Muhaliflere ve iktidarcılara hafif sert bir sesleniş

HEY MUHALİF ARKADAŞ!

Hey muhalif arkadaş!

 

Sana kaç kere dedik, umudunu Obama’ya bağlama diye.İşte görüyorsun:

 

“Görüşmeyecek, asla görüşmeyecek” diye haykırıp duruyordun.Şak diye görüşüverdi.

 

- Hem de ayaküzeri değil.

 

- Hem de toplantı arasında değil.

 

- Hem de Beyaz Saray’da.

 

- Hem de 50 dakika.

 

*

 

Hey muhalif arkadaş!

 

Obama’nın Erdoğan’la görüşmesi ya da görüşmemesi, Erdoğan’ın kişiliğiyle alakalı bir durum değildir.

 

Türkiye ile alakalı bir durumdur.

 

Obama, Erdoğan’ın kişiliğinden ve politikalarından hazzetmeyebilir.

 

Ya da...Obama, Erdoğan’ın kişiliğini ve politikalarını pek beğenebilir.

 

Hiç fark etmez.

 

Sonuçta söz konusu olan Türkiye’dir.

 

*

 

Hey muhalif arkadaş!m Erdoğan’ı sevme.

 

*

 

Erdoğan’ı eleştir.

 

*

 

Erdoğan’a itiraz et.

 

Ama işi şirazesinden çıkarma.

 

Umudunu, direncini, hevesini, beklentini Obama’ya bağlama.

 

Yoksa ellerin işte böyle böğründe kalıverir.

 

HEY İKTİDARCI ARKADAŞ!

 

HEY iktidarcı arkadaş!

 

Sana dedik de dedik.

 

- “Üst akıl” falan diyerek maval okuma dedik.

 

- ABD’deki düşünce kuruluşlarını terörist ilan etme dedik.

 

- “Obama’ya bile posta koyarız icabında” havası basma dedik.

 

- “CNN’in Christiane Amanpour’u Gezi’de darbe kışkırtıcılığı yaptı” diye tezvirata kalkışma dedik.

 

- “Dünya bizim Reis’e düşman” havasına girme dedik.

 

- Yahudi düşmanlığı yapma dedik.

 

*

 

Bak, işte sonuçta şunlar oldu:

 

- “Üst akıl”, tam 50 dakika baş başa görüştü Erdoğan’la...

 

- Senin terörist ilan ettiğin düşünce kuruluşu, Erdoğan’a ev sahipliği yaptı.

 

- Obama, ricayı kırmadı.

 

- Erdoğan, Christiane Amanpour’un sorularını yanıtladı.

 

- ABD’nin o kadar da Erdoğan düşmanı olmadığı ortaya çıktı.

 

- Yahudi lobileri tam kadro Erdoğan’la buluşuverdi.

 

*

 

Hey iktidarcı arkadaş!

 

Hadi ayakların yere bassın artık.

 

Hadi gerçekçi bir noktaya gel artık.

 

Hadi reel politikle tanış artık.

 

Hadi destanlardan ve masallardan çık artık.

 

Hadi hamasetten kurtul artık.

 

Hadi... Hadi... Hadi ama.

 

TAYYİP ERDOĞAN BAĞLAMINDA 3 TEZ

 

TEZ BİR: “Erdoğan nefreti” diye bir olgu var. Bu öyle bir nefret ki... “Terör mü, Erdoğan mı?” sorusuna “terör” diye yanıt verdiriyor. Bu öyle bir nefret ki... Darbe beklentisine yol açıyor. Bu öyle bir nefret ki... “Ekonomik kriz çıksın” dedirtiyor. Bu öyle bir nefret ki... Nefret edende bir Türkiye karşıtlığının doğmasına yol açıyor. Türkiye’nin bu nefret ikliminden çıkması şart. Bunun için de iki şey gerekiyor:

 

BİR: Erdoğan karşıtlarının karşıtlık dozlarını iyi ayarlamaları gerekiyor.

 

İKİ: Erdoğan’ın böyle bir nefreti besleyecek tarz ve üslubu terk etmesi gerekiyor.

 

*

 

TEZ İKİ: Erdoğan’ı siyaset arenasında yer almaya başladığı günden beri izliyorum. Erdoğan’ın siyasette yükselişe geçtiği dönemler için şunu rahatlıkla söyleyebilirim: O dönemlerde Erdoğan, kendisine sorulan her türlü soruya cevap verebilme gücü ve becerisiyle yükseliyordu... Fakat ne yazık ki... Erdoğan, artık bu becerisini kullanmaktan epey uzakta. Hakiki sorularla karşılaşmak istemiyormuş gibi bir algı var.

