GeriAhmet HAKAN Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

Enes Kanter, gerçekten çok uyanık bir tip.

Ne zaman kiminle ne yapacağını çok iyi biliyor.

Kumpas zamanı...

Zekeriya ile vakit geçirip poz veriyor.

*

Maklube zamanı ise...

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

Rockefeller’ın torunu Ariana’yla poz veriyor.

*

Tersini yapsaydı...

Yani kumpasta Ariana’yla, maklubede Zekeriya ile olsaydı.

Fetullah’ın has evladı olamazdı.

*

Sinsiliğine, sızmacılığına, rolcülüğüne, yapaylığına, uyanıklığına, riyakârlığına, akıl dışı takıntısına falan bakarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:

*

Eğer FETÖ’cülük ete kemiğe bürünüp bir insan olsaydı, o insan, Enes Kanter’den başka birisi olmazdı.



MEDYADA EN KEYİF ALDIĞIM YAZI TÜRLERİ

- “Yetmez ama evet dedim. Çok pişmanım. Ben bir sazanım” türü yazılar.

*

- “Aşıda denek oldum. Plasebo çıktı” türü yazılar.

*

- İçinde asla “Eller aya biz yaya” sözünün geçmediği türde yazılar.

*

- “Yaşasın! ABD, Türkiye’ye çok sert çıktı” türü yazılar.


SEZON SONU SU GİBİ İÇTİĞİM DİZİ: LINE OF DUTY

- Bu nasıl oyunculuktur arkadaş... Bütün oyuncular mı döktürür?

*

- Bu nasıl senaryodur arkadaş... Bir gıdım da mı sarkmaz?

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

*

- Bu nasıl polisiyedir arkadaş... Merak ettirir de bu kadar mı ettirir?

*

- Bu nasıl rejidir arkadaş... Anlatıyla bu kadar mı örtüşür?

*

- Bu nasıl dizidir arkadaş... Bitmesin diye dua ettirir de bu kadar mı ettirir?


ÇARŞAMBAYA 20 DERECE DÜŞECEKMİŞ

BU sefer galiba durum ciddi.

Bu sefer galiba gerçekten kışa doyacağız.

Bu sefer galiba Doktor Jivago izlemek zorunda kalacağız.

Bu sefer galiba...

*

Bir meteoroloji uzmanından duydum.

Çarşamba gecesi İstanbul civarında eksi 3 dereceyi görecekmişiz.

*

Bu sefer galiba...

Benim gibi kışçıların bayramı olacak.


BU DANS DEĞİL STORY ŞEBEKLİĞİ

“DANS ettiği için işinden kovuldu”
denilen spor spikerinin meşhur dansını seyrettim.

Seyrettim dediğime bakmayın...

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

Sadece ilk 15 saniyesine tahammül ettim.

*

Kimse kusura bakmasın ama...

Ben o videoda...

Kafasına göre dans edip hayatın tadını çıkaran bir hercaiden ziyade...

Şebeklik yapıp dikkat çekmeye çalışan bir “story şebeği” gördüm.


MAHİR ÜNAL ‘BİZDEN ÖNCE BARDAK YOKTU’ DEDİ Mİ?

ÖYLE çok rastladım ki sosyal medyada... Trol hesaplarda falan değil ha! Koca koca haber kanallarının hesaplarında. Ciddi milletvekili hesaplarında. Hepsi aynı anda, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal’ın “AK Parti’den önce bardak yoktu” dediğini iddia ediyorlar ve video yayınlıyorlardı.

Kumpasta Zekeriya’yla maklubede Ariana’yla

*

Açıp dinledim Mahir Ünal’ın sözlerini. Alakası yok. Adam, “bardak” üzerinden bir örnek veriyor ve bambaşka bir şey söylüyor. Kesmişler önünü, arkasını. “Bizden önce bardak yoktu” dediğini öne sürüyorlar. Apaçık yalan. Aleni saptırma. Kasıtlı kesip biçme. Resmen iftira.

*

İftiracılığın, saptırmacılığın, yalancılığın, kesip biçiciliğin... İktidar olmakla ya da muhalefet olmakla bir alakası yok. İnsan olmakla bir alakası var.


MUHARREM İNCE’NİN İŞİ ZOR

- İkiye bölünmüş bir Türkiye’de üçüncü bir yolu açabileceğini kanıtlaması gerekir. Ama bu çok zor bir iş.

*

- CHP tabanının kendisine yönelik ilgisinin devam etmesi gerekir. Bu şartlarda bu da çok zor bir iş.

