GeriAhmet HAKAN Kemal Bey! Siz bu işi vallahi de bilmiyorsunuz billahi de bilmiyorsunuz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kemal Bey! Siz bu işi vallahi de bilmiyorsunuz billahi de bilmiyorsunuz

DOLARIN ateşi ilk yükselmeye başladığında...

Kemal Bey Siz bu işi vallahi de bilmiyorsunuz billahi de bilmiyorsunuzİş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali çıktı ve dedi ki:

“Ekonomik verilerle izah edemediğimiz bir spekülatif atakla karşı karşıyayız”.

Özellikle Adnan Bali’nin bu açıklamasının ardından...

Bütün Türkiye’de şöyle bir ortak kabul ortaya çıktı:

“Başta ABD olmak üzere dış güçler kur üzerinden spekülatif atağa kalkmış durumda”.

Bu kabul yerleşti.
Bu kabul pekişti.
Bu kabul tuttu.
Bu süreçte...

Kemal Kılıçdaroğlu...

“Ne spekülatifi! Ne atağı! Dış güçlerle falan bu işin hiç alakası yok! Bali’nin söyledikleri doğru değil” falan demedi.

Ve aradan geçti neredeyse 40 küsur gün...

Kemal Kılıçdaroğlu şimdi çıktı, “Dış güçler falan hikâye!” diye gürlemeye başladı.

“Dış güçler” tezi ilk ortaya atıldığında ortada yoksun!
“Dış güçler” tezi yerleşmeye başladığında sessizsin!
“Dış güçler” tezi herkesin kabulü haline geldiğinde seyircisin!

Şimdi çıkmış...

“Ne dışı! Ne gücü!” falan diye haykırıyorsun.

Kemal Bey!

Siz bu işi vallahi de bilmiyorsunuz, billahi de bilmiyorsunuz!


DOLAR YENİDEN YÜKSELİNCE

ACABA piyasalar hiç açılmasa mıydı?
Acaba tatil devam mı etseydi?


YENİ ÂDET

ANLI şanlı firmalarımız...

Zam yapmak yerine, ürünlerinin gramajını düşürmeye başladılar.

Adamlar işte böyle dâhiyane yöntemler bularak zengin oluyorlar arkadaş!


SOYLU İSTİFA ETSİNMİŞ

CHP’li Özgür Özel, Süleyman Soylu’yu istifaya çağırmış.

Yahu insan hiç değilse...

“Bizim genel başkan istifa etmesi gerektiği anda istifa etmedi, bırak istifayı kurultaydan bile kaçtı... Biz şimdi çıkıp da başkalarını istifaya çağırmayalım... Çünkü istifa konusunda pek de iyi bir sınav veremedik... Bari istifa mistifa diyerek milletin aklına kendi durumumuzu getirmeyelim” falan der.


MURAT HAZİNEDAR! AL SANA 100 BİN DOLARLIK O İFADE
Kemal Bey Siz bu işi vallahi de bilmiyorsunuz billahi de bilmiyorsunuz

ESKİ Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar! Madem şereften, haysiyetten falan söz ediyorsun.

Al sana Beşiktaş’ta beyaz eşya dükkânı açmak isteyen bir vatandaşın mülkiye müfettişlerine verdiği ifade!

Al, oku... Ondan sonra konuşalım şerefi, haysiyeti falan...

Bak, mülkiye müfettişlerine nasıl ifade vermiş Beşiktaş’ta dükkân açan bir esnaf:

2016’da Beşiktaş’ta beyaz eşya ticareti yapmak için bir dükkân kiraladık ve dekorasyon çalışmasına başladık. Ustalar işyerinde çalışırken Beşiktaş Belediyesi’nden dört kişilik bir zabıta ekibi geldi. İnşaat ruhsatı gerektirecek bir iş yapmadığımız halde inşaat için belediyeden izin almamız gerektiğini söyleyerek bizi belediyeye, Hüseyin Avni Sipahi’ye yönlendirdiler.

Hüseyin Avni Sipahi’ye gittim. Bana dekorasyona devam edebilmem için Beltaş Vakfı’na 100 bin dolar yatırmam gerektiğini söyledi. Ben bunu ödeyemeyeceğimi söyleyince “Ödemeyi yapmazsan dükkânı açamazsın” dedi.

Bir yakınımız araya girdi. Çetin Başkan (Kırışgil) ile görüştüğünü bana söyledi ve “100 bin TL yatırırsanız işiniz olacak” dedi. Her ay 45 bin TL kira verdiğim dükkânımı bir an önce açmam gerekiyordu. Bu nedenle 100 bin TL’yi ödedim.


MERT FIRAT DENİLİNCE ARTIK AKLA GELECEKLER


Kemal Bey Siz bu işi vallahi de bilmiyorsunuz billahi de bilmiyorsunuz

Dört proleterin taşıdığı aşırı sosyalist bir tahtırevan...

“Aşrı aşrı memleketlere sosyalizmi getirmesinler” tarzı bir kına gecesi türküsü...

Son 24 saatte ne oldu? (30.08.2018)



Aykırı bir şampanya patlatma ve pek radikal bir dans...

Entelliğin falan da ancak bir yere kadar olduğu realitesi...


İKİ GÜNLÜK BERLİN GEZİSİNDEN NOTLAR

Enver Paşa’nın adının çok geçtiği şu günlerde Berlin’de Talat Paşa’nın vurulduğu yeri aradım ve buldum.

Mehmet Akif’in kaldığı otelde konakladım.

Bindiğim taksilerin şoförlerinin yüzde 80’i Türk idi.

Türk taksi şoförlerinden biri “hümanist bir şair” çıktı! Şiir kitabını bana gönderecek!

Hava öyle soğuktu ki kafelerin önünde ısıtıcılar çalışıyordu. Ben ki soğuk severim, “illallah” ettim.

Bir marketten kedim Sekter için ödül maması aldım... Türkiye’ye kıyasla acayip ucuzdu!

Almanya’ya her gelişimde dediğim gibi “Alman mutfağı yok” geyiği yaptım.

Almanya’ya her gelişimde dediğim gibi “Herkes bisiklete biniyor” geyiği yaptım.

Adnan Restoran’a gidecek zaman bulamadım ama Hasır’a gittim.

“Açık Kapı Günü” diye bir şey varmış Almanya’da... Bakanlıklar falan kapılarını vatandaşlara açıyormuş... Öyle bir güne denk geldim.

Almanya 11 ay kışı yaşar, 1 ay da kışın gelmesini beklermiş... Bunu da yeni öğrendim.


30 AĞUSTOS KUTLU OLSUN


ATATÜRK’ün önderliğinde tüm işgal kuvvetlerinin memleketimizden sökülüp atıldığı bu muazzam ve hakiki zafer hepimize kutlu olsun!

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

 

X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku