GeriAhmet HAKAN Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Berlin’de yaptığı uzun açıklamaların içinde şöyle bir cümle yer aldı:

“Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız.”

*

Bu cümle, çok tepki aldı.

Benim de kulağımı tırmaladı.

Bakan Çavuşoğlu’nu aradım.

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

Berlin’deymiş.

Alman Cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapmış.

Ve Merkel’in yerine seçilen parti başkanı ile görüşme yapmaya gidiyormuş.

Yoldaymış.

*

Bu bilgileri verdikten sonra kendisine yekten sordum.

Dedim ki:

*

“Sayın Bakan... “Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız” demenize tepki var. Sanki her şey turistler içinmiş gibi bir algı çıkıyor bu cümleden. Ayrıca bu cümleden bir aşağılama çıkaranlar da var. Ne diyorsunuz bu konuda?”

*

Çavuşoğlu’nun verdiği cevabı aktarıyorum:

*

Uzun bir açıklamadan tek bir cümleyi çıkarıp almışlar. Benim o cümlede kastettiğim turizm çalışanlarımızdır. Açıklamanın başına bakılırsa bu anlaşılır.

*

Ayrıca ben açıklamamda Türkiye’deki aşılama çalışmasını, halkımızın sağlığını da gözeterek yaptığımızı açıkça vurguladım.

*

Bizim “Güvenli Turizm Konsepti” çalışmamız var. Sertifikasyon uygulamamız var. Buna göre havaalanında karşılayanlardan ulaşım hizmeti verenlere, resepsiyon görevlilerinden tur rehberlerine kadar tüm turizm çalışanlarımızın aşılanmalarını sağlayacağız.

*

Yani benim “turistin görebileceği” derken kastettiğim tabii ki turizm çalışanlarımızdır. “Turisti iki yüz metreden, on metreden gören her vatandaşı aşılayacağız” gibi bir şey söylemedim tabii ki. Bu saçma olur. Ama tek bir cümleyi alıp çarpıtıyorlar.

*

Turizm çalışanlarımızın aşılanması, sadece turistler için yaptığımız bir şey de değil. Turizm çalışanlarımızın sağlığını da korumak için.

*

Turist dediğimizde neden akla sadece yabancı turistler geliyor? Yerli turistlerimiz yok mu? Turizm alanında yaptığımız çalışma, yerli ve yabancı bütün turistlerimiz içindir. Turizm güvenliğine böyle bakıyoruz biz.

*

Geçen yıl da “Güvenli Turizm Konsepti” çerçevesinde test uygulaması yapmıştık. Hem turistlere hem turizm çalışanlarımıza. Bu da benzer bir yaklaşımdır.

*

Dünyanın tüm turizm ülkeleri, böyle çalışmalar yapıyorlar. Turizm, bir hareketlilik alanı. O alanı güvenli hale getirmek için bütün turizm ülkeleri benzer yaklaşımlar içinde.

*

Turizm alanında yer alan tüm turizm çalışanlarımızı aşılayacağız. Yaklaşımımız bu. Buradan nasıl oluyor da halkı aşağılama sonucu çıkarılıyor, anlamış değilim. Bir kez daha söylüyorum: Bunu hem turizm çalışanlarımızın sağılığı için hem de yerli yabancı tüm turistlerin sağlığı için yapıyoruz.

AK PARTİ O SAÇMALIKLA NASIL BAŞ EDEBİLİRDİ?

AK Parti’den kiminle konuşsam...

Hepsi aynı fikirde:

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

“İmamoğlu’yla ilgili olay, tam bir saçmalık ve gereksizlik.”

*

Peki AK Parti’de görev alan kişilerin bu yaklaşımı, kamuoyuna yansıdı mı?

Tabii ki hayır.

*

Oysa “eli arkaya bağlama” olayına...

AK Parti’den anında ve çok güçlü bir biçimde “Bu ne saçma bir şey! Bu ne lüzumsuzluk!” tepkisi gelseydi...

Bu konu...

AK Parti’nin aleyhine, İmamoğlu’nun da lehine gelişmezdi, gelişemezdi.

*

Bu örnek olaydan yola çıkarak...

AK Parti’nin tüm kurullarının anında toplanması, “Biz nerede hata yapıyoruz? Niye düşündüklerimizi kamuoyuna yansıtamıyoruz? Neden büyük bir boşluk var?” sorularına cevap bulması...

Ve bu konuda bir “İLK HEDEFLER BEYANNAMESİ” hazırlaması şart.

AYIP VE SUÇ

BİR yerde ayıp varsa...

Ayıplarsın.

*

Bir yerde suç varsa...

Savcılığa gidersin.

*

Bizde son zamanlarda “Ayıp” ile “Suç” birbirine karıştırılmış durumda.

Ayıp için soluğu savcılıklarda alanlar var.

*

Ayıp için savcılığa gidilmesi, sonuçları itibariyle ayıp edene müthiş bir kıyaktır.

Çünkü ayıbın bir müeyyidesi yoktur.

*

Ha bir de işin şu kısmına dikkat:

*

Bazen suç için de ayıplamayla yetiniliyor.

Bu da suçlu için müthiş bir kıyaktır.

KAPANMA / KAPANMAMA

ÜLKE açılıyor...

“Tam kapanma isteriz. Ölmek istemiyoruz” diye bağırıyorlar.

*

Ülke kapanıyor...

“Ülkeyi kapattınız. Millet aç aç” diye bağırıyorlar.

*

Ne demişti Demirel?

*

“Türkiye yönetilemez ancak idare edilir.”

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

ŞAŞIRDIM

MERAL Akşener, DEVA ile Gelecek Partisi’ni de ittifakları içine alacaklarını söylemiş.

*

Şaşırdım.

*

Çünkü ben zaten bu ikisini, o ittifakın içinde sayıyordum.

X

Meyhane tebliğcileri

Kendilerine “Tebliğciler” adını veren bir grup var.

Bu grubun videoları dolaşıyordu dün sosyal medyada.

Yeni midir, eski midir? Bilmiyorum.

Üç beş sakallı, cübbeli adam...

Muhtemelen Samatya’ya gitmişler.

Ve başlamışlar tebliğe...

*

Hitapları gayet nazik.

Yazının Devamını Oku

Bizim millet proje sever

Kanal İstanbul’a karşı çıkmak, muhalefetin bileceği bir iştir.

Gerekçelerini sunarlar ve itiraz ederler.

Zaten yapıyorlar da bunu. Hem de gayet gür bir sesle yapıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şuradadır:

Bizim millet, maalesef projeleri çok sever. Bayılır projelere.

*

Yani demem o ki...

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Akşener’in stratejisi: Biz tek adayla girelim HDP ayrı aday çıkarsın

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, elini açık etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için şu iki şeyi teklif ediyor:

*

- BİR: Biz tek aday olarak girelim seçime.

*

- İKİ: HDP, kendi adayıyla girsin.

*

Peki bu teklifin...

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Ali Babacan’ın ömrü sanki Alman Yeşiller Partisi’nde geçmiş gibi

Ali Babacan, çevrecilik açısından hükümeti eleştirmiş.

Şöyle bir baktım açıklamalarına... Şu tür şeyler söylüyor:

*

“Bunların zihniyeti böyle... Bu zihniyetten ancak böyle şeyler çıkar... Temel sorun bu zihniyettir...”

Ben hayatımda böyle komik bir açıklama görmedim!

*

O Ali Babacan ki...

AK Parti’nin yıllar süren iktidarı boyunca hep bakandı.

Yazının Devamını Oku

Özgür Özel’den Bakan Varank’a sürpriz alo

CHP’li Özgür Özel, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı telefonla aradı.

Şunları söyledi:

*

- Sayın Bakan!

- Siyasi rekabet bir yana Türkiye’nin aşı üretmesi bir yana.

- Yerli aşının üçüncü fazı için bakanlık olarak gönüllüler aradığınıza yönelik bir çağrı yapmışsınız. O çağrınızı ben de sosyal medya hesabımdan paylaştım.

- Ayrıca gönüllü arama afişlerinin CHP binalarına asılması için de girişimlerde bulunacağım.

- Hocaların uygun gördüğü bir aşamada yerli aşıda gönüllü olmaya da hazırım.

-

Yazının Devamını Oku

Atatürk’e dil uzatmadan olmuyor mu bu işler?

Önce bir şey soracağım:

 

Ayasofya’nın ibadete açılışını...

- Atatürk’e gönderme yapmadan...

- Atatürk’e hakaret etmeden...

- Atatürk’e dil uzatmadan...

İfade etmek mümkün değil mi?

*

Hiçbir şeyi dikkate almıyorsanız, bari...

Yazının Devamını Oku

Bir günün öne çıkanları, kahırları, öfkeleri, gururları, vurguları falan

Ayşe Begüm... Türkiye işte böyle bir gençle gurur duyar

“TÜRKİYE seninle gurur duyuyor” sloganı, çok hırpalanmış bir slogandır.

Hırpalanmasının temel nedeni şudur:

Hiç de gurur duymayacağımız kişiler için atılmıştır bu slogan.



Ama bugün bu sloganı büyük bir gönül rahatlığıyla atabiliyoruz.

Yazının Devamını Oku

Yine sorulmayan soru vakası: Eleman kimdir, nereden seçilir, nasıl belirlenir

Saygı Öztürk, eksik bıraktığı soruyu sormuş Korkut Eken’e.

Demiş ki:

*

“Atilla Peker’i Kıbrıs’a götürdüğünüzü söylemiştiniz. Neden bir devlet görevlisini değil de Peker’i götürdünüz?”

*

Korkut Eken de cevap vermiş:

*

“Orada PKK ile çatışma olursa yanımda birisi olsun istedim. Bu tür olaylarda o günkü devlet stratejisine göre ‘eleman’ kullanılıyordu.”

*

Yazının Devamını Oku

Korkut Eken’e sorulmayan sorunun yaşamsal önemi

Gazeteci Saygı Öztürk, Korkut Eken’e soruyor:

“Gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmekle suçlandınız...”

*

Korkut Eken, cevap veriyor:

*

“Şöyle bir olay oldu: Hasan Paşa (dönemin Barış Kuvvetleri Komutanı Hasan Kundakçı) telefon etmiş. Kundakçı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’a ‘Kıbrıs’ta çok büyük PKK faaliyetleri var. Teröristler burada cirit atıyor’ falan demiş. Ben de o dönemde Emniyet’te özel harekât polislerini yetiştirmekle görevliyim. Mehmet Bey de beni gönderdi. Her ihtimale karşı, Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’le gittim.”

Gazeteci Saygı Öztürk, soruyor:

*

Yazının Devamını Oku

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Optimar Araştırma’nın nisan ayı anketinden bir sonucu aktarıyorum:

Aşı olmayı düşünüyor musunuz?

YÜZDE 52: Evet olurum.

YÜZDE 39.2: Hayır olmam, aşının uzun vadeli etkilerini bilmiyorum.

YÜZDE 8.4: Hayır, aşıya karşıyım.

Bu zamana kadar Türkiye’nin en önemli sorunu, aşı teminiydi. Bundan sonra Türkiye’nin en önemli sorunu aşı konusunda olumsuz tavır sergileyen yüzde 48’dir. BİR DAHA KULİSLERE ASLA DALMAYACAĞIM

EĞER ortada bir büyük sessizlik varsa, kulisler anında hareketlenir.

Her türden kulisçi, hemen harekete geçer.

Yazının Devamını Oku

İlk doz aşıda bile yüzde 80 koruma

Önce Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’na kocaman bir teşekkür.

İki gündür Hürriyet’te çok önemli bir hizmet yapıyor Osman Hoca.

“BioNTech Dosyası”nı açarak...

Bu aşıyla ilgili akla gelebilecek her türlü sorunun yanıtını veriyor.



Büyük bir emeğin ürünü olan bu yazı dizisini dikkatle okuyor ve çok faydalanıyorum.

Yazının Devamını Oku