GeriAhmet HAKAN Kemal Kılıçdaroğlu’nun başarı hikâyelerinden sadece beş taneciği
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kemal Kılıçdaroğlu’nun başarı hikâyelerinden sadece beş taneciği

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin belediye başkan adaylarını tespit ederken hep bir “başarı hikâyesi” aradığını söylemiş.

Başarı hikâyesi arayan bir siyasi liderin siyasi yaşamı, mutlaka başarı hikâyeleriyle dopdolu olmalıdır.

Bu hükümden yola çıkarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun üstün başarı hikâyelerinden sadece beş taneciğini yazmakla yetiniyorum:

BİRİNCİ BAŞARI HİKÂYESİ: Ülkenin koşulları ne olursa olsun partisinin oyunu milim zıplatamadı ki az buz başarı değildir bu!

İKİNCİ BAŞARI HİKÂYESİ: Millet alternatife susamış olsa da... Adı asla akla gelmedi, gelmiyor ki bu muazzam bir başarıdır!

ÜÇÜNCÜ BAŞARI HİKÂYESİ: Her seçim yenilgisinde koltuğunu çok daha güçlü bir şekilde koruyabildi ki tarihte eşi benzeri yoktur!

DÖRDÜNCÜ BAŞARI HİKÂYESİ: Hiçbir seçim gecesini mutlu, umutlu ve gülümseyerek geçiremedi ki egale edilmesi güç bir rekordur bu!

BEŞİNCİ BAŞARI HİKÂYESİ: “Bu iktidarın alternatifi yok” cümlesini, bu milletin zihnine mıh gibi kazıdı ki bunu kendisinden başka kimse başaramazdı!

BİNALİ YILDIRIM’DAN İSTANBULLULUK VURGUSU

RAHMETLİ babam, İstanbul’da ne zaman taksiye binse şoföre “Memleket neresi” diye sorardı. Ben de her defasında “Baba niye soruyorsun? Ne yapacaksın adamın memleketini öğrenip” diye takılırdım kendisine.

Dün akşam saat 21.00 itibariyle Binali Yıldırım’ın kampanyası için çekilen bir filmi izledim. Her açıdan dört dörtlük hazırlanan bu etkileyici filmin tek bir mesajı vardı: “Nereli olursak olalım sonuçta hepimiz İstanbulluyuz”.

İstanbul’un en temel sorunlarından biridir bu aidiyet sorunu ve Binali Yıldırım bu sorunun üzerine üzerine gidecek gibi.

TAYYİP BEY İZİN VERİRSE

AK Parti Ankara adayı Mehmet Özhaseki’nin...

“Tayyip Bey izin verirse Mansur Yavaş’la televizyonda tartışmak isterim” diye açıklama yapması, yakın siyasi tarihte siyasi rakibe verilmiş en esaslı “Al kardeşim, al da at” pasıdır.

Zaten Mansur Yavaş da “Ben kendisiyle televizyona çıkarım... Bunun için de kimseden izin almaya ihtiyacım yok” diyerek pası gole çevirmekte hiç zorlanmadı.

DİKKATLERDEN KAÇMASIN

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birkaç gündür “Zillet ittifakı diyorsak... Bu ittifaka oy veren ya da verecek vatandaşlarımızı kastetmiyoruz... Bu ittifakı oluşturan partilerin yöneticilerini kastediyoruz” anlamına gelecek vurgular yapmaya başladı. Aman dikkatlerden kaçmasın!

 Önce CHP İstanbul adayı İmamoğlu, sonra CHP İzmir adayı Soyer, şimdi de DSP Gaziantep adayı Doğan... Hepsi sözleşmiş gibi birbiri ardına, “Seçilirsem Cumhurbaşkanı’yla iyi geçinirim” tarzı açıklamalar yaptılar, yapıyorlar. Aman dikkatlerden kaçmasın!

GEZİ İDDİANAMESİ İLE İLGİLİ BİR ŞEY DİYECEĞİM

SONRADAN ne olmuştur ne bitmiştir, hangi parmaklar işin içine girmiştir ya da girmek istemiştir bilmem.

Ama bildiğim bir şey var ki...

Gezi’nin en ama en başı...

Spontanedir... Kendiliğindendir... Organize değildir... Reflekstir...

Bir değil bin tane iddianame yazılsa da... Hakikat budur.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun başarı hikâyelerinden sadece beş taneciği

İSTANBUL’A TURİZM POLİSİ

HİNTLİ komedyen Saumya Tandon, Twitter’da “İstanbul’dayım... Takside dolandırıldım” diye yazıyor. Bunu yazdıktan hemen sonra oteline gittiğinde ise karşısında bir süre önce İstanbul’da hizmete giren “Turizm Polisi”ni buluyor. Komedyenin sorunu büyük bir titizlikle çözülüyor. Tabii Hintli komedyen de, memleketine gittiğinde hayranlıkla anlatıyor olayı.

Öğrendiğime göre buna benzer sayısız örnek yaşanmış, yaşanıyormuş!

Bu örnek olaylar, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün turistlerin hem güvenliklerini sağlamak hem de sorunlarına çare olmak için başlattığı “Turizm Polisi” uygulamasının anlam ve önemini ortaya koyuyor.

İlgi çeken kıyafetleriyle İstanbul’u turizm açısından daha da güvenli hale getiren “Turizm Polisi” uygulamasını hayata geçiren İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ile İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’a tebrikler!

ABD TEHDİDİNE KARŞI YAPILACAK İKİ ŞEY VAR

S-400’ler konusunda ABD, açıkça Türkiye’yi tehdit etti ya...

Buna karşı yapmamız gereken iki şey var:

 BİR: Ya sonuçları ne olursa olsun bu tehdide boyun eğmeyeceğimizi ilan edelim ve bu yoldan milim geri adım atmayalım.

 İKİ: Ya da “Aman ağzımızın tadı bozulmasın Ali Rıza Bey” edası takınarak konuyu tatlılıkla halledecek bir yola girelim.

Yani ya birinciyi yapalım ya da ikinciyi...

Ama asla birinciyi yapacak gibi davranıp en sonunda ikinciyi yapmayalım.

X

Ne yaptınız İlhan Bey

CHP, ne güzel bir şey tutturmuştu!

“128 milyar dolar nerede” diye...

*

128 milyar doların hortumlandığı algısı yaratılıyordu.

Ve bu algı, zihinlere kazınıyordu.

*

İşgüzar kamu görevlileri, asılan pankartları polis ve zabıta marifetiyle anında engelleyerek...

Yazının Devamını Oku

Danimarka çok medeni ülke şekerim

Hop şöyle cümleler yükselir sağımızdan, solumuzdan:

 

- Norveç çok medeni ülke şekerim... Başbakan’a ceza kesiliyor.

*

- Danimarka acayip modern bir ülke şekerim... Başbakanı cam siliyor.

*

- İsviçre çok uygar şekerim. Cumhurbaşkanı bisikletle işe gidiyor.

*

Hep özeniriz, hep gıpta ederiz bu ülkelere.

Yazının Devamını Oku

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

“Kanal İstanbul, Montrö’yü etkiler mi?” diye soru var ortada.

Geçen akşam Tarafsız Bölge’de işte bu soruyu sordum uluslararası hukuk alanında uzman bir isim olan Prof. Dr. Selami Kuran’a.

Selami Hoca...

Canlı yayında... Kalktı ayağa... Eline bir çubuk aldı... Ve başladı harita üzerinden anlatmaya.

“Yeni başlayanlar için 10 dakikalık bir Montrö dersi” gibi bir şeydi yaptığı.

Net, sarih, anlaşılır ve basit bir şekilde anlattı mevzuyu.

*

Sonucu açıklıyorum:

Yazının Devamını Oku

Orhan Pamuk romanında Atatürk’le alay mı ediyor?

