GeriAhmet HAKAN Nifak yangınına dikkat
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nifak yangınına dikkat

Bir yanda orman yangınları...

Bir yanda da nifak yangınları...

*

Nedir nifak yangını?

Mesela şudur:

*

“Yunanistan uçak teklif etti, bizimkiler reddetti” diye palavra sıkmaktır. Sonra bu palavradan yola çıkarak... “Türkiye’ye yardım edilsin” diye sosyal medya kampanyası yapmaktır.

*

Nedir nifak yangını?

Nifak yangınına dikkat

Mesela şudur:

*

Şu ana kadar hiçbir yetkili, orman yangınlarıyla ilgili olarak “Bu işin arkasında terör örgütü var” diye somut bir açıklama yapmamışken... Yangınları terör örgütü çıkarmış gibi kampanya yürütmektir.

*

Birinci nifaktan...

Türkiye’nin yönetilemeyen bir ülke haline geldiği sonucu çıkar.

*

İkinci nifaktan ise...

Kardeşliğimize darbe vuracak tehlikeli provokasyonlar çıkar.

*

Memleket yangın yerine dönmüş durumda.

Böyle bir ortamda...

Bilinçli ya da bilinçsiz provokatörler, özellikle sosyal medyada ellerindeki benzin bidonlarıyla nifak yangınları çıkarmaya çalışıyorlar.

*

Aman dikkat edelim.

Aman fırsat vermeyelim.

Aman kamu otoritelerinin yaptıkları açıklamaları esas alalım.

Aman sosyal medya yalanlarına kanmayalım.

Aman ha aman.

TERÖR ÖRGÜTÜ YAKMAZ MI?

YAKAR tabii.

*

Terör örgütü öyle bir örgüttür ki...

Orman yangınından, börtü böcek katliamından kendisine reklam çıkaracak karaktersizliktedir.

Yani onu durduracak hiçbir moral değeri yoktur.

*

Bu nedenle yaktığını da yakmadığını da üstlenmektedir. Yaktığından da yakmadığından da kendisine reklam çıkarmaktadır. Orman yangınıyla propaganda yapma gayesindedir.

*

O nedenle... “Aaaa! Bak üstlenmişler” falan diyerek bunların oyunlarına gelmeyelim.

ARTİSTLİK YAPMAYAN KAHRAMANLARIMIZ

ÖNÜMDEN orman çalışanlarının fotoğrafları geçiyor.

*

Fotoğraflarda gördüklerim şunlar:

- Alevlere kahramanca dalış.

- Arazözlerle yangının üzerine yürüme.

- Kaplumbağayla ağlama.

- Simsiyah olmuşken dinlenmek için yere kıvrılma.

Nifak yangınına dikkat

- Vatan savunmasına koşar gibi alevlerle mücadele.

- Şehit olma.

- Yaralanıp hastanelere kaldırılma.

*

Kısacası...

Her fotoğraftan bir destan çıkarmak mümkün.

*

Hiçbiri gürültü çıkarmıyor.

Hiçbirinin reklam derdi yok.

Hiçbiri sosyal medyadan fotoğraf paylaşmıyor.

Hiçbiri artistlik yapmıyor.

Hiçbiri ortalığı velveleye vermiyor.

Hiçbiri şikâyetçi olmuyor.

Hiçbiri laf alıp vermiyor.

Hiçbiri kendisinden söz edilmesini istemiyor.

Hiçbiri yok sayılmayı mesele etmiyor.

Hiçbiri şov peşinde değil.

Hiçbiri selfie çekmiyor.

*

Bu yangınların sessiz kahramanlarıdır orman işçileri.

*

Hepsinin önünde çok derin bir saygıyla eğiliyoruz.

SARIKLI AMİRAL OLAYI

BİR iddia dolaşıyor iki gündür ortalıkta. Denilen şu:

“Sarıklı Amiral Mehmet Sarı, YAŞ’ta emekli edilerek kurtarılmak isteniyor.”

*

Bu iddiayı araştırdım. Elde ettiğim sonuçları yazıyorum:

*

Anayasa’nın 125. Maddesi’ne göre YAŞ kararlarına karşı yargı yolu kapalı. Yani Sarıklı Amiral Mehmet Sarı, YAŞ’ta emekliye sevk edilirse... Kendisine yargı yolu kapanmış olacak. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Disiplin Kanunu çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayırma işlemi sonucunda rütbesinin geri alınması da mümkün.

Nifak yangınına dikkat

Eğer YAŞ beklenmeden disiplin cezasıyla olay tamamlanmış olursa... Disiplin cezasına karşı yargı yolu açık olduğu için Sarıklı Amiral’in tekrar TSK’ya dönme ihtimali belirecekti. Ki bunun örnekleri mevcut.

*

Ben bu “Sarıklı Amiral”e karşı Milli Savunma Bakanlığı’nın bir “koruma” yaklaşımı içinde olmadığını, benim yazdığım türde bir yol izlediğini düşünüyorum.

Bekleyelim görelim.

TURAN AYDOĞAN’LA BİR GÖRÜŞME YAPTIM

CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan aradı.

Konumuz tabii ki dünkü yazımda yer alan eleştirilerdi.

Uzun bir telefon görüşmesi yaptık.

Polis çevirmesinde yaşanan olayı kendi bakış açısından anlattı.

Nifak yangınına dikkat

Yaşadığımız acı olaylar gündemdeyken bu konunun uzamasını istemediğini de belirtti.

*

Konudan bağımsız olarak vurguluyorum:

*

Eleştiri karşısında sergilediği son derece tahammüllü, medeni ve olgun tutumu nedeniyle Sayın Aydoğan’a çok teşekkür ediyorum.

X

Kürt meselesini çözelim çözmesine de mesele nedir?

Eskiden bana birisi “Kürt meselesi yok. Ne meselesi?” dediğinde...

Hemen atılır ve başlardım saydırmaya:

“Kürtlerin varlığı bile inkâr ediliyor” derdim.

“Kürtçenin varlığına bile tahammül edilemiyor” derdim.

“Terörle mücadele adına bin türlü hukuksuzluk yapılıyor” derdim.

“Bunlar ortadayken, sen nasıl Kürt meselesi yok dersin?” derdim.

Yani derdim Allah derdim.

Gelelim bugüne...

Yazının Devamını Oku

‘Sezai Temelli’li, HDP’li, İmralılı falan bir fıkra

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şöyle demiş:

“İmralı meşru bir organ değil. Meşru organ kimdir? HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz. Eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla çözebiliriz.”

*

Tam “Şahane bir yaklaşım, güzel bir öneri” diyerek üzerine atlayacaktım ki...

“Küt” diye bir cevap geldi HDP’den.

*

HDP adına açıklama yapan isim Sezai Temelli.

Dediği şu:

*

Yazının Devamını Oku

Selçuk Bayraktar nasıl oluyor da kutuplaşma belasını yıkıp geçiyor

Geçenlerde Tarafsız Bölge’de konuğumuz oldu Selçuk Bayraktar. Çok izlendi, çok ilgi gördü, çok dikkat çekti program.

Alışılmışın dışına çıkan bir yönü de şu oldu: Türkiye’deki bütün dünyalara seslendi. Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçti. Peki ama Selçuk Bayraktar, neden birbiriyle taban tabana zıt kutupların ortak bileşkesi haline gelebiliyor? Hangi yönleriyle Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçebiliyor? Bu sorulara benim verebildiğim cevaplar şunlar:



*

Çünkü Selçuk Bayraktar...

Neredeyse iki yüz yıldır genlerimize işlemiş olan “Biz yapamayız” algısını darmadağın ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin ruh hali iyi değil, hiç iyi değil

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet partisinin liderine yönelik sergilenen apaçık bir nezaketsizlik karşısında hepimiz ortaklaşıp “Bu bir nezaketsizliktir” diyemiyoruz.

*

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet lideri, bir yalan haber üzerinden iktidarı sıkıştırmaya çalışıyor. Ve o lider, haberin yalan çıkmasını hiç mesele etmiyor.

*

Artık Türkiye’de...

Şeytanlaştırma tek taraflı işleyen bir mekanizma değil. Bütün taraflar, birbirlerini şeytanlaştırıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Yıllık iznin bir bölümü

“Yazarımız, yıllık izninin bir bölümünü kullanmak üzere yazılarına ara vermiştir.”

Klasik köşe yazarlığının en klişeleşmiş cümlelerinden biridir bu.

*

Eski üstatlarımız, nedense yıllık izinlerinin tamamını asla kullanmazlardı.

Mutlaka “bir bölümünü” kullanırlardı.

*

“Üstatlara saygı” adına...

Ben de bu klişeyi kullanarak...

Yazılara kısa bir süre ara veriyorum.

Yazının Devamını Oku