Ölüm orucunu kutsamak cinayete ortak olmaktır

Bundan 16 yıl önceydi.

Behiç Aşcı isimli bir avukat, F tipi cezaevleriyle ilgili olarak ölüm orucuna başlamıştı. İki yüz küsur günlük eyleminin ardından da durumu kritikleşmişti.

O günlerde yazar Ahmet Ümit’le birlikte Behiç Aşcı’yı ölüm orucundan vazgeçirmek üzere bir girişimde bulunmuştuk.

Ölüm orucunu kutsamak cinayete ortak olmaktır

Şişli’de bir apartman katında ölüme yatmış bu avukatla görüşmüş, “Tamam, yaptığın eylem ses getirdi. Ama artık vazgeç. Lütfen ölmeyi değil, yaşamayı seç” demiştik.

*

Bizim bu girişimimizin ardından bıraktı ölüm orucunu Behiç Aşcı. Hastaneye kaldırıldı. Sağlığına kavuştu.

*

Ve 16 yıl sonra yine bir ölüm orucu vakası!

*

Ancak bu kez hayatın değil ölümün galip geldiği bir süreç yaşandı. Gencecik bir kadın, kendi elleriyle yaşamına son verdi.

*

Şöyle bir baktım bu olaya karşı sergilenen tepkilere...

*

Ölüm, öyle bir kutsanıyordu ki dehşete düştüm.

Genç kadının yüzünün açıkta bırakıldığı tabutunun başında “Mitralyöz” falan diye halaylar çekildiğini görünce yaşadığım dehşet bin katına çıktı.

*

Yapmayın! Etmeyin! Aklınızı başına toplayın! Ölümü kutsamayın! Bedeni ölüme yatırmak, bir eylem biçimi olmaz, olamaz! Destanlar çıkarmayın bu ölümden! Özendirici davranmayın! Ölümü, hayatın önüne geçirmeyin! Yapılanın doğru bir tutum olduğu yaklaşımından uzak durun! Yazıktır! Günahtır! Bu bir cinayettir ve bu cinayetin ortağı olmayın!


HAKAN AYGÜN’ÜN TUTUKLANMASINA DAİR

YAPTIĞI büyük terbiyesizlikti Hakan Aygün’ün.

Bodrum’da teknesine çekilmiş, oradan kutsal değerlerle alay ediyordu sorumsuzca...

“İban suresi” falan diye...

Ölüm orucunu kutsamak cinayete ortak olmaktır

*

Bu tür sululukları yapıyorlar ama yaptıkları bu sululukların inanan insanlarda ne tür bir incinmeye yol açacağını zerre kadar önemsemiyorlar.

Böyle bir vurdumduymazlık!

Böyle bir sorumsuzluk!

*

Asla ikisi arasında bir denklik ya da bağlantı kurmak maksadıyla söylemiyorum ama ben mesela Atatürk’e yönelik hakaretler, küfürler konusunda da hassasım.

Bunu yapanlar da ülkenin kurucusu olarak Atatürk’e büyük kıymet verenlerin incinmesini asla hesaba katmıyorlar.

*

Hakan Aygün’ün tutuklanmasına gelince...

*

Ayıplanması, kınanması, yaptığı çirkinliğe en sert tepkinin gösterilmesi, yaptığının büyük bir kepazelik olduğunun kendisine haykırılması, birazcık utanması varsa utandırılması...

Yeterliydi.

*

Bileğine kelepçe takılarak tutuklanması, bu sorumsuz soytarıya lüzumundan fazla değer atfetmek gibi geliyor bana.

Bunu bile hak etmiyordu bu terbiye yoksunu patavatsız.


MARKETLERE VE BELEDİYELERE MASKE KONUSUNDA TAVSİYE

- MARKETLER: Her market, hemen girişe günlük ihtiyaca yetecek kadar maske koyabilir. Böylece markete alışveriş için maskesiz girişler kesilmiş olur.

*

- BELEDİYELER: Belediye otobüsünde günlük ihtiyaca yetecek kadar maske bulundurulur. Böylece otobüse maskesiz binmek imkânsız hale gelmiş olur.



HANGİSİNE ŞAŞIRALIM?

OLAY şu:

Bir televizyon programının canlı yayınında korona konusu tartışılıyor. Uzmanlar stüdyoda konuk. Berhan Şimşek de evinden katılıyor programa... Ve bir an geliyor, Berhan Şimşek yakıyor sigarayı!

*

- Canlı yayında Berhan Şimşek’in her şeyi unutup bir anda afili biçimde sigara yakmasına mı şaşıralım?

*

- Berhan Şimşek’in korona konulu programa evinden canlı bağlanacak kadar uzman bir konuk muamelesi görmesine mi şaşıralım?

*

Şaşırdık valla hangisine şaşıracağımıza!


KARANTİNALI DESPİNA

KARANTİNA günlerinde Attilâ İlhan üstadımızın pek sevdiğim “Karantinalı Despina” adlı şiiri geliyor aklıma.

*

Şöyle başlıyor şiir:

Ölüm orucunu kutsamak cinayete ortak olmaktır

*

“Bir gül takıp da sevdalı her gece saçlarına / Çıktı mı deprem sanırdın ‘kara kız’ kantosuna / Titreşir kadehler camlar kırılır alkışlardan / Muammer Bey’in gözdesi Karantinalı Despina”

¡

Şiirin son dizesi ise mutlak bir hakikati anlatıyordu:

“Olmayacak şey bir insanın bir insanı anlaması”.

*

Timur Selçuk bu şiiri besteleyip seslendirdi. Şu karantina günlerinde bir dinleyin... Tuhaf bir denk düşüş gerçekleştirmiş olursunuz.


TEKLİFLERİM VAR

- Üniversiteliler kızmasın ama sokağa çıkma yasağının kapsamının “20 yaş altı ve üniversiteliler” olarak belirlenmesini TEKLİF EDİYORUM.

*

- Madem maske takmak artık bir zaruret haline geldi... O halde devletimizin vatandaşa ücretsiz maske temin etmesini TEKLİF EDİYORUM.

*

- Şaldan, tişörtten, kaşkoldan maske yapma sanatının, bir kamu spotu haline getirilip ekranlarda gösterilmesini TEKLİF EDİYORUM.



WELCOME TO THE CLUB MEHMET HOCAM

PAPYONUYLA, enteresan konuşma tarzıyla Amerika’dan Türkiye gündemine hızlı bir dalış yaptı Prof. Dr. Mehmet Çilingiroğlu hocamız...

Yaptı ama bir anda da Türkiye’deki kutuplaşmadan payına düşeni alıverdi.

Ölüm orucunu kutsamak cinayete ortak olmaktır

*

Neye uğradığına şaşırmış mıdır bilmiyorum ama hocama “Welcome to the club” diyorum.



GELECEK Mİ? KALSIN

“GELECEK şöyle olacak, gelecek böyle olacak” diye senaryolar anlatılıyor ya... Hiçbirine kafamı veremiyorum.

Koronadan sonrasıyla ilgili anlatılanlara kulak veremiyorum, yazılıp çizilenleri okuyamıyorum.

*

Çünkü kafam sürekli bugünde...

X

Bir durun artık Sayın Bilim Kurulu üyeleri

Sayın Bilim Kurulu üyeleri...

Şu pandemi denilen belalı sürecin en başından beri...

Çok büyük hizmetler verdiniz. Önemli uyarılarda bulundunuz. Önemli kararlar aldınız. Çok önemli işler yaptınız.

*

Ama artık biraz durma zamanı Sayın Bilim Kurulu üyeleri.*

- Durun! Çünkü millet... Bazı ortamlardaki olağanüstü mesafesizlikleri gördükçe... Sizin ağzınızdan “maske-mesafe” tekerlemesini duymak bile istemiyor.

*

-

Yazının Devamını Oku

Dışlarsan PKK’ya çalışmış olursun

HDP’ye oy vermiş vatandaşlarımızı...

Kazanmaya çalışmak yerine...

- Ötelersen...

- Dışlarsan...

- İtersen...

- Mahkûm edersen...

- Yargılarsan...

- PKK’dan ayırmazsan...

- Yaftalarsan...

Yazının Devamını Oku

Yeter artık! Bitsin şu PKK denilen bela

PKK denilen örgüt, 40 yıldır gündemde.

Bu 40 yıl süresince...

Yapılmayan kalmadı.

*

- Üzerine gidildi... Aman verilmedi... Sınır ötesi operasyonlar yapıldı...

*

- Siyasi kolunun partileri kapatıldı...

*

- Askeri yöntemlere ağırlık verildi... Köyler boşaltıldı...

Yazının Devamını Oku

İki tarafın fanatikleri için değil... Sessiz çoğunluk için yazılmış bir yazı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP ve İYİ Parti liderlerini ziyaret edip Gara konusunda bilgilendirdiler.

Çok hoşuma gitti bu ziyaret ve bu bilgilendirme.

Muhalefet dışlanmadı diye...

Demokratik bir tutum sergilendi diye...

Yıllardır yapılmayan yapıldı diye...

Kutuplaşma belası bir nebze olsun dinecek diye...

Memnun oldum.

Fakat ne oldu?

Yazının Devamını Oku

PKK ile mesafe yok! Katliamla da yok!

Her PKK katliamında...

Gözler kısılıp HDP’ye bakılıyor.

*

- “Ne diyecekler acaba?” diye...

*

- “Katliama yönelik şöyle okkalı bir kınama yapacaklar mı?” diye...

*

- “Acaba yine bir gerekçe bulacaklar mı?” diye...

*

Yazının Devamını Oku

Bir alçaklık destanı: Rehine katletmek

PKK denilen örgüt, bu zamana kadar...

- Bebek katletmiştir.

- Öğretmen katletmiştir.

- Köylü katletmiştir.

- İzne giden askerleri katletmiştir.

- İşçi katletmiştir.

- Bombayla vatandaş katletmiştir.

*

İşte en son...

Yazının Devamını Oku

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

Enes Kanter, gerçekten çok uyanık bir tip.

Ne zaman kiminle ne yapacağını çok iyi biliyor.

Kumpas zamanı...

Zekeriya ile vakit geçirip poz veriyor.

*

Maklube zamanı ise...

Rockefeller’ın torunu Ariana’yla poz veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Bu adamın ilahiyat dekanı olması utanç vericidir

Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Kılıç, geçen gün şöyle bir tweet attı:

“Boğaziçili misiniz, Boğazdışılı mısınız onu bunu bilmem. Aklınızın ucundan bile geçirmeyin. Biz abdest alır dışarı çıkmayız. Bizim zaten abdestimiz var. Bilin istedik de... Şöyle söyleyeyim. Siz hani bir ayı geçti eylem yapıyorsunuz ya. Biz eylem falan yapmayız. Biz gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz bilin istedim.”

Bu nedir Allah aşkına?

*

Boğaziçi gerilimi bitmesin diye mi yapılıyor bu tür provokasyonlar?

*

Bir ilahiyat dekanına yakışıyor mu böyle bir tehdit dili?

*

Yazının Devamını Oku

Galiba ilk kez uzaya bir Türk astronot gönderilecek

Sosyal medyada çok iyi hazırlanmış, kısa ve vurucu bir klip gördüm:

 

Türkiye Uzay Ajansı’nın hazırladığı bu klip, Atatürk’ün ünlü “İstikbal Göklerdedir” sözüyle birlikte sunuluyordu.

*

Klip şundan ibaretti:



Yazının Devamını Oku

Ben Melih Bulu’nun yerinde olsaydım

Bazı geceler uykuya dalmadan önce... “Bir sahil kasabasına yerleşip balıkçılık mı yapsam acaba” diye içimden geçirirdim.

 

- Şöhretin Kıvanç Tatlıtuğ/Kenan İmirzalıoğlu aşamasını yakaladığımı falan düşünüp ara sıra gülümserdim.

*

- Rektörlük binasının tam önünde “Ey Boğaziçi! Ya sen beni alacaksın ya da ben seni” diye tek kişilik bir eylem planlardım.

*

- Ali Kırca ile Mehmet Ali Birand isimlerinden yola çıkarak... “Mehmet Ali Kırca” gibi bir ismi uydurmayı nasıl başardığıma şaşıp kalırdım.

Yazının Devamını Oku

Hayat bayram olsa

Sıkılı yumruklar birazcık gevşese...

Diyalog kültürü devreye girse...

*

Öğrenciler bir adım geri atsa...

Yöneticilerimiz bir adım geri atsa...

*

Rektör Bulu, yeni bir yaklaşım denese...

*

Yazının Devamını Oku

Bir tek Kılıçdaroğlu olayın farkında

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Boğaziçi Üniversitesi olaylarıyla ilgili olarak yaptığı bir açıklama dikkatimi çekti.

O açıklamayı okuyunca...

“Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda/Kemal Bey bütün olayın farkında” diye ıslıkla bir melodi tutturdum.

Şöyle diyor Kılıçdaroğlu açıklamasında:

*

“Ben sevgili öğrencilerimize değil, onların anne ve babalarına seslenmek istiyorum. Karşımızda kontrolünü kaybetmiş bir siyasi iktidar var. Gerginlikten besleniyor. Bizler aklıselim sahibi olmak zorundayız. Sağduyu ile hareket etmek zorundayız. İktidarın değirmenine su taşımamak zorundayız.”

*

Ne demek istiyor Kılıçdaroğlu?

Yazının Devamını Oku

Cemil Çiçek ile Bülent Arınç farkı

Bülent Arınç...

“AİHM kararı uygulanmalı” demiş.

Çok tepki almış.

*

Cemil Çiçek de...

“AİHM kararı uygulanmalı” demiş.


Yazının Devamını Oku

CHP’den istifa eden Mehmet Ali Çelebi’ye dair birkaç şey

CHP’de milletvekiliyken de gözümde “delikanlı adam” idi... İstifa ettikten sonra da... Zerre değişmedi gözümdeki değeri yani.

- Dikkat! Birine “delikanlı” sıfatını yakıştırmak için onunla aynı fikirde olmak gerekmiyor.

*

- Delikanlılığının sayısız göstergesi var Çelebi’nin: Ergenekon’a karşı direnişi... Mahkeme salonlarındaki dik duruşu... FETÖ’cü yargıya karşı başkaldırışı... İnançlarından ödün vermeyişi...



*

Yazının Devamını Oku