞAN YİNE MEYDANLARA ÇIKARSA


CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın bu seçimde de meydanlara çıkması... AK Parti’ye oy mu kazandırır, oy mu kaybettirir?

ÖZER SENCAR: AK Parti’nin oy gücü, Erdoğan’ın kamuoyundaki itibarı ve algısı ile ilgili bir durumdur. Kasım 2014’te Erdoğan’ın görev onayı yüzde 45.6 iken bugün yüzde 38.5’a gerilemiştir. Liderlerin beğeni seviyesine bakacak olursak Ağustos 2014’te yüzde 51.4 olan Erdoğan beğenisi, bugün yüzde 40.5’e düşmüştür.
*
Erdoğan seçim sürecini Davutoğlu’na bırakabilir mi?
ÖZER SENCAR: Bunu yapmaz. Çünkü Davutoğlu, seçim kampanyasını taşıyabilecek beceri ve yetkinlikte değil.

KARARSIZLAR ARTMIYOR

Kararsızlar ne durumda? Kararsızların sayısı artıyor mu?
ÖZER SENCAR: Hayır, kesinlikle artmıyor. Kararsız seçmen oranı yüzde 4. Bu miktar seçime ancak birkaç gün kala ölçülebilecek kadar düşük bir orandır.

NOT: Bu araştırmanın alan çalışması, 14/16 Ağustos tarihlerinde 2520 kişiyle yüz yüze görüşülerek yapılmıştır.

Fotoğraflar: Murat ŞAKA

X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku