GeriAhmet HAKAN Kişisel olarak hesabımı veriyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kişisel olarak hesabımı veriyorum

- CNN Türk’te yaptığım programlarda iktidar perspektifine de muhalefet perspektifine de her zaman eşit derecede yer verdim.

 

*

- Asla tek taraflı atış yapılmasına izin vermedim. Asla tek yanlı bir bakışla çıkmadım izleyicinin karşısına...

*

- Muhalefet perspektifine sahip konuklara iktidara yakın kişiler kızdılar. İktidar perspektifine sahip konuklara muhalefete yakın kişiler kızdılar.

Kişisel olarak hesabımı veriyorum

*

- Kulağımda hep aynı sesler: İsmail Saymaz’ı niye çıkarıyorsun? Mehmet Metiner’i niye çıkarıyorsun? Falan...

*

- Hiçbirine aldırış etmedim. Farklı görüşlerin bir araya gelip tartışmalarının mümkün olduğunu göstermeye çalıştım.

*

- Bu programlar nedeniyle bir zamanlar iktidarın hışmını çektim üzerime... Şimdi de muhalefetin çekiyorum.

*

- Ama değişmeyen tek bir şey var: Farklı görüşlerin tartışmasına zemin olmak! Asla tek taraflı yayın yapmamak!

*

- Eskiden böyle yapıyordum... Şimdi de böyle yapıyorum... Ve bundan sonra da böyle yapmaya devam edeceğim.

*

- Aşırı kutuplaşmış memleket atmosferinde yaptığım işin ne derece zor ve çetin olduğunun sımsıkı bilincinde olarak...

 

NE İŞ?

Tüm CHP yönetiminin...

“Boykot edin” diyecek kadar...

“Su bile vermeyin” diyecek kadar...

“Bütün can damarlarını kesin” diyecek kadar...

“Yanlı” bulduğu bir televizyon kanalına...

CHP’nin en önemli belediye başkanı...

Neden...

“Sizin kanalınıza çıkıp İstanbul’a yaptığım hizmetlerimi anlatmak istiyorum” der.

*

Yoksa... Yoksa...

O kadar da “yanlı” değil mi bu kanal?

Ne iş Tuncay, ne iş?

İLKER BAŞBUĞ BU SORULARIN CEVABINI MUTLAKA VERMELİ

Sabah yazarı Şebnem Bursalı, dünkü yazısında İlker Başbuğ ile ilgili bir iddiayı gündeme getirdi.

Kişisel olarak hesabımı veriyorum

*

İddia şu:

*

“2007 yılında o dönem gazeteci olan Tuncay Özkan’a tanımadığı bir kişi, bir flash bellek vermiş. Bu bellekte 15 bin subay ve astsubayın FETÖ’yle bağlantılarına dair bilgiler varmış. Bellekte ayrıca FETÖ’ye karşı olan subaylarla ilgili olarak karalamalar yer alıyormuş. Tuncay Özkan, bu belleği dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ’a vermiş. Başbuğ bellekte yer alan bilgilerle ilgili hiçbir işlem başlatmamış”.

*

Şebnem Bursalı, tüm bu bilgilerin CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından açıklandığını, İlker Başbuğ’un da ancak bu açıklamadan sonra söz konusu trafiğin yaşandığını kabul ettiğini söylüyor.

*

Ardından da İlker Başbuğ’a...

Kişisel olarak hesabımı veriyorum

- Neden o bellekle ilgili hiçbir işlem yapmadınız?

- Kara Kuvvetleri Komutanı iken yapmadığınız işlemi, Genelkurmay Başkanı olduğunuzda niye yapmadınız?

- O gün 15 bin kişilik liste konusunda işlem yapsaydınız, 15 Temmuz gerçekleşir miydi?

Gibi sorular soruyor.

*

İddia gayet somut ve net.

Bu tür iddialar karşısında hassas olduğunu bildiğim İlker Başbuğ’un, bu somut iddia karşısında bir cevap vermesi şart.

*

Bu konuda bir de çağrım olacak:

Mümkünse vaktiyle FETÖ’nün tam göbeğinde yer alan ve FETÖ’yü canhıraş biçimde savunan tipler...

İlker Başbuğ’a FETÖ konusunda ders vermeye kalkışmasınlar.

İKİ ÜÇÜNCÜ SAYFA HABERİ

- KIZINI ÖLDÜREN BABA: 17 yaşındaki kızını “erkeklerle geziyor” diye soğukkanlılıkla öldüren baba olayı var gündemde. Nedense ben bu işin içinde başka işler olabileceği kanaatindeyim. Daha feci bir şey... Bir hissiyat bu... Ama çok baskın bir hissiyat...

*

- KATİL OLAN GENÇ: Bir erkeğin, bir kadına uyguladığı şiddete müdahale ederken katil olan genç olayı var gündemde... Bu konuda bir endişem var: Bu olay nedeniyle kadına şiddete müdahale etmekten vazgeçilebilir. Böyle bir etkisi olmamalı bu olayın. Kararında ve dikkatli bir müdahale insanlık görevidir.

HATAY’DAKİ İNTİHAR OLAYIYLA İLGİLİ HATAY’DA NELER DENİYOR?

Hatay Valiliği’nin önünde “işsizim, açım” falan diyerek kendini yakan ve hastaneye kaldırılırken ölen adamın görüntülerini izlediğim günden beri kendime gelmiş değilim.

Bütün siyasi kaygıların ötesinde derin, depderin bir üzüntü ve sorumluluk hissediyorum.

*

Dün bir vesileyle Hatay’a gittim.

Aklım fikrim hep o görüntülerdeydi.

Kişisel olarak hesabımı veriyorum

*

Hatay’daki yetkililerle konuştum, ahaliyle konuştum, intihar eden adamın eşinin beyanlarına baktım, annesinin söylediklerine kulak kesildim.

Ve rast geldiğim Hataylılara “Şehrinizde nasıl böyle bir olabilir? Kendini yakacak denli aç ve işsiz bir insan var aranızda. Nasıl yardım etmezsiniz?” dedim.

*

Aldığım cevapları yazıyorum...

Yorumsuz olarak...

*

- Valilik önündeki eylem, bu kişinin ilk eylemi değilmiş. Daha önce de belediye önünde benzer bir eylem yapmış.

*

- Ailesi, devletin sosyal yardımlarından yararlanıyormuş. Çocuklarının ve eşinin yaşadığı evi gördüm. Orta halli bir evdi.

*

- Adama 2010 yılında Antakya Devlet Hastanesi tarafından “özürlü” raporu verilmiş. Teşhis olarak da “Antisosyal kişilik bozukluğu” teşhisi konmuş. “Bağımlılık sendromu” da varmış. Bu da raporda yer alıyor.

*

- Bir ay önce bir milletvekili aracılığıyla bir iş bulunmuş kendisine... Ancak o işi yürütmemiş, beğenmemiş.

*

- Eşine şiddet uyguluyormuş. Bu nedenle uzaklaştırma verilmiş kendisine... Boşanma davası açılmış. Dava devam ediyormuş.

*

Hatay’da işittiklerim bunlardı.

Bu işittiklerimin üzüntümü hafiflettiğini söyleyemem.

Sonuçta kaskatı bir hakikat olarak “ölüm” var karşımızda.

Hiçbir gerekçe, bu feci ölümün ağırlığını hafifletmeye yetmiyor maalesef.

X

Alpay Özalan’ın Kızılderili kitabı

Alpay Özalan, bir Kızılderili kitabı yazmış.

Bazıları kafa buluyor.

“Amerikan tarihçisi Ordinaryüs Profesör Alpay, Amerikan tarihi hakkında kitap yazmış” falan diye.

*

Tarih kitabı yazmak için ille de ordinaryüs falan olmaya gerek yok.

İsteyen yazar. Amatörce.


Yazının Devamını Oku

Özenti bir tanımlama: Türk, Sünni, beyaz

ABD’de “WASP” diye bir sınıfsal niteleme var.

Yani... Beyaz, Anglosakson, Protestan.

*

Amerika’nın elitleri bunlar. Sınıfsal üstünlük bunlarda.

Bunların dışında kalanların tümü alt sınıf. Yani Katolik, Yahudi, siyahi, Müslüman, Hispanik, Uzakdoğulu falan.

*

ABD’de ne varsa ille bizde de olacak ya...

Bu tanımlamanın bir benzerini bize de uyarlamışlar.

“Türk, Sünni, beyaz”

Yazının Devamını Oku

Deniz Baykal, ‘Ben Kürtleri, Alevileri sevmem’ dedi mi?

Zülfü Livaneli’nin İrfan Aktan’a verdiği röportajı okudum.

 

Genel yorumum şudur:

*

Çok önemli tespitler var röportajda. Özellikle Erdal İnönü, Bülent Ecevit ve Deniz Baykal’la ilgili saptamaları ilginç. Çok yararlı, çok etkileyici bir röportaj. Bulup okumanızı tavsiye ederim.

*

Ve fakat Zülfü Livaneli’nin röportajdaki bir sözüne takılmadan da edemedim.

Yazının Devamını Oku

Benim Kartal Tibet’im

Kimine göre Kartal Tibet...

“Atıl kurt” diyen Tarkan’dır.

*

Kimine göre Kartal Tibet...



“Çalıkuşu” filmindeki

Yazının Devamını Oku

Halkımızın onuru: Somalı İsmail Abi

Yer: Soma’da bir kafe...

65 yaşındaki İsmail Abimiz, bir kadın arkadaşıyla kafede oturuyor.

*

Aynı kafede...

İsmail Abi’nin oturduğu masanın biraz ilerisindeki masada...

Adamın biri, bir kadına saldırıyor.

*

Masadaki su bardağını kadının başında kırmalar...

Elindeki bıçakla kadına saldırmalar...

Yazının Devamını Oku

Deniz Baykal’ın en delikanlı eylemi

Ne zaman Deniz Baykal adı bir biçimde gündeme gelse...

Bazıları hep aynı şeyi söylüyorlar:

“O zaten Tayyip Erdoğan’ın önünü açmıştı. Başımıza gelenler hep onun yüzünden.”

*

Oysa eleştirildiği bu konu...



Yazının Devamını Oku

Kaldırın artık şu saçma yasağı

Aşağıdaki maddelerin tümünü...

Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı...

“COVID-19 SALGIN YÖNETİMİ VE ÇALIŞMA REHBERİ”nden çıkardım.

*

İşte o maddeler:



Yazının Devamını Oku

Şu karşı yaylada yalanlar katar katar

“Katarlı gençler, Türkiye’de sınavsız tıp okuyacaklar”.

Bu haber, önceki gün tüm Türkiye’yi salladı.

*

Üniversite sınavlarına giren gençler, “Biz burada sınavda ter dökelim, elin Katarlısı gelsin sınavsız tıp okusun” diye isyan etti.

*

Evlatlarının istikbali için varlarını yoklarını seferber etmiş ana babalar, haberin etkisiyle moral çöküntüsü yaşadılar.

*

Haber, o kadar bomba etkisi yaptı ki...

Kınama demeçleri üst üste geldi.

Yazının Devamını Oku

Sera Kadıgil’in istifa gerekçesini bencilce bulmamın nedeni

CHP’nin işi zor.

Zor, çünkü zorunlulukları var.

*

Şu türden zorunluluklar:

*

- İYİ Parti gibi milliyetçi bir partiyle aynı hizada durmayı başarmak zorunda.

*

- HDP ile açıkça değil de örtük bir dayanışma içinde olmak zorunda.

*

Yazının Devamını Oku

Aziz’in şahlanışına dair serbest çağrışımlar

Kaosa pek de mütevazı olmayan bir katkı... Çarşıyı karıştırmak istedi galiba. Ve başardı da!

- İnsan kendisini dinledikçe... “Amma da çok şey biriktirmiş” demekten kendini alamıyor doğrusu.

*

- Artık Ali Koç’a karşı başkaldırmanın vaktinin geldiği inancıyla konuştu. Şarkısı: “Başkaldırıyorum, varın benim farkıma.”

*

- “Aziz Yıldırım tarzı polemik” diye bir şey var. İnsan nefret etse de özlüyor bu tarz polemiği.


Yazının Devamını Oku

Bir muhalefet partisi yerli aşı konusunda şu tutumu alabilir

İYİ Parti Lideri Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uyarmış.

Demiş ki:

*

“Yerli aşı meselesinden siyaset devşirmeye çalışıp da böyle önemli bir sürecin baltalanmasına müsaade etme. Bırak Sağlık Bakanlığımız süreci olması gerektiği gibi yürütsün. Bu konuyu da algı operasyonuna kurban edersen bu sefer altında kalırsın.”

Tam olarak ne demek istiyor Akşener?

Pek anlayamadım.

*

Erdoğan’a,

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş için yazdım: Ne zaman istifa edilir ne zaman istifa edilmez

Eğer grubundaki bütün takımları ezip geçmişsen...

EZİP GEÇERSEN NE OLUR?

EĞER grubundaki bütün takımları ezip geçmişsen...

Gol yağdırmışsan...



