GeriAhmet HAKAN İşte hazırladığım örnek yemin metni
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İşte hazırladığım örnek yemin metni

ATATÜRK ilke ve inkılaplarına inanmadığını söyleyenlere... Zorla Atatürk ilke ve inkılapları yemini ettiriyoruz.

*

Kendini “Türk” olarak görmeyip “Kürt” olarak görenlere... Zorla “Türklük” yemini ettiriyoruz.


*


“Büyük Türk milleti” nitelemesini kullanmak istemeyenlere... Zorla “Büyük Türk milleti” dedirtiyoruz.


*


Laikliğe inanmadıkları ta en baştan belli olanlara... Zorla laiklik yemini ettiriyoruz.


*


Zorla yemin ettirdiklerimiz, ettikleri yeminlere katiyen uymuyor.
“E hani sen namusun ve şerefin üzerine ant içmiştin” dendiğinde ise...
Alınan cevap şu oluyor:
“E birader, sen bana inanmadığım şeyler üzerine zorla yemin ettirirsen, ben de o yemine uymam.”


*


Madem öyle...
Gelin bu gerekçeyi ortadan kaldıralım.


*


Ve Kürt’üyle, Türk’üyle, sağcısıyla, solcusuyla, Osmanlıcısıyla, Batıcısıyla, Müslüman’ıyla, Ermeni’siyle, İslamcısıyla, laikiyle, ateistiyle, dindarıyla, şehirlisiyle, köylüsüyle, okumuşuyla, okumamışıyla, kadınıyla, erkeğiyle...
Bu topraklarda yaşayan herkesin üzerinde ittifak ettiği “DEĞERLER” üzerine yemin ettirelim.


*


Bu öyle bir yemin olsun ki... Hiç kimse “Sen bana inanmadığım değerler üzerine zorla yemin ettiriyorsun” diyemesin.
Bu öyle bir yemin olsun ki... Evrensel olsun, yerel olmasın.
Bu öyle bir yemin olsun ki... Herhangi bir ideolojiye gönderme yapmasın.
Bu öyle bir yemin olsun ki... Herhangi bir farklılığımızı öne çıkarmasın.
Bu öyle bir yemin olsun ki... Sonunu herkes kendi meşrebine göre bağlayabilsin. İsteyen “Kuran” üzerine yemin etsin, isteyen “vallahi billahi” desin, isteyen “namusum ve şerefim üzerine” desin.


*


Çerçeve tamam. Öyleyse örnek metne geçebiliriz.
İşte hazırladığım, tartışmaya ve geliştirmeye gayet açık ÖRNEK YEMİN METNİ:


*


Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının insan haklarını savunacağıma...
Demokrasiden ayrılmayacağıma... Hukukun üstünlüğüne bağlı kalacağıma...
Görevimi kötüye kullanarak yolsuzluk, hırsızlık yapmayacağıma, kamu mallarını talan etmeyeceğime...
Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını, bütünlüğünü ve bağımsızlığını koruyacağıma... Anayasaya sadık kalacağıma...
Yemin ederim.


*


Dikkat!
Son bölümdeki “yemin ederim” cümlesinden önceki bölüm, serbest bölümdür.
Oraya herkes, kendi inancına uygun bir vurgu yapabilir.
İsteyen “Kuran” der, isteyen “vallahi” der, isteyen “namus” der, isteyen “şeref” der. Ne isterse onu der.


*


Ne dersiniz?
Anayasa’yı değiştirerek yemini böyle ettirsek, sonra da yemin edenlerin karşısına bir dev gibi dikilip...
“Yeminine sadık kal!” diye haykırsak?
Çok daha güzel, çok daha şukela olmaz mı?

 

 

İktidar yanlısı gazetecilik için çok iyi bir örnek

 

 


DÜNYANIN her yerinde “iktidar yanlısı medya” vardır, fakat dünyanın hiçbir yerinde bizdeki gibi bir “iktidar yanlısı medya” yoktur.


*


Bizdeki iktidar yanlısı medya ne yapıyor?


Başka gazetelerin yazarlarının işten atılmasını istiyor.
Başka gazeteleri tehdit ediyor.
Başka gazetelerin her haberinin altında buzağı arıyor.


*


Dünkü Star’da Bedir Acar’ın bir haberi vardı.
Bu haber, iktidar yanlısı gazetecilik için çok iyi bir örnek.


*


Olay şu:


“Ali Baba ve Kırk Haramiler” adlı operanın adındaki “Haramiler” kelimesi çıkarılmış, bunun üzerine ben dahil birçok kimseden “Ne iş, ne oluyor” sorusu yükselmişti.
Bedir Acar, işte bu sorunun peşine düşmüş. Eserin librettisti Tarık Günersel’le konuşmuş. O da “Bu kısaltma yeni değil. Önceden de böyle bir kısaltma yapmıştık. Böyle bir tepki alacağımız aklımıza bile gelmemişti. Amacımız ismi yalınlaştırmaktı” demiş.


*


Tarık Günersel’i iyi bilirim. Ortada bir “sansür” varsa, buna asla boyun eğmez. Yukarıdan öyle istediler diye eserden “Haramiler” kelimesini çıkarmaz.


*


Haberin içine yerleştirdiği “Gezi karşıtı” cümlelerine hiç katılmasam da Bedir Acar’ı kutluyorum. Dürüst, gerçek ve iyi habercilik her derde devadır.
İktidarı savunma derdine bile...

 

 

‘Esedullah’ çok şapşal bir isim

 

ÖZEL Tim tarafından Silvan, Cizre, Nusaybin duvarlarına “Esedullah Timi” diye bir örgütün adı yazılmıştı.
Ben hayatımda bu kadar amaca aykırı ve bu kadar şapşal bir örgüt adı duymadım.
Şapşal, çünkü insanın aklına doğrudan Suriye’nin Esed’ini getiriyor.


*


Hey Özel Tim!
Bu ismi nereden buldun?
Yoksa paralelci falan mısın?

 

 

Hutbeyi dinlerken ‘Allahu ekber’ diye haykıracaktım

 

 

HOCA, çıktı minbere...
Başladı cuma hutbesini okumaya...


*


Şunları söyledi:


Dillerinden tekbir düşmese de, alınları secdeden kalkmasa da... İnsanlık dışı katliamların faillerinin İslam’la uzaktan yakından ilgisi yoktur.
Tehlike büyük... Çünkü İslam’la, Müslümanlıkla ilgisi olmayan cinayet şebekelerinin işlediği cürüm, saldırı, vahşet ve katliamlar, ne yazık ki İslam’la anılır olmuştur.
En büyük cinayet, ahlak ve hukuk tanımayan katliamlara “cihat” adı verilmesidir. Dinimizin “cihat” anlayışı, öldürmek değil yaşatmaktır.
“Cihat”, harap etmek değil, mamur eylemektir. Gönüllere kin, nefret, intikam tohumları değil, sevgi, şefkat, merhamet tohumları ekmektir.
Din adına masum insanları, kadınları, yaşlıları, çocukları acımadan öldürenler, aslında bütün insanlığı öldürmektedir.


*


O kadar güzel, o kadar şahane, o kadar muhteşem bir hutbeydi ki dinlediğim...
Neredeyse “Tekbir! Allahu ekber!” diye bağıracaktım.

 

 

 

X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku