GeriAhmet HAKAN O zaman sen de fırıl fırıl dönme Mansur Efendi!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

O zaman sen de fırıl fırıl dönme Mansur Efendi!

Bir kulis bilgisi yazdım.

Dedim ki: “Mansur Yavaş AK Parti’yle temasa geçmiş... AK Parti’nin Ankara adayı olmak istiyormuş”.

Adı üstünde: Kulis yahu kulis!

Çok bozulmuş Mansur Efendi bu yazdığım kulis bilgisine.

Ağır ifadelerle saldırmalar...

Melih Gökçek’le beni kanka ilan etmeler...

İçinde “şerefsiz” geçen cümleler kurmalar...

Falan.

Yahu Mansur Efendi!

Hele bir cevap ver:

Sen hem CHP’yi, hem de İYİ Parti’yi çantada keklik tutmaya çalışmıyor musun?

Sen elini açık etmemek için yerel seçim öncesi dans üstüne dans etmiyor musun?

Sen aday olacağın partiyi belirlemek için soteye yatıp havayı koklamıyor musun?

MHP’li iken CHP’den aday olmayı içine sindirmiş biri olmasan...

“Şu anda her türlü teklife açığım” pozisyonunda olmasan...

“Benim partim belli. Benim AK Parti ile ne işim olur? Bu bana hakarettir. İspatlamazsan şerefsizsin”
falan diye üst perdeden laflar etmeye belki hakkın olabilir.

Ama sen öyle biri değilsin ki...

İnsan çıkar, “Ahmet Hakan’ın verdiği bu kulis bilgisi doğru değildir” diye efendice bir açıklama yapar.

O partiden bu partiye fırıl fırıl dönen bir siyasetçi olarak afra tafra yapmaya en azından utanır be!


BELEDİYE SEÇİMİ DE BEKA SEÇİMİ OLDU!

BU ülkede...

Herhangi bir seçim için...

Herhangi bir siyasi...

Bu seçim
bir hizmet yarışıdır.

Bu seçim
ölüm kalım savaşı değildir.

Bu seçimle
beka sorununun alakası yoktur.

Derse... Dişimi kıracağım.

Yahu neredeyse bizim mahallenin muhtarı bile...

“Bu seçim beka seçimidir komşular” diye propaganda yapacak.

ŞU BELEDİYE BAŞKANLARINA ASLA VE KAT’A OY VERMEYİN!

Tarihi binaları PVC ile kaplama potansiyeli taşıyan...

Sürekli eskiyi yok edip yenisini yapmaya meraklı olan...

Önceliğini hiçbir zaman kaldırıma vermeyen...

Önüne gelen şeyin hemen festivalini yapan...

Hizmet/şov dengesini asla tutturamayan...

Belediye başkanlarına asla oy vermeyin! 


‘HAYIRLI CUMALAR’ DİYE BİR BİDAT!

Kuran kursuna gittim...
Yoktu “Hayırlı cumalar” diye bir şey.

İmam hatibe gittim... Hiç duymadım “Hayırlı cumalar”ı...

İlahiyatta okudum... “Hayırlı cumalar” demiyordu kimse...

Sosyal medyayla birlikte dallanıp budaklanan bir temenni olup çıktı “hayırlı cumalar”.

Yani dört dörtlük bir bidat var karşımızda.

Hasene midir, değil midir?

Onu da bilemedim.

İFRİT OLUYORUM

Bu ülkede dolar yükselirken feryat figan edip kapkaranlık senaryolarla hepimizi umutsuzluğa gark edenlerin dolar düşerken arazi olmalarına İFRİT OLUYORUM.

Yazdığı herhangi bir cümleciğin azıcık benzerini görünce “Onun da aklına gelmiştir” demeyip “Benim tweet’imi çaldı” falan diye ortaya dökülenlere İFRİT OLUYORUM.


HAVAALANI İSİM BAROMETRESİ

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK: Yüzde 30

ABDÜLHAMİT HAN: Yüzde 25

RECEP TAYYİP ERDOĞAN: Yüzde 25

MEVLÂNÂ: Yüzde 20 

O zaman sen de fırıl fırıl dönme Mansur Efendi

SİNEAD’İN HİDAYETE ERİŞİYLE İLGİLİ ÜÇ ŞEY

İRLANDALI meşhuuur şarkıcı Sinead O’connor İslam’la şereflenmiş.

Bu konuda sadece şu üç şeyi söyleyip kaçacağım:

BİR: Zil takıp oynamaya gerek yok, kurtardıysa kendini kurtardı.

İKİ: İslam’ın bir meşhurun onayına ihtiyacı yok, zaten yüce bir dindir.

ÜÇ: Önce Katolik, sonra lezbiyen olduğunu açıklayan Sinead Hanım, umarım hak dinde sabitkadem kalır da hem dünyası, hem ahireti kurtulmuş olur.


BU KADAR MASRAFA GEREK YOKTU Kİ CANDAN ERÇETİN

CANDAN Erçetin’le ilgili bir haber vardı bütün yayın organlarında.

Ben de o haberlerden yola çıkarak bir yorum yazmıştım Candan Erçetin’i eleştiren.

Buna karşılık Candan Erçetin’in yaptıkları şunlar:

Avukatını devreye sokmuş. Bir ihtarname hazırlamış. “Düzeltme yazısı” kaleme alınmış. Notere gitmiş. Mahkemeye başvurulmuş. Falan...

Bütün bunların amacı şu metni yayınlamam:

“Ahmet Hakan’ın köşesinde yazdığı olay asılsız ve gerçeğe aykırıdır. Candan Erçetin, davetliler ile sahne arasına barikat kuran güvenlik görevlilerini çekilmeleri yönünde iki kez uyarmış, güvenlik önlemine ihtiyaç olmadığını söylemiştir. Konseri kayıt altına almaya çalışan misafirlerden eğlenmek için bir araya geldiklerini, kayıt yapmayı bırakarak gecenin keyfini çıkarmalarını rica etmiştir. Kamuoyunun bilgisine sunulur. Candan Erçetin adına Avukat Burçin Şişmanyazıcı Tuzlacı”.

İlahi Candan Hanım!

Noterleri oyalamaya, mahkemeleri meşgul etmeye, bu kadar asık yüzlü davranmaya, işi bu denli resmiyete dökmeye ne gerek vardı ki?

Söyleseydiniz düzeltirdik.

X

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin ruh hali iyi değil, hiç iyi değil

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet partisinin liderine yönelik sergilenen apaçık bir nezaketsizlik karşısında hepimiz ortaklaşıp “Bu bir nezaketsizliktir” diyemiyoruz.

*

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet lideri, bir yalan haber üzerinden iktidarı sıkıştırmaya çalışıyor. Ve o lider, haberin yalan çıkmasını hiç mesele etmiyor.

*

Artık Türkiye’de...

Şeytanlaştırma tek taraflı işleyen bir mekanizma değil. Bütün taraflar, birbirlerini şeytanlaştırıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Yıllık iznin bir bölümü

“Yazarımız, yıllık izninin bir bölümünü kullanmak üzere yazılarına ara vermiştir.”

Klasik köşe yazarlığının en klişeleşmiş cümlelerinden biridir bu.

*

Eski üstatlarımız, nedense yıllık izinlerinin tamamını asla kullanmazlardı.

Mutlaka “bir bölümünü” kullanırlardı.

*

“Üstatlara saygı” adına...

Ben de bu klişeyi kullanarak...

Yazılara kısa bir süre ara veriyorum.

Yazının Devamını Oku

Şairi bile nobranlaştıran milletvekilliği koltuğu

Bir arkadaşım vardı.

Şiir yazardı. Şairdi yani.

Siyasete girdi. Milletvekili oldu.

*

Hiç unutmuyorum:

Bir sohbet sırasında bir trafik polisiyle yaşadığı bir olayı anlatmıştı.


Yazının Devamını Oku

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Kadınlar sokağa çıkmalı mı, çıkmamalı mı?

- Kadınlar sosyal hayata karışmalı mı, karışmamalı mı?

- Kadınlar iş yapmalı mı, yapmamalı mı?

Türü sorulara yanıt arayan Taliban’a verilmiş en güzel cevaptır.

*

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Sergilediği şefkatle...

- Ortaya koyduğu insanlıkla...

Yazının Devamını Oku

Laiklik var olduğu sürece bizde Taliban barınamaz

Taliban zihniyeti ne diyor?

Şunu diyor:

*

Dini herkes benim gibi yorumlayacak.

Dinden herkes benim anladığımı anlayacak.

Benim dinden çıkardığım kurallara herkes uyacak.

Dini başka türlü yorumlamak yasak.

*

Laiklik

Yazının Devamını Oku

Taliban’la görüşülür mü?

ABD GÖRÜŞÜYOR: Hem de nasıl görüşüyor! Masaya oturuyorlar, anlaşma imzalıyorlar. Öyle ki... Neredeyse devir teslim töreni falan yapacak gibiydiler.

ÇİN GÖRÜŞÜYOR: Sıfır çekinceyle hareket ediyorlar. Çıkarlarına bakıyorlar. Vızır vızır görüşüyorlar. Ellerinden gelse Kabil / Pekin arasına metro yaparlar.

*

AVRUPA GÖRÜŞÜYOR: Taliban’la işbirliği kararı alıyorlar. Görüşüyorlar. Kamuoylarını yatıştırmak için ise “İnsan haklarına saygı” şartı koşuyorlar.

*

RUSYA GÖRÜŞÜYOR: Rusya Dışişleri Bakanı, Moskova’da Taliban heyetini ağırlıyor. Gururla poz vermeler falan. El altından, el üstünden sürekli görüşüyorlar.

*

İRAN GÖRÜŞÜYOR: Anında vaziyet almış durumda. Sünni falan demeden takır takır görüşüyor İran. Saman altından su yürütüyor.

*

Yazının Devamını Oku

Doğu Bey! Bırak şu saçma sapan Atatürk Taliban kıyaslamasını

DOĞU PERİNÇEK ŞÖYLE DEMİŞ: “TALİBAN, ATATÜRK’ÜN TÜRKİYE’DE YAPTIĞI GİBİ AFGANİSTAN’IN KURTULUŞ SAVAŞI’NI BAŞARDI”. CİDDİYE ALINACAK PEK BİR TARAFI YOK BU AÇIKLAMANIN. AMA BENİM TALİHSİZLİĞİM DE BU... SÜREKLİ CİDDİYE ALINMAYACAK ŞEYLERİ CİDDİYE ALMAKLA GEÇİYOR ÖMRÜM. İŞTE YİNE ÖYLE BİR DURUMDAYIM VE SÖYLEYECEKLERİM ŞUNLARDIR:

Afganistan, tarihte hiçbir zaman doğru dürüst merkezi bir yönetim oluşturamadı. Kabilelerin, dağınık güçlerin itişip kakışmasının coğrafyası oldu hep. Ulus yok ortada. Merkezi yönetim tecrübesi yok. Afgan kimliği yok. Tarihsel deneyim diye bir şey de yok.

*

Türkiye’nin durumu, Afganistan’ın durumuyla kıyas edilemez. Türkiye’nin büyük bir deneyimi var. Bir imparatorluk geçmişi var. Merkezi yönetim tecrübesi çok büyük. İmparatorluktan getirdiği müthiş zengin bir birikim söz konusu. Türkiye Cumhuriyeti, böyle bir birikime yaslanıyor.

Atatürk’le Taliban’ı kıyaslamak... Her şeyden önce Atatürk’e düpedüz hakaret ve büyük bir saygısızlık. Saçmalamanın daniskası. Absürdlüğün zirve noktası. Böyle bir kıyaslama, Atatürk ve yol arkadaşlarının birikim ve deneyimini aşağılamaktan başka bir anlam taşımaz.

*

Taliban, fukara bir insan kaynağına yaslanıyor. Siyasi kurgusu da alabildiğine fukara... Afganistan’daki kaosa ve içsavaşa karşı, ilkel bir kurguyla verilmiş bir cevaptır Taliban. “İslam’ı sert uygularsak belaları def ederiz” diyen bir sosyolojiye yaslanıyor. İdeolojisi, hedefi, stratejisi bundan ibaret. İlkel bir kurtuluş reçetesiyle hareket ediyor.

*

Yazının Devamını Oku