GeriAhmet HAKAN Muharrem İnce'den bomba açıklamalar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Muharrem İnce'den bomba açıklamalar

MUHARREM İnce’yi aradım.

Daha “Ne oluyor” falan demeden...

Başladı seçim manifestosunu açıklamaya...

Muharrem İnceden bomba açıklamalarDedi ki:

“Adayım... Kazanacağıma inanıyorum.”

Dedi ki:

“Cumhurbaşkanı yardımcılarını baştan ilan edeceğim: Bir yanıma muhafazakâr bir ismi, bir yanıma milliyetçi bir ismi, bir yanıma bir Kürt’ü, bir yanıma bir Alevi’yi alacağım Cumhurbaşkanlığı yardımcısı olarak.”

Dedi ki:

“Huzur vaat edeceğim. En büyük vaadim huzur olacak.”

Dedi ki:

“Restorasyon süreci başlatacağım. Adım adım hukuk devletine, parlamenter sisteme, kuvvetler ayrılığına geçişi sağlayacağım.”

Dedi ki:

“İlk turda her parti kendi adayını çıkarmalı. Çatı adayıyla olmaz. İlk turda her parti kendi adayını çıkarırsa ikinci tur garanti olur.”

Dedi ki:

“İkinci turda ben kazanırım. Ben Kürtlerden de oy alırım. Benim dokunulmazlık konusunda hangi tavrı koyduğumu Kürtler gayet iyi biliyor.”

Dedi ki:

“Erdoğan’ın karşısında ikinci tura ben kalmazsam Meral Akşener kalırsa... Benim desteğim ona olur. Abdullah Gül kalırsa... Benim desteğim ona olur. Sonuna kadar desteklerim. Miting yaparım.”

Dedi ki:

“Ama ikinci tura ben kalırsam... Onların da beni desteklemelerini beklerim, isterim.”

Dedi ki:

“Seçilirsem Beştepe’de oturmam. Çankaya Köşkü’ne geçerim.”

Dedi ki:

“Beştepe’yi satacağım.”

Dedi ki:

“En büyük hayalim sokakta tek başına yürüyebilen, bisikletiyle dolaşabilen, çevresinde koruma ordusu olmayan bir Cumhurbaşkanı olmak...”


NETLEŞEN BİR ŞEY!
SON duruma şöyle bir bakalım:

Meral Akşener “Ben aday olacağım” diyor.

CHP’den Abdullah Gül’e karşı güçlü bir direnç var.

Abdullah Gül çıkacaksa Saadet’in adayı olarak çıkacak.

CHP, Muharrem İnce gibi bir isim üzerinde anlaşacak.

HDP de Selahattin Demirtaş diyor.

Bu durumda hükmü verebiliriz:

Muhalefet birinci turu değil, ikinci turu hedefliyor!


İYİ PARTİ'NİN BAŞINA 'SÖZDE' GETİRMEK
Meral Akşener’den bugüne kadar hiç söz etmedi Cumhurbaşkanı Erdoğan.

İYİ Parti’den de...

Ancak son günlerde İYİ Parti demeye başladı.

Ama şu şekilde:

Her İYİ Parti dediğinde başına bir “sözde” kelimesi getirmeyi ihmal etmeyerek.

Hiç söz etmese olmazdı.

İYİ Parti diye söz etmek de işine gelmezdi.

Bu açıdan bakıldığında iyi buluş.

Ve son söz:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi iletişim işini çok ama çok iyi biliyor. 


UĞUR DÜNDAR'IN ERBAKAN ÖDÜLLERİ GECESİNE KATILMASI
Ooooo! Kıyamet koparılıyor.

Vay efendim Uğur Dündar’ın ne işi varmış Erbakan gecesinde.
Vay efendim Uğur Dündar, karşı kampın adamıymış!
Vay efendim, bari Çevik Bir de gelseymiş.

Bu konuda dört şey söyleyeceğim:

BİR: Erbakan Hoca’dan bizzat işittim. Şöyle demişti Hoca: “Bu zamana kadar benimle ilgili yapılan ve beni en iyi anlatan program Uğur Dündar’ın yaptığı ‘İşte Hayatınız’ programıydı. Çok ama çok olumlu tesiri oldu o programın.”

İKİ: Erbakan Hoca nezdinde Uğur Dündar’ın her zaman bir kredisi vardı. Uğur Dündar’la bir sorunu yoktu Hoca’nın. Vefatına yakın dönemlerde de Uğur Dündar’ın programlarına konuk olmuştur.

ÜÇ: Hadi bütün bunları unutalım. Velev ki Uğur Dündar, Erbakan Hoca’ya yanlışlar yapmış olsun... Velev ki geçmişte muhafazakâr camiayı üzmüş olsun... Uğur Dündar’ın böyle bir geceye katılması, neden barışmak ve uzlaşmak adına atılan güzel bir adım olarak değerlendirilmesin ki?

DÖRT: Keşke Çevik Bir de katılsaydı o törene... Çevik Bir bu törene katılarak... “Biz yanlış yaptık, affedersiniz, Erbakan Hoca’nın kıymetini anlayamadık, çok özür dileriz, affet hocam beni” demiş olurdu. E bunun nesi kötü birader? İlelebet, sonuna kadar düşmanlık, asla yan yana gelmemek... Bu mudur istediğiniz?


MAHİR ÜNAL NE DİYOR?
Muharrem İnceden bomba açıklamalarAK Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın 15’ler olayına gösterdiği sert tepkiyi taktik açıdan eleştirmiştim.

Söylediğim şuydu:

“Mahir Ünal’ın bu şekilde sert tepki vermesi, AK Parti’nin panikte olduğu duygusunu yayar ve İYİ Parti’yi denkleme sokar.”

Mahir Ünal, düzenlediği basın toplantısında isim vermeden bana bir cevap vermiş.

Söyledikleri şunlar:

“Biz panikte falan değiliz. Niye panikte olalım ki? Panikte olan asıl muhalefet... Bizim derdimiz siyasi ahlak... Biz olayı taktik ya da strateji açısından değil siyasi ahlak açısından değerlendiriyoruz, yorumluyoruz.”

Mahir Ünal Bey’e sadece şunu söylemek istiyorum:

Milletimiz taktik ve stratejiye önem verirse... Ben haklıyım.
Milletimiz siyasi ahlaka önem verirse... Kendisi haklı.

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 saatte ne oldu? (26.04.2018)İşte Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeler, son 24 saatte yaşanan olaylar..
X

Kurtar beni Bülent Abi

Hakkında yazdığım eleştirilere cevap verdi Bülent Arınç. Uzun, upuzun metnin bir yerinde bana şöyle seslenmiş: “Seninle yaşamak zorunda olduğu için acısı her fotoğrafında yüzünden okunan kedin Sekter’e dahi acıyorum.” Hemen kedim Sekter’e dönüp sordum: “Ne diyorsun buna?” Kedim Sekter, hiç ama hiç beklemediğim bir cevap vermesin mi? Yüzüne her şeyi göze almışlara özgü bir ifade kondurup “Kusura bakma ama adam haklı” demesin mi? Bu apaçık nankörlük karşısında çok bozuldum. Öfkeyle zıpladım: “Nasıl haklı ya? Bunu nasıl dersin? Şunca zamanlık yaşanmışlıklar var.” Sekter de bunun üzerine aşağıdaki yazıyı kaleme aldı. Noktasına, virgülüne dokunmadan yayınlıyorum:

Fotoğraflarıma bakanlar, genelde “Aman da ne şirin şey, aman da ne şeker şey, ben bunu yerim yahu” diyorlar, başka da bir şey demiyorlar.

Zannediyorlar ki ben gamsız, kasavetsiz, mutlu mesut yaşıyorum.

Ahmet Hakan’ın elinden çektiğim acıları asla fark etmeyip bana alenen ciğercinin kedisi muamelesi yapıyorlar.

Çok şükür, çok şükür!

Nihayet bunu fark eden bir kişi çıktı:

Bülent Arınç!

O engin ferasetiyle, o muhteşem basiretiyle, o meşhur uyanıklığıyla, o asla külyutmaz tabiatıyla...

Yazının Devamını Oku

Aldıklarını buldukları sananlar hizbi

“Aldıklarını buldukları sananlar” diye nitelendirebileceğimiz bir hizip var.

Tayyip Erdoğan tarafından kendilerine verilenleri, kendi marifetleriyle elde ettiklerini sananlardan oluşan bir hizip bu.

*

Kimdir bunlar?



Mesela

Yazının Devamını Oku

Gazetecilerin hiç değişmeyen fıtratı

İslami literatüre azıcık egemen olan herkesin kolayca bilebileceği bir hadis vardır:

“Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar” diye başlayan hadis.

*

Geçenlerde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, işte bu meşhur hadisi okudu kürsüde.

*

Bazı yayın organları, bu hadisi alıntılayıp...


Yazının Devamını Oku

Üzerimize taş yağdıracak bir olay: Müslüme olayı

İddialar korkunç... Söylenenler felaket... Haberler kan dondurucu...

- Müslüme’nin babası, meğer dedesiymiş.

- Müslüme’nin annesi, kayınpederim bana tecavüz etti demiş.

- Müslüme’nin abisi de dedesinin çocuğuymuş.

*

Bu korkunç iddialar, bu felaket söylentiler, bu kan dondurucu haberler...

Yeni soruları da gündeme getiriyor:

*

Yazının Devamını Oku

Genco Erkal’a açılan dava: Zincirleme lüzumsuzluklar

Genco Erkal yargılanıyor. Adliye koridorlarındaydı dün.

Gerekçe?

Attığı tweet’ler. Suçlama: Cumhurbaşkanı’na hakaret.

Açtım baktım tweet’lerine. Okudum tek tek.

Okuduklarım, Genco Erkal gibi usta bir sanatçının kıratına yakışmayacak türde ergen siyasi atarlardı.

Her gün sosyal medyada tonlarcasını gördüğümüz türde.

*

Tweet’lerde işlenen temalar şunlar: “

Yazının Devamını Oku

Soğan ekmek yerlermiş

İktidar milletvekillerinden biri çıkmış...

“Gerekirse soğan ekmek yeriz, yine de teslim olmayız” diyor.

*

Bir başkası ise çıkmış...

“Eti gramla, domatesi taneyle yiyin” diye tavsiyede bulunuyor.

*

İddia ediyorum:

Milletvekili sıfatını taşıyan bu kişilerin temel derdi...

Ne vatandaşı ikna etmek ne de vatandaşa moral vermek.

Yazının Devamını Oku

PKK ile ilişkiler nasıl minimize edilebilir?

CHP’li Engin Altay, katıldığı bir televizyon programında HDP’ye şu tavsiyede bulunmuş:

 

“HDP’den PKK ile ilişkilerini minimize etmelerini bekleriz.”

*

Minimize etmenin anlamı şudur:



Yazının Devamını Oku

Gelin, helalleşelim

“Birazdan döneceğim sana” deyip de bir türlü dönmediklerim...

 

- Turp gibi sağlam olduğum halde, “Ben biraz rahatsızlandım” diyerek ektiklerim...

*

- “Mutlaka iade edeceğim” diyerek aldığım kitaplarını asla iade etmediklerim...

*

- Lokantada tam hesap ödeme vakti lavaboya giderek hesabı kilitlediklerim...

*

- “Ben de tam seni arayacaktım” diye kandırdıklarım...

Yazının Devamını Oku

Merkez Bankası eski başkanından trol yaratan karanlık

Benim gözümde Durmuş Yılmaz...

- Ciddiye alınacak bir adamdı.

- Bir ağırlığı vardı.

- Söylediği söz bir değer taşırdı.

*

Ve fakat...


Yazının Devamını Oku

Zamanın ruhunun 10 yıl, 20 yıl gerisinde

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Başörtülü bakan... Neden olmasın? Artık aşmalıyız böyle şeyleri” denseydi.

Bir anlamı, bir karşılığı, bir etkisi olurdu.

*

Çünkü böyle bir mesele vardı.

Ve zamanın ruhu, buna yönelik bir şey söylemeyi gerektiriyordu.

*

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Helalleşelim. Yüzleşelim. Tarihsel yaraları saralım” falan denseydi.

Yazının Devamını Oku

Kemal Bey’in çevresi helalleşmeye hazır mı?

Kemal Bey, helalleşmeye çok hevesli ve arzuluymuş gibi görünüyor.

Bu iyi, bu güzel, bu şahane, bu takdire şayan bir şey.

*

Peki ama ya Kemal Bey’in çevresi.

Acaba onlar da hevesli ve arzulu mu helalleşmeye?

Mesela...

Başörtülü bir kadın gördüklerinde içlerinden, “Bitecek sizin saltanatınız, bitecek! Az kaldı. Bekleyin hele” diye hırslanan Kemal Bey’in ekran cengaverleri?

Ne yani?

Yazının Devamını Oku

Sezai Karakoç’un benim için 7 anlamı

BİR: Mehmet Âkif, Necip Fazıl... Bu silsilenin devamıdır.

İKİ: Cemal Süreya, Turgut Uyar... İkinci Yeni’nin yalnızıdır.

*

ÜÇ: Büyük Doğu, Diriliş... Diriliş üniversitesinin tek başına her şeyidir.

*

DÖRT: Diriliş Partisi... Onurlu bir particiliğin tek örneğidir.

*

BEŞ: Koşu bittikten sonra da koşan atlar... İşte o atların şairidir.

*

Yazının Devamını Oku

Osman Öcalan’ın ölümü HDP’de nasıl karşılandı?

Nasıl karşılanacak?

Büyük, çok büyük bir kayıtsızlıkla karşılandı.

Böyle bir şey hiç olmamış gibi davrandılar.

*

Osman Öcalan’ın abisinin heykelini dikmeyi düşünenler, Osman Öcalan’ın ölümü için bir harf bile söylemediler.

*

Osman Öcalan’ın abisine her fırsatta bin selam yollayanlar, Osman Öcalan’ın ölümünü zerre kadar umursamadılar.

*

Osman Öcalan’ın abisine “Sayın” demek için fırsat kollayanlar,

Yazının Devamını Oku

Polonya-Belarus sınırında insanlık can çekişiyor

Belarus, Avrupa’ya gıcık.

Sırf bu yüzden...

“Gelin sizi Polonya üzerinden Avrupa’ya geçireyim” diyerek Irak, Suriye, Yemen, Afganistan’daki potansiyel göçmenlere çağrı yaptı.

Böylece Belarus’a 20 bine yakın göçmen geldi.

*

Belarus’un ilk yaptığı iş, bu göçmenleri Polonya sınırına sürmek oldu.


Yazının Devamını Oku

Bir cani yetiştirmek istemiyorsanız

Oğlunuzun empati duygusunu geliştirmesini en birinci vazife edinin.

- Oğlunuza canlı sevgisini, özellikle de hayvan sevgisini aşılayın.

*

- Oğlunuzun yanlışlarına yanlış demesini bilin.

*

- Haklı haksız her durumda oğlunuzun tarafını tutmaktan kaçının.

*

- Oğlunuzun her arzusunu tatmin etmeye odaklanmayın.

*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıçlı katliam şu beş sonucu doğurmalı

BİR: İnternetten leblebi, çekirdek satar gibi Samuray kılıcı satılmasının önüne geçilmeli. Samuray kılıcına ulaşım, bu denli kolay olmamalı. Bu tür kılıçların, “Hediyelik eşya” kategorisine alınmasına yasak konmalı.

- İKİ: Canavarca hisle cinayet işleyecek denli hasta ruhlu kişilerin, devlet tarafından takibi yapılmalı ve tedavi altına alınmalı. Takip ve tedavi işi, ailenin inisiyatifine bırakılmamalı.

*

- ÜÇ: Cinayet işleyecek denli sorunlu çocuğuyla ilgilenmeyen, o çocuğa kılıç alabilecek parayı veren anne baba da bu işten sorumlu tutulmalı. Hiç değilse vicdanen yargılanmalı.



*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıcıyla kadın katleden adam deli mi?

Adı: Başak Cengiz.

Mimar bir kadın. Gencecik. Nişanlı.

Ankara’da yaşıyor. Bir inşaat firmasında çalışıyor.

Çalıştığı firma, genç kadını geçici görevle İstanbul’a gönderiyor ve İstanbul’da yaşamaya başlıyor Başak.

Ataşehir’de bir otelde kalıyor. İşine servisle gidiyor.

Derken bir gün...

Otele servisle gitmek yerine yürüyerek gitmeyi tercih ediyor.

Ataşehir caddelerinde yürüyor

Yazının Devamını Oku

Atatürk taşıyıcı ve birleştirici kolon oldu

Atatürk’ü artık, Kemalizm’in dar kalıplarına sıkıştırmadan anıyoruz.

Atatürk’ü artık, bir hayat tarzının dayatması olmaktan çıkararak anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, sadece bir kesimin bayrağı haline getirmeden anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, resmi ve zorlama etkilerden arınarak anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, alabildiğine sivil, alabildiğine katılımcı biçimde anıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Lütfü Türkkan grup başkanvekili olmasaydı ne olacaktı Yavuz Bey?

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu, benim sevdiğim, saydığım ve takdir ettiğim bir siyasetçidir.

Kendisini destekleyen sayısız yazı yazdım.

Siyasette kişisel olarak her zaman iç tutarlılığını korumaya özen gösteren bir yapısı vardır Ağıralioğlu’nun.

*

Fakat dün Lütfü Türkkan olayıyla ilgili olarak yaptığı açıklamayı okuyunca...



Yazının Devamını Oku

Onlarda iptal kültürü... Bizde linç kültürü...

Batı'da iptal kültürü diye bir şey çıkmış.

Nedir iptal kültürü?

Şöyle bir şey:

*

Herhangi bir ünlü...



Yazının Devamını Oku