GeriAhmet HAKAN Meyhane tebliğcileri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Meyhane tebliğcileri

Kendilerine “Tebliğciler” adını veren bir grup var.

Bu grubun videoları dolaşıyordu dün sosyal medyada.

Yeni midir, eski midir? Bilmiyorum.

Meyhane tebliğcileri

Üç beş sakallı, cübbeli adam...

Muhtemelen Samatya’ya gitmişler.

Ve başlamışlar tebliğe...

*

Hitapları gayet nazik.

Üslupları süper düzeyli.

Yaklaşımları hiç de incitici değil.

Söylediklerinin özetinin özeti şu:

“Mutluluğu yanlış yerde aramayın! Gerçek mutluluk Allah’ın yolundadır!.”

*

Beni rahatsız etmedi bu tebliğ...

Aksine pozitif buldum.

*

Ama şunları düşünmeden de edemedim:

*

Bu tebliğler, neden sadece alkole karşı yapılır? Neden mesela kadına şiddet konusunda tebliğe çıkılmaz? Neden mesela hayvanlara yönelik eziyetle ilgili bir tebliğ seferberliği başlatılmaz? Neden yalan söylemek ya da harama el uzatmak konulu tebliğlere gerek duyulmaz?

Meyhane tebliğcileri

NOBEL’E ADAY

BIONTECH aşısıyla korunuyoruz. Sağımız solumuz BioNTech. İşin bir bu yönü var. Bir de insanlığın kazanımı yönü var. Ayrıca Uğur Hoca da Özlem Hoca da bizim.

*

İşte tam da bu nedenlerle...

Özlem Hoca ve Uğur Hoca’yı Nobel’e aday göstermek, bize yakışır.

Akşener’in önerisini destekliyorum.

Meyhane tebliğcileri

BEN BÖYLE YÜREK GÖRMEDİM BÖYLE SEVGİ

İHSAN Yılmaz, şahane bir şekilde anlattı dünkü Hürriyet’te.

Edip Cansever’in Alev Ebuzziya’ya yazdığı aşk mektuplarını.

Daha önce de Ahmed Arif’in Leyla Erbil için yazdığı aşk mektuplarını okumuştuk.

*

“Şair sevmesi” diye bir şey var.

Gerçekten var.

Ve biz böyle yürek görmedik böyle sevgi...

OKULA GİDERKEN YUHALADIĞINIZ O ÇOCUK BÜYÜDÜ

40 yaşın altındakiler belki pek hatırlamaz.

Olaylar şöyle gelişmişti:

Meyhane tebliğcileri

28 Şubat sürecinde Merve Kavakçı’yı Meclis’ten sürmüşler ve “ajan provokatör” ilan etmişlerdi. Tek suçu başındaki örtüydü.

*

O günlerde yaşanan şu manzara hâlâ gözümün önünden gitmez:

Merve Kavakçı, iki minik kızının elinden tutmuş okulun bahçesinden giriyor.

Yuhalamalar, protestolar, ıslıklar eşliğinde... Acımasız, vicdansız bir zorbalık kol geziyor etrafta... O iki minik kız çocuğunun gözlerinde korku ve endişe...

Annelerinin eline yapışmışlar, hızla kapıya doğru gitmeye çalışıyorlar.

Meyhane tebliğcileri

Ve bugün... O iki minik kızdan biri büyümüş, Amerikan üniversitelerinden birini bitirmiş, yüksek lisans yapmış, araştırma asistanı olmuş. Ve en son Brüksel’de Erdoğan-Biden görüşmesinde Erdoğan’a tercümanlık yapmış.

*

Kavakçı ve kızlarına karşı bazılarının kini, nefreti hâlâ dipdiri olacak ki... Okul bahçesinde yapılan zorbalığın bir benzerini yaptılar dün gün boyu bu tercüman hanıma. Ne bitmek tükenmek bilmeyen bir kinmiş bu!

CUMHURBAŞKANI’NIN HABERİ OLDU MU ACABA?

“BERABER yürüdük biz bu yollarda / Beraber ıslandık yağan yağmurda / Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda / Bana her şey seni hatırlatıyor.”

*

Bu şarkı, bize kimi hatırlatıyor? Tabii ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı.

Çünkü Erdoğan, uzun bir süre bu şarkıyı AK Parti’nin milli marşı haline getirmişti.

Meyhane tebliğcileri

İşte bu güzel şarkının bestecisi Selçuk Tekay, geçen gün vefat etti.

*

Brüksel’deki NATO zirvesi, Azerbaycan gezisi, Galler maçı...

Erdoğan, son günlerde epey meşguldü.

Bu vefattan haberi oldu mu acaba?

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun yıllar dilinden hiç düşürmediği şarkının bestecisi Selçuk Tekay için bir taziye yayınlasa...

Çok vefalı bir tutum almış olur.

HİLELİ FOTOĞRAF OLAYI

ERDOĞAN–Biden zirvesinden bir fotoğraf paylaşıldı.

Olanı çok farklı gösteren, hileli bir fotoğraftı bu.

Meyhane tebliğcileri

Bu olayda beni mutlu eden bir gelişme yaşandı:

Bazı muhalif isimler, fotoğrafın bu şekilde hileli yayınlanmasına şiddetle itiraz ettiler, karşı çıktılar.

*

Onlara bin selam! Onlar ve onlar gibiler sayesinde normalleşeceğiz.

HAKKI VERİLMEYEN BİR BAŞARI: AŞI

Aşı tedarikinde olağanüstü bir başarı kaydedildi. Biraz geç oldu ama güç olmadı. Üstelik BioNTech!

Meyhane tebliğcileri

Aşı karşıtları ellerinden geleni yapsa da milletimiz aşıya resmen koştu, koşuyor. Gece yarılarına kadar kuyruklar, kuyruklar.

*

Şahane şeyler oluyor: Her gün rekor üstüne rekor kırılıyor. Sıfır aksama! Toplumsal bağışıklığa doğru hızla gidiyoruz.

*

Ben bu büyük olayın hakkının nedense yeterince verilmediğini düşünenlerdenim.

X

Selvi Hanım’ın acı kahkahaları

Armağan Çağlayan, muhteşem bir söyleşi yapmış CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu’yla...

Baştan sona izledim röportajı. Hiç sıkılmadan. Sorular, cevaplar... Hepsi gayet iyiydi.

*

Selvi Hanım’la ilgili saptamalarım şöyle:

*

Çok hakiki bir insan. Yapmacıklığa asla prim vermiyor. Eşinin her söylediğine katılmadığını söyleyecek denli özgüvenli... Hiç politika yapmıyor. Gayet dobra. Gayet doğrudan konuşuyor. “Hazır röportaj veriyoruz, araya bir iki siyasal mesaj sıkıştırmak gerekir” falan demeye tenezzül etmiyor.

*

Röportajda en ilgimi çeken bölüme gelince...

*

Yazının Devamını Oku

Bazı ünlülerin günlük rutinleri

Sabahları çakralarını açmak için meditasyon yaparmış.

MIRANDA KERR: Açılsın çakralar

SABAHLARI çakralarını açmak için meditasyon yaparmış. Sonra 20 dakika yoga yaparmış. Sonra yeşil sebzelerden hazırlanmış smoothie içermiş. (Offf! Çok sıkıldım. Çok bunaldım. Daha fazlasını yazamayacağım.)

VICTOR HUGO: İki çiğ yumurta

ŞAFAK vakti uyanış... Bir demlik taze çekilmiş kahveyle güne başlayış... Metresinden gelen tutkulu mektubu okuyuş... İki çiğ yumurtayı içiş... Ve saatlerce süren yazı maratonunu başlatış.

MARK TWAIN: Sağlam kahvaltı

SABAH sağlam bir kahvaltı yaparmış. Ardından çalışma odasına geçer ve başlarmış çalışmaya... Akşama kadar yazarmış. Öğle yemeklerini atlamak en büyük keyfiymiş. Çalışma odasında rahatsız edilmemek ise en katı kuralı.

RICHARD BRANSON: Uçurtma sörfü

GÜN

Yazının Devamını Oku

Üç zor konu - Taliban, fonlama, sığınmacılar

1) TALİBAN: Türkiye’de İslam adına ortaya konan hiçbir pratik, Taliban’ın İslam anlayışıyla örtüşmez. Hiç ayırt etmeksizin hepimizi “kâfir” diye yaftalarlar. Biz de onların İslam anlayışlarını alabildiğine yadırgarız. Hatta “İslam bu değil” deriz. Ama bütün bunlara rağmen... Türkiye, ABD’nin Taliban’la kurduğu diyalogdan daha iyi bir diyalog kurabilir.

2) FONLAMA: Fonlamanın kendisinde bir sorun yok. ABD’deki bazı vakıflar, Türkiye’deki bazı medya kuruluşlarını fonlayabilirler. Sorun, ABD’deki vakıf aracılığıyla fonlananların, “Biz acayip bağımsız bir medyayız, diğerleri şöyledir böyledir” diye hava basmalarındadır. “Biz de son tahlilde fonlanıyoruz, biz de o kadar bağımsız değiliz” deseler, mesele kalmayacak.

*

3) SIĞINMACILAR: Bu meselenin bir ortası olmalı. “Her önüne gelen, elini kolunu sallayarak Türkiye’ye gelsin” demek ile “Madem sığınmacıları seviyorsun, al evine besle” demek arasında bir yer olmalı. Ak/kara değil ki bu. Gayet çetrefilli, gayet karmaşık, gayet çok boyutlu bir konu. Her konuda saflaşıyoruz, bari bu konuda saflaşmasak. Sakince konuşsak şu mevzuyu.

HOUSE OF CARDS İZLEDİM ŞUNLAR OLDU

Canım sürekli kaburga istedi. Kaburga istedikçe de Develi ya da Başköşe’ye müracaat ettim.

*

Sırf tahtaya üst üste

Yazının Devamını Oku

Nasıl zorba olunur

Böyle bir belgesel var. Ben de izledim bu belgeseli.

Hitler, Saddam Hüseyin, Stalin, İdi Amin, Kuzey Kore’nin ‘Kim’leri ve Kaddafi konu edilmiş belgeselde.

*

Anlatılan isimlerin...

Tabii ki yatacak yeri yok. Tabii ki zorbalıkları tartışmasız. Tabii ki her biri ölüm kustu yeryüzünde.



Yazının Devamını Oku

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste

Frida Kahblo: Kendisinin fotoğrafının bulunduğu bir tişört, bir şapka ya da bir çantaya sahip olsanız iyi olur.




- FRİDA KAHLO: Kendisinin fotoğrafının bulunduğu bir tişört, bir şapka ya da bir çantaya sahip olsanız iyi olur. Bir de Büyükada’ya yolunuz düştüğünde Troçki’nin evini gösterip “Ne zaman bu evi görsem Frida’yı anımsarım” diye iç geçirmeniz çok havalı kaçacaktır.

*


Yazının Devamını Oku

Afganistan için istifade edilecek bir isim: Hikmet Çetin

Fatih Çekirge, Hikmet Çetin’le süper bir Afganistan röportajı yaptı.

Dünkü Hürriyet’te su gibi okudum.

*

Hikmet Çetin...

- Sağduyusuyla...



Yazının Devamını Oku

Godfather aşkına gittim Nobu’ya

Nobu isimli bir Japon varmış. Aşçılıktan anlarmış.

- İNTİHARIN EŞİĞİNDE: Nobu isimli bir Japon varmış. Aşçılıktan anlarmış. Bu Nobu, Peru’da perişan vaziyette takılıyormuş. Peru’nun arka mahallelerinde külüstür bir lokantada memleketi Japonya’nın yemeklerini yapıyormuş. Öyle memnuniyetsizmiş ki hayatından, neredeyse intihar edecekmiş.



*

- MARTIN AMCA: Masal bu ya... Tam bu sıralarda Peru’da gezintiye çıkan yönetmen Martin Amca’nın yolu, Nobu’nun yemek yaptığı bu külüstür lokantadan geçmiş. Bayılmış suşilere, saşimilere falan Martin Amca. “Gel” demiş, “Seni Hollywood’a götüreyim”. Nobu’nun gözleri parlamış.

*

Yazının Devamını Oku

Melih Bulu neden görevden alındı?

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu, sürpriz bir şekilde görevden alındı.

Herkes bunun nedenini merak ediyor.

Benim elimde iki temel neden var:

*

Birinci neden: Bir kulis bilgisine dayalı.

*

İkinci neden: Kişisel bir tahmine dayalı.

*

Yazının Devamını Oku

15 Temmuz’dan 5 yıl sonra geldiğimiz yerlerden biri: Din kisvesine geçit yok!

15 Temmuz'dan önce...

Özellikle muhafazakâr kesimlerde...

Yaklaşım genel olarak şöyleydi:

Alnı secdeye değiyorsa... Korkma.

*

Dinine, diyanetine bağlıysa... Zarar gelmez.

*

Allah diyor, Kuran okuyorsa... Olumlu yaklaş.

Yazının Devamını Oku

“Biji Serok Erdoğan”a MHP ne dedi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da...

“Biji Serok Erdoğan” diye karşılandı ya...

*

Ahmet Davutoğlu, ima yoluyla da olsa...

Şöyle bir yaklaşım sergiledi:

*

“Bahçeli beni ‘Serok Ahmet’ diye eleştiriyordu. İşte bakın: Erdoğan’a da ‘Biji Serok Erdoğan’ denildi. Bakalım Bahçeli, buna ne diyecek?”

*

Bahçeli bu konuda bir şey demedi.

Yazının Devamını Oku

İstanbul’un en güzel zamanı, herkesin Bodrum’a gittiği zamandır

İstanbul öyle güzel ki bugünlerde... Nüfusu azalmış, yoğunluğu bitmiş. Bir rahatlık gelmiş üstüne. Çiçekleri fark edilir olmuş.

- İstanbul’da bugünlerde bütün restoranlar, bütün kafeler tenha... Her mekânda başköşeler senin. Her mekânda izzet ikram sana.

*

- O meşhur trafik çilesi, resmen Bodrum/Çeşme hattına postalanmış... Trafik de yok, çile de yok. Yollar bomboş.

*



Yazının Devamını Oku

İstanbul’un en güzel parkı: Nakkaştepe Millet Bahçesi

Üsküdar Belediyesi’nin yaptığı Nakkaştepe Millet Bahçesi’ni gezip gördüm. İzlenimlerimi yazıyorum:

- “Boğaz’a nazır” diye bir tabir var ya... İşte bu tabir, bu parka cuk oturuyor. Yok böyle Boğaz manzarası! Birinci köprü ayaklarınızın altında. Üç köprüyü bir anda görebiliyorsunuz. Ufuk alabildiğine açık. Yeşil ile mavinin harikulade uyumu.



*

- Tamam, manzara güzel! Ama bu parkı, en güzel yapan sadece manzarası değil. Parkın tasarımı çok zarif. Her şey çok kararında. Mimarisi çok iyi planlanmış. Hiçbir şey abartılmamış. Hiçbir şey es geçilmemiş.

*

Yazının Devamını Oku

Seçim sath-ı mailine girmiş bulunmaktayız

Bir cisim yaklaşıyor ama yaklaşan cisim, erken seçim değil.

Yaklaşan cisim şudur:

*

Erken seçim kampanyası.

