Paylaş
Son iki depremi bilerek popülaritesini iyice arttıran ve “kahin” mertebesine yükselen ŞENER ÜŞÜMEZSOY var.
*
Bir tarafta...
Uyarı görevini hiç aksatmayan, sürekli “depreme hazırlıklı olmalıyız” mesajı veren NACİ GÖRÜR var.
*
Şener Hoca, “İstanbul’da deprem olmayacak” diyor. Naci Görür ise “İstanbul’da bayağı büyük bir deprem olacak” diyor.
Peki ne yapacağız? Hangisini esas alacağız?
*
Sanırım şöyle yapacağız:
*
İTİKATTA Şener Üşümezsoycu olacağız.
Yani ona inanarak rahatlayacağız, tedirginliğimizi atacağız, mutlu olacağız, anksiyeteden kurtulacağız, korkulardan sıyrılacağız, umudumuzu koruyacağız.
*
AMELDE Naci Görürcü olacağız.
Yani yarın deprem olacakmış gibi hazırlık yapacağız. Kentsel dönüşüm isteyeceğiz. Devleti yönetenlerin, yerel yönetimlerin harekete geçmesini talep edeceğiz.

YEDİ MERHALEDE DEPREM ANI
- BİRİNCİ MERHALE: Tam emin olmamakla birlikte “Galiba sallanıyoruz” dedirten KUŞKU MERHALESİ.
- İKİNCİ MERHALE: Sallantıya ikna olup aniden koltuktan fırlamaya dayalı PANİK MERHALESİ.
- ÜÇÜNCÜ MERHALE: Evden çıkma ile masanın altına girme arasında gidip gelmeye dayalı TEREDDÜT MERHALESİ.
- DÖRDÜNCÜ MERHALE: “Merkez üssü neresi, büyüklüğü kaç” sorularına yanıt arayan ENFORMASYON MERHALESİ.
- BEŞİNCİ MERHALE: Yakın uzak tüm akrabaları arayarak telefonları gereksiz yere meşgul eden İLETİŞİM MERHALESİ.
- ALTINCI ADIM: Deprem uzmanlarından “yarı atımlı faylar” üzerine söylevler dinlenilen KONFERANS MERHALESİ.
- YEDİNCİ MERHALE: Deprem olayını tamamen unutup depremden önce izlenen diziye dönülen UNUTMA MERHALESİ.

‘KÜRTÇE ÖĞRENİYORUM’ DEMEK İMAMOĞLU’NA YETECEK Mİ
Amaç belli:
Kürt seçmeni küstürmemek, itmemek, iktidara kaptırmamak.
*
Peki bu yaklaşım işe yarar mı?
Normalde yarar.
*
Ancak İmamoğlu’nun öyle bir tabanı var ki...
Bu tabanın ulusalcı damarı gitgide kabarmış durumda. Bu taban Zafer Partisi söylemine gitgide daha açık hale gelmiş durumda. Bu taban komisyon işine fena halde bozulmuş durumda. Bu taban “Türk” vurgusu dışında bir vurguya tamamen kapalı durumda. Bu taban “Kürt oyları” diye bir kaygıya hayli uzak durumda.
*
Yani bu tabanla İmamoğlu’nun işi zor.

ÖZGÜR ÖZEL’İN HAKAN FİDAN’A VURMASI NEYE YOL AÇIYOR
Özgür Özel’in amacı:
Hakan Fidan’ı yıpratıp bir seçenek olmaktan çıkarmak.
*
Yol açtığı şeyler:
- Fidan’ı dikkat merkezi haline getiriyor.
- Fidan’ın elini daha da güçlendiriyor.
- Fidan’ın siyasi gücünü arttırıyor.
- Fidan’ı iç eleştirilerden koruyor.
- Fidan’ın yükselişine eşsiz bir katkı sunuyor.

YAZ GELİNCE YAYLALARA KIŞ GELİNCE SAHİLLERE
Eskiden... Çok eskiden ama...
Yaz gelince yaylalara çıkılırdı. Kış gelince sahillere inilirdi.
*
Epeydir “turizm” adına bize şunu dayatıyorlar:
*
Yaz gelince... Çeşme’ye, Alaçatı’ya, Bodrum’a, Fethiye’ye gideceksin.
*
Buralardaki durum ise aşağı yukarı şöyle:
*
Bu beldelerde su sorunu yaşanıyor. İnsan yoğunluğu ise had safhada. Alaçatı’daki o daracık sokakta yürümek imkânsız, insan trafiği durma noktasında. Bodrum’un trafik yoğunluğu, İstanbul’u bile geçmiş durumda. Fethiye Ölüdeniz yolundaki araç yoğunluğu insanı çıldırtır.
*
Bir gün gelecek insanlık bu saçma ve çarpık yönelimden kurtulacak.
Ama ben bunu göremeyeceğim.

BU FİLMLERİN HATIRINA SİNEMAYA GİDEBİLİRİM
- SEVEN: Kocaman beyaz perdede bir kez daha izlemek isterim bu seri katil filmlerinin şahını.
*
- FARGO: Gerçi her sahnesini ezbere biliyorum ama yine de hatırı için sinemaya giderim.
*
- MATCH POINT: Woody Allen’ın gevezelik yapmadığı bu film de beni sinemaya götürür.
*
- GODFATHER: Serinin ilk iki filmi için sinemaya koşarım. Üçüncüsü için ise kılımı bile kıpırdatmam.
*
- ROAD TO PERDITION: Her karesi kartpostal niteliğinde bu mafya filmi için sinemaya koşarım.
Paylaş