*

- “Erdoğan’la ben başa çıkarım” duygusu vermesi lazım. Erdoğan CHP’yi muhatap almışken bu da çok zor bir iş.

*

- CHP yönetimine laf söylemeden yolunu sürdürmesi lazım. Ama o zaman da dikkat çekmesi çok zor bir iş.

*

Kısacası... Gelecek neyi gösterir bilemem ama bildiğim İnce’nin işinin çok ama çok zor olduğu.


YENİ ANAYASADAN ÖNCE ŞUNU YAPSAK

- Oğlunu kısa yoldan memur yaptı.

- Kızını kendine sekreter atadı.

- Amcasının oğlunu danışman yaptı.

- Bulunduğu bölümü akrabalarıyla doldurdu.

Gün geçmiyor ki...

Böyle bir haberle karşılaşmayalım.

*

Bu haberler, bu ülkenin...

En büyük, en önemli, en rahatsız edici, en zararlı, en isyan ettirici sorununa işaret etmektedir.

*

Bu sorun çözülmeden dünyanın en şahane anayasasını yapsanız da nafiledir. Yani yeni anayasa yapmaya girişmeden önce şu sorunun yerin yedi kat dibine gömülmesi şarttır.

X

Kemal Kılıçdaroğlu ve kahkahalar, kahkahalar

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimden önce CNN Türk’te bir programa çıkmıştı.

Program sunucusu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun...

“İstanbul’u kazanacağız, Ankara’yı kazanacağız” türü sözlerini fazla iddialı bulmuş ve kahkahalar atmıştı.

*

Ne olmuştu o günlerde?

Başta Tuncay olmak üzere...

CHP’nin tüm ekâbir takımı...

Öfkeyle, kinle, hınçla...

Yazının Devamını Oku

Amiraller, bildiri, kumpas

Amirallerin bildirisiyle ilgili...

İki gündür...

Kumpas lafları dolaşıma sokulmaya başlandı.

*

Söylenenlere göre...

- Aslında bildiri, gece yarısı yayınlanmayacakmış.

- Bazı eller devreye girmiş, bildiri gece yarısı yayınlanmış.

- Bazı amiraller, bildirinin son halini görememişler.

- Bildiri, amirallerden kaçırılarak yayınlanmış.

Yazının Devamını Oku

Bakan Koca’ya “Bu gidiş nereye?” diye sordum

Vaka sayıları artıyor. Hem de çok fazla artıyor. Halkta bıkkınlık var. Hem de çok fazla bıkkınlık. Tam kapanma dendiğinde akla ekonomi geliyor. Aşı konusunda hız kesildi. Pek bir ilerleme yok gibi.

İşte bu ahval ve şerait altında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı aradım.

İlk sorum şu oldu:

“Bu gidiş nereye Sayın Bakan?”

Bakan Koca’nın ilk sözleri şu oldu:

*

“Vaka sayılarında ciddi artış var. Bunda mutasyon tabii ki etkili ama sadece mutasyonla açıklayamayız. Önlemleri gevşettik maalesef.”

*

Yazının Devamını Oku

Soru ve cevaplarla amiral bildirisi

SORU: Ne yani? Emekli amiraller mi darbe yapacak?

- CEVAP: Bizim kısa tarihimiz, “Yüce Türk Milletine” diye başlayan darbe bildirileriyle dopdoludur. Bu yüzden “Yüce Türk Milletine” diye başlayan bir bildiri gördük mü işkilleniyoruz. Hele bildirinin altında “Amiral” imzası görünce daha da işkilleniyoruz. Hele bildiri, gece yarısı gelince... Büsbütün işkilleniyoruz. Şimdi ben soruyorum: İşkillenmeyelim de ne yapalım?

*

- SORU: Bildiri yayınlamak suç mu?

- CEVAP: Elbette suç değil. Geçen hafta emekli büyükelçiler, benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. Kim çıkıp “Bunlar darbeci” dedi? Bu arada eski milletvekilleri de yine benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. “Darbe” diyen çıktı mı? Demek ki burada başka bir şey var.

*

- SORU: Burada ne var? Emekli amiral, görüş açıklayamaz mı?

- CEVAP: Tabii ki açıklar. Açıklıyorlar da zaten. Televizyonlara çıkıyorlar. Kişisel yaklaşımlarını ortaya koyuyorlar. Sosyal medyada yazıp çiziyorlar. Kimse de onlara bir şey demiyor. Ama siz “Aramıza hiçbir alt rütbeli girmesin, biz amiraller olarak şöyle bir posta koyalım” derseniz, tehditkâr ifadelerle dolu bir bildiriyi gece yarısı gündeme düşürürseniz... Her demokratik ülkede “Ne oluyor yahu” diye sorulur. En azından “Bunlar, bir iklim mi yaratmak istiyor? Bu işin arkasında ne var?” denir.

*

Yazının Devamını Oku

Kafe ve lokantalara ramazanda açık olma hakkı tanınmalı

Şu andaki uygulama şöyle:

 

Akşam saat 19.00 itibarıyla tüm kafe ve lokantalar kapanıyor.

*

Ramazan itibarıyla ise uygulama şöyle olacak:

*

Bütün kafe ve lokantalar kapalı.

*

Bu karar, yeniden gözden geçirilirse...

Yazının Devamını Oku

İşimiz aşıya kaldı

Vaka sayısı açısından...

Avrupa birincisiyiz.

Dünyada dördüncüyüz.

40 binleri geçmiş durumdayız.

Varyantlar kaplamış her bir yanımızı.

En çok da İngiliz varyantı.

*

Durduramıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Selahattin Demirtaş’ın dilinin altındaki bakla

Selahattin Demirtaş, şöyle demiş:

“Eğer muhalefetteki milliyetçi odaklar, demokrasi ittifakına ısrarla engel olmaya devam edeceklerse... Bu durumda HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak, demokrasi ittifakı ilan edilebilir.”

*

Ne demek bu?

Hadi biraz anlamaya çalışalım.

“Muhalefetteki milliyetçi odaklar” derken kastettiği İYİ Parti mi acaba? “Bu iş İYİ Parti’yle gitmez” mi demek istiyor Demirtaş?

*

Önerdiği yol şu: HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak. Ne yani? Millet ittifakı ve cumhur ittifakının dışında bir de

Yazının Devamını Oku

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

Hangi olay olursa olsun... Hangi parti söz konusu edilirse edilsin... Hangi siyasi grup işin içine girerse girsin...

Ben her zaman ve her durumda...

“Suçun şahsiliği” prensibinden zerre kadar ödün vermedim.

*

Ensar olayında böyle davrandım.

Milyonlarca dayak yemeyi göze alarak...

*

CHP’de ortaya çıkan taciz ve tecavüz olaylarında...

Yine aynı prensibe göre hareket ettim.

Yazının Devamını Oku

Kokainci elemanla ilgili AK Parti’nin atması gereken beş adım

AK Parti Genel Merkezi’nde büro görevlisi olarak çalışan Kürşat Ayvatoğlu adlı elemanla ilgili son durum şudur:

 

Uyuşturucu temin ettiği için Emniyet güçleri tarafından yeniden gözaltına alındı. Yani bu kez uyuşturucuyu temin etmekle suçlanıyor.

*

Tabii ki suç şahsidir, partiye mal edilemez ama bu elemanın bir de şu durumu var:

*

Lüks ve şatafat içinde yaşadığı fotoğraflara yansıyor.

*

Kokaindi, pudraydı, şekerdi falan... Gülündü eğlenildi...

Yazının Devamını Oku

Alerjiyi azdıralım Atatürk kabartmalı nişan verelim

28 Şubat sürecinde gazetelerde yapılan haberlere genelde şöyle başlanırdı:

 

“Adını açıklamak istemeyen üst düzey bir askeri yetkili dedi ki...”

*

Saygı Öztürk’ün dünkü köşesinde gördüm ki...

O kalıp, şuna dönüşmüş:

*

“Adını açıklamayan bir yargı mensubu dedi ki...”

*

Yazının Devamını Oku

Şu üç şey sorulduğunda hep şunları söylüyorum

1- ERKEN SEÇİM

VALLA abi şöyle söyleyeyim: Sonbaharda olabilir. Olmadı, ilkbaharda... Ama bir de bakmışsın, seküler kesimin tatile gitmesini fırsat bilip Ağustos’un tam göbeğinde de yapabilirler. Bu arada seneye kalma ihtimali de var... Ama Reis sürpriz sever. Bir de bakmışsın seçim vaktinde yapılmış...

