Orayı boşaltmayan Başkonsolos

Orayı boşaltmayan Başkonsolos

MUSUL’daki rehine olayı Davutoğlu’nun başarısızlığı değil mi?
SELVİ:
Ben bunun Davutoğlu’ndan ya da Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’ndan kaynaklanmadığı bilgisine ulaştım. Şu anda rehine pozisyonunda olduğu için çok ileri bir şey söyleyemem ama olay büyük ölçüde oradaki Başkonsolosumuzdan kaynaklanıyor.

Orayı boşaltmayan Başkonsolos

Uyarıldığı halde orayı boşaltmayan Başkonsolos mu?
SELVİ:
Defalarca uyarıldığı, THY tahliye için uçak gönderdiği halde tehlikeyi görmedi.

*

Ama nasıl olur? Dışişleri kendisine “boşalt orayı” diyecek ama o boşaltmayacak. Bu olacak iş mi?
SELVİ:
Bence kendisini aşırı güvende hissetti. Keşke Müsteşar Sinirlioğlu yaptığı konuşmaları ve verdiği talimatları kamuoyuyla paylaşsa... Ama o da bu aşamada, yani ortada rehinelerimiz varken bunu paylaşmak istemiyor.

Hayrünnisa Hanım’la yaşadığı tokalaşma krizi

ÇANKAYA Köşkü’nde düzenlenen “Veda Resepsiyonu”nda Hayrünnisa Gül, Selvi’ye tepki göstermiş ve “sizinle tokalaşmayacağım” demişti. Olayı ilk kez Selvi’nin dilinden dinleyelim:

Orayı boşaltmayan Başkonsolos

“Tam Köşk’ten ayrılmak üzereyken Hanımefendi’ye de veda etmek istedim. Kendisi bir köşede bir grup gazeteciyle görüşüyordu. Elimi uzattım. ‘Size kırgınım, elinizi sıkmayacağım’ dedi. ‘Neden? Konuşalım’ diye cevap verdim. ‘Kırgınım size’ dedi. Ben de ‘o zaman hoşça kalın’ dedim ve ayrıldım. Hayrünnisa Hanım bana bu hareketi yaparken, yanında ‘eşi başörtülü biri Çankaya’ya çıkamaz, tehlikenin farkında mısınız’ diye kampanya yapanlar vardı. İşte bu beni çok üzdü. Ben Erdoğan’ın, Abdullah Gül’ü tercih etmeyeceğini gördüm ve bunu birçok kez yazdım. Yani görevimi yaptım. Sanırım Hanımefendi başka bir beklenti içindeydi, ondan dolayı bana kırılmış olabilir”.

Yaver geri planda olacak Muhafız Alayı olmayacak

Orayı boşaltmayan Başkonsolos


CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Çankaya Köşkü’nü neden istemedi?
SELVİ: Erdoğan her zaman kendi stiline uygun başlangıç yapmıştır. Bizim tarihimizde ilk kez bir başbakan, Ankara’nın gecekondu sayılabilecek bir bölgesinde oturdu. Ayrıca Çankaya Köşkü, Erdoğan ailesinin stiline uygun bir yer değil. Çok devlet kokuyor, çok asker kokuyor. O nedenle “Ak Saray” denilen yer tercih edildi.

*

“Ak Saray” mı olacak oranın adı?
SELVİ:
Bilmiyorum ama AK Parti ismine yakışır... Orada bazı sürprizler olacak.

*

Ne gibi sürprizler?
SELVİ:
Yeni Cumhurbaşkanlığı makamında Çankaya’nın ağır devlet kokan havası olmayacak. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı mesela... Bu alay, “Ak Saray”a taşınmayacak mesela.

*

Muhafız Alayı ne olacak, tamamen kalkacak mı?
SELVİ:
Çankaya’da kalabilir. Sadece sembolik olarak törenlerde kullanılabilir.

*

Başka ne tür değişiklikler olacak?
SELVİ:
Ben “Cumhurbaşkanlığı Başyaverliği” konumunda da bir düzenleme bekliyorum.

*

“Başyaver” sivil mi olacak?
SELVİ:
Nasıl bir düzenleme yapılacağını bilmiyorum ama askeri başyaver uygulaması, askeri bir hava veriyor. Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda bir tasarrufta bulunacağını düşünüyorum.

*

Başbakan Ahmet Davutoğlu nerede çalışacak?
SELVİ:
Mevcut Başbakanlık binasında çalışacak. Ama “Ak Saray”, bakanlıkların da çalışmasına uygun bir bina... Cumhurbaşkanı ile Başbakan “Ak Saray”da birlikte çalışabilir. Bu güçlü bir ihtimal.


Mitingde o kürsüye nasıl ve neden çıktı?


CUMHURBAŞKANLIĞI seçiminde adaylardan biri olan Tayyip Erdoğan’ın Konya mitinginde kürsüye çıktınız. Bu tarafsızlık açısından çok sorunlu bir davranış değil mi?
SELVİ:
Orada fiili bir durum oluştu. Erdoğan’ın gezisini takip eden gazetecilerden biriydim. Kendisine “burada bir Çankaya hatırası fotoğrafı çektirelim” dedim. “Tamam” dedi. Miting bittikten sonra fotoğrafın çekileceğini düşünüyorduk. Ama Erdoğan kürsüden bizi anons etti. Bir tereddüt yaşadım. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı bizi anons ediyordu, çıkmazsak yanlış anlaşılırdı. Çıktık ve olay bizim üzerimize kaldı.

*

Eleştirildiniz, tepki aldınız.
SELVİ: Biz en azından sivil siyaset kürsüsüne çıktık, başka kürsülere çıkmadık.


AK Partililerin takıldığı 7 mekân


ABDÜLKADİR Selvi’ye göre AK Parti’nin nabzı Ankara’da şu mekânlarda atıyor:

*

1. S’LO: Daha çok Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanlarının rağbet ettiği bir kafe–restoran.

*

2. MADO: Zincirin Çukurambar şubesi... Numan Kurtulmuş ve çevresi yoğun olarak gidiyor.

*

3. BIG CHEFS: AK Parti’nin Avrupai isimleri buraya takılıyor. Örnek: Mevlüt Çavuşoğlu ve Egemen Bağış.
4. GÜNAYDIN: Danışmanıyla, bakanıyla, milletvekiliyle tüm AK Partililerin gittiği restoran. Söğütözü’nde.

*

5. ÖZLER DÖNER: Burayı daha çok Başbakan Ahmet Davutoğlu ve yakın çalışma arkadaşları tercih ediyor.

*

6. PELİT: Beşir Atalay’ın pek rağbet ettiği bir mekân...

*

7. TAVACI RECEP USTA: Özellikle öğle yemeklerinde AK Parti’nin önemli simalarını burada görebilirsiniz.

ABDÜLKADİR SELVİ KİMDİR?

Orayı boşaltmayan Başkonsolos

-50 yaşında.
-Sivaslı... Yıldızeli’nden...
-Yeni Şafak Ankara Temsilcisi.
-29 yıldır gazetecilik yapıyor.
-Üç çocuğu var: Büşra, Kübra ve Fatih.
-Eşi Zehra Selvi, en büyük eleştirmeni. Bazen kendisini televizyon tartışmalarında fazla agresif buluyor.
-Altı kardeş. Kardeşlerinden bazıları solcu.
-Gezi’ye katılan yeğenleri “amca bize fazla yükleniyorsun” demişler.
-Gazeteci kalacak, milletvekili olmayı düşünmüyor.

SELVİ’YE GÖRE...
AK Parti’nin en başarısız olduğu üç alan

Orayı boşaltmayan Başkonsolos


-BİR: Avrupa Birliği... AB konusunda yeterince enerjik bir tutum sergilenmiyor. Egemen Bağış döneminde durum böyleydi. Yeni bakan, bakalım ne yapacak?

*

-İKİ: Yargı... Bu konudaki tartışmalar ortada... Yargının durumunu hepimiz görüyoruz...

*

-ÜÇ: Kültür politikaları... Kültür konusunda iddiaları olan bir hareketten gelmesine rağmen AK Parti bu konuda başarısız.

SELVİ’YE GÖRE...
AK Parti’nin en başarılı olduğu üç alan


-BİR: Ekonomi... Tüm bir iktidar dönemi göz önünde bulundurulduğunda ekonomide çok başarılı. En olumsuz koşullarda bile göstergelerde geriye gitme olmadı... Ekonomi en sağlam alan.

*

-İKİ: Dış politika... Biliyorum, bazıları itiraz edecek ama ben son dönemdeki sıkışmışlığa rağmen bu alanda da başarılı olunduğunu düşünüyorum. Hem unutmayalım ABD, Rusya dahil tüm ülkelerde var sıkışmışlık.

*

-ÜÇ: Sosyal politikalar... Aile politikaları... AK Parti’nin en başarılı olduğu alanlardan biri de budur.


Soma’daki ‘selfie’ olayı

Orayı boşaltmayan Başkonsolos


SOMA’daki maden ocağının önünde çektirdiğiniz fotoğrafı, sosyal medyada paylaştınız. Tepki aldınız.
SELVİ: Ocağın önünde beklerken Star yazarı Halime Kökçe benim fotoğrafımı çekti. Bu fotoğrafı “Selfie değil Selvi” diye Twitter’a koydum. Sosyal medyadaki cemaatçiler hücuma geçtiler.

*

Ama yaptığınız tepkiye neden olabilecek bir şeydi.
SELVİ: Ben Soma olayını başından beri takip eden bir gazeteciyim. İlk günden oraya gittim. Acıları paylaştım, olayın sorumlularından hesap sorulması gerektiğini söyledim. Belki daha dikkatli olmam gerekiyordu ama konu istismar edildi.


Akreditasyondan ben de rahatsızım


CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın gazetelere ve gazetecilere uyguladığı akreditasyon konusunda Selvi’nin görüşü şöyle:

*

“Akreditasyon beni mutlu etmiyor, ben de rahatsızım. İstiyorum ki Türkiye normalleşsin ve gazeteciler farklı uygulamalara tabi tutulmasın. Ama Türkiye Gezi’den bu yana normal bir süreçten geçmiyor. Dilerim ki bu uygulama uzun sürmez”.

Abdülkadir Selvi’den Ankara tezleri


Orayı boşaltmayan Başkonsolos

-Yeni Kabine’nin kilit taşı Yalçın Akdoğan’dır, Bülent Arınç değil. Bülent Arınç bir abi olarak kalacaktır, ancak düzenleyici ve belirleyici bir rol oynamaz.

*

-Üç dönem kuralı kesinlikle uygulanacak, bu konuda taviz verilmeyecek, istisna olmayacak.

*

-Kim AK Parti’de “küskünler hareketi” başlatırsa, mahallede selam verecek adam bulamaz. Bu nedenle AK Parti’de “küskünler hareketi” olmaz.

*

-Ahmet Davutoğlu’nun iç politikadaki performansı herkesi şaşırtacak. Davutoğlu kendi dilini oluşturacak. Türkiye’ye yeni bir dil ve yeni bir üslup kazandıracak.

*

-Tayyip Erdoğan kendi stili ve üslubuyla Türkiye’yi bir yere getirdi, Ahmet Davutoğlu da kendi stili ve üslubuyla bunu sürdürecek. Davutoğlu Türkiye’yi rahatlatacak.

*

-Abdullah Gül, AK Parti kongresinde bir yarışa girmeyecek. Ondan bağımsız onu bu yarışa sokmak isteyenler çıkabilir ama o girmeyecek. Davutoğlu’nun toplumda göreceği karşılık ve performans Abdullah Gül’e dair beklenti içinde olanları geriletecek.

*

-MİT Müsteşarı Hakan Fidan, 2015’ten sonra hem parlamentoya girecek, hem de dışişleri bakanlığı görevini üstlenecek.

Fuat Avni kim?


SOSYAL medyada “Fuat Avni” diye bir fenomen var. Hükümet içinden en mahrem bilgileri veriyor. Selvi’ye “Kim bu Fuat Avni” diye sordum.
Anlattıkları şunlar:
“Fuat Avni bir konsorsiyum. Cemaat’in bürokrasideki yapılarının elbirliğiyle oluşturdukları bir konsorsiyum. Bu Fuat Avni olayı, Cemaat’in dinlemelere devam ettiğinin de bir göstergesi. Fuat Avni, bazı toplantılarla ilgili bilgileri cümle cümle yazıyor. Bunlar ancak dinlemeyle elde edilebilecek bilgiler. Ben ayrıca Cumhurbaşkanlığı’nın ve Başbakanlığın ikinci, üçüncü halkalarında Cemaat’in adamlarının olduğunu düşünüyorum. Bazı bilgileri onlar servis ediyorlar. Bunlar 12 yıllık iktidarı döneminde AK Parti’nin kılcal damarlarına kadar yerleştiler”.

X

Her oyuna yeni iskambil destesi kahvehaneleri üç günde iflasa sürükler

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’yi yönetenlerin salgınla mücadele edemediklerini söyledi.

 

Bu başarısızlığı da bir örnekle açıkladı.

Söylediği kelimesi kelimesine aynen şuydu:

*



Yazının Devamını Oku

Bu tartışmalardan artık bıkmadık mı?

Kemalizm tartışması

Eskiden bir anlamı vardı bu tartışmayı yapmanın.

Çünkü ülkeyi yönetenler, Kemalizm adı altında kafalarına göre dayatmalar yapıyorlardı.

Ama artık kalmadı böyle bir şey.

Buna rağmen ne diye Kemalizm tartışması çıkarılıyor ikide bir?

Görmüyor musunuz?

Milletin canı sıkılıyor bu köhnemiş, miadı dolmuş tartışmadan. Bu denli bayat bir tartışma, nasıl oluyor da bu kadar heyecanla yapılabiliyor?

Yoksa dert Kemalizm falan değil de dikkat çekmek mi?

*

Yazının Devamını Oku

Savcılar Cübbeli’yi ifadeye çağırmalıdır

Cübbeli Ahmet, bizim Tarafsız Bölge’de şöyle demişti:

 

“Türkiye’de 2 bin selefi derneği var. Şahıslar pompalı mompalı. İç savaşa hazırlanıyorlar. Özellikle Batman, Adıyaman taraflarında çok selefi akım var. Bu silahlanmayı durdurun. Yarın bu işin önünü alamayız. Birisi ‘Şeyhim’ diye cihat ilan edecek, öbürü ‘Mehdiyim’ diyecek. Birbirini öldürür bu Müslüman millet. Asker bunları vurmak zorunda kalacak. Mutlaka kontrol edilmesi lazım.”

*

Şimdi de Saygı Öztürk’e konuşmuş Cübbeli ve sözlerinin arkasında olduğunu söylemiş.

*

- Savcıların harekete geçmesi lazım, bir.

- Cübbeli’ye “Ver bakalım elindeki bilgileri” denmesi lazım, iki.

- Bunun burada bırakılmaması lazım,

Yazının Devamını Oku

Halil Sezai’ler, Emrah Serbes’ler falan...

Halil Sezai’ler, Emrah Serbes’ler, Ozan Güven’ler, Sermiyan Midyat’lar falan...

Hepsi aynı familyanın mensupları.

*

Nedir bu familyanın özellikleri?

Sayalım:

*

- Yaptıklarının yanlış olduğunu ifade ederken bile kuyruğu dik tutarlar.

*

- Yaptıkları düpedüz magandalıktır ama magandalıklarını bile şık bir pakete sarıp satarlar.

Yazının Devamını Oku

Sağlık Bakanı Koca’yla İzmir buluşması

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan, “Diyarbakır ve Van’dan sonra şimdi de İzmir’de bölge toplantısı yapıyoruz. İzmir’deki toplantımıza katılır mısınız” mesajını alınca...

Atladım arabaya...

Yeni otoyoldan İzmir’e gittim.

*

İzmir’de Bakan Koca’yla buluşmamızın ilk adresi İzmir Valiliği oldu.

Ben valiliğe gittiğimde Bakan Koca, basın toplantısı yapıyordu.

*

Biraz izledim kendisini.

Yazının Devamını Oku

Bittin sen Halil Sezai

Sen artık hepimiz tarafından...

“İncir Reçeli” diye oynadığın filmlerle değil, yaşlı bir adama yönelik uyguladığın şiddet görüntüleriyle hatırlanacaksın Halil Sezai.

Sen artık bizim gözümüzde...

“Romantik şarkılar söyleyen, ıssızlığın ortasındaki kentli adam” olmaktan çıkıp “mağara adamının teki” durumuna düştün Halil Sezai.

*

Sen artık hepimiz için...

Sorunlarını kaba kuvvetle çözmeye çalışan, kendine hâkim olamayan, öfkesini kontrol altına alamayan magandanın en önde gidenisin Halil Sezai.

*

Sen artık şu saatten sonra...

Yazının Devamını Oku

CHP’deki tartışmayla ilgili kapı gibi beş saptama

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Atatürk” demiyormuş, “Mustafa Kemal” diyormuş.

 

Bunun üzerinden bir cayırtı koptu CHP’de. Öyle böyle değil ama...  Büyük... Çok büyük bir cayırtı.

*

CHP’de kopan bu cayırtı üzerine tam beş adet saptamam var:



Yazının Devamını Oku

Can Dündar, çakma Napolyon’a asker yazıldı

Macron’u övmüş Can Dündar.

 

“Şu üniversiteyi bitirdi”, “Şu okulda okudu”, “Felsefe tahsili yaptı”, “Şurada staj yaptı” falan diye...

Ballandırmış da ballandırmış Macron’u.

*

O Macron ki...


Yazının Devamını Oku

Bu kadarını Napolyon bile başaramazdı

Macron, “Biz Türk halkına karşı değiliz Erdoğan’a karşıyız” demişti.

Niye böyle demişti?

Çünkü Erdoğan’ı kafasında “tavizsiz” olarak kodluyordu.



*

Ben de bunun muhalefete verilmiş enfes bir pas olduğunu yazmış, ardından da eklemiştim:

Yazının Devamını Oku

Macron’dan muhalefete gollük bir pas geldi

Macron şöyle demiş:

 

“Türkiye başka, Erdoğan başka... Biz Avrupalılar, Türk halkına değil Erdoğan’a karşı sert olmalıyız. Erdoğan hükümeti, kabul edilemez davranışlarda bulunuyor.”

*

Macron, Erdoğan’a niye karşı?



Yazının Devamını Oku

Didim’deki tecavüz iddiası yenilir yutulur iddia değil

Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay ile ilgili bir iddia yayınlandı dünkü Sabah gazetesinde.

Başkan Atabay’ın beş yıl önce bir kadına tecavüz ettiği öne sürülüyor.

*

İddia sahibi bir kadın...

“Başkan Atabay’dan iş istemeye gittim” diyor. “Atabay bana ‘Daha rahat bir ortamda konuşalım’ dedi” diyor. Kendisini bir çiftliğe götürdüklerini söylüyor. “İşin içinde belediye meclis üyeleri de var” diyor. “Bana alkol içirdiler, uyuşturucu verdiler” diyor.

*

Sonrası?

Korkunç!

Yazının Devamını Oku

Bir imam hatipli olarak Erol Mütercimler konusunda ne diyorum?

“İmam hatip mezunları sapık, sahtekâr, ahlaksız olarak karşımıza çıkıyor” diyen Erol Mütercimler konusunda...

Bir imam hatip mezunu olarak benim ne diyeceğimi soranlar oldu.

Konuyla ilgili olarak diyeceklerim şunlardır:

*

Erol Mütercimler ve onun gibiler, uzaktan bakıldığında...

Her türlü genellemeyi çok ayıp sayan aşırı medeni, aşırı kültürlü insanlarmış izlenimi verirler.

*

Fakat biraz yakınlarına sokulduğunuzda...

Yazının Devamını Oku

Şeyhin sahtesi olur mu?

Olur tabii.

Niye olmasın?

*

- Hakikate erişmeyi hedeflememiş...

- Kişisel ahlakını en yüce mertebeye çıkaramamış...

- Dünyevi hırslarından arınamamış...

- Tarikatını tam bir holdinge dönüştürmüş...

- Sevmemiş ve sevdirmemiş...

- Lüks ve konfora düşkünlükten sıyrılamamış...

Yazının Devamını Oku

Bu adamı bulun: Mürit mi, kışkırtıcı mı?

12 yaşındaki kız çocuğunu alçakça istismar eden Fatih Nurullah adlı adama alenen destek veren biri çıktı Twitter’da.

 

Twitter’da kullandığı isim “Abdülkadir Erdinç”.

*

Adam resmen istismarcıya destek veriyor. Hükümeti töhmet altında bırakacak iddialar ortaya atıyor. Yapılan istismara dini kılıflar uyduruyor.

*

Bu adam eğer gerçekten müritse...

Derhal yakalanıp “Küçük bir kız çocuğunun istismarına yancılık yapmak” suçundan işleme tabi tutulmalı.

Hukukta böyle bir suç yoksa...

Yazının Devamını Oku

Heybeliada’daki o bahtsız hastane

Türkiye’nin ilk pandemi hastanesi Heybeliada’daydı.

Şaşaalı günleri de oldu ama bahtı kara çıktı bu hastanenin.

Adı her geçtiğinde Peyami Safa’nın “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” romanındaki etkileyici hüzün gelir aklıma.

Zaten hikâyesi de romandaki gencin acıklı hikâyesine çok benzer.



*

Yazının Devamını Oku

Din istismarcısı sapıklara karşı mücadele rehberi

Kafasına sarık sarıp “Ben şeyhim” diye ortaya çıkan tiplere, her şeyden ve herkesten önce devletimiz, “Hop” demeli.

- Etrafına topladığı müritlerle kendine özgü bir ekosistem oluşturanlar, devletin ilgili kurumları tarafından acilen denetim altına alınmalı.

*

- Dini hassasiyeti olanlar, bu tür adamların melunluk yapmaları halinde ilk önce ve en büyük tepkiyi göstermeli.

*

- Alçaklık yaparken yakalanan bu tür adamların müritleri, devlet tarafından derhal bir rehabilitasyon programına tabi tutulmalı.

*

- Diyanet İşleri Başkanlığı, işi kişisel şova dökmüş abuk sabuk açıklamalar yapan bu tür adamlarla mücadele etmeli.

*

Yazının Devamını Oku

Utanmaz alçak son sığınağına sığınamadı

Eğer 20 yıl öncesinde yaşıyor olsaydık...

12 yaşındaki kız çocuğunu istismardan tutuklanan ve kendisini “şeyh” diye yutturan malum utanmaz adam, kendisine sığınacak bir sığınak oluşturabilirdi.

*

Mesela şöyle şeyler derdi:

Müslüman olduğum için beni hedefe koydular.



Yazının Devamını Oku

Sağlık Bakanı Koca’ya sordum: Salgında son durum nedir?

Hastaneler doldu taşıyor mu? Salgın kontrolden çıktı mı? Yoğun bakımlarda alarm zilleri çalıyor mu? Bazı illerde durum felaket mi? İl il, bölge bölge durum nedir? Yeni önlemler kapıda mı? Tüm bu soruları Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya sordum. Bakan Koca çok önemli açıklamalar yaptı... İşte söyledikleri:

İSTANBUL’DA ARTIŞ YOK

İstanbul, şu anda daha kontrollü... İstanbul’da ciddi bir artış yok.



Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da artış var, dikkatlerimiz bu iki bölgede. Ege’de artış yok.

İzmir’de

Yazının Devamını Oku

İlahi Abdullah Gül

Abdullah Gül, sosyal medyadan şu mesajı atmış:

 

“30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Bu vesileyle Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitlerimizi şükranla anıyorum.”

*

Mesajdaki Atatürk vurgusunu görünce...

Bilmiş bir gülümsemeyle...

İçimden şöyle dedim:

Yazının Devamını Oku

30 Ağustos’u en görkemli şekilde kutlamanın tam sırası

Macron denilen şahsın ta binlerce kilometre öteden, bizi ayağımızı kendi denizlerimize sokamayacak hale getirmek için çırpındığı şu ortamda...

 

- Arkasına Avrupa Birliği’ni alan Yunanistan’ın apaçık haksız taleplerle şımarıklığının dozunu epeyce arttırdığı şu ortamda...

*



- Almanya’nın bile kendisini “Yunanistan’ı kollar gibi” yapmak zorunda hissettiği

Yazının Devamını Oku