GeriAhmet HAKAN Kemal Kılıçdaroğlu ve kahkahalar, kahkahalar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kemal Kılıçdaroğlu ve kahkahalar, kahkahalar

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimden önce CNN Türk’te bir programa çıkmıştı.

Program sunucusu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun...

“İstanbul’u kazanacağız, Ankara’yı kazanacağız” türü sözlerini fazla iddialı bulmuş ve kahkahalar atmıştı.

*

Ne olmuştu o günlerde?

Başta Tuncay olmak üzere...

CHP’nin tüm ekâbir takımı...

Öfkeyle, kinle, hınçla...

Kemal Kılıçdaroğlu ve kahkahalar, kahkahalar

CNN Türk’e saldırmışlardı.

*

Gün geldi, devran döndü...

O sunucu, başka bir kanala geçti.

*

Bir de ne görelim?

Bizim Kemal Bey, o sunucunun karşısına geçmiş, gayet neşeyle, gayet keyifle, gayet mutlu bir şekilde sorularını cevaplıyor.

*

Öyle eğleniyorlar ki...

Maşallah yani!

*

Ve tabii yine kahkahalar, kahkahalar.

Kemal Bey, bu yeni kahkahalar karşısında...

Sunucuya dönüp...

“Lütfen daha fazla kahkaha atın, sizin kahkahalarınız bize uğur getiriyor” diye kompliman yapıyor.

*

Ya kardeşim!

Madem karşılıklı bu kadar mutluydunuz, bu kadar mesuttunuz, bu kadar razıydınız birbirinizden...

CNN Türk’ten ne istediniz?

*

Ve tabii bu mevzuda CNN Türk’e onca laf saydıranlar...

Şu son kahkahalar hakkında yutkunup geçecek misiniz?

Bir şey demeyecek misiniz?

MEHTAP AR’I HEP O FİLMLE HATIRLAYACAĞIM

ORHAN Kemal’in en sevdiğim romanlarından biridir “Devlet Kuşu”.

*

Yönetmen Memduh Ün, iki kez sinemaya aktardı bu romanı:

*

- İlk çektiği filme “Avare Mustafa” adını verdi. Filmde Ayhan Işık, Fatma Girik ve Çolpan İlhan rol alıyordu.

Kemal Kılıçdaroğlu ve kahkahalar, kahkahalar

*

- İkinci filme ise romanın adını verdi: “Devlet Kuşu”. Başrollerde Kemal Sunal, Serpil Çakmaklı ve Mehtap Ar vardı.

*

Kabul ediyorum: Her iki film de romanın derinliğini tam olarak yansıtamıyordu. Yüzeysel olarak olay örgüsüne odaklanmıştı.

Fakat ikinci filmde Mehtap Ar, muazzam bir oyunculukla bir Orhan Kemal karakteri olan “Hülya”ya resmen hayat vermişti.

*

Mehtap Ar’ın vefat ettiğini öğrendiğimde... “Devlet Kuşu” filmi geldi aklıma... Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.


BULAŞTIĞIMA PİŞMANIM

ORYANTAL yapan avam bir şahsa bulaştım.

“Spikere yakışmaz” falan diye ciddi ciddi kalem oynattım hakkında.

Bana neyse!

*

Fakat şahıs, bu minnacık bulaşmanın öyle bir tadını çıkardı ki...

Doyamadı bir türlü tadına.

Kemal Kılıçdaroğlu ve kahkahalar, kahkahalar

Sürekli mevzu etti, ediyor.

*

Ben “banalitenin cazibesi” diye bir şeye inanırım.

Bazen kapılırım o cazibeye.

Fakat bu avam şahsın, öyle bir durumu da yok.

*

Niye bulaştım ben buna?

Bazen gerçekten çok lüzumsuz işlerle uğraşıyorum.

Benim de yatacak yerim yok yani.

BİR KEZ DAHA YAZIYORUM: LAİKLİK NEDEN ÖNEMLİ?

LAİKLİK adı altında inancını yaşayanlar üzerinde baskı uygulanması, laikliğin kabahati değildir.

*

Doğru dürüst uygulanırsa laiklik...

Asıl olarak dindarları korur.

*

- Çünkü laiklik... Tek bir din anlayışının topluma dayatılmasının önüne geçer.

*

- Çünkü laiklik... Dini değişik biçimlerde anlama ve yorumlama özgürlüğü verir.

*

- Çünkü laiklik... Din üzerinden geliştirilebilecek tek tipçiliğe karşı kalkan olur.

*

Bunları daha önce de yazmıştım.

*

Bugün bir kez daha yazmamın iki nedeni var:

*

- BİR: Dün 10 Nisan Laiklik Günü idi.

*

- İKİ: AK Partili Ahmet Hamdi Çamlı, dün laiklikle ilgili tartışmalı fikirler ileri sürdü.


ANLAMIŞ DEĞİLİM

- Damak tadı azıcık gelişmiş bir insan şu “Toblerone” denilen aşırı üçgen ürüne nasıl düşkün olabilir... Anlamış değilim.

*

- Twitter’daki politik havaya bakıp, “Türkiye işte budur” diye düşünenler, yanıldıklarını nasıl fark etmezler... Anlamış değilim.

*

- Bazı insanlar, sabahları kalkar kalkmaz mutluluk içinde pencereyi açıp “Yaşamak ne güzel şey... Merhaba kuşlar” diyebiliyor. Üstelik bir yudum bile kahve içmeden... Anlamış değilim.

*

- “Tam kapanma” ile “yarı kapanma” arasında nasıl bir fark var... Anlamış değilim.

X

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

Ali Edizer diye bir doktor var.

Daha önce yaptığı çeşitli densizlikler ve izansızlıklar yüzünden “olay adam” haline gelmiş, hatta GATA’daki görevine son verilmişti.

*

Fakat adam rahat durmuyor abi!

Densizliğe, izansızlığa, abuk sabukluğa devam ediyor.

*

Ne dediğini yazmaya bile tenezzül etmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Ne yaptınız İlhan Bey

CHP, ne güzel bir şey tutturmuştu!

“128 milyar dolar nerede” diye...

*

128 milyar doların hortumlandığı algısı yaratılıyordu.

Ve bu algı, zihinlere kazınıyordu.

*

İşgüzar kamu görevlileri, asılan pankartları polis ve zabıta marifetiyle anında engelleyerek...

Yazının Devamını Oku