GeriAhmet HAKAN Kim ne istiyor?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kim ne istiyor?

BÜLENT ARINÇ: Bazen erken seçimci, bazen koalisyoncu. Duygu durumu karışık yani...
*
İLHAN CİHANER: CHP içinde “AK Parti / CHP koalisyonu”na en net şekilde karşı çıkan isim.
*
MEHMET METİNER: “Ya CHP ile koalisyon ya da erken seçim” diyenlerden. “MHP ile asla” demeyi ihmal etmeyenlerden.
*
HALUK KOÇ: CHP kanadının en mutlak koalisyoncusu... Kurulursa mimarbaşı o olacak.
*
AYKUT ERDOĞDU: İçi pek elvermiyor “AK Parti / CHP koalisyonu”na... Ama yine de arıza çıkarmıyor.
*
SELAHATTİN DEMİRTAŞ: “Yav kurun şu AK Parti / CHP hükümetini... Destek vereceğiz dedik” havasında.
*
MEHMET ŞİMŞEK: Erken seçime soğuk... Koalisyona sıcak...
*
AKİF HAMZAÇEBİ: Koalisyon istiyor. Net. Tartışmasız. Ve galiba da bakan olacak.
*
BEŞİR ATALAY: Erken seçim ile CHP koalisyonu arasında gidip geliyor.
*
KEMAL KILIÇDAROĞLU: Mutlak koalisyon yanlısıymış gibi bir izlenim bırakıyor.
*
AHMET DAVUTOĞLU: Tek başına karar verecek olsa... Şimdiye çoktan kurduydu hükümeti. O derece yani.
*
SELİN SAYEK BÖKE: Ekonominin dümenine geçmek için sabırsızlanıyor gibi bir hali var. Her ne kadar heyecanını bastırmaya çalışsa da...
*
ALİ BABACAN: Ne halleri varsa görsünler, ben kurtardım paçayı havasında.
*
MARKAR ESAYAN: “Daha yeni girdik Meclis’e, seçim meçim olmasın, yeniden seçilemeyiz falan” edasında.


Bir meslek büyüğüm beni kıyasıya eleştirdi


AÇTI telefonu, bana tek bir cümle kurma hakkı vermeden, başladı eleştirilerine.
Dedi ki:
Benim gazeteden saymadığım bir gazeteyi sen nasıl gazete yerine koyup da cevap verirsin.
Sen onlara “alçak” dediğinde zannediyor musun ki onlar, bu sözden alınıyorlar.
Aksine... Alırlar senin yazını, “Ahmet Hakan bize alçak dedi” diye sağa sola hava atarlar.
Bunlar senin dengin değil. Bunlarla tartışma. Bunlarla tartışmaya girerek kazanamazsın.
Tartışma, utanma duygusu olanlarla yapılır. Bunlarda öyle bir duygu yok.

En şaştığım insan tipi

AYLARCA büyük şehirlerin trafiğinden, gürültüsünden bezip...
Bayram tatilinde soluğu trafiğin ve gürültünün başkenti haline gelen Bodrum ve Çeşme’de alanlar var ya...
Bu tiplere gerçekten çok şaşırıyorum.


Bayramda İstanbul’da yapılabilecek yedi şey


BİR: Yer ayırtmadan bütün masaları sizin olan restoranlara dalabilirsiniz.
*
İKİ: Kartal’dan Bahçeşehir’e yarım saatte ulaşma denemesi yapabilirsiniz.
*
ÜÇ: Teşvikiye’nin en baba kafelerinin en baba yerlerine kurulup sessizliğin sesini dinleyebilirsiniz.
*
DÖRT: Taksim Meydanı’nda çift kale maç yapabilirsiniz.
*
BEŞ: Beyoğlu’nun ıpıssız kalan arka sokaklarına dalabilirsiniz.
*
ALTI: Şehir içinde boş sokaklarda arabayla eğlenceli bir tur atabilirsiniz.
*
YEDİ: Üç dakikada karşıya gidip gelebilirsiniz.

WhatsApp’ın zararları

Kim ne istiyor

ANNEM bir tepsi baklava yapmış.
Nasıl da iştah açıcı görünüyor.
Tam elimi uzattım, bir dilim kenardan hacılıyordum ki...
WhatsApp öttü.
Mesaj geldi.
*
Açtım baktım, bizim münasebetsiz “Ayı Fahri” arkadaşımız, gün içinde paylaştığı seksen yarı komik photoshop’lardan birini daha üzerime boca etmiş.
Elinde silahla “bırak o baklavayı” diyen Karatay Teyze.
*
Bir buçuk kilo fazlam vardı.
Çektim elimi tepsiden.
Ayı Fahri’ye veryansın etmeyi ihmal etmeden tabii...
*
Korkarım şu WhatsApp denilen illete veda edeceğim.

Kim ne istiyor

Barometre niye böyle oldu?


MEHMET Müezzinoğlu var ya...
Hani Sağlık Bakanımız.
İşte bu bakanımız, muhalefet için ikinci kez “bunlardan bir cacık olmaz” dedi.
*
Ben de Müezzinoğlu’nun bu cacık çıkışından etkilenip...
“Yüzde 60” olan AK
Parti/CHP koalisyon ihtimalini, “yüzde 50”ye çekiverdim.
*
Yüzde 1’e de çekebilirdim.
Ama sanırım Müezzinoğlu’nun irapta o kadar mahalli yok.

X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku