GeriAhmet HAKAN Önce anla, sonra tartış: Ayasofya’yı neden gündeme getiriyorlar?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Önce anla, sonra tartış: Ayasofya’yı neden gündeme getiriyorlar?

1970'li yılların başı...

Küçücük bir çocuktum.

İstanbul’da bir Kuran kursunda okuyordum.

O sırada yapılan küçük çapta bir İslamcı gösteriye tanık olmuştum.

Gösteride en heyecanla atılan slogan şuydu:

“Zincirler kırılsın/Ayasofya açılsın.”

*

Sonra Necip Fazıl’ı okumaya başladım.

Önce anla, sonra tartış: Ayasofya’yı neden gündeme getiriyorlar

Fark ettim ki...

Necip Fazıl’ın üzerinde en çok durduğu konulardan biriydi Ayasofya.

Ayasofya’ya öyle bir anlam yüklüyordu ki Necip Fazıl...

Sanki Ayasofya müzeden camiye çevrilse, tarihsel yenilgilerimizin tümü zaferle sonuçlanmış olacaktı.

*

Necip Fazıl’ın bu tür anlatılarıyla büyümüş nesiller...


Ayasofya’nın müzeye çevrilmesini ihanetin sembolü, Ayasofya’nın camiye çevrilmesini ise milletin ruh köküne dönüşünün sembolü olarak görüyorlar.

*

Ayasofya deyip de geçmeyin...

Geniş sağ, mütedeyyin, muhafazakâr kesimler...

- Yıllardır Ayasofya için yazılan “Mahzun Mabet” kitaplarını okudular.

- Yıllardır Ayasofya için bestelenen marşları söylediler.

- Yıllardır “Ayasofya fatihini bekliyor” diye büyük cümleler kurdular.

*

86 yıl önce müzeye çevrildi Ayasofya...

Ve bu 86 yıl boyunca...

Ayasofya üzerinden popüler bir siyasi söylem doğdu... Ayasofya üzerinden tarihsel yenilgilerden çıkma hayalleri kuruldu... Ayasofya üzerinden bir var oluş öyküsü yazıldı...

*

“Oy hesabı için Ayasofya’yı gündeme getiriyorlar, Ayasofya da Ayasofya diye tutturuyorlar, ne varmış bu Ayasofya’da” falan diyorsun ya...

Bunu demeden önce...

Aç bir bak. Azıcık oku. Nedenini anlamaya çalış. 86 yıllık anlatıya iki dakikacık vakit. Yani birazcık da olsa anlamaya çalış.

*

Sonra yine ne istiyorsan onu söyle!

*

“Hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır” tiplerden olma yani.


AKŞAM 20.00’DEN SABAH 10.00’A KADAR SORULARI

65 yaş üstünün akşam 20.00’den sabah 10.00’a kadar sokağa çıkması yasak.

Kararı öğrendiğim andan itibaren kafamda deli sorular var.

Önce anla, sonra tartış: Ayasofya’yı neden gündeme getiriyorlar

*

Şu tür sorular:

*

Ne yani? Hava kararınca olaylara mı karışacaklar? Ne yani? Maksat partilemelerini mi engellemek? Ne yani? Âlemlere mi akacaklar? Ne yani? Yatsıya gidemeyecekler mi?



KEMAL BEY CESUR AMA FAZLA DA CESUR DEĞİL

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, iki HDP’linin milletvekilliğinin düşürülmesiyle ilgili olarak şöyle dedi:

*

“Dosyalarının içeriğini bilmiyorum ama iki HDP’liye yapılan hukuksuzdur, haksızlıktır.”

*

Açıklamasını analiz edelim Kemal Bey’in:

Önce anla, sonra tartış: Ayasofya’yı neden gündeme getiriyorlar

*

- “Dosyalarının içeriğini bilmiyorum” diyerek... Önce kendisini enfes bir biçimde garantiye alıyor.

*

- Ardından “Yapılan hukuksuzdur, haksızdır” diyerek... İki HDP’liye sahip çıkacak kadar cesur olduğunu kanıtlıyor.

*

Kemal Bey cesur ama fazla cesur değil.

Eğer fazla cesur olsa...

Şöyle demekten çekinmezdi:

“Dosyalarının içeriğini biliyorum... İki HDP’liye yapılan hukuksuzdur, haksızdır.”

*

Bu kadarı HDP’yi keser mi acaba?

Orasına da HDP karar versin.


MECLİS’TE ŞİDDET BİTMEZ

ÇÜNKÜ
son zamanlarda Meclis’te şiddetin başaktörlerine...

Önce anla, sonra tartış: Ayasofya’yı neden gündeme getiriyorlar

“Eline sağlık yiğidim... Yaman dövdün... Kralsın...” falan diye goygoy yapma âdeti çıktı.

*

Bu terk edilmeden Meclis’te şiddet bitmez.


NUSRET ARTIK KÜRESEL AKTÖR

- Bu nedenle... Yerel tepkileri pek sallamıyor.

- Bu nedenle... Türkiye’de bir kesimin gözünde nefret objesi haline gelmiş olmayı pek umursamıyor.

Önce anla, sonra tartış: Ayasofya’yı neden gündeme getiriyorlar

- Bu nedenle... Zerre kadar geri adım atmıyor, hatta üstüne üstüne gidiyor.

- Bu nedenle... “Edirne’den öte de benim yurdum ağalar, siz ne derseniz deyin” havasında.

- Bu nedenle... Dubai kadar büyük bir özgüvene sahip...



2020 İNSAN OLSAYDI DEMET EVGAR OLURDU

DEMET Evgar’ın bir gün içinde başına şunlar gelmiş:

*

Önce dudağını arı sokmuş. 15 dakika sonra merdivenlerden yuvarlanmış. Dudağını sokan arının içinde olduğu terliği giymiş. Arı, bu kez de ayağını sokmuş.

Önce anla, sonra tartış: Ayasofya’yı neden gündeme getiriyorlar

*

2020 ete kemiğe bürünüp insan olsaydı... Bir günde bütün bunları yaşayan Demet Evgar olurdu. Kesin.



‘EN’LERİM

- En iyi anlaştığım kişiler: Malatyalılar.

- En sevdiğim yiyecek: Patates.

- En hoşlandığım aktivite: Kafa bulmak.

- En sevmediğim üçlü: Güneş, kum, deniz.

- En sıkıldığım şey: Sağlık Bakanlığı pandemi rehberleri.

- En takdir ettiğim şahıs: Tayini çıktığında arkasından “Vali Baba” diye tezahürat yapılan vali.

- En şaşırdığım kombin: Elbiseyle uyumlu maske!

- En sevdiğim koku: Haşlanmış mısır kokusu.

- En merak ettiğim şey: Hafter yenilince kendisini yenilmiş hisseden var mıdır?

- En sevindiğim haber: Yağmur geliyor!

- En sevdiğim yaz meyveleri: Kayısı, kiraz, çilek üçlüsü.

- En sevdiğim film türü: Katili en sonda sürpriz çıkan cinayet filmleri...

- En sevdiğim şarkı: “Bir Kızıl Goncaya Benzer Dudağın”...

- En haz duyduğum an: Gitmek istemediğim randevunun son anda iptal edildiğini öğrendiğim an.

- En şevke geldiğim durum: Esprimin anlaşılıp hakkının verilmesi...

X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku