GeriAhmet HAKAN Kalbimiz Mehmetçik’le
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kalbimiz Mehmetçik’le

Esad rejiminin alçak ve kalleş saldırısı sonucu maalesef 33 şehit verdik.

Bir yandan Esad rejimine karşı kinimiz artıyor, bir yandan da verdiğimiz şehitlerimiz için içimiz yanıyor.

*

Şu üç şeyi hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım:

*

- BİR: Mehmetçik, İdlib’de vatan savunması yapmaktadır.

*

- İKİ: Vatanın savunulma çizgisi, İdlib’e çekilmiştir.

*

- ÜÇ: Çizginin İdlib’e çekilmesinin bir numaralı sorumlusu Esad’dır.

*

Şunları da asla aklımızdan çıkarmayalım:

*

- Gün, Kayıtsız şartsız Mehmetçiğin yanında yer alma günüdür.

*

- Gün... Bir olma, beraber olma, dayanışma içine girme, metin olma günüdür.

*

- Gün... Şehitleri siyasi çekişmelere alet etmeme günüdür.

*

- Gün... PKK’sından FETÖ’süne fırsattan istifade etmeye çalışan terör şebekelerinin ve onların uzantılarının oyununa gelmeme günüdür.

*

NOT: Söylemeye bile gerek yok. Böyle bir günde tabii ki Altın Kelebek falan olmaz, olamaz. Tören iptal edilmiştir.



PERVİN BULDAN ‘HİZMETE HAZIRIZ’ MI DEMEK İSTİYOR?

HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan, CHP’ye ne dedi?

Kalbimiz Mehmetçik’le

“Artık örtük ittifak istemiyoruz. Bundan sonra açık, net ve şeffaf ittifak istiyoruz” dedi.

*

Ben bu mesajın altında başka bir mesaj olduğunu düşünüyorum.

*

Pervin Buldan, CHP’ye “İttifakımızı alenileştir” derken...

Galiba Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da şöyle bir şey söylüyor:

*

“Bak, görüyor musun? Muhalefet blokunu dağıtmak benim için ne kadar da kolay bir iş. İstersen şak diye dağıtır, çatlatırım muhalefet blokunu... Eğer istersen hizmete hazırım.
Gel bir oturup konuşalım.”



NİYE KİMSE AYTUĞ ATICI’NIN ADAYLIĞINI CİDDİYE ALMADI?

KEMAL Kılıçdaroğlu’nun karşısına bir genel başkan adayı çıktı: Aytuğ Atıcı... Atıcı, kurultayda Kemal Bey’in rakibi olacak! Fakat o da ne! Bu haber, siyasette tek bir yaprağın bile milim kıpırdamasına yol açmadı, açamadı. Çünkü hiç kimse Atıcı’nın adaylığını ciddiye almadı.

Peki ama neden? İşte cevabı:

Kalbimiz Mehmetçik’le

*

- Almadı çünkü... Aytuğ Atıcı, şu ana kadar CHP’nin iyi yönetilmediğine dair tek bir hece bile söylemedi.

*

- Almadı çünkü... Aytuğ Atıcı’nın genel merkezle de genel başkanla da arası gayet bal börek...

*

- Almadı çünkü... Atıcı’ya “Aday ol da ‘CHP tek adayla kurultaya gitti’ demesinler” denildiğine dair çok kuvvetli bir inanış var.

*

- Almadı çünkü... CHP kamuoyu da Türkiye kamuoyu da bu tiyatroları kavrama konusunda çok deneyimli.



ERDOĞAN’IN TARZINI BEĞENMİYORLAR AMA

ŞÖYLE bir gözlemim var:

*

Muhalif olup Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyaset tarzını...

Kıyasıya eleştirenlerin, hiç beğenmeyenlerin çoğu...

Aynı tarzı kendi sevdikleri siyasetçiler uyguladığında...

Acayip beğeniyorlar.


BİRAZ SÜLEYMAN SOYLU, BİRAZ FAHRETTİN KOCA

SÜLEYMAN SOYLU

Hakkında yaptığım saptamalar şunlar: Seveni çok seviyor, sevmeyeni hiç sevmiyor./Siyasette “reytingi yüksekler” sıralaması yapılsa ilk 10’a girer./Her konuşmasında mutlaka en az beş bomba haber verebiliyor./Üslubunun şöyle bir salınımı var: Mücadeleci ve duygusal.../Terör örgütlerinin uzmanı haline gelmiş durumda./Protokolsüz ve ayaküstü muhabbet çevirmeye yatkın.

Kalbimiz Mehmetçik’le

*

FAHRETTİN KOCA

Bir gazeteci arkadaşımız Twitter’da “Yurtdışından geliyorum, havaalanında ciddi önlem alınmamış” diye yazınca... Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, hemen şu yanıtı verdi: “Termal kamera taramasından geçişinizi gösteren görüntüleri izin verirseniz buradan paylaşabilirim. Sizi iyi görünce zahmet vermedik :)” Öyle ciddi ve mesafeli bir intiba bırakıyordu ki Fahrettin Koca, gazeteci arkadaşımıza bu takılmasını görünce kanaatim değişti. Koca’da sağlam bir humor duygusu var!



BRAVO MANSUR YAVAŞ’A

BİR konuşması dolaştı dün bütün gün sosyal medyada Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın.

Söylediği şuydu:

Kalbimiz Mehmetçik’le

*

“Biz sizin paranızı harcıyoruz ve devlet memuruyuz. Bakmayın kocaman sıfatlar yakıştırılmasına. Bizim herhangi bir memurdan farkımız yok. Maaşımızı sizler ödüyorsunuz. Yaptığımız bütün işlerin parası da sizden çıkıyor.”

*

İşte budur. Ne eksik ne fazla. Tam olarak budur!
 

SOSYETİK BİLGİLER

- Virüs nedeniyle yurtdışı tatillerini iptal etmiş sosyete... Yurtiçinde arabayla gidilebilecek konforlu butik oteller arıyorlarmış.

*

- İki sosyetik bir araya gelince en çok konuştukları birinci konu Ali Koç’muş, ikinci konu Cem Yılmaz’mış.


İDDİA EDİYORUM

- Hamaney, “Bu virüs Amerika’nın bize oynadığı bir oyun” demeci verecek.

*

- Taksici esnafı, “scooter”dan sonra bisikletlere de savaş açacak.

*

- Bu virüs küreselleşmeye darbe vuracak, hepimizi içe kapatacak.



YAŞLANDIĞIMI ANLADIM

- Akşam için gün boyu eğlenceyle bezeli bin türlü planlar yapıp... Akşam olunca bütün planları iptal ederek doğru eve gittiğimi fark edince... Yaşlandığımı anladım.

*

- Sürekli hatıra anlattığımı, üstelik bir kere anlattığım hatırayı bin kere anlatmaya başladığımı fark edince... Yaşlandığımı anladım.

*

- Etrafımdakileri sürekli nasihatlere boğduğumu, durmadan tavsiye cümleleri kurmaya başladığımı fark edince... Yaşlandığımı anladım.

*

- Bir filme başladığımın 34. dakikasında sıkılıp ileri doğru sardırmaya başladığımı fark edince... Yaşlandığımı anladım.

X

Soğan ekmek yerlermiş

İktidar milletvekillerinden biri çıkmış...

“Gerekirse soğan ekmek yeriz, yine de teslim olmayız” diyor.

*

Bir başkası ise çıkmış...

“Eti gramla, domatesi taneyle yiyin” diye tavsiyede bulunuyor.

*

İddia ediyorum:

Milletvekili sıfatını taşıyan bu kişilerin temel derdi...

Ne vatandaşı ikna etmek ne de vatandaşa moral vermek.

Yazının Devamını Oku

PKK ile ilişkiler nasıl minimize edilebilir?

CHP’li Engin Altay, katıldığı bir televizyon programında HDP’ye şu tavsiyede bulunmuş:

 

“HDP’den PKK ile ilişkilerini minimize etmelerini bekleriz.”

*

Minimize etmenin anlamı şudur:



Yazının Devamını Oku

Gelin, helalleşelim

“Birazdan döneceğim sana” deyip de bir türlü dönmediklerim...

 

- Turp gibi sağlam olduğum halde, “Ben biraz rahatsızlandım” diyerek ektiklerim...

*

- “Mutlaka iade edeceğim” diyerek aldığım kitaplarını asla iade etmediklerim...

*

- Lokantada tam hesap ödeme vakti lavaboya giderek hesabı kilitlediklerim...

*

- “Ben de tam seni arayacaktım” diye kandırdıklarım...

Yazının Devamını Oku

Merkez Bankası eski başkanından trol yaratan karanlık

Benim gözümde Durmuş Yılmaz...

- Ciddiye alınacak bir adamdı.

- Bir ağırlığı vardı.

- Söylediği söz bir değer taşırdı.

*

Ve fakat...


Yazının Devamını Oku

Zamanın ruhunun 10 yıl, 20 yıl gerisinde

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Başörtülü bakan... Neden olmasın? Artık aşmalıyız böyle şeyleri” denseydi.

Bir anlamı, bir karşılığı, bir etkisi olurdu.

*

Çünkü böyle bir mesele vardı.

Ve zamanın ruhu, buna yönelik bir şey söylemeyi gerektiriyordu.

*

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Helalleşelim. Yüzleşelim. Tarihsel yaraları saralım” falan denseydi.

Yazının Devamını Oku

Kemal Bey’in çevresi helalleşmeye hazır mı?

Kemal Bey, helalleşmeye çok hevesli ve arzuluymuş gibi görünüyor.

Bu iyi, bu güzel, bu şahane, bu takdire şayan bir şey.

*

Peki ama ya Kemal Bey’in çevresi.

Acaba onlar da hevesli ve arzulu mu helalleşmeye?

Mesela...

Başörtülü bir kadın gördüklerinde içlerinden, “Bitecek sizin saltanatınız, bitecek! Az kaldı. Bekleyin hele” diye hırslanan Kemal Bey’in ekran cengaverleri?

Ne yani?

Yazının Devamını Oku

Sezai Karakoç’un benim için 7 anlamı

BİR: Mehmet Âkif, Necip Fazıl... Bu silsilenin devamıdır.

İKİ: Cemal Süreya, Turgut Uyar... İkinci Yeni’nin yalnızıdır.

*

ÜÇ: Büyük Doğu, Diriliş... Diriliş üniversitesinin tek başına her şeyidir.

*

DÖRT: Diriliş Partisi... Onurlu bir particiliğin tek örneğidir.

*

BEŞ: Koşu bittikten sonra da koşan atlar... İşte o atların şairidir.

*

Yazının Devamını Oku

Osman Öcalan’ın ölümü HDP’de nasıl karşılandı?

Nasıl karşılanacak?

Büyük, çok büyük bir kayıtsızlıkla karşılandı.

Böyle bir şey hiç olmamış gibi davrandılar.

*

Osman Öcalan’ın abisinin heykelini dikmeyi düşünenler, Osman Öcalan’ın ölümü için bir harf bile söylemediler.

*

Osman Öcalan’ın abisine her fırsatta bin selam yollayanlar, Osman Öcalan’ın ölümünü zerre kadar umursamadılar.

*

Osman Öcalan’ın abisine “Sayın” demek için fırsat kollayanlar,

Yazının Devamını Oku

Polonya-Belarus sınırında insanlık can çekişiyor

Belarus, Avrupa’ya gıcık.

Sırf bu yüzden...

“Gelin sizi Polonya üzerinden Avrupa’ya geçireyim” diyerek Irak, Suriye, Yemen, Afganistan’daki potansiyel göçmenlere çağrı yaptı.

Böylece Belarus’a 20 bine yakın göçmen geldi.

*

Belarus’un ilk yaptığı iş, bu göçmenleri Polonya sınırına sürmek oldu.


Yazının Devamını Oku

Bir cani yetiştirmek istemiyorsanız

Oğlunuzun empati duygusunu geliştirmesini en birinci vazife edinin.

- Oğlunuza canlı sevgisini, özellikle de hayvan sevgisini aşılayın.

*

- Oğlunuzun yanlışlarına yanlış demesini bilin.

*

- Haklı haksız her durumda oğlunuzun tarafını tutmaktan kaçının.

*

- Oğlunuzun her arzusunu tatmin etmeye odaklanmayın.

*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıçlı katliam şu beş sonucu doğurmalı

BİR: İnternetten leblebi, çekirdek satar gibi Samuray kılıcı satılmasının önüne geçilmeli. Samuray kılıcına ulaşım, bu denli kolay olmamalı. Bu tür kılıçların, “Hediyelik eşya” kategorisine alınmasına yasak konmalı.

- İKİ: Canavarca hisle cinayet işleyecek denli hasta ruhlu kişilerin, devlet tarafından takibi yapılmalı ve tedavi altına alınmalı. Takip ve tedavi işi, ailenin inisiyatifine bırakılmamalı.

*

- ÜÇ: Cinayet işleyecek denli sorunlu çocuğuyla ilgilenmeyen, o çocuğa kılıç alabilecek parayı veren anne baba da bu işten sorumlu tutulmalı. Hiç değilse vicdanen yargılanmalı.



*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıcıyla kadın katleden adam deli mi?

Adı: Başak Cengiz.

Mimar bir kadın. Gencecik. Nişanlı.

Ankara’da yaşıyor. Bir inşaat firmasında çalışıyor.

Çalıştığı firma, genç kadını geçici görevle İstanbul’a gönderiyor ve İstanbul’da yaşamaya başlıyor Başak.

Ataşehir’de bir otelde kalıyor. İşine servisle gidiyor.

Derken bir gün...

Otele servisle gitmek yerine yürüyerek gitmeyi tercih ediyor.

Ataşehir caddelerinde yürüyor

Yazının Devamını Oku

Atatürk taşıyıcı ve birleştirici kolon oldu

Atatürk’ü artık, Kemalizm’in dar kalıplarına sıkıştırmadan anıyoruz.

Atatürk’ü artık, bir hayat tarzının dayatması olmaktan çıkararak anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, sadece bir kesimin bayrağı haline getirmeden anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, resmi ve zorlama etkilerden arınarak anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, alabildiğine sivil, alabildiğine katılımcı biçimde anıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Lütfü Türkkan grup başkanvekili olmasaydı ne olacaktı Yavuz Bey?

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu, benim sevdiğim, saydığım ve takdir ettiğim bir siyasetçidir.

Kendisini destekleyen sayısız yazı yazdım.

Siyasette kişisel olarak her zaman iç tutarlılığını korumaya özen gösteren bir yapısı vardır Ağıralioğlu’nun.

*

Fakat dün Lütfü Türkkan olayıyla ilgili olarak yaptığı açıklamayı okuyunca...



Yazının Devamını Oku

Onlarda iptal kültürü... Bizde linç kültürü...

Batı'da iptal kültürü diye bir şey çıkmış.

Nedir iptal kültürü?

Şöyle bir şey:

*

Herhangi bir ünlü...



Yazının Devamını Oku

Baştan sona kadar Lütfü Türkkan olayı

Bu kaçıncı vukuat?

Önce çakarlı arabasını çocuğunun kullanması yüzünden epey konuşuldu. Sonra çiftliğini görüntüleyen gazeteciyi darp ettirmesi yüzünden gündem oldu. Arada yaptığı tartışmalı sosyal medya paylaşımlarının yol açtığı bir sürü tatsızlıkları saymıyorum. Kısacası Lütfü Türkkan, İYİ Parti’nin vukuatlı ismi olup çıktı. 

SIRADAN BİRİ DEĞİL

İYİ Parti açısından sıradan bir isim değil Lütfü Türkkan. Ta en başından beri Akşener’in yanında yer aldı. Finansal destek sundu partiye. Milletvekili seçildi. Partinin en önemli koltuğu olan Grup Başkanvekilliği’ne getirildi. Yani İYİ Parti’yi kıyısından köşesinden temsil etmiyor. Tam göbeğinden temsil ediyor. 



KÜFÜR, KÜFÜR, KÜFÜR

Yazının Devamını Oku

Kanaat önderi falan kalmadı

Etkili ve sözü dinlenir kanaat önderinin temel özellikleri şunlardır:

- İyiye iyi, kötüye kötü demesini bilecek.

*

- Bir muhalefet partisi mensubu gibi iktidarı devirmeye kendini adamayacak.

*

- Bir iktidar mensubu gibi her şeyi savunmaya kendini adamayacak.

*

- İktidara sonsuz vururken muhalefeti kollamayacak.

*

Yazının Devamını Oku

Çilem Doğan’ın bitmeyen çilesi

Kimdir Çilem Doğan?

Yıllarca kendisine sistematik bir şekilde şiddet uygulayan ve başkalarıyla para karşılığı ilişkiye girmeye zorlayan bir erkeği öldürmek zorunda kalan bir kadın.

*

Ya boyun eğmeye devam ederek ölmeden mezara girmiş olacaktı Çilem Doğan.

Ya da...

Kendini savunacaktı.

İkincisini seçti.

Yani kendini savunmayı.

Yazının Devamını Oku

Sayın dedi

“Bana hiç sevmediğin bir tepinme biçimini söyle” deseler...

Şu cevabı veririm:

*

Bir siyasetçi, bir gazeteci, bir akademisyen...

Yanlışlıkla, farkında olmaksızın, bir hata olarak...

“Sayın Öcalan” dediğinde...

Hemen “Aaaa! Bak! Bebek katiline Sayın Öcalan dedi” diye üzerinde tepinmek.

Aslında, Türkiye’de her kesimin bayıldığı bir tepinme biçimidir bu.

Yazının Devamını Oku

Falih Rıfkı’dan beri değişmeyen şey

Falih Rıfkı Bey’i pek severim.

Üslubuna, belagatine bayılırım.

Onun “Zeytindağı” adlı eseri, başucu kitabımdır.

*

Falih Rıfkı Bey’in “Gezerek Gördüklerim” adlı bir kitabı da var.

O kitapta yer alan bir bölüm şöyledir:

*

“Fransızların Midilli adasını işgal ettiği haberi İstanbul’a geldiği zaman birçok Türk’ün sözü şu olmuştu: ‘Bakalım İngiltere ne diyecek?.’ Şark âleminde kendini İngiltere’den ilk tedavi eden memleket Türkiye oldu.”

*

Yazının Devamını Oku