GeriAhmet HAKAN Nalet olsun içindeki magandaya
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nalet olsun içindeki magandaya

Mustafa Üstündağ adlı oyuncu, Bodrum’da rallicilerin ödül törenini basmış.

Küfürler, kıyametler, vurmalar, kırmalar, saldırganlıklar, silahlar falan...

*

Ralli bu ya ralli!

Rallideki hangi anlaşmazlık, böylesine kontrolsüz bir öfkeye yol açabilir ki?

Rallideki hangi ihtilaf, böylesine bir sokak çocuğu kavgasını tetikleyebilir ki?

Nalet olsun içindeki magandaya

*

Yoksa bunların içindeki maganda, uğraş alanına falan hiç bakmaksızın mı açığa çıkıyor?

Tenis oynasalar, sörf yapsalar falan...

Yine de içlerindeki o maganda, gün yüzüne çıkar mı?

*

O zaman Mustafa Üstündağ’ın oynadığı dizide ağzından düşürmediği o meşhur repliği, şu şekle dönüştürmenin tam sırası:

*

“Nalet olsun içindeki magandaya.”

YAŞAM KOÇLARI OLSAM

ÖZGÜR DEMİRTAŞ’a şöyle derim:

*

Twitter’da iyi kötü buraya kadar geldin. Ama artık senin Twitter’dan el etek çekmenin tam zamanı. Kariyerini yıpratmaya değecek bir mecra değil orası. Bir süre Instagram’a geç. Eskimiş kapı, betondan fışkıran çiçek fotoğraflarıyla sosyal içerikli mesajlar ver. Sonra yine dönersin Twitter’a.

Nalet olsun içindeki magandaya

MEHMET CEYHAN HOCA’ya şöyle derim:

*

Hocam, doğruyu dikine dikine söyleyeni sevmezler buralarda. Hep pembe tablo çizeceksin. Hep bardağın dolu tarafından söz edeceksin. Hep idare-i maslahat yapacaksın. Yoksa adını karamsara çıkarırlar. Gelin, bir süre “Rakamlar şahane”, “Bize bir şey olmaz”, “Kapanma mı? Ne kapanması! Tam tersine açalım” falan deyin.

“MİLLET AÇ, AÇ” DİYEREK YAPILAN MUHALEFETLE İLGİLİ BİRKAÇ ŞEY SÖYLEYECEĞİM

SÜREKLİ “Millet aç, aç” demek...

Konuyu sürekli buraya getirmek...

Milletin önemli bir bölümünü olaya yabancılaştırabilir.

Bir süre sonra konunun kendisiyle ilgili olmadığını düşünen kitleler, “Bunlar bizden söz etmiyorlar” diyerek size olan ilgilerini azaltabilirler.

*

Sürekli “Millet aç, aç” demek...

Konuyu sürekli buraya getirmek...

Bunu dile getirenlerin toklukları meselesini akıllara getirir.

“Millet açsa sen niye toksun, sen millet değil misin?” sorusu gelir akıllara.

Yani olayı belli bir kıvamda tutmakta yarar vardır.

*

Sürekli “Millet aç, aç” demek...

Konuyu sürekli buraya getirmek...

Belki seçmeni buna ikna edebilir.

Ama seçmen bu! Orada durmaz.

Hemen şöyle demeye başlar: “Acaba bunlar gelirse benim açlığım gidecek mi?”

Yani “Millet aç, aç” dedikten sonra söyleyeceğiniz şeyler olmalı.

İKTİDARIN ŞU İKİSİNİ YAPMASI ZORUNLU

- 128 MİLYAR: Soru, “128 milyar dolar nerede” diye sorulunca... 128 milyar dolar iç edildi algısı yaratılıyor. Muhalefet, bu algıya oynuyor. İktidar “128 milyar dolar nerede” sorusuna, sorunun içerdiği tuzağa düşmeden ama sorunun yarattığı algıyı darmadağın eden, zekice bir cevap geliştirmek zorunda.

- KANAL İSTANBUL: Bu projeyle ilgili çok radikal, çok farklı, çok ikna edici bir büyük kampanya şart. İtirazlara cevap yetiştirmeye çalışan bir yaklaşımın dışında bir yaklaşımdan söz ediyorum. Bu zamana kadar böyle bir çalışma yapılmadı. İktidar cephesi, bu çalışmayı yapmak zorunda.

TOKATLI OLASIM GELDİ

TOKAT’ın polisleri, “Sabahın Seherinde Ötüyor Kuşlar” türküsünü seslendirmişler polis günü nedeniyle.

*

Daha önce çalakalem dinlemiştim türküyü. Bu kez kendimi vererek dinledim.

*

Sonra çeşitli sanatçılardan da dinledim.

Bayıldım.

Tek kelimeyle bayıldım.

Derinlikli, efendi, dürüst bir türkü.

Ezgisi muhteşem.

Sözler dokunaklı.

*

Bizim Yozgat’ın ‘Sürmeli’si de efsanedir, kabul.

Ama bu Tokat türküsünü dinleyince kısa bir süreliğine de olsa Tokatlı olasım geldi.

ATEŞBÖCEĞİ’NE DAİR ÜÇ HÜKÜM

YILMAZ Erdoğan’ın ünlü eseri ‘Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?’, sinema filmi oldu. Filmi izledim.

*

Film hakkında üç hüküm vereceğim:

Nalet olsun içindeki magandaya

*

- HÜKÜM BİR: Filmde eski Türk filmlerine özgü bir naiflik çabası var ama eski Türk filmlerindeki samimiyet yok. Unutmayalım: Samimiyet de samimiyetsizlik de perdede çarpan etkisiyle yansıyor izleyiciye.

*

- HÜKÜM İKİ: Tiyatroda bizi güldürmüştü bu espriler. Ama filmde pek güldüremediler. Neden acaba? Aradan geçen zaman mı eskitti esprileri? Yoksa perde ile sahne arasında bu açıdan bir fark mı var?

*

- HÜKÜM ÜÇ: Bizim sinemamız yaşlandırma tekniğinde bayağı geride ama atmosfer yaratma işini çok iyi başarıyor. Filmde çok inandırıcı bir 1950’ler atmosferi vardı. Fakat genç oyuncunun yaşlı hali, hiç inandırıcı değildi.

ÇOK ŞÜKÜR

- Clubhouse tantanası bitti. Artık hiçbir yerde bu mecradan söz edilmiyor. Çok şükür.

*

- Aşı karşıtlığı bayağı bir mevzi kaybetti. Çok şükür.

*

- Dün son kez kafeye gittim yolu uzatarak. Maskesiz tek bir kişi bile görmedim. Çok şükür.

*

- Çaydan kahveye doğru bir geçiş var bizim millette... Çok şükür.

*

- Cihangir’de bir parkta bir kadına saldıran alçak yakalanmış. Çok şükür.

X

Sicili temiz bir HDP’liye bakanlık vereceklermiş

Bu konuyu önce Dursun Çiçek açtı.

CNN Türk’te “HDP’ye bakanlık verilebilir” dedi.

*

Dursun Çiçek, eski bir CHP milletvekili. CHP’de şu anda bir görevi yok. Bu nedenle yaptığı açıklamanın üzerinde pek durmamıştım.



*

Yazının Devamını Oku

Hiç kimse istemiyor Kılıçdaroğlu'nun aday olmasını

Dünkü yazımda...

“Galiba Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı ısıtılıyor” demiştim.

*

Neye dayanarak söylemiştim bunu?

*

Şu iki şeye:

*

- BİR: Cumhuriyet gazetesinde “Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ı geçti” diye manşetten duyurulan bir ankete dayanarak...

*

Yazının Devamını Oku

Bayram işini beceremiyoruz

Bir rengi olmalı bayramın.

Bir coşkusu olmalı.

Bir törenselliği olmalı.

Bir yemeği olmalı, bir hediyesi olmalı.

Bir rüzgârı olmalı.

Bir sembolü olmalı, bir oyuncağı olmalı.

Bir havası olmalı sokaklara yansıyan.

Bir geleneği olmalı hafiften modernleştirilmiş.

Bir anısı olmalı “nerede o eski bayramlar” cümlesinin dışında.

Yazının Devamını Oku

İktidarın karşısındaki en etkili ve en güçlü üç muhalefet partisi

Siyasi analizlerine sonsuz güvendiğim Hakan Bayrakçı, AK Parti iktidarının karşısındaki en güçlü üç muhalefet partisini sıralamış.

Bayrakçı’nın sıraladığı üç muhalefet partisi şunlar:

*

- BİRİNCİ PARTİ: Pandemi partisi.

*

- İKİNCİ PARTİ: Metal yorgunluk partisi.

*

- ÜÇÜNCÜ PARTİ: Genç seçmen partisi.

*

Yazının Devamını Oku

Apar topar seçime giderler mi gerçekten?

“Ben falanca ay erken seçim bekliyorum” diye açıklamalar yapıyordu Meral Akşener.

Sürekli güncelleyerek...

Baktı, olmuyor.

Vazgeçti tarih vermekten.

*

Baktım, CHP Sözcüsü Faik Öztrak da benzer bir yaklaşım sergilemiş.


Yazının Devamını Oku

Mehmet Ceyhan tutuklansınmış

Niye tutuklansınmış?

Çünkü felaket tellallığı yapıyormuş.

*

Sanki ortada felaket yok, hayat güllük gülistanlıkmış da her şey Mehmet Ceyhan Hoca’nın uydurmasındanmış gibi bir yaklaşım.

*

Bu ancak ve ancak ansiklopedilerde “saçmalık” maddesine karşılık olabilir.

*

- Yoğun bakımlarda yaşam savaşı verilirken...

Yazının Devamını Oku

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Berlin’de yaptığı uzun açıklamaların içinde şöyle bir cümle yer aldı:

“Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız.”

*

Bu cümle, çok tepki aldı.

Benim de kulağımı tırmaladı.

Bakan Çavuşoğlu’nu aradım.

Berlin’deymiş.

Alman Cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapmış.

Yazının Devamını Oku

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Ekrem İmamoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet türbesinde elinin arkasında olmasından yola çıkılarak başlatılan incelemenin tüm detaylarına baktım.

Şöyle bir macera:

Vatandaşın biri, CİMER’e şikâyet ediyor.

Oradan rutin bir işlemle Cumhuriyet Savcılığı’na gidiyor.

Savcılık, İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor.

Bakanlık, rutin incelemeye alıyor.

Müfettişler, İmamoğlu’nun savunmasını alıyor.

Falan...

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku