GeriAhmet HAKAN İşte 2019'un 'en'leri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İşte 2019'un 'en'leri

EN KÜRESEL AKTİVİTESİ: Tabii ki hem Rusya’yı hem Amerika’yı masaya oturtması bakımından BARIŞ PINARI HAREKÂTI...

İşte 2019un enleri

EN MİLLİ MUTABAKATI: Tabii ki SELÇUK BAYRAKTAR... Savunma sanayisinde devrim gibi atılım yapmamıza neden oldu ve ismi üzerinde tam bir mutabakat sağladı.

*
EN DELİRTEN VAKASI: Tabii ki KADIN CİNAYETLERİ... En munis, en hümanist, en barışçı, en sevecen, en karınca incitmez insanlarımıza bile “İdam isteriz idam” dedirterek delirtti.

*

EN TİTRETİCİ OLAYI: Tabii ki 5.8’LİK DEPREM... İstanbul şöyle bir sarsılınca... Hepimiz hatırladık depremi... Ama sonra? Tabii ki attık unutma bahçesine.

*

EN BEKLENMEYEN ÇIKIŞI: Tabii ki GEREKİRSE İNCİRLİK’İ KAPATIRIZ çıkışıdır... Bu zamana kadar dile getirilmesi teklif dahi edilemeyen bu çıkışı Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptı.

*

EN PSİKOLOJİ BOZANI: Tabii ki TRUMP... Dost mudur düşman mıdır, yararlı mıdır zararlı mıdır, melek midir şeytan mıdır? Bir bilemedik valla!

*

EN UNUTULMAZI: Tabii ki seçimin iptalinden sonra yaptığı konuşma sırasında Ekrem İmamoğlu’nun CEKET ÇIKARMASI.

*

EN SEMPATİK SİYASİSİ: Tabii ki BURHAN KUZU... Sinirlerini hoplattıkları tarafından bile belirli bir sempatiyle karşılanıyor ki... Az şey değildir bu!

*

EN KARARSIZ ÇİFTİ: Tabii ki BEREN SAAT-KENAN DOĞULU ÇİFTİ... O kadar ki... Türkiye’nin yarısı ayrıldıklarını sanıyor, yarısı da barıştıklarını...

*

EN VAHŞİ MEKÂNI: Tabii ki SUUDİ KONSOLOSLUĞU... “Testere” diye bir dizi süper kanlı film var. O filmlerdeki mekânlar bile Suudi Konsolosluğu’nun yanında tatil yeri gibi kalır.

*

EN MEDYATİK İSİM: Tabii ki ACUN... Üç gün adından söz edilmese... “Hayrola? Bir şeyi mi var? Başına bir şey mi geldi?” falan diye düşünüyoruz. O derece yani.

*

EN HAYAL KURDURAN İKİLİ: Tabii ki DAVUTOĞLU-BABACAN İKİLİSİ... 17 yıldır AK Parti’nin kaybetmesini bekleyenlere bir yıl boyunca acayip hayaller kurdurmayı başardılar.

*

EN GICIK EYLEMCİSİ: Tabii ki GRETA... Önce “Ne şirin çocuk... Ne güzel işler yapıyor” falan dendi ama sonunda arkasındaki süper güçler biraz fazla belirince işin tadı kaçtı.

*

EN SİNSİ DOSTU: Tabii ki PUTİN... Adam bir tür soğuktan gelen casus gibi... Dostluğuna sığındığımız anda üşüyoruz.

*

EN YERLİ KAYBIMIZ: Tabii ki DİLBERAY... Çilekeş bir hayatın en dobra yansımasıydı o... Orada bir yerlerde olması hepimizin içini ısıtıyordu.

*

EN TARTIŞILAN MİSAFİRLERİ: Tabii ki SURİYELİLER... “Siyasi tartışmalarda en fazla kullandığımız kelime hangisi oldu?” sorusunun tek kelimelik cevabı vardır: Suriyeliler!

*

EN TEHLİKELİ GELİŞMESİ: Tabii ki KILIÇDAROĞLU’NA SALDIRI... Şehit cenazesinde yaşanan linç girişimi, toplumsal bütünlüğümüze esaslı darbe vurma potansiyeli taşıyordu hafazanallah!

İşte 2019un enleri

EN ÇOK ÖZLENENLERİ: Tabii ki TARIK AKAN, MÜNİR ÖZKUL VE DİĞERLERİ... Kısacası eski Türkiye’nin hepimizi birleştiren değerlerini bu yıl da çok ama çok özledik.

*

EN KORKUTAN KELİMESİ: Tabii ki RESTORASYON... Kelimeyi duyar duymaz... “Eyvah” dedik... “Tehlike geliyorum diyor” dedik... “Tarihi ağlatacaklar” dedik... Dedik de dedik yani.

*

EN SAHİPSİZ MAZLUMLARI: Tabii ki HAYVAN DOSTLARIMIZ... Bu yıl da... Bol bol zulüm gördüler, bol bol tekmelendiler, bol bol zehirlendiler, bol bol sahipsiz kaldılar.

*

EN ÖLÜMCÜL HASTASI: Tabii ki TÜRK POPU... Rap adı verilen devasa silindir öyle bir ezip geçti ki üzerinden... Hande Yener bile neredeyse vefat ilanı verecekti.

*

EN OLAY ADAMI: Tabii ki FATİH TERİM... Başarısıyla olay, başarısızlığıyla olay, konuşmasıyla olay, suskunluğuyla olay, açık konuşmasıyla olay, imasıyla olay... Adam olay yani...

*

EN KÖTÜ PROJESİ: Tabii ki CAN YAMAN... Bir kariyer planı bu kadar mı kötü yapılır? Bir çıkış bu kadar mı hızlı inişe geçer? Bir çuval incir bu kadar mı berbat edilir? Falan...

*

EN FİYASKO DARBESİ: Tabii ki VENEZUELA DARBESİ... Amerikan destekli darbelerin yüz karası... Sekiz kere denediler, yine de başaramadılar.

*

EN HIZ KESMEYENİ: Tabii ki CANAN KARATAY... “Artık söyleyecek pek bir şeyi kalmadı” diyorduk ki... Tavuk döner çıkışıyla yine gündeme geldi. Hız kesmedi, kesmiyor, kesmeyecek.

*

EN RAHAT BIRAKILANI: Tabii ki İSMET PAŞA... Önceki yıllarda gün geçmiyordu ki bir vesileyle İsmet Paşa’nın üstüne gidilmesin. Bu yıl biraz da olsa Paşa’nın rahat bırakıldığı bir yıl oldu.

*

EN İŞİNE BAKANI: Tabii ki MANSUR YAVAŞ... Yılın sonuna doğru Sinan Aygün bombasına maruz kalmasaydı... Daha da yılın en işine bakanı olacaktı ama neyse artık.

*

EN POPÜLER MEKÂNLARI: Büyük ölçüde penceresiz, genellikle izbe, biraz dar, hep alt katta ve gizli kalsın temennisiyle gidilen mekânlar... Bütün ünlüler bir yıl boyunca buralardaydı.

İşte 2019un enleri

EN ÜÇ KEREDE İZLENENİ: Tabii ki THE IRISHMAN... Televizyonda gösterildiği ve üç buçuk saat olduğu için... Çay koyduk, telefona baktık, ertesi güne bıraktık falan...

*

EN SAYGIDEĞER BULUNANI: Tabii ki AZİZ SANCAR HOCA... En Kemalistimizden en muhafazakârımıza hepimizin önünde ceket iliklediği nadide bir şahsiyet oldu yıl boyunca...

İşte 2019un enleri

EN POPÜLER ROMANI: Tabii ki NOTRE DAME’IN KAMBURU... Paris’te o kilise yanmasaydı asla gündeme gelmeyecek olan o enfes klasik, talihsiz yangın nedeniyle popüler oldu.

*

EN BİR TÜRLÜ GELMEYENİ: Tabii ki SOĞUK... Bakmayın bugünlerde havaların buz gibi olmasına... Aralığın üçüncü haftasında bile paltolarımıza elimizi sürmeye gerek duymadık.

*

EN ELEKTRİKLİ HOCASI: Tabii ki yine yeni yeniden CÜBBELİ... “Sahabe-i Kiram da en iyi deveye binerdi” falan türü açıklamalarıyla bu sene de kulaklarının bol bol çınlamasına yol açtı.
İşte 2019un enleri

EN HAREKETSİZİ: Tabii KEDİM SEKTER... 2019 yılı boyunca... Sürekli uyudu, şuradan şuraya hareket etmedi, en ilginç olaylara bile kafasını çevirip bakmadı, miskinlikte zirve yaptı.

İşte 2019un enleri

X

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku

Kürt meselesini çözelim çözmesine de mesele nedir?

Eskiden bana birisi “Kürt meselesi yok. Ne meselesi?” dediğinde...

Hemen atılır ve başlardım saydırmaya:

“Kürtlerin varlığı bile inkâr ediliyor” derdim.

“Kürtçenin varlığına bile tahammül edilemiyor” derdim.

“Terörle mücadele adına bin türlü hukuksuzluk yapılıyor” derdim.

“Bunlar ortadayken, sen nasıl Kürt meselesi yok dersin?” derdim.

Yani derdim Allah derdim.

Gelelim bugüne...

Yazının Devamını Oku

‘Sezai Temelli’li, HDP’li, İmralılı falan bir fıkra

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şöyle demiş:

“İmralı meşru bir organ değil. Meşru organ kimdir? HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz. Eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla çözebiliriz.”

*

Tam “Şahane bir yaklaşım, güzel bir öneri” diyerek üzerine atlayacaktım ki...

“Küt” diye bir cevap geldi HDP’den.

*

HDP adına açıklama yapan isim Sezai Temelli.

Dediği şu:

*

Yazının Devamını Oku