Patlıcanın değil padişahın soytarısı

BİR siyasi parti, ortaya çıkıyor ve diyor ki:
-Biz siyasete yenilik getiriyoruz, bizde hiç kimse koltuğa yapışıp kalmayacak.
-Kesin kural koyduk, üç dönemden fazla milletvekili olmak yok.
-Üç dönem kuralı değişmeyecek, değiştirilmeyecek.


*


Bu sözleri işiten yalakası, yandaşı, taraftarı başlıyor alkışlamaya:
-İşte budur! Şak!
Şak! Şak!
-Helal olsun! Şak!
Şak! Şak!
-Devrim bu devrim!
Şak! Şak! Şak!
-Tarih yazıldı tarih! Şak! Şak! Şak!


*


Sonra aynı parti, yine ortaya çıkıyor ve diyor ki:
-Üç dönem kuralını esnetiyoruz.
-Üç dönemlikleri listelere alıyoruz.
-Üç dönem kuralını rafa kaldırıyoruz.


*


Bunu işiten aynı yalaka, aynı yandaş, aynı taraftar, başlıyor yine alkışlamaya:
-İşte budur! Şak! Şak! Şak!
-Helal olsun! Şak! Şak! Şak!
-Devrim bu devrim! Şak! Şak! Şak!
-Tarih yazıldı tarih! Şak! Şak! Şak!


*


-Padişah, patlıcanı sevdiğinde patlıcana methiyeler düzen...
-Padişah, patlıcandan soğuduğunda patlıcana laf saydıran...
Saray soytarısına sormuşlar:
“Ne iş birader? Hani ilke? Nerede erdem?”
Soytarı durur mu?
Yapıştırmış cevabı:
“Ben patlıcanın değil, padişahın soytarısıyım kardeşim”.


Milletvekillerine üç hayati tavsiye


-BİR: Birilerine yaranacağım diye... Kimsenin binasına taşlı-sopalı saldırılar düzenleyen güruhun içinde yer almayın. İlk feda edilen siz olursunuz.


*


-İKİ: Yerimi sağlama alacağım diye... Kabadayılık, magandalık yapmaya kalkmayın. Yerini ilk kaybeden siz olursunuz.


*


-ÜÇ: Siyasette kalıcı olacağım diye... Dayak atmaktan, başkalarının evlerinin önüne gitmekten söz etmeyin... Dayağı ilk yiyen siz olursunuz.

Liderler reyting almak istiyorlarsa

BİR siyasetçinin, bir televizyon kanalında reyting alabilmesi için gereken asgari şartları açıklıyorum:


*


Eğer bir lider...
-Her soruyu rahatlıkla sorabilecek, yürek yemiş gibi atılan gazetecilerin karşısına çıkabilirse...
-Programın en başında, “Bana en ters soruyu sorun, buyurun” deme cesaretini gösterirse...
-Bariz bir yavşamayla karşılaştığında... “Hop” derse, rahatsız olursa, yavşaklık yapanı bozarsa...
-En ters köşeye yatırma maksatlı soru karşısında bile “sen kimsin ki bana böyle bir soru sorabiliyorsun” demezse...
-Samimiyetsiz, hakikilikten uzak, yapmacık, sorusu baştan belli programlar yerine tam tersi programlara çıkarsa...
Reytingi şahane olur.


*


Tersi söz konusu olursa...
İsterse dünya lideri olsun...
Reytinglerde yerlerde sürünür.

Tuğrul ile Meral arasındaki farklar

-Tuğrul el üstünde tutulduğu babasının partisini anında terk edebilir... Meral kapının önünde tutulduğu partisini asla terk etmez.


*


-Tuğrul yıllarca demediğini bırakmadığı AK Parti’ye anında geçiş yapar... Meral başlangıç döneminde kısa süre yer aldığı AK Parti’ye asla geçmez.


*


-Tuğrul gönderilmeyeceğini bildiği halde gider. Meral gönderileceğini bildiği halde gitmez.


