GeriAhmet HAKAN Kılıçdaroğlu iyi biri ama siyasetten pek anlamıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kılıçdaroğlu iyi biri ama siyasetten pek anlamıyor

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Hürriyet’ten İpek Özbey’e verdiği röportajda şöyle diyor:

“Mustafa Sarıgül’e Eyüp adaylığı teklif ettik, kabul etmedi.”

Yani Kılıçdaroğlu, Sarıgül’e...

“Yeter kardeşim! Her dönem başkan mı olacaksın?” dememiş.

“Hayri’yle yaşadıkların yüzünden seni aday yapmam” dememiş.

“Seni belediye başkanımız olarak düşünmüyoruz” dememiş.

Peki, ne demiş?

“Gel kardeşim, Eyüp adayımız ol” demiş.

Bu işlerden azıcık da olsa anlayan birisi, bana şu iki noktayı izah edebilir mi?

BİR: Şişli dendiğinde herkesin aklına gelen bir adama Eyüp’ü teklif etmek, hangi taktiğin ürünüdür?

İKİ: Eyüp adayı olmasında sakınca görülmeyen bir adamı, Şişli adayı yapmamanın ne gibi bir stratejisi olabilir?

Allah aşkına söyleyin bana: Bu nasıl bir siyasi akıldır, bu nasıl bir siyasi hamledir, bu nasıl bir siyasi plandır?

Bak, yine lafı uzatıp durdum.

En iyisi, “Kemal Bey çok iyi bir insan ama siyasetten pek çakmıyor” deyip kaçmak.

AK PARTİ İÇİN ÜÇ İHTİMAL

İHTİMAL BİR:

İstanbul ve Ankara’yı

kazanır, İzmir’i kaybeder.

Bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde...

Hem AK Parti hem de cumhur ittifakı, acayip rahatlar. Bu sonuç, “halkın mevcut sisteme ve iktidara güven tazelemesi” olarak yorumlanır... Hem AK Parti hem cumhur ittifakı rahat bir nefes alır.

İHTİMAL İKİ:

İstanbul’u kazanır,

Ankara ve İzmir’i kaybeder.

Bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde...

Tabii ki bir sarsılma olur, tabii ki biraz moraller bozulur, tabii ki Melih Gökçek biraz kıymete biner, tabii ki Özhaseki tercihini yapanlar eleştirilir... Ama öyle çok esaslı bir sistem tartışması ya da çok esaslı bir mağlubiyet duygusu yaşanmaz.

İHTİMAL ÜÇ:

İstanbul, Ankara

ve İzmir’i kaybeder.

Bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde...

Çarşı fena karışır! İktidar moral üstünlüğünü kaybeder. Muhalefet meşruiyet tartışması başlatır. AK Parti küskünleri, harekete geçecek cesareti kazanabilir. Ama yine de her şeye rağmen sistem devam eder.

İZMİR/ADALAR

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’de yaptığı konuşmada şöyle demiş:

“İzmir’i yönetecek kişinin İzmir’in kültürüne sahip olması lazım. İzmir’i yönetecek kişinin, İzmirli olması lazım.”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adalar’da yapacağı konuşmada, tutarlılık açısından şöyle demesi şart:

“Adalar’ı yönetecek kişinin Adalar’ın kültürüne sahip olması lazım değil. Adalar’ı yönetecek kişinin, Adalarlı olması lazım değil.”

‘ZEHİR ZIKKIM OLSUN GENÇLER’ Mİ DİYECEKTİ?

Binali Yıldırım, Kadıköy’de barlar sokağından geçerken içki içen gençlere “Afiyet olsun gençler” demiş.

Şaşıranlar var, tartışanlar var, destekleyenler var, “Oy için yapıyor” diyenler var, beğenenler var, beğenmeyenler var...

Görüyor musunuz içine sürüklendiğimiz tuhaf iklimi!

En basit, en temel, en dikkat çekmeyecek bir nezaket kuralına uygun davranmak bile bizi işte böyle hastalıklı bir kutuplaşmanın içine sürüklüyor.

Ne diyelim?

Katkıda bulunanlara zehir zıkkım olsun!

HARAMA YAKIN MEKRUH

DİYANET İşleri Başkanımız, “Sigara içmek haramdır” diye fetva vermişti ya...

Ben de şöyle bir fetva veriyorum:

Camide particilik yapmak...

Camide “Rakibime oy vermeyin, bana oy verin” diye propaganda yapmak...

Camiyi siyasi çekişmelerin alanı haline getirmek...

Haramdır.

Çok mu sert oldu! O zaman durun biraz yumuşatayım:

Haram değilse bile...

Harama yakın mekruhtur.

ÂLEMLERE İKİ AKIŞ

BİR: Türkiye’de başarılı olabilecek kadın siyasetçi, Seda Sayan’ın “Yetiş bacım” tarzı ile Demet Akalın’ın “delikanlı” tarzı arasında bir yerde olmalı.

İKİ: Özcan Deniz’in İsrail’de kadınlar tarafından “seks ikonu” olarak görüldüğünü öğrendiğim andan itibaren mütemadiyen gülüyorum.

Hunharca ama.

İYİ KALPLİ OLDUĞUNA BAHSE GİREBİLECEĞİM 10 ÜNLÜ

BİR: İzzet Altınmeşe...  İKİ: Erol Evgin... ÜÇ: Arzum Onan... DÖRT: Erkan Can... BEŞ: Hayko Cepkin... ALTI: Türkan Şoray... YEDİ: Beren Saat... SEKİZ: Demet Akbağ... DOKUZ: Mehmet Aslantuğ... ON: Fuat Güner...

 

İŞİTTİĞİMDE MUTLU OLDUĞUM CÜMLELER 

Dur ben sana bir Türk kahvesi yapayım.

Gel James Bond izleyip pizza yiyelim.

Al bak tam sana göre bir roman.

Git şöyle üç-beş gün bir tatil yap.

Hadi şu parkta uzun bir yürüyüş yapalım.

 

X

Elif Çakır’ın tercihine laf etmek kimsenin haddi değildir

Başı örtmek de kişisel bir tercihtir, başı açmak da...

Bu türden kişisel tercihlerle uğraşılmaz, bu türden kişisel tercihler mesele edilmez, bu türden kişisel tercihler üzerinden hüküm bina edilmez.

Peki ya ne yapılır?

Hiçbir şey yapılmaz.

*

Ha sen ille de bir şey mi yapmak istiyorsun?

O zaman saygı duymayı denemelisin.

*

Yazının Devamını Oku

Halk sağlığı düşmanı palavracı doktor

Adını soyadını yazıyorum:

Ümit Aktaş.

*

Aşıdan hazzetmiyor. Hakkıdır.

*

Aşı olmayı reddediyor. Kendi tercihidir.

*

Aşıda zorlama olmayacağını savunuyor. Normaldir.

*

Yazının Devamını Oku

Kişisel tahminlerim: Neden aşı olmuyorlar?

Aşımız var. Hem de herkese yetecek kadar.

Gel gelelim 23 milyona yakın vatandaşımız, inatla ve ısrarla aşı olmaktan kaçınıyor. Yani arz var, talep yok. Peki ama neden? Elimde bir veri yok nedenlere dair. Sadece tahminlerim var. Onları yazıyorum:

*

- ÇİP: Özellikle komplo teorisyenlerinin ortaya attığı tezlerin etkisinde kalanlar, ilk zamanlar “Çip takacaklar” diyorlardı. Ama gitgide daha çok alay konusu haline geldiklerini fark ettiler. Bu nedenle sayılarında müthiş azalma var gibi. En azından bana öyle geliyor.

*

- KISIRLIK: Özellikle bazı bölgelerimizde görece eğitimsiz vatandaşlarımızın içine sürüklendikleri girdap... 8 çocuklu, 28 torunlu 80 yaşındaki dedelerin, “Aşı kısırlık yapıyor yeğen” diye aşı olmaktan kaçındıklarına dair espriler gırla gidiyor. Sesleri pek çıkmasa da en kalabalık grup bu gibi geliyor bana.

*

- TURKOVAK: “Yerli ve milli” propagandasının aşırı etkisi altında kalan bazı yurttaşlarımız, yerli aşının piyasaya çıkmasını bekliyor galiba. Sayıları da az değil. “Elin aşısını olacağıma kendi aşımı olurum” diye bekleme içindeler galiba. Fakat koronavirüs denilen illetin beklemeye hiç niyeti olmadığını bilseler iyi olacak.

*

Yazının Devamını Oku

İkna edilmesi gereken 22 milyon 182 bin kişi

Sevgili okul müdürlerimiz.

- Muhterem kanaat önderlerimiz.

- Sayın Türkan Şoray’ımız.

- Değerli tarihçilerimiz.

- Severek okuduğumuz romancılarımız.

- Sayın Tarkan’ımız.

- Muhterem imamlarımız ve müezzinlerimiz.

- Yüce gönüllü şairlerimiz.

- Sayın

Yazının Devamını Oku

Selvi Hanım’ın acı kahkahaları

Armağan Çağlayan, muhteşem bir söyleşi yapmış CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu’yla...

Baştan sona izledim röportajı. Hiç sıkılmadan. Sorular, cevaplar... Hepsi gayet iyiydi.

*

Selvi Hanım’la ilgili saptamalarım şöyle:

*

Çok hakiki bir insan. Yapmacıklığa asla prim vermiyor. Eşinin her söylediğine katılmadığını söyleyecek denli özgüvenli... Hiç politika yapmıyor. Gayet dobra. Gayet doğrudan konuşuyor. “Hazır röportaj veriyoruz, araya bir iki siyasal mesaj sıkıştırmak gerekir” falan demeye tenezzül etmiyor.

*

Röportajda en ilgimi çeken bölüme gelince...

*

Yazının Devamını Oku

Bazı ünlülerin günlük rutinleri

Sabahları çakralarını açmak için meditasyon yaparmış.

MIRANDA KERR: Açılsın çakralar

SABAHLARI çakralarını açmak için meditasyon yaparmış. Sonra 20 dakika yoga yaparmış. Sonra yeşil sebzelerden hazırlanmış smoothie içermiş. (Offf! Çok sıkıldım. Çok bunaldım. Daha fazlasını yazamayacağım.)

VICTOR HUGO: İki çiğ yumurta

ŞAFAK vakti uyanış... Bir demlik taze çekilmiş kahveyle güne başlayış... Metresinden gelen tutkulu mektubu okuyuş... İki çiğ yumurtayı içiş... Ve saatlerce süren yazı maratonunu başlatış.

MARK TWAIN: Sağlam kahvaltı

SABAH sağlam bir kahvaltı yaparmış. Ardından çalışma odasına geçer ve başlarmış çalışmaya... Akşama kadar yazarmış. Öğle yemeklerini atlamak en büyük keyfiymiş. Çalışma odasında rahatsız edilmemek ise en katı kuralı.

RICHARD BRANSON: Uçurtma sörfü

GÜN

Yazının Devamını Oku

Üç zor konu - Taliban, fonlama, sığınmacılar

1) TALİBAN: Türkiye’de İslam adına ortaya konan hiçbir pratik, Taliban’ın İslam anlayışıyla örtüşmez. Hiç ayırt etmeksizin hepimizi “kâfir” diye yaftalarlar. Biz de onların İslam anlayışlarını alabildiğine yadırgarız. Hatta “İslam bu değil” deriz. Ama bütün bunlara rağmen... Türkiye, ABD’nin Taliban’la kurduğu diyalogdan daha iyi bir diyalog kurabilir.

2) FONLAMA: Fonlamanın kendisinde bir sorun yok. ABD’deki bazı vakıflar, Türkiye’deki bazı medya kuruluşlarını fonlayabilirler. Sorun, ABD’deki vakıf aracılığıyla fonlananların, “Biz acayip bağımsız bir medyayız, diğerleri şöyledir böyledir” diye hava basmalarındadır. “Biz de son tahlilde fonlanıyoruz, biz de o kadar bağımsız değiliz” deseler, mesele kalmayacak.

*

3) SIĞINMACILAR: Bu meselenin bir ortası olmalı. “Her önüne gelen, elini kolunu sallayarak Türkiye’ye gelsin” demek ile “Madem sığınmacıları seviyorsun, al evine besle” demek arasında bir yer olmalı. Ak/kara değil ki bu. Gayet çetrefilli, gayet karmaşık, gayet çok boyutlu bir konu. Her konuda saflaşıyoruz, bari bu konuda saflaşmasak. Sakince konuşsak şu mevzuyu.

HOUSE OF CARDS İZLEDİM ŞUNLAR OLDU

Canım sürekli kaburga istedi. Kaburga istedikçe de Develi ya da Başköşe’ye müracaat ettim.

*

Sırf tahtaya üst üste

Yazının Devamını Oku

Nasıl zorba olunur

Böyle bir belgesel var. Ben de izledim bu belgeseli.

Hitler, Saddam Hüseyin, Stalin, İdi Amin, Kuzey Kore’nin ‘Kim’leri ve Kaddafi konu edilmiş belgeselde.

*

Anlatılan isimlerin...

Tabii ki yatacak yeri yok. Tabii ki zorbalıkları tartışmasız. Tabii ki her biri ölüm kustu yeryüzünde.



Yazının Devamını Oku

Duygusal bir popüler kültüre sahip olmak isteyenler için liste

Frida Kahblo: Kendisinin fotoğrafının bulunduğu bir tişört, bir şapka ya da bir çantaya sahip olsanız iyi olur.




- FRİDA KAHLO: Kendisinin fotoğrafının bulunduğu bir tişört, bir şapka ya da bir çantaya sahip olsanız iyi olur. Bir de Büyükada’ya yolunuz düştüğünde Troçki’nin evini gösterip “Ne zaman bu evi görsem Frida’yı anımsarım” diye iç geçirmeniz çok havalı kaçacaktır.

*


Yazının Devamını Oku

Afganistan için istifade edilecek bir isim: Hikmet Çetin

Fatih Çekirge, Hikmet Çetin’le süper bir Afganistan röportajı yaptı.

Dünkü Hürriyet’te su gibi okudum.

*

Hikmet Çetin...

- Sağduyusuyla...



Yazının Devamını Oku

Godfather aşkına gittim Nobu’ya

Nobu isimli bir Japon varmış. Aşçılıktan anlarmış.

- İNTİHARIN EŞİĞİNDE: Nobu isimli bir Japon varmış. Aşçılıktan anlarmış. Bu Nobu, Peru’da perişan vaziyette takılıyormuş. Peru’nun arka mahallelerinde külüstür bir lokantada memleketi Japonya’nın yemeklerini yapıyormuş. Öyle memnuniyetsizmiş ki hayatından, neredeyse intihar edecekmiş.



*

- MARTIN AMCA: Masal bu ya... Tam bu sıralarda Peru’da gezintiye çıkan yönetmen Martin Amca’nın yolu, Nobu’nun yemek yaptığı bu külüstür lokantadan geçmiş. Bayılmış suşilere, saşimilere falan Martin Amca. “Gel” demiş, “Seni Hollywood’a götüreyim”. Nobu’nun gözleri parlamış.

*

Yazının Devamını Oku

Melih Bulu neden görevden alındı?

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu, sürpriz bir şekilde görevden alındı.

Herkes bunun nedenini merak ediyor.

Benim elimde iki temel neden var:

*

Birinci neden: Bir kulis bilgisine dayalı.

*

İkinci neden: Kişisel bir tahmine dayalı.

*

Yazının Devamını Oku

15 Temmuz’dan 5 yıl sonra geldiğimiz yerlerden biri: Din kisvesine geçit yok!

15 Temmuz'dan önce...

Özellikle muhafazakâr kesimlerde...

Yaklaşım genel olarak şöyleydi:

Alnı secdeye değiyorsa... Korkma.

*

Dinine, diyanetine bağlıysa... Zarar gelmez.

*

Allah diyor, Kuran okuyorsa... Olumlu yaklaş.

Yazının Devamını Oku

“Biji Serok Erdoğan”a MHP ne dedi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da...

“Biji Serok Erdoğan” diye karşılandı ya...

*

Ahmet Davutoğlu, ima yoluyla da olsa...

Şöyle bir yaklaşım sergiledi:

*

“Bahçeli beni ‘Serok Ahmet’ diye eleştiriyordu. İşte bakın: Erdoğan’a da ‘Biji Serok Erdoğan’ denildi. Bakalım Bahçeli, buna ne diyecek?”

*

Bahçeli bu konuda bir şey demedi.

Yazının Devamını Oku

İstanbul’un en güzel zamanı, herkesin Bodrum’a gittiği zamandır

İstanbul öyle güzel ki bugünlerde... Nüfusu azalmış, yoğunluğu bitmiş. Bir rahatlık gelmiş üstüne. Çiçekleri fark edilir olmuş.

- İstanbul’da bugünlerde bütün restoranlar, bütün kafeler tenha... Her mekânda başköşeler senin. Her mekânda izzet ikram sana.

*

- O meşhur trafik çilesi, resmen Bodrum/Çeşme hattına postalanmış... Trafik de yok, çile de yok. Yollar bomboş.

*



Yazının Devamını Oku

İstanbul’un en güzel parkı: Nakkaştepe Millet Bahçesi

Üsküdar Belediyesi’nin yaptığı Nakkaştepe Millet Bahçesi’ni gezip gördüm. İzlenimlerimi yazıyorum:

- “Boğaz’a nazır” diye bir tabir var ya... İşte bu tabir, bu parka cuk oturuyor. Yok böyle Boğaz manzarası! Birinci köprü ayaklarınızın altında. Üç köprüyü bir anda görebiliyorsunuz. Ufuk alabildiğine açık. Yeşil ile mavinin harikulade uyumu.



*

- Tamam, manzara güzel! Ama bu parkı, en güzel yapan sadece manzarası değil. Parkın tasarımı çok zarif. Her şey çok kararında. Mimarisi çok iyi planlanmış. Hiçbir şey abartılmamış. Hiçbir şey es geçilmemiş.

*

Yazının Devamını Oku

Seçim sath-ı mailine girmiş bulunmaktayız

Bir cisim yaklaşıyor ama yaklaşan cisim, erken seçim değil.

Yaklaşan cisim şudur:

*

Erken seçim kampanyası.

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan, startı verdi:

Seçim kampanyası başladı.

*

Genelde seçime üç beş ay kala girdiğimiz

Yazının Devamını Oku

“Adayımız Kılıçdaroğlu” çıkışının asıl maksadı ne olabilir?

*

BİRİNCİ İHTİMAL

AK Parti’nin “Madem rakibimiz Kemal Kılıçdaroğlu, o halde hiç çalışmamıza gerek yok” diyerek rehavete sürüklenmesini istiyor olabilirler.

İKİNCİ İHTİMAL

CHP Genel Başkanlığı koltuğu, Cumhurbaşkanlığı koltuğundan bile daha tatlı olduğu için hamlelerini buna göre ayarlıyor olabilirler.

ÜÇÜNCÜ İHTİMAL

Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a, “Belediye başkanısın, belediye başkanı kalacaksın” mesajı vermeye çalışıyor olabilirler.

DÖRDÜNCÜ İHTİMAL

Yazının Devamını Oku

Bolivya dağlarından gelen devrimci Zülfü

Zülfü Livaneli’ye göre...

- Ecevit solcu değil.

- Erdal İnönü solcu değil.

- İsmet Paşa zaten solcu değil.

- Atatürk’ün solla alakası yok.

*

Zülfü Livaneli, kimlerin solcu olmadığı konusunda hüküm vermeye öyle meraklı ki...

Sanırsın ki...

Kendisi

Yazının Devamını Oku

Alpay Özalan’ın Kızılderili kitabı

Alpay Özalan, bir Kızılderili kitabı yazmış.

Bazıları kafa buluyor.

“Amerikan tarihçisi Ordinaryüs Profesör Alpay, Amerikan tarihi hakkında kitap yazmış” falan diye.

*

Tarih kitabı yazmak için ille de ordinaryüs falan olmaya gerek yok.

İsteyen yazar. Amatörce.


Yazının Devamını Oku