*

2- KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ

Siz bu yazıyı okurken, değişim gerçekleşmiş olabilir. Böyle bir ihtimal var... Bir bakmışsınız, bir hafta sonra olmuş. Bu da ihtimaller arasında... Bakanlıklar ikiye, üçe, dörde bölünebilir... Ama bölünmeyebilir de! Şu da var: Belki her şey aynı kalır, sıfır değişim olur.

*

3- TAM KAPANMA

Bir tam kapanma kararı gelebilir... Ama gelmeyebilir de... Belki yarı kapanmanın dozu biraz artar... Mesela: Cumartesi öğleye kadar açık, öğleden sonra kapalı gibi... Mesela: Lokantalardaki masa sayısının biraz daha azaltılması gibi... Ha şu da var: Yarı kapanmaya tam gaz devam da edilebilir.

Yazının Devamını Oku

Kongreden ince çizgiler: Erbakan Hoca’nın hangi geleneği hayata geçti?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının en önemli yeri, yeni anayasayla ilgili bölümdü. Bütünleştiricilik, birleştiricilik, farklılıkları zenginlik olarak görme, tüm farklılıkların söz sahibi olması açısından...

Yedeklerin de asil olarak çalışacağını söyledi Cumhurbaşkanı Erdoğan... Erdoğan, bu yaklaşımıyla Erbakan Hoca’nın bir geleneğini ihya etmiş oldu. Erbakan Hoca, “Bizde asil-yedek olmaz, herkes asil gibi çalışır” derdi.

*

Kalabalık yine göze çarptı. Korona tedbirleri ile bu kalabalık arasında kurulan bağlantılar niye her defasında gözden ırak tutuluyor, anlamıyorum. Bu durumun toplumun önlemler konusunda şevkini kırdığı nasıl unutulur? Bu arada belirteyim: Bir ara Emine Erdoğan’ın sosyal mesafe kuralını hiçe sayanları uyardığını fark ettim.

Ahmet Arınç’ı babası Bülent Arınç’la... Mücahit Birinci’yi babası Yavuz Bahadıroğlu’yla... Tanımlamaya şiddetle karşıyım. Babalara vefa ve saygı esastır ama biricik şairimiz Ece Ayhan’ın da dediği gibi: “Oğullar, oğulluktan sessizce çekilmesini bilmelidir.” Oğulları, babalarla tanımlamak, ne bileyim, biraz fazla feodal kaçıyor!

*

Ekranda izlerken bir ara Sadık Albayrak’ı gördüm kongre salonunda. Maskesi olduğu halde tanıdım. (Bu arada alakasız bir not: Gözlerden tanıyor insan... Maskeli olup da tanıyamadığım çok az insan oldu.) Bazı sitelerde “dünür” falan denilip geçiliyor Sadık Albayrak’la ilgili olarak. Hiç de öyle biri değildir kendisi. Aklıyla, fikriyle, yazıp çizdikleriyle yıllarını vermiştir bu siyasi çizgiye...

YENİ MKYK LİSTESİNDEN... SESLER, YÜZLER, SOKAKLAR

Yazının Devamını Oku

Kemal Kılıçdaroğlu’na hak vererek sorduğum dört soru

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, HDP için açılan kapatma davasıyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:

“Siyasi partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasi görüşleri, ekonomik görüşleri, toplumsal görüşleri her siyasi parti kendisine göre yorumlar. Halkın desteğini alan siyasi parti yaşar, halkın desteğini almayan parti tarihin çöp sepetine atılır. Demokrasiyi savunuyorsak siyasi partilerin kapatılmasını bırakmalıyız.”

*

Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu açıklamasını okuduğumda...

İlk verdiğim tepki şu oldu:

*

Aaaa! Ne kadar da haklı!

Fakat sonra kafamda

Yazının Devamını Oku

HDP grubunda neden ‘Andımız’ konusuna milim girilmedi acaba?

Atatürk, Türk milletini şöyle tanımlıyor:

“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir.”

*

Bu tanımlamadan ne anlamamız gerekiyor?

Şu üç şeyi:

*

BİR: Bir Türkiye halkı vardır.

İKİ: Bu halk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur.

ÜÇ:

Yazının Devamını Oku

Finlandiya örneğiyle Enver’in ihalesini temize çıkarmak

İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i severim.

Kendisine karşı bir önyargım yok.

Hatta varsa bile önyargılarımın tümü pozitif.

*

Fakat şu kendi yandaşı Enver Aysever’e verdiği ihale konusunu izah ederken sergilediği tavrı, hiç mi hiç beğenmedim.

*

Söylediklerini dikkatle dinledim.

Yazının Devamını Oku