Orhan Pamuk’un son romanı “Veba Geceleri” ile ilgili bir tartışma çıkmış durumda.

İddiaya göre:

Orhan Pamuk, romanında Atatürk’le alay ediyor!

*

İnceleme ve araştırmalarımın sonuçlarını aktarıyorum:

*

“Veba Geceleri” romanında bir “Kolağası Kâmil” var.

Yazının Devamını Oku

Kemal Kılıçdaroğlu ve kahkahalar, kahkahalar

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimden önce CNN Türk’te bir programa çıkmıştı.

Program sunucusu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun...

“İstanbul’u kazanacağız, Ankara’yı kazanacağız” türü sözlerini fazla iddialı bulmuş ve kahkahalar atmıştı.

*

Ne olmuştu o günlerde?

Başta Tuncay olmak üzere...

CHP’nin tüm ekâbir takımı...

Öfkeyle, kinle, hınçla...

Yazının Devamını Oku

Amiraller, bildiri, kumpas

Amirallerin bildirisiyle ilgili...

İki gündür...

Kumpas lafları dolaşıma sokulmaya başlandı.

*

Söylenenlere göre...

- Aslında bildiri, gece yarısı yayınlanmayacakmış.

- Bazı eller devreye girmiş, bildiri gece yarısı yayınlanmış.

- Bazı amiraller, bildirinin son halini görememişler.

- Bildiri, amirallerden kaçırılarak yayınlanmış.

Yazının Devamını Oku

Hürriyet’in yayıncılık anlayışına ters bir haber

İçtenlikle bir gayretimiz var Hürriyet’te.

Herkesin hakkına hukukuna saygı göstermek için çabalıyoruz. Sorumluluğu bulunmayan kişileri sorumluymuş gibi göstermekten kaçınmaya çalışıyoruz. Yargı kararı ortaya çıkmadan yargısal hükümlerde bulunmaktan uzak duruyoruz.

*

Titizleniyoruz bu konularda. Gayret ediyoruz.

*

Ama yayıncılıkta bazen yol kazaları da oluyor, olabiliyor.

*

Geçen gün sadece ve sadece Hürriyet’in internet sitesinde bir haber çıktı. Çok kısa bir süre yayında kaldı bu haber.

Bildirici amirallerin yakınlarını da konu eden bir haberdi bu.

Yazının Devamını Oku

Amiraller bildirisine dair gelişigüzel ON NOT

Not bir- ‘Yüce Türk milletine’ dendi mi işkillenirim

Yüce Türk milletine!” diye başlayan hiçbir bildiriden hoşlanmıyorum.

Çünkü bu seslenişin tınısında...

27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve de 15 Temmuz var!

*

Kaldı ki...

Radyo zamanlarının üslubudur bu.

Siyah beyaz televizyonlarda kalmıştır.

*

Yazının Devamını Oku

Kafe ve lokantalara ramazanda açık olma hakkı tanınmalı

Şu andaki uygulama şöyle:

 

Akşam saat 19.00 itibarıyla tüm kafe ve lokantalar kapanıyor.

*

Ramazan itibarıyla ise uygulama şöyle olacak:

*

Bütün kafe ve lokantalar kapalı.

*

Bu karar, yeniden gözden geçirilirse...

Yazının Devamını Oku

Hayatımın dilemması: Sinovac mı BioNtech mi?

“Geleneksel yöntemden şaşmayacaksın arkadaş” diyorlar.

Hop, başlıyor kalbim Sinovac diye atmaya.

*

“Yeni teknolojileri denemek lazım arkadaş” diyorlar.

Hop, bu sefer kalbim BioNtech diye atmaya başlıyor.

*

Bilmem kaç bin yıllık Çin kültüründen söz ediyorlar.

Hemen Sinovac’a ısınıyorum.

Yazının Devamını Oku

İşimiz aşıya kaldı

Vaka sayısı açısından...

Avrupa birincisiyiz.

Dünyada dördüncüyüz.

40 binleri geçmiş durumdayız.

Varyantlar kaplamış her bir yanımızı.

En çok da İngiliz varyantı.

*

Durduramıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Selahattin Demirtaş’ın dilinin altındaki bakla

Selahattin Demirtaş, şöyle demiş:

“Eğer muhalefetteki milliyetçi odaklar, demokrasi ittifakına ısrarla engel olmaya devam edeceklerse... Bu durumda HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak, demokrasi ittifakı ilan edilebilir.”

*

Ne demek bu?

Hadi biraz anlamaya çalışalım.

“Muhalefetteki milliyetçi odaklar” derken kastettiği İYİ Parti mi acaba? “Bu iş İYİ Parti’yle gitmez” mi demek istiyor Demirtaş?

*

Önerdiği yol şu: HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak. Ne yani? Millet ittifakı ve cumhur ittifakının dışında bir de

Yazının Devamını Oku

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

Hangi olay olursa olsun... Hangi parti söz konusu edilirse edilsin... Hangi siyasi grup işin içine girerse girsin...

Ben her zaman ve her durumda...

“Suçun şahsiliği” prensibinden zerre kadar ödün vermedim.

*

Ensar olayında böyle davrandım.

Milyonlarca dayak yemeyi göze alarak...

*

CHP’de ortaya çıkan taciz ve tecavüz olaylarında...

Yine aynı prensibe göre hareket ettim.

Yazının Devamını Oku

Kokainci elemanla ilgili AK Parti’nin atması gereken beş adım

AK Parti Genel Merkezi’nde büro görevlisi olarak çalışan Kürşat Ayvatoğlu adlı elemanla ilgili son durum şudur:

 

Uyuşturucu temin ettiği için Emniyet güçleri tarafından yeniden gözaltına alındı. Yani bu kez uyuşturucuyu temin etmekle suçlanıyor.

*

Tabii ki suç şahsidir, partiye mal edilemez ama bu elemanın bir de şu durumu var:

*

Lüks ve şatafat içinde yaşadığı fotoğraflara yansıyor.

*

Kokaindi, pudraydı, şekerdi falan... Gülündü eğlenildi...

Yazının Devamını Oku

Alerjiyi azdıralım Atatürk kabartmalı nişan verelim

28 Şubat sürecinde gazetelerde yapılan haberlere genelde şöyle başlanırdı:

 

“Adını açıklamak istemeyen üst düzey bir askeri yetkili dedi ki...”

*

Saygı Öztürk’ün dünkü köşesinde gördüm ki...

O kalıp, şuna dönüşmüş:

*

“Adını açıklamayan bir yargı mensubu dedi ki...”

*

Yazının Devamını Oku

Şu üç şey sorulduğunda hep şunları söylüyorum

1- ERKEN SEÇİM

VALLA abi şöyle söyleyeyim: Sonbaharda olabilir. Olmadı, ilkbaharda... Ama bir de bakmışsın, seküler kesimin tatile gitmesini fırsat bilip Ağustos’un tam göbeğinde de yapabilirler. Bu arada seneye kalma ihtimali de var... Ama Reis sürpriz sever. Bir de bakmışsın seçim vaktinde yapılmış...

*

2- KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ

Siz bu yazıyı okurken, değişim gerçekleşmiş olabilir. Böyle bir ihtimal var... Bir bakmışsınız, bir hafta sonra olmuş. Bu da ihtimaller arasında... Bakanlıklar ikiye, üçe, dörde bölünebilir... Ama bölünmeyebilir de! Şu da var: Belki her şey aynı kalır, sıfır değişim olur.

*

3- TAM KAPANMA

Bir tam kapanma kararı gelebilir... Ama gelmeyebilir de... Belki yarı kapanmanın dozu biraz artar... Mesela: Cumartesi öğleye kadar açık, öğleden sonra kapalı gibi... Mesela: Lokantalardaki masa sayısının biraz daha azaltılması gibi... Ha şu da var: Yarı kapanmaya tam gaz devam da edilebilir.

Yazının Devamını Oku