GeriAhmet HAKAN ‘İt’ dedi mi demedi mi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘İt’ dedi mi demedi mi?

Ekrem İmamoğlu, Ordu Valisi’ne “it” dedi mi, demedi mi?

Konumuz bu...

Ekrem İmamoğlu’na bakıyoruz:

Üç gündür susuyor.

“Ben öyle bir şey demedim” demiyor.

“O kelime ağzımdan çıkmadı” demiyor.

“Yalan... İftira...” demiyor.

Bu arada “Elimizde it dediğinin görüntüleri var” diyen Ordu Valiliği’ne bakıyoruz.

O da üç gündür ortaya bir şey koymuyor.

“Aha da o görüntüler” demiyor.

“Bakın nasıl da hakaret etti” demiyor.

“İşte böyle it dedi” demiyor.

Bu durumda yerine getirilmesi gereken iki şart var:

ŞART BİR: Ekrem İmamoğlu’nun “Hayır, demedim” ya da “Evet, dedim” diye bir açıklama yapması şart.

ŞART İKİ: Ordu Valiliği’nin de “Elimizde var” dediği söz konusu o görüntüleri ortaya koyması şart.

‘İt’ dedi mi demedi mi

‘MAKARİOS HEYKELİ DİKTİ’ DEMEK KURU İFTİRADIR

Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü’ne “Kıbrıs Anıtı” diye bir anıt dikmiş.

Rauf Denktaş’ın kocaman bir heykelinin bulunduğu anıtta Türk askerinin kahramanlığını sembolize eden bir rölyef de yer alıyor.

Bir başka rölyefte ise...

19 Şubat 1959’da imzalanan Londra Antlaşması’na imza atan Makarios ve Dr. Fazıl Küçük yer alıyor.

“Böyle bir anıta ne gerek var?” diyebilirsiniz. “Beylikdüzü ile bunun ne ilgisi var?” diyebilirsiniz. “Rölyef falan çok acemice” diyebilirsiniz. “Heykel Denktaş’a benzememiş” diyebilirsiniz.

Ama “Ekrem İmamoğlu Makarios’un heykelini dikti” diyemezsiniz.

Pardon! Diyebilirsiniz de dediğiniz kuru bir iftiradan ibaret olur.

‘İt’ dedi mi demedi mi

TEVFİK GÖKSU’NUN İŞSİZ VATANDAŞA YAPTIĞI AYIP

AK Partilinin yaptığı ayıbı...

İktidar cephesi görmezden gelir.

Muhalefetin yaptığı ayıbı...

Muhalefet cephesi görmezden gelir.

İki tarafın yaptığı ayıbı görmek de bize düşer.

Olay şu:

Son süreçte dikkatleri üzerine çeken Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, bayram günü kendisine işsizlikten yakınan vatandaşa elinin tersiyle “Çek git” işareti yapıyor.

Yüzünde beliren tek şey ise kontrolsüz bir öfke...

Şunu İmamoğlu yapsa ne olurdu ey AK Partililer?

Bir cevap verin.

Ama elinizi vicdanınıza koyarak...

BİR LİDERİ ÇIĞIRINDAN ÇIKARAN TEK ŞEY NEDİR?

ŞUDUR:

*

Taparcasına seven...

Yapıcı da olsa tek bir laf ettirmeyen...

Hiçbir hatasını görmek istemeyen...

Azgın mı azgın taraftar kitlesidir.

NEDEN SUSUYORSUNUZ BİNALİ YILDIRIM?

AK Parti cenahlarından gelen...

Pontus montus türü saçmalıklara karşı...

“Kesin şu saçmalığı kardeşim” diye...

Neden ayar vermiyorsunuz Binali Bey?

*

Belediye seçimini...

Neredeyse küfür ile imanın savaşı olarak gösterenlere karşı...

“Ne alakası var kardeşim” diye...

Neden tavır koymuyorsunuz Binali Bey?

BUGÜNLERDE HARIL HARIL ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞIM KONULAR

Pontus Devleti ne zaman kuruldu, ne zaman yıkıldı? Sümela Manastırı’nın konuyla bir ilgisi var mı?

Topal Osman kimdir? Topal Osman’ı yüceltenler, Ali Şükrü Bey cinayetiyle ilgili ne düşünüyorlar?

Bir papaz olan Makarios, nasıl oldu da devlet başkanı oldu? Laiklik dediğimiz ilke o sıralar nerelerdeydi?

İSTANBUL’DA BİZ DE VARIZ

İSTANBUL seçimlerini dışarıdan ama epey dışarıdan izleyenler zannederler ki...

İstanbul’da...

Sadece Karadenizliler ve Kürtler yaşamaktadır.

*

Beyler!

Kendinize gelin...

Bunun Sivas’ı var, Tokat’ı var, Yozgat’ı var, Balkan göçmenleri var, İzmir’den sığınanları var, Erzurum’u var, Trakya’sı var, Adana’sı, kalkıp Avşar ellerinden göçerleri var, Bayburt’u var, Gaziantep’i var, Ege’si var, Gakgoş’u var.

Yani var oğlu var... Yani var kızı var...

İBN-İ HALDUN’A FENA KAPAK

MAHFİ Eğilmez şu iki bilgiyi vermiş:

BİR: Güney Kore... Kişi başına gelir: 30 bin dolar.

İKİ: Kuzey Kore... Kişi başına gelir: Bin dolar.

*

Ardından da eklemiş:

“Coğrafya kader değildir.”

*

Teşekkürler Mahfi Bey!

“Coğrafya kaderdir” sözüyle hepimizi iflah olmaz bir kaderin mahkûmu haline getiren İbn-i Haldun’a yaptığınız bu doyumsuz kapaktan dolayı...

X

Bizim millet proje sever

Kanal İstanbul’a karşı çıkmak, muhalefetin bileceği bir iştir.

Gerekçelerini sunarlar ve itiraz ederler.

Zaten yapıyorlar da bunu. Hem de gayet gür bir sesle yapıyorlar.

Buraya kadar sorun yok.

*

Sorun şuradadır:

Bizim millet, maalesef projeleri çok sever. Bayılır projelere.

*

Yani demem o ki...

Yazının Devamını Oku

Selamı sabahı sakın kesmeyin

Geçenlerde bir Kemal Kılıçdaroğlu videosu izliyordum.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu kendi bakış açısıyla anlatıyor, hükümeti sert bir üslupla eleştiriyor ve en sonunda da şöyle diyordu:

*

“Bunlarla selamı sabahı kesin.”

Bunu duyunca “Eyvah” dedim.

Hem memleket için...

Hem de CHP için...

*

Yazının Devamını Oku

19 yıllık siyaset pratiğinin öğrettiği beş şey

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

BİR: Olmuyor olamıyor

Doğal olmayan yolların denenmesine meyletmek...

Mevcut iktidarın gerilemesine yol açmıyor, aksine tutunmasına yol açıyor.

*

İKİ: Hızlandırmıyor

Organik olmayan çıkışlara yaslanmak ve bel bağlamak...

İktidarın gidişini hızlandırmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerler midir?

Sosyal medyada dolaşırken bir habere rastladım.

Haber aynen şöyleydi:

*

“YÖK Başkanı Yekta Saraç ‘Üniversiteler milletin kızlarını emanet ettiği yerlerdir’ dedi”.

*

Okuduğumda önce “Allah! Allah! Nereden çıktı bu” dedim.


Yazının Devamını Oku

Erdoğan karşısında kimi görmek ister

Kılıçdaroğlu’nu kesin ister.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Kılıçdaroğlu’nu kesin ister. Hatta istemekle kalmaz, bayağı bir memnun da olur. Muharrem İnce’nin “çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş” tiradını bile anımsar.

*

- MANSUR YAVAŞ: Kulislerdeki fısıltılara göre istiyormuş Mansur Yavaş’ı... Hatta “Mansur aleyhinde konuşmayın” da demiş. Dişine göre buluyor herhalde... Ama Yavaş’ın pek arzusu yok gibi.



*

Yazının Devamını Oku

Hasan Saltık ah!

Hasan Saltık denilince...

Benim aklıma şunlar gelir:

*

- Neşet Baba’nın tüm külliyatını derleyip toplaması gelir.

*

- Gündemime soktuğu Hisarlı Ahmet gelir.

*

- Tanburi Cemil Bey’in saz semaileri gelir.

*

Yazının Devamını Oku

Özgür Özel’den Bakan Varank’a sürpriz alo

CHP’li Özgür Özel, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı telefonla aradı.

Şunları söyledi:

*

- Sayın Bakan!

- Siyasi rekabet bir yana Türkiye’nin aşı üretmesi bir yana.

- Yerli aşının üçüncü fazı için bakanlık olarak gönüllüler aradığınıza yönelik bir çağrı yapmışsınız. O çağrınızı ben de sosyal medya hesabımdan paylaştım.

- Ayrıca gönüllü arama afişlerinin CHP binalarına asılması için de girişimlerde bulunacağım.

- Hocaların uygun gördüğü bir aşamada yerli aşıda gönüllü olmaya da hazırım.

-

Yazının Devamını Oku

Atatürk’e dil uzatmadan olmuyor mu bu işler?

Önce bir şey soracağım:

 

Ayasofya’nın ibadete açılışını...

- Atatürk’e gönderme yapmadan...

- Atatürk’e hakaret etmeden...

- Atatürk’e dil uzatmadan...

İfade etmek mümkün değil mi?

*

Hiçbir şeyi dikkate almıyorsanız, bari...

Yazının Devamını Oku

Bir günün öne çıkanları, kahırları, öfkeleri, gururları, vurguları falan

Ayşe Begüm... Türkiye işte böyle bir gençle gurur duyar

“TÜRKİYE seninle gurur duyuyor” sloganı, çok hırpalanmış bir slogandır.

Hırpalanmasının temel nedeni şudur:

Hiç de gurur duymayacağımız kişiler için atılmıştır bu slogan.



Ama bugün bu sloganı büyük bir gönül rahatlığıyla atabiliyoruz.

Yazının Devamını Oku

Yine sorulmayan soru vakası: Eleman kimdir, nereden seçilir, nasıl belirlenir

Saygı Öztürk, eksik bıraktığı soruyu sormuş Korkut Eken’e.

Demiş ki:

*

“Atilla Peker’i Kıbrıs’a götürdüğünüzü söylemiştiniz. Neden bir devlet görevlisini değil de Peker’i götürdünüz?”

*

Korkut Eken de cevap vermiş:

*

“Orada PKK ile çatışma olursa yanımda birisi olsun istedim. Bu tür olaylarda o günkü devlet stratejisine göre ‘eleman’ kullanılıyordu.”

*

Yazının Devamını Oku

Korkut Eken’e sorulmayan sorunun yaşamsal önemi

Gazeteci Saygı Öztürk, Korkut Eken’e soruyor:

“Gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmekle suçlandınız...”

*

Korkut Eken, cevap veriyor:

*

“Şöyle bir olay oldu: Hasan Paşa (dönemin Barış Kuvvetleri Komutanı Hasan Kundakçı) telefon etmiş. Kundakçı, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’a ‘Kıbrıs’ta çok büyük PKK faaliyetleri var. Teröristler burada cirit atıyor’ falan demiş. Ben de o dönemde Emniyet’te özel harekât polislerini yetiştirmekle görevliyim. Mehmet Bey de beni gönderdi. Her ihtimale karşı, Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker’le gittim.”

Gazeteci Saygı Öztürk, soruyor:

*

Yazının Devamını Oku

En büyük en acil ve en önemli sorunumuz

Optimar Araştırma’nın nisan ayı anketinden bir sonucu aktarıyorum:

Aşı olmayı düşünüyor musunuz?

YÜZDE 52: Evet olurum.

YÜZDE 39.2: Hayır olmam, aşının uzun vadeli etkilerini bilmiyorum.

YÜZDE 8.4: Hayır, aşıya karşıyım.

Bu zamana kadar Türkiye’nin en önemli sorunu, aşı teminiydi. Bundan sonra Türkiye’nin en önemli sorunu aşı konusunda olumsuz tavır sergileyen yüzde 48’dir. BİR DAHA KULİSLERE ASLA DALMAYACAĞIM

EĞER ortada bir büyük sessizlik varsa, kulisler anında hareketlenir.

Her türden kulisçi, hemen harekete geçer.

Yazının Devamını Oku

İlk doz aşıda bile yüzde 80 koruma

Önce Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’na kocaman bir teşekkür.

İki gündür Hürriyet’te çok önemli bir hizmet yapıyor Osman Hoca.

“BioNTech Dosyası”nı açarak...

Bu aşıyla ilgili akla gelebilecek her türlü sorunun yanıtını veriyor.



Büyük bir emeğin ürünü olan bu yazı dizisini dikkatle okuyor ve çok faydalanıyorum.

Yazının Devamını Oku

Büyük resmin peşinde koşanlara beş öğüt

ÖĞÜT BİR: Alengirli işler

KABUL... Çok alengirli işlerin arkasında genellikle devasa güçler bulunur. Bunu asla gözden ırak tutmamak lazım. Ancak durum böyledir diye... Her alengirli işin arkasında da her zaman devasa güçler bulunmayabilir.

*

ÖĞÜT İKİ: Komplo ile fal

TAMAM... Paranoyak olmamanız takip edilmediğiniz anlamına gelmez. Ama şunu da unutmayın: Bazen puro içen bir adam, sadece puro içen bir adamdır. “Komplo” ile “fal”, birbirine benzer: Onlara inanma ama onlarsız da kalma!

*

ÖĞÜT ÜÇ: Hayal kırıklıkları

DOĞRU... Alengirli olaylar, sarsıcı etkilere yol açar. Bu nedenle “Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak” der dururuz. Ancak şu da doğrudur: Hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağı beklentisi, genellikle büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlanır.

*

Yazının Devamını Oku

Neden herkes aşıdaki büyük müjdenin farkına varamadı?

Sıtkı sıyrılmıştı milletin.

Tabii benim de.

*

- Öyle çok müjde verildi ki...

- Öyle çok milyon rakamı telaffuz edildi ki...

- Öyle çok hayal kırıklıkları yaşandı ki...

- Öyle çok rakamlarda revizeye gidildi ki...

Biz artık “Şu kadar milyon aşı gelecek” beyanlarına yüz vermez olduk.

*

Yazının Devamını Oku

Türkiye’nin aşı sorunu tamamdır

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile görüştüm.

Kendisine sorduğum ilk soru şu oldu:

*

“Türkiye’nin aşı sorunu halloldu, bu iş bitti diyebilir misiniz?”

*

Şu cevabı verdi:

*

“Bu iş bitmiştir. Sorun çözülmüştür.”

*

Yazının Devamını Oku

Partiler üstü iki konu: 19 Mayıs ve Filistin

19 MAYIS - ANLAMI İDRAK EDİLMİŞ BİR GÜN

Şu son 19 Mayıs’ta gördüm ki...

Artık hepimiz o vapur yolculuğunun anlamının, tarihteki yerinin ve bugüne yansımasının çok daha fazla farkındayız...

Artık hepimiz Samsun’a çıkmanın neye karşı olduğunu da neyin başlangıcı olduğunu da çok daha fazla idrak etmiş durumdayız.

Artık hepimiz 19 Mayıs’ın ne denli kutlu bir ilk kıvılcım olduğunu daha fazla özümsemiş bulunmaktayız...

Artık hepimiz 19 Mayıs’ın taşıdığı kıymet üzerinde büyük ölçüde ittifak etmiş haldeyiz.

*

O zaman hep birlikte bir kez daha haykıralım:

*

Yazının Devamını Oku