GeriAhmet HAKAN Rahmi Turan’a açık mektup
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Rahmi Turan’a açık mektup

SAYIN Rahmi Turan...

Gazetecilik geçmişinizde eleştirilecek yığınla husus olmasına rağmen...

Sizi bir “meslek büyüğü” olarak kabul ederiz.

Severiz, sayarız.

*

Fakat Sayın Rahmi Turan, şu son yaptığınız olmadı.

Rahmi Turan’a açık mektup

Gerçekten olmadı.

Hiç olmadı.

Kuyuya “Külliye’ye giden CHP’li” diye bir taş attınız, bütün Türkiye birlik oldu, yine de attığınız taşı çıkaramadı.

*

Sayın Rahmi Turan...

Ne yapmaya çalıştığınızı, nereye varmak istediğinizi bir türlü anlayamadım.

*

Eğer amacınız trollük yapmaksa...

Sizin gibi yaşını başını almış bir meslek büyüğüne trollüğü hiç mi hiç yakıştıramam.

*

Eğer maksadınız Kemal Kılıçdaroğlu lehine operasyon çekmekse...

En başta sizin bunu kendinize yakıştırmamanız gerekir.

*

Eğer bazı CHP’lileri töhmet altında bırakmayı hedeflediyseniz...

Yaptığınız ayıptır, günahtır, haksızlıktır.

*

Eğer sadece eğlenmek için böyle yapıyorsanız...

Kendinize başka eğlenceli meşgaleler bulmayı denemelisiniz.

*

Eğer dikkat çekmek için yapıyorsanız bunu...

Geçmişte yaptığınız “Sakallı bebek doğdu” türü uydurma haberler bile bu yaptığınızdan daha masumdur.

*

Eğer asıl derdiniz Erdoğan’a karşı muhalefet yapmaksa...

Bunu yalanlar üzerinden değil de hakikatler üzerinden yapmayı tercih etmelisiniz.

 

AH KEMAL BEY AH!

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu...

Külliye’ye giden CHP’li” konusu açılınca...

“İddia doğrudur. CHP’nin içini karıştırmak istiyorlar” dedi.

*

Bununla da yetinmedi...

Rahmi Turan’a açık mektup

Külliye’ye giden CHP’linin kim olduğunu bildiğini söyledi.

“İsim ver” denilince de...

“Vermem” dedi.

*

Oysa hiç gerek yoktu bunları yapmasına!

CHP Genel Başkanı olarak kendisine...

- Hiçbir CHP’li Külliye’den icazet almaz.

- Böyle bir şey olmaz.

- İddia eden söylesin bakalım kimmiş.

Demek yakışırdı.

*

“Ah Kemal Bey ah” başlıklı yazı yazmaktan ben bıktım, Kemal Bey bana “ah” çektirmekten bıkmadı.

 

YAŞAR BÜYÜKANIT VE ÖLÜM

DİKKATİNİZİ çekiyor mu?

Son zamanlarda “ölüm” bile...

Kindarlığı bitirmiyor, yürekleri soğutmuyor, öfkeleri dindirmiyor, kalpleri yumuşatmıyor, kızgınlıkları azaltmıyor.

*

“Ölüm” geldiğinde bile...

Ayağa kalkıp önümüzü iliklemek yerine öfkeli biçimde parmak sallıyoruz.

*

Yaşar Büyükanıt’ın ölümü üzerine bunları düşündüm.

Ve e-muhtırayı, Dolmabahçe’yi falan bir tarafa bırakıp şöyle canıgönülden Allah rahmet eylesin dedim.

 

ÖZKOÇ’UN PİŞMANLIĞI

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’la konuştum.

*

Gözlemlerimi aktarıyorum:

- Ses tonuna sinmiş derin bir pişmanlık vardı.

- Her kelimesinde “Keşke öyle demeseydim” diyen bir tını vardı.

- “Ulan” dediği için bir utanç vardı.

- “Bu hanıma haddini bildiriniz” sözünün karşı tarafta oluşturduğu hissiyattan habersiz olmanın şaşkınlığı vardı.

*

Kısacası...

Üstüne üstüne gitme, nobranlık, küstahlık, zerre geri adım atmama, burnundan kıl aldırmama gibi tavırlar içine girmiyordu.

*

Ben şahsen samimiyetine inanmak ve bu hayli tatsız konuyu kapatmak istiyorum.

 

DAHA ÇOK İLGİMİ ÇEKER

- Fakir kız-zengin erkek aşkındansa... Zengin kız, fakir erkek aşkı daha çok ilgimi çeker.

*

- Amerikan şehirlerinde çekilmiş aksiyon filmlerindense... Avrupa şehirlerinde çekilmiş aksiyon filmleri daha çok ilgimi çeker.

*

- Durmuş, oturmuş, sıkıcı bir yapıdansa... Sürekli kaos, sürekli olay, sürekli hareket daha çok ilgimi çeker.

*

- Telefonda konuşarak sesli iletişim kurmaktansa... Mesajla yazışarak yazılı iletişim daha çok ilgimi çeker.

*

- Muhayyilesi dar bir kafadan çıkmış kurmaca okumaktansa... İlginç bile olmayan birinin hatıralarını okumak daha çok ilgimi çeker.

 

X

Türkiye’de yavaş yavaş ısındırılan bir şey var

Geçen gün Cumhuriyet gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ı geçti”.

*

Anket yapılmış. Yapılan ankette “Erdoğan mı, Kılıçdaroğlu mu?” diye sorulmuş. Kılıçdaroğlu diyenlerin oranı, Erdoğan diyenlerin oranını geçmiş.



Haberin özeti bu.

Yazının Devamını Oku

Bayram işini beceremiyoruz

Bir rengi olmalı bayramın.

Bir coşkusu olmalı.

Bir törenselliği olmalı.

Bir yemeği olmalı, bir hediyesi olmalı.

Bir rüzgârı olmalı.

Bir sembolü olmalı, bir oyuncağı olmalı.

Bir havası olmalı sokaklara yansıyan.

Bir geleneği olmalı hafiften modernleştirilmiş.

Bir anısı olmalı “nerede o eski bayramlar” cümlesinin dışında.

Yazının Devamını Oku

Babacan’ın sallamasına karşı benim sallamam

Ali Babacan şöyle demiş:

 

2018 seçiminde Abdullah Gül, muhalefetin ortak adayı olsaydı kazanırdı.”

*

Hahahaha!

*

Tam bir sallama bu.

Hem de bayağı bir dayanaksız sallama.

*

Yazının Devamını Oku

İktidarın karşısındaki en etkili ve en güçlü üç muhalefet partisi

Siyasi analizlerine sonsuz güvendiğim Hakan Bayrakçı, AK Parti iktidarının karşısındaki en güçlü üç muhalefet partisini sıralamış.

Bayrakçı’nın sıraladığı üç muhalefet partisi şunlar:

*

- BİRİNCİ PARTİ: Pandemi partisi.

*

- İKİNCİ PARTİ: Metal yorgunluk partisi.

*

- ÜÇÜNCÜ PARTİ: Genç seçmen partisi.

*

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku