GeriAhmet HAKAN ‘İkinci Gezi’ nasıl patlar?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘İkinci Gezi’ nasıl patlar?

RİVAYET odur ki...

Hükümetimiz içinden şöyle şeyler geçiriyormuş:
“Keşke seçim öncesi ‘ikinci Gezi’ patlasa... Ortalık yine karışsa... Bize yine ‘dış güçler, darbeciler’ falan deme imkânı doğsa... Saflarımız yine sıklaşsa... Oylarımız yine patlasa...”


*


Rivayet doğruysa...
Yani hükümetimiz gerçekten bunu temenni ediyorsa...
Hükümet yetkililerimize şunu söylemek isterim:
“Gezi” dediğiniz şey, durup dururken patlamaz.
Bunun için bazı şeyler yapmanız lazım.


*


Mesela şu tür şeyler:
-Parkta bekleyen insanların üzerine gaz bombası atmanız lazım.
-Şafak vakti o insanların çadırlarını yakmanız lazım.
-Basın açıklaması yapan 30 kişinin üzerine üç yüz polisle saldırmanız lazım.
-Basın açıklaması yapanlara kafa göz girişmeniz lazım.
-Ortalığı gaza boğmanız lazım.
-Olayları izleyen vicdan sahibi herkese “E yetti gayri” dedirtmeniz lazım.


*


Bunları yaparsanız...
“İkinci Gezi” patlar.


*


Yapmazsanız...
Daha çok beklersiniz.


Ümit Zileli’ye Dersim yanıtı

ÜMİT Zileli adlı “millici” arkadaş, Dersim konusunda bana itiraz eden uzun, upuzun bir makale yazmış “ODATV” adlı internet sitesinde.


*


Ümit Zileli bana itiraz ediyor ama yazısının içinde şu cümleye de yer veriyor.
Lütfen dikkatle okuyalım:
“Dersim isyanında yapılan üç harekât sırasında, ne yazık ki çok sayıda sivil, kadın, çocuk, yaşlı insanın yaşamını yitirdiği, özellikle ikinci Dersim harekâtının çok kanlı olduğu ve bu nedenle bölge komutanının görevden alındığı bizzat resmi yazışmalarda mevcuttur.”


*


Tantana yapmaya, sözü uzatmaya, büyük laflar etmeye, öyleydi/böyleydi demeye, ama’lı cümleler kurmaya hiç gerek yok.
-Madem çok sayıda sivil öldürülmüştür.
-Madem kadın, çocuk katledilmiştir.
-Madem yaşlı insanlar kurban edilmiştir.
-Madem kanlı bir saldırı söz konusudur.
O zaman özür dileyeceksiniz kardeşim.


*


Başka sözüm yok.
Ümit Zileli adlı tanık sizindir...

Erkek çocuk anneleri Nil Burak gibi olmamalı

KAZIK kadar oğlu, genç bir kadına şiddet uygulamış.


*


Anne Nil Burak diyor ki:
“O da erkek... Ne yapsın? Sinirlenmiş... Bir tane çakmış.”


*


-“Oğlum kadına el kaldırmak gibi affedilmez bir hata yapmış” diyeceğine...
-“Onu önce ben affetmem” diyeceğine...
-“Oğlumun davranışı kabul edilemez” diyeceğine...
Oğlunu mazur gösteriyor ve pışpışlıyor.


*


Erkek çocuk anneleri Nil Burak gibi olduğu müddetçe...
Kadına şiddet bitmez.


Biz saray yaptık ama o da bilardo masası aldı


SORUYORSUN:
“Neden bin odalı saray yaptınız? Oldu mu şimdi bu?”


*


Adalet Bakanı Bekir Bozdağ cevap veriyor:
“Ama İsmet İnönü de Pembe Köşk’e bilardo masası koymuştu.”


*


İyi de birader...
Hiç “Bin odalı saray” ile “üç kuruşluk bilardo masası” bir olur mu?
Hiç bu ikisi kıyaslanır mı?


*


Hem nedir bu İsmet Paşa’dan meşruiyet devşirme çabası?


*


Ne yani?
İsmet Paşa da kendine bin odalı saray yaptırmış olsaydı...
“Ama önce Arda yaptı örtmenim” diyerek ilk mektep talebelerine özgü savunma mı yapacaktınız?


*


Ve daha da önemlisi şu:
Madem kendi yaptıklarınıza yönelik eleştirilere İsmet Paşa’dan güç alarak cevap vermeye bu denli müsaitsiniz.
Ne diye 12 yıldır...
“İsmet Paşa şöyle... İsmet Paşa böyle...” diye kafa ütülediniz ki?


Herkes 10 lira verse

“ÜÇÜNCÜ havalimanı” devreye girince...
Atatürk Havalimanı kapatılacak.


*


Soru şu:
Atatürk Havalimanı’nın bulunduğu geniş arazi ne olacak?
Devlet ne yapacak oraya?
Kuleler, rezidanslar, oteller, AVM’ler falan mı?
Beton mu olacak orası?


*


Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi’ye göre...
Evet, beton olacak.
Devlet, o bölgeyi betona boğacak.


*


Bu durumda bir sivil toplum örgütü liderinin ne yapması gerekir?
Devleti yönetenlere...
“Etmeyin, eylemeyin... Orayı betona boğmayın... İstanbul’un nefes alacağı yer kalmadı... Orayı park yapın, yeşil alan ilan edin” demesi gerekmez mi?


*


Fakat öyle anlaşılıyor ki...
Büyükekşi, devleti yönetenlerden umudunu kesmiş.
İşi millete havale ediyor.
Diyor ki:
“Her İstanbullu 10 lira verse... 15 milyar dolar toplasak... Devlete parayı versek... Orayı kurtarsak...”


*


İçine düştüğümüz duruma bakar mısınız?
Millet olarak kendi malımız olan bir araziyi, kendi devletimizden kendi paramızla kurtarmaya çalışıyoruz.


*


Vah ki vah!

X

Aldıklarını buldukları sananlar hizbi

“Aldıklarını buldukları sananlar” diye nitelendirebileceğimiz bir hizip var.

Tayyip Erdoğan tarafından kendilerine verilenleri, kendi marifetleriyle elde ettiklerini sananlardan oluşan bir hizip bu.

*

Kimdir bunlar?



Mesela

Yazının Devamını Oku

Gazetecilerin hiç değişmeyen fıtratı

İslami literatüre azıcık egemen olan herkesin kolayca bilebileceği bir hadis vardır:

“Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar” diye başlayan hadis.

*

Geçenlerde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, işte bu meşhur hadisi okudu kürsüde.

*

Bazı yayın organları, bu hadisi alıntılayıp...


Yazının Devamını Oku

Üzerimize taş yağdıracak bir olay: Müslüme olayı

İddialar korkunç... Söylenenler felaket... Haberler kan dondurucu...

- Müslüme’nin babası, meğer dedesiymiş.

- Müslüme’nin annesi, kayınpederim bana tecavüz etti demiş.

- Müslüme’nin abisi de dedesinin çocuğuymuş.

*

Bu korkunç iddialar, bu felaket söylentiler, bu kan dondurucu haberler...

Yeni soruları da gündeme getiriyor:

*

Yazının Devamını Oku

Genco Erkal’a açılan dava: Zincirleme lüzumsuzluklar

Genco Erkal yargılanıyor. Adliye koridorlarındaydı dün.

Gerekçe?

Attığı tweet’ler. Suçlama: Cumhurbaşkanı’na hakaret.

Açtım baktım tweet’lerine. Okudum tek tek.

Okuduklarım, Genco Erkal gibi usta bir sanatçının kıratına yakışmayacak türde ergen siyasi atarlardı.

Her gün sosyal medyada tonlarcasını gördüğümüz türde.

*

Tweet’lerde işlenen temalar şunlar: “

Yazının Devamını Oku

Soğan ekmek yerlermiş

İktidar milletvekillerinden biri çıkmış...

“Gerekirse soğan ekmek yeriz, yine de teslim olmayız” diyor.

*

Bir başkası ise çıkmış...

“Eti gramla, domatesi taneyle yiyin” diye tavsiyede bulunuyor.

*

İddia ediyorum:

Milletvekili sıfatını taşıyan bu kişilerin temel derdi...

Ne vatandaşı ikna etmek ne de vatandaşa moral vermek.

Yazının Devamını Oku

PKK ile ilişkiler nasıl minimize edilebilir?

CHP’li Engin Altay, katıldığı bir televizyon programında HDP’ye şu tavsiyede bulunmuş:

 

“HDP’den PKK ile ilişkilerini minimize etmelerini bekleriz.”

*

Minimize etmenin anlamı şudur:



Yazının Devamını Oku

Gelin, helalleşelim

“Birazdan döneceğim sana” deyip de bir türlü dönmediklerim...

 

- Turp gibi sağlam olduğum halde, “Ben biraz rahatsızlandım” diyerek ektiklerim...

*

- “Mutlaka iade edeceğim” diyerek aldığım kitaplarını asla iade etmediklerim...

*

- Lokantada tam hesap ödeme vakti lavaboya giderek hesabı kilitlediklerim...

*

- “Ben de tam seni arayacaktım” diye kandırdıklarım...

Yazının Devamını Oku

Merkez Bankası eski başkanından trol yaratan karanlık

Benim gözümde Durmuş Yılmaz...

- Ciddiye alınacak bir adamdı.

- Bir ağırlığı vardı.

- Söylediği söz bir değer taşırdı.

*

Ve fakat...


Yazının Devamını Oku

Zamanın ruhunun 10 yıl, 20 yıl gerisinde

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Başörtülü bakan... Neden olmasın? Artık aşmalıyız böyle şeyleri” denseydi.

Bir anlamı, bir karşılığı, bir etkisi olurdu.

*

Çünkü böyle bir mesele vardı.

Ve zamanın ruhu, buna yönelik bir şey söylemeyi gerektiriyordu.

*

10 yıl önce... 20 yıl önce...

“Helalleşelim. Yüzleşelim. Tarihsel yaraları saralım” falan denseydi.

Yazının Devamını Oku

Kemal Bey’in çevresi helalleşmeye hazır mı?

Kemal Bey, helalleşmeye çok hevesli ve arzuluymuş gibi görünüyor.

Bu iyi, bu güzel, bu şahane, bu takdire şayan bir şey.

*

Peki ama ya Kemal Bey’in çevresi.

Acaba onlar da hevesli ve arzulu mu helalleşmeye?

Mesela...

Başörtülü bir kadın gördüklerinde içlerinden, “Bitecek sizin saltanatınız, bitecek! Az kaldı. Bekleyin hele” diye hırslanan Kemal Bey’in ekran cengaverleri?

Ne yani?

Yazının Devamını Oku

Sezai Karakoç’un benim için 7 anlamı

BİR: Mehmet Âkif, Necip Fazıl... Bu silsilenin devamıdır.

İKİ: Cemal Süreya, Turgut Uyar... İkinci Yeni’nin yalnızıdır.

*

ÜÇ: Büyük Doğu, Diriliş... Diriliş üniversitesinin tek başına her şeyidir.

*

DÖRT: Diriliş Partisi... Onurlu bir particiliğin tek örneğidir.

*

BEŞ: Koşu bittikten sonra da koşan atlar... İşte o atların şairidir.

*

Yazının Devamını Oku

Osman Öcalan’ın ölümü HDP’de nasıl karşılandı?

Nasıl karşılanacak?

Büyük, çok büyük bir kayıtsızlıkla karşılandı.

Böyle bir şey hiç olmamış gibi davrandılar.

*

Osman Öcalan’ın abisinin heykelini dikmeyi düşünenler, Osman Öcalan’ın ölümü için bir harf bile söylemediler.

*

Osman Öcalan’ın abisine her fırsatta bin selam yollayanlar, Osman Öcalan’ın ölümünü zerre kadar umursamadılar.

*

Osman Öcalan’ın abisine “Sayın” demek için fırsat kollayanlar,

Yazının Devamını Oku

Polonya-Belarus sınırında insanlık can çekişiyor

Belarus, Avrupa’ya gıcık.

Sırf bu yüzden...

“Gelin sizi Polonya üzerinden Avrupa’ya geçireyim” diyerek Irak, Suriye, Yemen, Afganistan’daki potansiyel göçmenlere çağrı yaptı.

Böylece Belarus’a 20 bine yakın göçmen geldi.

*

Belarus’un ilk yaptığı iş, bu göçmenleri Polonya sınırına sürmek oldu.


Yazının Devamını Oku

Bir cani yetiştirmek istemiyorsanız

Oğlunuzun empati duygusunu geliştirmesini en birinci vazife edinin.

- Oğlunuza canlı sevgisini, özellikle de hayvan sevgisini aşılayın.

*

- Oğlunuzun yanlışlarına yanlış demesini bilin.

*

- Haklı haksız her durumda oğlunuzun tarafını tutmaktan kaçının.

*

- Oğlunuzun her arzusunu tatmin etmeye odaklanmayın.

*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıçlı katliam şu beş sonucu doğurmalı

BİR: İnternetten leblebi, çekirdek satar gibi Samuray kılıcı satılmasının önüne geçilmeli. Samuray kılıcına ulaşım, bu denli kolay olmamalı. Bu tür kılıçların, “Hediyelik eşya” kategorisine alınmasına yasak konmalı.

- İKİ: Canavarca hisle cinayet işleyecek denli hasta ruhlu kişilerin, devlet tarafından takibi yapılmalı ve tedavi altına alınmalı. Takip ve tedavi işi, ailenin inisiyatifine bırakılmamalı.

*

- ÜÇ: Cinayet işleyecek denli sorunlu çocuğuyla ilgilenmeyen, o çocuğa kılıç alabilecek parayı veren anne baba da bu işten sorumlu tutulmalı. Hiç değilse vicdanen yargılanmalı.



*

Yazının Devamını Oku

Samuray kılıcıyla kadın katleden adam deli mi?

Adı: Başak Cengiz.

Mimar bir kadın. Gencecik. Nişanlı.

Ankara’da yaşıyor. Bir inşaat firmasında çalışıyor.

Çalıştığı firma, genç kadını geçici görevle İstanbul’a gönderiyor ve İstanbul’da yaşamaya başlıyor Başak.

Ataşehir’de bir otelde kalıyor. İşine servisle gidiyor.

Derken bir gün...

Otele servisle gitmek yerine yürüyerek gitmeyi tercih ediyor.

Ataşehir caddelerinde yürüyor

Yazının Devamını Oku

Atatürk taşıyıcı ve birleştirici kolon oldu

Atatürk’ü artık, Kemalizm’in dar kalıplarına sıkıştırmadan anıyoruz.

Atatürk’ü artık, bir hayat tarzının dayatması olmaktan çıkararak anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, sadece bir kesimin bayrağı haline getirmeden anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, resmi ve zorlama etkilerden arınarak anıyoruz.

*

Atatürk’ü artık, alabildiğine sivil, alabildiğine katılımcı biçimde anıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Lütfü Türkkan grup başkanvekili olmasaydı ne olacaktı Yavuz Bey?

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu, benim sevdiğim, saydığım ve takdir ettiğim bir siyasetçidir.

Kendisini destekleyen sayısız yazı yazdım.

Siyasette kişisel olarak her zaman iç tutarlılığını korumaya özen gösteren bir yapısı vardır Ağıralioğlu’nun.

*

Fakat dün Lütfü Türkkan olayıyla ilgili olarak yaptığı açıklamayı okuyunca...



Yazının Devamını Oku

Onlarda iptal kültürü... Bizde linç kültürü...

Batı'da iptal kültürü diye bir şey çıkmış.

Nedir iptal kültürü?

Şöyle bir şey:

*

Herhangi bir ünlü...



Yazının Devamını Oku

Baştan sona kadar Lütfü Türkkan olayı

Bu kaçıncı vukuat?

Önce çakarlı arabasını çocuğunun kullanması yüzünden epey konuşuldu. Sonra çiftliğini görüntüleyen gazeteciyi darp ettirmesi yüzünden gündem oldu. Arada yaptığı tartışmalı sosyal medya paylaşımlarının yol açtığı bir sürü tatsızlıkları saymıyorum. Kısacası Lütfü Türkkan, İYİ Parti’nin vukuatlı ismi olup çıktı. 

SIRADAN BİRİ DEĞİL

İYİ Parti açısından sıradan bir isim değil Lütfü Türkkan. Ta en başından beri Akşener’in yanında yer aldı. Finansal destek sundu partiye. Milletvekili seçildi. Partinin en önemli koltuğu olan Grup Başkanvekilliği’ne getirildi. Yani İYİ Parti’yi kıyısından köşesinden temsil etmiyor. Tam göbeğinden temsil ediyor. 



KÜFÜR, KÜFÜR, KÜFÜR

Yazının Devamını Oku