Acayip organize bir takımla sahaya çıkmışsan...

Yazının Devamını Oku

Silahla poz verenlerden korkmalı mıyız korkmamalı mıyız?

İki hafta önce...

Elindeki silahla sosyal medyada poz veren tiplerden korkmamamız, çekinmememiz gerektiğini yazmıştım.

*

Yazıda şöyle demiştim:

*

“Sosyal medyada bazı tipler var. Silahla fotoğraf çektirmeye bayılıyorlar. Daracık pantolon, üstten üç düğmesi açılmış gömlek, ucu sivri bir iskarpin ve silah. Tabanca, tüfek... Her türlü silah. Ey vatandaş! Bu tiplerden sakın korkup çekinmeyin! Çünkü bu kişiler, fotoğraf çektirirlerken ellerine aldıkları silahı asla kullanmazlar. Daha doğrusu kullanamazlar. Çünkü kullanacak olan göstermez.”

*

“Isıracak olan köpeğin havlamaması” tezine işaret eden bir yazıydı bu.

Temel kaygısı buydu yazının.

Yazının Devamını Oku

Aslanlar ha! Aslanlar ha!

HDP İzmir il binasında...

Karanlık bir katilin alçakça saldırısı sonucu katledildi Deniz Poyraz.

*

Lanetledik.

Lanetliyoruz.

Lanetleyeceğiz.

*

Bu alçak katile, Türkiye’de selam çakan bir kişi bile çıkmadı.

Oysa

Yazının Devamını Oku

Silahlı külahlı fotoğraflara dur demenin vakti geldi

En son HDP’ye yönelik saldırının faili olan katilin fotoğrafları çıktı ortaya.

Elinde silahla poz veriyor adam.

*

Sosyal medyada son zamanlarda öyle çoğaldı ki bu tür fotoğraflar.

Eline silahı kapan pozunu veriyor.

Makineli tüfekler, tabancalar falan.


Yazının Devamını Oku

Puslu havanın çakalı

Bugünlerde ortada bir parça puslu hava ve çokça da karambol var ya...

İftira atmaya, kara çalmaya süper müsait bir ortam söz konusu ya...

*

İşte bu pustan, bu karambolden ve bu ortamdan yararlanmak isteyen çakalın teki, YouTube denilen mecrada geçmiş kameranın karşısına, elindeki pisliği bana bulaştırmaya çabalıyor.

Elinde bir avuç pislik, üstüme sıçratmak için debeleniyor.

*

Şunun farkındayım:

*

Puslu havalar, tam çakalların havasıdır. Bu havalarda

Yazının Devamını Oku

Meyhane tebliğcileri

Kendilerine “Tebliğciler” adını veren bir grup var.

Bu grubun videoları dolaşıyordu dün sosyal medyada.

Yeni midir, eski midir? Bilmiyorum.

Üç beş sakallı, cübbeli adam...

Muhtemelen Samatya’ya gitmişler.

Ve başlamışlar tebliğe...

*

Hitapları gayet nazik.

Yazının Devamını Oku

En görgüsüz davranış listesinin bir numarası

“En görgüsüz davranışlar” diye bir liste yapmam istenseydi...

Aklıma şöyle bir seçenek gelmezdi:

*

“Plaja helikopterle inmek.”

*

Çünkü bana göre...


Yazının Devamını Oku

Artık hiç kimsede ‘Atıyoruz bari usturuplu atalım’ kaygısı yok

İki koca gazete manşet atmış:

“Çankırı’da oğluna Recep Tayyip ismini veren adam, bu ismi değiştirmek istedi. Nüfus müdürlüğüne başvurdu. Nüfus müdürlüğündeki görevli, ‘Bunu yapamam, beni sürerler’ dedi.”

*

Nedir bu haberin kaynağı?

Şudur:

CHP’nin hazırladığı bir rapor.

*

Güya CHP heyeti, Çankırı’ya gitmiş. Orada bir adamla karşılaşmış. Adam da onlara böyle bir şey demiş. Onlar da rapora yazmışlar.

*

Yazının Devamını Oku

Manşet müdafaası

Konya’nın bozkırına milyonlarca dolarlık yatırımı yapmışlar mı?

Yapmışlar.

*

Kiri, pası, kimyasalı, dumanı, atığı olmayan bir enerjiye yönelmişler mi?

Yönelmişler.

*

Güneşin insanlığa sunduğu nimetten elektrik üretecekler mi?

Yazının Devamını Oku