*


-Tuğrul giderken geride kalanlara demediğini bırakmaz. Meral kendisini aday yapmayan hakkında sadece “genel başkanımızın takdiridir” der, geçer.


*


-Tuğrul erkektir... Meral kadındır...

Devlet mitingi

BUGÜN miting var.
“Teröre Karşı Tek Ses” adlı bir miting...


*


Mitingin baş katılımcıları:
-Cumhurbaşkanı.
-Meclis Başkanı.
-Başbakan.


*


Kısacası...
Terörü bitirmesi gereken, teröre çare bulması gereken, terörün nedenlerini ortadan kaldırması gereken, terörle mücadele etmesi gereken devlet büyükleri, teröre karşı nutuk atıp slogan bağırtacaklar.


*


Neydi o slogan?
“Onlar konuşur / AK Parti yapar” mıydı?


Seçim için şöyle bir kampanya yapılsa

KAMPANYA yapmayı hiç beceremem ama çok iyi kampanya konusu bulurum.


*


Son bulduğum kampanya konusunu şu üç cümleyle özetliyorum:
-Herkes sandığa gitmeyip tatile gidecek bir arkadaşını tatile gitmekten vazgeçirsin.
-Herkes sandığı protesto edecek bir arkadaşını kolundan tutup sandığa götürsün.
-Herkes “aman oy veriyoruz da ne oluyor” diyen bir nihilisti, “bütün seçimler tarihi seçimdir ama bu seçim başka bir tarihi seçimdir” diyerek zorla sandığa götürsün.


*


Kampanya konusu benden...
Kampanyayı düzenlemek sizden...
Başarı Allah’tan.
Hadi bakalım.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Reform ve Arınç üzerine özlü sözler

Reform işi, Bülent Arınç’a feda edilmeyecek kadar ciddi bir iştir.

 

- Reform, Bülent Arınç’ı fersah fersah aşmak zorundadır.

*

- Reform, diş macunu gibidir... Bülent Arınç onu tüpe sokamaz.



Yazının Devamını Oku

Bülent Arınç yüzünden reformlar baltalanmasın

Bülent Arınç için şunları yazdım önceki gün:

- Bütün kesimler nezdinde yıpranmış bir isimdir.

- Uzun zamandır sözünün etkisi azalmıştır.

- Zannettiği gibi “yukarıda” bir konumda değildir.

- İnandırıcılığı çok ağır hasar almıştır.

*

Diyeceksiniz ki:

*

E ama

Yazının Devamını Oku

Reformdan sonra şimdi de Avrupa

Cumhurbaşkanı Erdoğan, reform bombasının ardından şimdi de Avrupa bombasını patlattı.

 Söylediği en net şekilde şu:

*

“Kendimizi başka yerde değil Avrupa’da görüyor ve geleceğimizi Avrupa ile birlikte kurmayı tasavvur ediyoruz”.

*

Erdoğan’ın sözleri, bununla sınırlı değil.

Çekincelerini de sıralıyor:

*

“Avrupa’nın bize verdiği sözleri tutmasını, ayrımcılık yapmamasını, en azından ülkemize yönelik aleni düşmanlıklara alet olmamasını bekliyoruz”.

Yazının Devamını Oku

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür

Bülent Arınç...

- Bütün kesimler nezdinde yıpranmış bir isimdir.

- Uzun zamandır sözünün etkisi azalmıştır.

- Zannettiği gibi “yukarıda” bir konumda değildir.

- İnandırıcılığı çok ağır hasar almıştır.

*

Ama durumun böyle olması...

Bülent Arınç’ın söylediklerinin doğru olduğu gerçeğini değiştirmez.

Yazının Devamını Oku

Biat, itaat, ram

Ekranlardan birinde yapılan bir siyasi tartışmanın kısa bir videosunu izledim.

İzlediğim bölümde tartışmacılardan biri, programa katılan iktidar muhaliflerine şöyle bağırıyordu:

*

“Erdoğan’a itaat edeceksiniz. Erdoğan’a biat edeceksiniz. Erdoğan’a ram olacaksınız.”

*

Bunu söyleyen tartışmacı arkadaşımız...

“Erdoğan, bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanıdır. Onu cumhurbaşkanı olarak tanımak, demokrasiye saygının gereğidir” deseydi.

Kimsenin itiraz edemeyeceği demokratik bir ilkeyi anımsatmış olacaktı.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan işte budur bundan ibarettir

Ali Babacan, AK Parti hükümetinin bakanı olarak...

Gezi Parkı davalarında “mağdur” sıfatıyla şikâyetçi olmuş.

Bugünlerde çok demokrat, aşırı liberal, fena özgürlükçü takılıyor ya...

Kendisine “Sen niye Gezi olaylarında davacı olmuştun?” diye sorulduğunda...

Şu cevabı vermiş:

*

“Ben davacı değildim, şikâyetçi değildim, mağdur da değildim. Savcı, tek taraflı olarak bütün bakanları mağdur olarak değerlendirdi. Araştırdım, davadan çekilmek kanunen mümkün değildi. İşte bugün buradan savcılara sesleniyorum: Ben bu davanın mağduru değilim. Silin benim adımı.”

*

Yazının Devamını Oku

Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul incelemesi hakkında kitabın ortasından

Meral Akşener açıkladı:

 

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında... Kanal İstanbul’a karşı çıktı diye soruşturma açılmış.



*

Olayın aslına faslına baktığımızda ise...

Yazının Devamını Oku

Yeni gündem: Reform

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde sürekli şu üç şeyin altını çiziyor:

 

BİR: Hukukta reform... İKİ: Demokraside reform... ÜÇ: Ekonomide reform...

*

Üç alanda yapılacak reformlar, yeni dönemin en önemli tartışma konusu...

*

- İnandırıcı bulmayabilirsiniz.

- Gecikmiş bir yöneliş olarak nitelendirebilirsiniz.

- İçinin nasıl doldurulacağını sorgulayabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Hukukta reform olursa ne olur?

Umut devreye girer.

- Yüzler güler.

- Karamsarlığın yerini iyimserlik alır.

- Daha iyiye doğru yelken açılır.

- Tutuklayarak cezalandırma son bulur.

- Tutuklama istisna olur.

- Yabancı yatırımcıya güven verilir.

- Yabancı yatırımcıdan daha önemlisi: Vatandaşa güven verilir.

- Yatırımın önü açılır.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın Uğur’u... Dünyanın Özlem’i...

Uğur Hoca, tamam.

İyi ama bir de Özlem Hoca var.

*

Birini öne çıkarıp diğerini geri plana atmak hatta yok saymak... Gerçekten çok ayıp, gerçekten utanç verici.

*

“Dünyanın Uğur’u” manşetini atıp “Dünyanın Özlem’i” manşetini akıldan bile geçirmemek... Olacak iş değil.

*

- Uğur Hoca profesörse... Özlem Hoca da profesör.

- Uğur Hoca BioNTech’in sahibiyse... Özlem Hoca da sahibi.

Yazının Devamını Oku

Ümit Özdağ ile Muharrem İnce arasındaki farklar

İkisi de partisinden memnun değil.

İkisi de yaptıkları açıklamalarla olay oluyor. İkisiyle de Tarafsız Bölge’de konuştum. Edindiğim izlenimlere göre aralarında şu türden farklar var:

*

- Özdağ tepeden tırnağa ideolojik. İnce popülaritenin altın çocuğu.



*

Yazının Devamını Oku

On maddede Kamala Harris’i yazdım: Kurgulasan olmaz

Birinci olarak... Kadın... Oradan zaten kazanıyor.

- İkinci olarak... Babası Jamaikalı. Bu yanıyla hem Güney Amerika’ya selam çakıyor, hem de siyahlara.

*

- Üçüncü olarak... Annesi Hindistanlı. Bu yönüyle koskoca Asya’yı alıyor kanatlarının altına.



*

Yazının Devamını Oku

Zabıtaya ve polise çağrı: Çekin elinizi gazeteden

Bizim gazetenin dağıtım servisinden fotoğraflar geldi elime...

Samsun’da zabıta ve polis, gazete dağıtıcısı avında.

Öyle bir sarmışlar ki motosikletiyle gazete dağıtan arkadaşımızın etrafını...

Sanırsın terörist avlıyorlar!



*

Yazının Devamını Oku

Biden gelecek bizim muhalefetin dertleri bitecek mi?

İddia ediyorum: Biden gelince...

Bizim iktidardan daha çok bizim muhalefetin işi zorlaşacak.

*

Örneklerle gidelim:

*

Biden, ABD Başkanı olarak...


Yazının Devamını Oku

‘Riskli binalarda oturmayın’ diyen çok sayın yetkili

Vatandaşlarımıza “Riskli binalarda oturmayın” diyorsunuz çok sayın yetkili bey.

Tamam... İyi diyorsunuz.

Tamam... Güzel diyorsunuz.

*

Ama çok sayın yetkili bey, bu insanlar, keyifleri öyle istediği için riskli binalarda oturmuyorlar ki!

“Amaaan şimdi taşınma sorunuyla falan kim uğraşacak abi” diyerek riskli binalarda oturmaya devam etmiyorlar bu insanlar.

Yahu kim ister en küçük bir depremde enkaza dönüşecek bir binada çoluk çocuk oturmayı? Yahu kim ister enkaz altında can vereceğini bile bile o binalarda oturmaya devam etmeyi?

Niye anlamıyorsun

Yazının Devamını Oku

Ah o parmağın tutuluşu

“Ağlamıyoruz, gözümüze toz kaçtı” diye yalan söyletti hepimize.

- “Milli umut” nedir, öğretti hepimize.

*

- “Hayat bir parmağa tutunmaktır” falan diye felsefe yaptırdı hepimize.

*

- “Elif bebeğin bırakamadığı o parmak olmak” isteği aşıladı hepimize.

*

- “Tuttuğun parmak değil kalbimiz oldu ey Elif” dedirtti hepimize.

*

Yazının Devamını Oku

Ölüm gelince ben hep şöyle yapıyorum

Hep en iyi şeylerini hatırlıyorum ölenin.

Kötü şeylerini hiç hatırlamıyorum.

*

Hep hayırla yâd etmeye çalışıyorum.

Hayırsızca yâd etmek istemiyorum.

*

Hep “İyi bilirdik” diye haykırıyorum.

Başka türlü haykırmak içimden gelmiyor.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk biz

Elazığ için nasıl yandıysak...

Ne eksik ne fazla...

Aynı öyle yandık İzmir için.

*



Henüz enkaz altında canlarımız varken...

Yazının Devamını Oku

Geçmiş olsun canım İzmir...

Yıkılan binalar.

Ortaya çıkan enkazlar.

Yükselen deniz.

Çaresizlikler.

Şehirden yükselen dumanlar.

Haykırışlar.

*

Hepsini yüreğimin en derinliklerinde hissettim.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk

Cumhuriyet Bayramı nedeniyle şöyle bir kolaçan ettim etrafı... Manzara-i umumiye şöyleydi:

Herkes mesaj paylaşıyordu coşkuyla...

Atatürk sevgisi yükseliyordu bütün mesajlarda...

Cumhuriyet’in fazilet olduğunda herkes hemfikirdi...

Eşitlik şarkıları dökülüyordu tüm dudaklardan...

Büyük şirketlerin şahane videoları dönüyordu her yerde...

Herkes kendi meşrebince kutluyordu bayramı...

Kayıtsız kalan neredeyse yok gibi bir şeydi...

Aykırılık, çıkıntılık yapan bile kalmamıştı...

Yazının Devamını Oku