 

*

 

TEZ ÜÇ: Erdoğan’ı koruduklarını sanan korumalara bir çift sözüm var: Üç kişi bir köşede zayıf ve çelimsiz bir protesto gösterisi yaparken...Onlara arşı abartılı bir tepki vermek, o zayıf ve çelimsiz protestoyu bir anda Amerika’yı sarsan protestoya çevirmiş olmuyor mu? Siz bu yaptığınızla Erdoğan’ı korumuş mu oluyorsunuz, yoksa Erdoğan’ın imajında onulmaz yaralar mı açmış oluyorsunuz? Bir toplantı yapıp bunu kendi aranızda tartışmaya ne dersiniz?

 

HADİ ESKİYE DÖNELİM

 

- HADİ yine “analar ağlamasın”a dönelim.

 

- Hadi yine “barış, barış, barış”a dönelim.

 

- Hadi yine “şehit cenazeleri gelmesin”e dönelim.

 

- Hadi yine “müzakere”ye dönelim.

 

- Hadi yine “çözüm süreci”ne dönelim.

 

- Hadi yine “baldıran zehri”ne dönelim.

 

- Hadi yine “30 yıllık sorun çözülüyor”a dönelim.

 

- Hadi eskiye dönelim.

 

FETÖ, AMERİKAN ORDUSUNA SIZMIŞ

 

HÜKÜMET yanlısı gazete manşeti çakmış:

 

“FETÖ, Amerikan ordusuna sızıyor.”

 

*

 

Açık söylüyorum:

 

Bu FETÖ’yle uğraşma haberi falan değil.

 

Bu resmen ve alenen FETÖ propagandası haberi.

 

*

 

Ve işin daha fenası...

 

Bunu yapanlar, ne yaptıklarının zerre kadar farkında değil.

 

TÜRKİYE’DE OBAMA KAMYONLARI DOLAŞTIRILSA

 

BİZ burada üç-beş konsolosun mahkemede görülmekte olan açık bir duruşmayı izlemelerine tahammül edemiyorken...

 

Elin memleketinin başkentinde üzerinde “Erdoğan’ı seviyoruz” yazan kamyonlar dolaştırıyoruz ve yine aynı kamyonlarda Amerikan vergi mükelleflerine Fethullah Gülen’i şikâyet eden sloganlara yer veriyoruz.

 

Ve hiç kimse bize, “Hop kardeş, burası Amerika, yok öyle” falan demiyor.

 

*

 

Azıcık empatiyle düşünün:

 

İstanbul ve Ankara’da “Obama seni çok seviyoruz” yazan ya da “IŞİD’e karşı omuz omuza” falan yazan kamyonların dolaştırıldığını...

 

En azından “Hop” çeken çıkmaz mıydı?

 

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Merkel’in yerine gelecek isim PKK’yı çok üzecek

Merkel’in yerine gelecek isim belli oldu: Armin Laschet.

 

Laschet’in en önemli iki özelliği var:

- BİR: Türkiye dostu...

- İKİ: PKK’ya terörist demeyenlere çok kızıyor...

*

Bir tartışma programında izledim Armin Laschet’i...

Yazının Devamını Oku

Bütün yönleriyle aşı sırası olayı

Hadi gelin hatırlayalım.

 

Çin aşısının küçümsendiği, acayip kuşkularla karşılandığı, “Çin aşısı mı? Aman kalsın!” dendiği, “Ben Alman aşısı olurum arkadaş” tavrının konduğu günlerde...

Bazı önemli şahıslara...

Şöyle bir soru soruluyordu:

*

“Efendim, siz Çin aşısı olur musunuz?”

*

Önemli şahıslar, bu soruya...

Yazının Devamını Oku

Sözde

Kemal Kılıçdaroğlu, son günlerde çok sert.

İyi ama...

- İktidar yumuşak mı?

- Cumhurbaşkanı Erdoğan yumuşak mı?

- AK Parti sözcüleri yumuşak mı?

Hayır! Asla!

*

Normal şartlar altında baktığımızda söylemem gereken şudur:

*

Yazının Devamını Oku

WhatsApp’tan neden kolay kolay çıkamam

Dadanmacı bir kişilik olduğum için tiryakisi olduğum bir şeyi hemen terk edemediğimden...

- Sanki ben orayı terk edince... Herkes orada kalacak ve arkamdan konuşacakmış gibi düşündüğümden...

*

- Yeni yerlere ısınma sürecinin üzerimde yarattığı ağır tedirginlik ve yoğun stresten korkuyor olmamdan...

*

- İçinde bulunduğum grupların “Çıkalım mı, çıkmayalım mı” konusunda yaptıkları tartışmadan fena halde sıkıldığımdan...


Yazının Devamını Oku

Maklubeci tosun marulcu olmuş

Fetullah’ın manevi oğlu olarak bilinen, hatta soyadını “Gülen” olarak değiştiren basketbolcu Enes var ya...

İşte o Enes, bir vegan dergisine pozlar vermiş.

*

Maruldan kıyafetler giyerek fotoğraflar çektirmiş.

Ve şu mesajları vermiş:

- Et olumsuz etki yaratıyor.

- İnekler ve tavuklar vahşice öldürülüyor.

Yazının Devamını Oku

Milli Mücadele yedi düvel falan

Metin Hülagü adlı tarih profesörü, sosyal medyada şöyle bir paylaşım yapmış:

“Milli Mücadele’de biz 7 düvelle falan savaşmadık. Bu tür masalları çocukken dinlemiştik ama anladık, yalanmış. Tek savaştığımız devlet Yunanistan ve kısmen Fransa’dır.”

*

Tarih profesörü titrim yok ama aklım ve izanım var.

Akıl ve izan çerçevesinde...



Yazının Devamını Oku

Bizim çocuklar yapmadı

12 Eylül darbesinin haberi ABD’ye ulaştığında...

Bir ABD yetkilisi...

“Our boys have done it” demişti.

Yani...

“Bizim çocuklar başardı.”

ABD’deki son olayların başladığı andan itibaren öylece bekledim.

Bir yetkilimiz çıksa da...

“Kongreyi basanlar bizim çocuklar değil” diye bir demeç patlatsa diye...

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi protestoları kimin işine yarayacak?

Eğer bu protestolar...

Amacından saparsa...

Tadında bırakılmazsa...

Bir büyük kargaşaya dönüşürse...

İllegal örgütlerin katılımına açık hale gelirse...

Üniversitenin dışına taşarsa...

Barışçıl yönünü kaybederse...

Polisle çatışma noktasına varırsa...

Yazının Devamını Oku

Hasip, Emine Fatma, Sırrı Selahattin Ahmet

İYİ Parti’nin önemli isimlerinden Yavuz Ağıralioğlu, HDP’ye karşı bugüne kadar yapılmış en sert açıklamalardan birini yapmış.

 

Söyledikleri, HDP açısından gerçekten yenilir yutulur cinsten şeyler değil.

*

Tam olarak söylediği şu Ağıralioğlu’nun:



Yazının Devamını Oku

Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan önemli mesajlar

Dünyada hiçbir ordu bunu başaramazdı

- 15 Temmuz badiresinden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin durumu nedir? Toparlanma oldu mu?

*

- HULUSİ AKAR: 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra ordudan uzaklaştırılanlar oldu. Generallerin yüzde 50’si, kurmay subayların yüzde 73’ü görevden uzaklaştırıldı. Bunun ardından bir ay sonra Fırat Kalkanı Harekâtı gerçekleşti. Sonra da 4 büyük başarılı operasyon. Dünyada başka hiçbir ordu bunun altından kalkamazdı.

*

SÖZDE DEVLET TEHDİDİNİ PARÇALAYIP ATTIK

- Harekâtların amacı, sizin “terör koridoru” diye nitelediğiniz yapıyı bozmaktı. Bunda başarılı olundu mu?

*

Yazının Devamını Oku

Vitrin mankeni, başörtüsü, CHP ve Sevgi Kılıç

CHP’de başörtülü bir Parti Meclisi üyesi var.

Adı: Sevgi Kılıç.

*

Sevgi Kılıç’ın CHP’nin Parti Meclisi’ne seçilmesini başından beri hep şöyle karşıladım:



“Ne güzel! Ne şahane! Ne hoş!”

Yazının Devamını Oku

Osman Hoca’nın iyi hayat tavsiyelerinden 10’unu seçtim

Dünkü Hürriyet’te uzun, upuzun bir liste yayınladı Osman Müftüoğlu... Listenin adı: “İYİ HAYAT TAVSİYELERİ”. Yüz maddelik bir liste... “Çok çok iyi bir hayat” olmasa da “Eh işte... İdare eder bir hayat” için listeden 10 madde seçtim kendime...

1. STRESE UYUM SAĞLA

Uyum sağla demek kolay... Nasıl yapacağız bu işi Osman Hocam? Huyunu suyunu bilmiyoruz ki bu meretin.



*

2. AZ KONUŞ ÇOK DİNLE

Yazının Devamını Oku

2021 duası

2021 yılı...

Maskelerin fora olduğu...

Mesafelerin aradan kalktığı...

Hepimizin aşılandığı...

“Ben de korona oldum” cümlesinin hiç işitilmediği...

Vaka sayısı, ölüm sayısı tartışmalarının yerle yeksan olduğu...

Kucaklaşma döneminin başladığı...

“Entübe” kelimesinin unutulduğu...

65 yaş üstünün rahat bırakıldığı...

Yazının Devamını Oku

‘Sen’ denilmez ‘siz’ denilecek

Bu “sen/siz” meselesine kafayı fena halde takmış bulunmaktayım.

Bunun iki türlüsü var:

*

BİRİNCİ TÜR

Postanede, emniyette, devlet dairesinde görevli olanlar, toplumsal statüsünün yüksek olduğunu düşündükleri tiplere...

“Siz” diye hitap ediyorlar.

Toplumsal statüsünü düşük gördüklerine ise kolaylıkla “sen” diyorlar.

Her önüne gelene “sen” dense...

Genel bir kabalık deyip geçeceğim.

Yazının Devamını Oku

Şu ‘sen’ diye hitap etme sorununu da bir aşsak

Antalya’da şöyle bir olay olmuştu:

 

Polis, “Kalacak yerim yok” diyen bir vatandaşımıza...

Sokağa çıkma kısıtlamasına uymadığı gerekçesiyle...

3 bin 150 lira ceza kesmişti.

*

Bu olay nedeniyle Türk Polis Teşkilatı’ndan bir özür açıklaması geldi.

Yazının Devamını Oku

Bakan Koca’ya sordum: Çin mi, Alman mı? Hangisi denk gelirse şanslıyım?

Şöyle bir durum var:

 

Hem Çin aşısı geliyor Türkiye’ye... Hem de bizim Uğur-Özlem hocaların Alman aşısı...

*

Bu aşılar, belli bir planlama dahilinde yapılacak vatandaşa...

Yani artık hangisi denk gelirse.

*

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı aradım.

Yazının Devamını Oku

Deizm, yılbaşı, içki, Diyanet falan

Haftada bir kez muhakkak muhafazakâr bir yazar, şöyle bir iddiada bulunuyor:

Deizm çığ gibi artıyor!

Hiçbir ölçülmüş veriye dayanmayan bu türden cümlelerle sürekli ortalığın telaşa verilmesi...

Deizm propagandası yapmaktan başka bir şey değildir.

*

Nihat Hatipoğlu’nu seversiniz, sevmezsiniz.


Yazının Devamını Oku

Türkçe Kuran konusunda aklı karışıklar için bir kılavuz

NEDEN ARAPÇA?

Müslümanlar, Kuran’ın “Allah kelamı” olduğuna inanıyorlar. Bu inanış nedeniyle de orijinale sadakat gösteriyorlar. Arapçaya yönelik bir saygı duruşu değildir bu! “Allah kelamı” kabul edilen metne yönelik saygı duruşudur. İbadetlerde, törenlerde Kuran’ın orijinal halinin okunması konusundaki duyarlılığın temel nedeni budur.

*

TÜRKÇE OLMAZ MI?

Türkçe Kuran olmaz mı? Tabii ki olur. Nitekim çok miktarda Kuran meali var. Sadece Türkçe değil. Çince Kuran da olur, İngilizce Kuran da olur, Almanca Kuran da olur, Japonca Kuran da olur. Fakat bütün bunlar, orijinalin yerini tutmaz. Çünkü orijinalin Allah kelamı olduğuna inanılır.

NASIL ANLAYACAĞIZ?

Ritüellerde, dualarda, ibadetlerde, törenlerde Kuran’ın orijinali okunur. Ama bilmek için, öğrenmek için, anlamak için... Tabii ki orijinal metnin çevirisi okunur. Türkçe meal işte bunun için vardır. Kuran’ın daha ayrıntılı yorumu olan Türkçe tefsirler bunun için vardır.

*

Yazının Devamını Oku

Rakı sofrasında genç bir kadına sarkıntılık eden Mevlevi dedesi kimdir?

17 Aralık’ta Şeb-i Arûs nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Türkçe Mevlevi ayini”, büyük tepki çekti.

Dünyaca ünlü neyzenimiz Kudsi Erguner, bu ayinle ilgili şu hükmü veriyor:

*

“Türkçe Kuran, naat ve ayinin okunduğu bu gösteri, dini, tasavvufi ve Mevlevi geleneklere tamamen aykırıdır.”

*

Peki kimdir İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin himayesinde düzenlenen ayinin arkasındaki isim?

*

“EMAV–Evrensel Mevlânâ Âşıkları Vakfı” adlı bir vakıf.

Vakfın kurucusu ve onursal başkanı, kendisini

Yazının Devamını Oku