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan, startı verdi:

Seçim kampanyası başladı.

*

Genelde seçime üç beş ay kala girdiğimiz

Yazının Devamını Oku

“Adayımız Kılıçdaroğlu” çıkışının asıl maksadı ne olabilir?

*

BİRİNCİ İHTİMAL

AK Parti’nin “Madem rakibimiz Kemal Kılıçdaroğlu, o halde hiç çalışmamıza gerek yok” diyerek rehavete sürüklenmesini istiyor olabilirler.

İKİNCİ İHTİMAL

CHP Genel Başkanlığı koltuğu, Cumhurbaşkanlığı koltuğundan bile daha tatlı olduğu için hamlelerini buna göre ayarlıyor olabilirler.

ÜÇÜNCÜ İHTİMAL

Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a, “Belediye başkanısın, belediye başkanı kalacaksın” mesajı vermeye çalışıyor olabilirler.

DÖRDÜNCÜ İHTİMAL

Yazının Devamını Oku

Bolivya dağlarından gelen devrimci Zülfü

Zülfü Livaneli’ye göre...

- Ecevit solcu değil.

- Erdal İnönü solcu değil.

- İsmet Paşa zaten solcu değil.

- Atatürk’ün solla alakası yok.

*

Zülfü Livaneli, kimlerin solcu olmadığı konusunda hüküm vermeye öyle meraklı ki...

Sanırsın ki...

Kendisi

Yazının Devamını Oku

Alpay Özalan’ın Kızılderili kitabı

Alpay Özalan, bir Kızılderili kitabı yazmış.

Bazıları kafa buluyor.

“Amerikan tarihçisi Ordinaryüs Profesör Alpay, Amerikan tarihi hakkında kitap yazmış” falan diye.

*

Tarih kitabı yazmak için ille de ordinaryüs falan olmaya gerek yok.

İsteyen yazar. Amatörce.


Yazının Devamını Oku

Özenti bir tanımlama: Türk, Sünni, beyaz

ABD’de “WASP” diye bir sınıfsal niteleme var.

Yani... Beyaz, Anglosakson, Protestan.

*

Amerika’nın elitleri bunlar. Sınıfsal üstünlük bunlarda.

Bunların dışında kalanların tümü alt sınıf. Yani Katolik, Yahudi, siyahi, Müslüman, Hispanik, Uzakdoğulu falan.

*

ABD’de ne varsa ille bizde de olacak ya...

Bu tanımlamanın bir benzerini bize de uyarlamışlar.

“Türk, Sünni, beyaz”

Yazının Devamını Oku

Deniz Baykal, ‘Ben Kürtleri, Alevileri sevmem’ dedi mi?

Zülfü Livaneli’nin İrfan Aktan’a verdiği röportajı okudum.

 

Genel yorumum şudur:

*

Çok önemli tespitler var röportajda. Özellikle Erdal İnönü, Bülent Ecevit ve Deniz Baykal’la ilgili saptamaları ilginç. Çok yararlı, çok etkileyici bir röportaj. Bulup okumanızı tavsiye ederim.

*

Ve fakat Zülfü Livaneli’nin röportajdaki bir sözüne takılmadan da edemedim.

Yazının Devamını Oku

Benim Kartal Tibet’im

Kimine göre Kartal Tibet...

“Atıl kurt” diyen Tarkan’dır.

*

Kimine göre Kartal Tibet...



“Çalıkuşu” filmindeki

Yazının Devamını Oku

Halkımızın onuru: Somalı İsmail Abi

Yer: Soma’da bir kafe...

65 yaşındaki İsmail Abimiz, bir kadın arkadaşıyla kafede oturuyor.

*

Aynı kafede...

İsmail Abi’nin oturduğu masanın biraz ilerisindeki masada...

Adamın biri, bir kadına saldırıyor.

*

Masadaki su bardağını kadının başında kırmalar...

Elindeki bıçakla kadına saldırmalar...

Yazının Devamını Oku