GeriAhmet HAKAN İki köşe yazısının satır aralarına sıkışan bilgi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İki köşe yazısının satır aralarına sıkışan bilgi

Dün gazetelerde köşe yazılarını okurken...

İki köşe yazısının cümleleri arasına sıkışmış şu iki bilgiye rastladım:

*

- BİR: Meğer Dünya Bankası’nın istatistik açısından bir Performans Endeksi varmış. Türkiye bu endekste 128 ülke arasında en iyi ilk 20’deymiş.

*

- İKİ: Meğer TÜİK’in istisnasız tüm verileri, aralıksız olarak uluslararası denetime tabi tutularak denetleniyormuş.

*

Bunlar gerçek mi abi?

Hakikaten de böyle mi?

*

Eğer gerçekse...

Eğer böyleyse...

TÜİK niye susuyor, TÜİK niye konuşmuyor?

*

Verileriniz yanlış diyenlerin burnuna niye dayamıyor uluslararası denetim raporlarını? “İktidar söylüyor, siz yazıyorsunuz rakamları” diyenlerin önüne neden koymuyor performans endeksini? Kapısına gelmiş ana muhalefet liderine, niye “Buyurun uluslararası raporlar” demiyor, diyemiyor?

*

Köşe yazılarının satır aralarında mı göreceğiz biz bu bilgileri?

*

Ne yani?

TÜİK yetkililerinin tamamen görev alanına giren bu önemli konularda açıklama yapmaları için...

İlle de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir talimat mı vermesi gerekiyor?

*

Yoksa TÜİK, kendisi üzerinden hükümetin yıpratılmasından gizli bir zevk mi alıyor?

SEKTER YAZIYOR
EBU HÜREYRE AŞKINA

LAFI hiç uzatmayacağım.

İki köşe yazısının satır aralarına sıkışan bilgi

Ve söyleyeceğimi hemen söyleyeceğim:

*

Mama lüks tüketim değil, temel tüketimdir efendiler!

*

Bir an şöyle bir empati yapın:

Yediğiniz ekmeğe “Bu lüks tüketim malzemesidir” denilerek yüzde 18 KDV uygulansa...

Kendinizi nasıl hissedersiniz?

Mamalarımıza uygulanan yüzde 18 KDV karşısında...

Bizim hissettiğimiz işte budur.

*

Kaldırın mamalarımızdan yüzde 18 KDV’yi.

Ebu Hüreyre aşkına.

ALEYKÜM SELAM HINCAL BABA

GELENEK şudur:

*

Görüşmelerimizin arası açılınca Hıncal Baba, hemen çeyrek sayfa bir yazıyla bana yüklenir.

*

Bu, onun dilinde...

İki köşe yazısının satır aralarına sıkışan bilgi

“Selamün aleyküm” demek.

*

Selamını aldım, kabul ettim.

Aleyküm selam Hıncal Baba.

En kısa zamanda görüşelim.

FAKAT O KAPIYA İYİ DAYANDI HA

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun TÜİK kapısına dayanma görüntülerini izleyince...

İçimden bir şeyler mırıldandım.

Sadece içimden ama...

*

Mırıldandığım şey şuydu:

*

Madem bu denli heybetli, bu denli görkemli, bu denli tantanalı bir şekilde herhangi bir kapıya dayanabiliyorsunuz.

Keşke aynı heybetle, aynı görkemle, aynı tantanayla...

15 Temmuz’da da tankların önüne çıksaydınız.

*

Burada kesecektim. Kesemedim.

Mırıldanmaya şöyle devam ettim:

*

TÜİK kapısı kadar risksiz değildi ama kahraman olmak açısından çok daha elverişliydi.

EN SEVDİĞİM YAĞMUR

RÜZGÂR tarafından sağa sola uçuşturulmayacak. Gökyüzünden dik inecek. Diklenmeyecek ama dik inecek. Kararsız olmayacak, gürül gürül yağacak. 30 saniye yağıp sonra dinmeyecek, en az beş dakika aralıksız yağacak. Ama telaşlı telaşlı yağıp da yolların sularla kaplanmasına yol açmayacak. Tatlı tatlı yağacak. Seyirlik olacak.

İki köşe yazısının satır aralarına sıkışan bilgi

*

Dün öğleye doğru İstanbul’a işte böyle bir yağmur yağdı ve ben çok mesut bahtiyar oldum.

CÜBBELİ’NİN REMİKSİ

MEŞHUR vaazlarından birinde şöyle demişti Cübbeli:

*

“Şarkıcı çıkıyor, ‘Bin dört yüz tane eserim var’ diyor. Çalakalem yazmış bir şeyler. Manyak manyak şeyler. Milyonlar satıyormuş milyonlar. Mevzu ne? Öp beni, yut beni, yala beni, şap beni, şup beni... Manyak manyak işler.”

*

Bunun remiksini yapmış bir arkadaş.

İki köşe yazısının satır aralarına sıkışan bilgi

Sosyal medyada bayağı bir iş yaptı.

Bir ara takıldım. Öylesine müptela oldum ki... Çıkamıyorum remiksten.

*

Baktım en son Haluk Bilginer ve oyuncu arkadaşları, bu remiksten esinlenerek bir şarkı yapmışlar.

İşin şahikası da bu oldu.

Onu da pek beğendim.

*

Kısacası Cübbeli’nin popüler katkısı asla yadsınamaz.

SESLİ KİTAP OLARAK DİNLENECEK KİTAPLAR

- KÜRK MANTOLU MADONNA: Ben Ali Atilla Şendil’in sesinden dinledim. Çok güzel okuyor Şendil. Üstelik kararında vurgularla inceden canlandırma bile yapıyor.

*

- SUÇ VE CEZA: Ben Umut Tabak’ın sesinden dinledim. Rahatsız etmeyen, anlaşılır, yormayan bir okuma... Gayet memnunum.

*

- GENÇ WERTHER’İN ACILARI: Okurken çok etkilenmiştim. Dinlerken daha çok etkilendim. Hakan Coşar’ın okuyuşu süper!

X

Engelliyorlar o yüzden hizmet yapamıyorum

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeni mottosu bu.

Son günlerde İstanbul’un dört bir yanına afişler asıp şu mesajları veriyor:

*

- Otobüs almak istiyorum, aldırmıyorlar.

- Metro yapmak istiyorum, yaptırmıyorlar.

- Bütün işlerim tek imzaya kaldı.

- Cumhurbaşkanı imza atmıyor.

- Bana iş yaptırmıyorlar.

-

Yazının Devamını Oku

Kısa çöpü çeken en sona otursun

Muhalefet partilerinin “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” çalışması tamamlanmış.

Parti liderleri, yakında bu sistemle ilgili ortak açıklama yapacaklarmış.

*

Fakat şöyle bir sorun söz konusuymuş:



Ortak açıklama yapılırken, liderler hangi düzene göre oturacaklar?

Yazının Devamını Oku

Peygamber soyundan gelir, kimseye söylemez

Yıldırım Kaya, CHP’nin önde gelen isimlerinden.

 

Yıldırım Kaya’nın yakın geçmişinde...

Bir solcu sendika, bir solcu parti var.



Eğitim-Sen

Yazının Devamını Oku

Kapkara bir cehalet: Cin çıkarma vakası

Aşırı dindar bir ailenin içine doğdum.

Babam ilahiyat mezunu bir müftüydü.

Din konusunda iyi bir öğretim gördüm.

Vaazlar, sohbetler dinledim.

Kitaplar karıştırdım.

*

İşte çok net biçimde söylüyorum:

*

“Cin çıkarma”

Yazının Devamını Oku

Tutar mı tutmaz mı

İşittiğime göre CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili olarak halkın huzuruna şöyle bir tabloyla çıkmayı planlıyorlarmış:

CUMHURBAŞKANI ADAYI: Kemal Kılıçdaroğlu.

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Meral Akşener (Başbakan)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ali Babacan (Ekonomi)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ahmet Davutoğlu (Dış İşleri)

*

Yazının Devamını Oku

Cemaat yurtlarına dair önyargısız yedi hüküm

ENES KARA ADLI BİR TIP ÖĞRENCİSİ, KALDIĞI ÖĞRENCİ YURDUNDA YAŞADIKLARI YÜZÜNDEN CANINA KIYDI. ÜÇ GÜNDÜR BU ÇOK ÜZÜCÜ OLAYI KONUŞUYORUZ. NASIL OLUYOR DA BİR ÖĞRENCİ YURDUNUN KOŞULLARI, BÖYLE BİR TRAJEDİYE YOL AÇABİLİYOR? SERİNKANLI VE ÖNYARGISIZ BİÇİMDE BUNU İRDELEMEK ŞART. BEN BÖYLE BİR İRDELEMEYİ 7 HÜKÜMLE YAPMAYA ÇALIŞTIM.

HÜKÜM BİR

ZORLA, ZORLAYARAK

TARİKAT ve cemaat yurtlarının varoluş amaçları, üniversite öğrencilerine barınma imkânı sağlayıp hayır dua kazanmak olmalı. Ama maalesef durum hiç de böyle değil. Bu tür yurtlar, barınma imkânının karşılığı olarak öğrencilere tarikat ve cemaatin doktrinlerini öğretir. Üstelik zorla ve zorlayarak. FETÖ’den beri bu böyledir.

*

HÜKÜM İKİ

ARZ VE TALEP

BİR öğrenci yurdunda tarikat ve cemaat öğretileri öğretilemez mi? Tabii ki öğretilebilir. Ama bu, bir askeri disiplin içinde zorla ve zorlayarak yapılmaz, yapılamaz. Yurt, eğer talep eden öğrenci varsa bunu arz eder. Budur, bu kadardır. Ancak çok az cemaat ve tarikat yurdu, böyle yapmakta.

*

Yazının Devamını Oku

Kabataş Lisesi’ne selam olsun

Sosyal medyada izledim videoyu.

“Çirkin olay”, tam olarak şöyle bir şey:

*

Kabataş Lisesi’nin yatakhanesinde üç öğrenci müsveddesi, Atatürk posterini bıçakla delik deşik ediyor.

Bu sırada kahkahalar yükseliyor. Tabii küfürler ve hakaretler eşliğinde.

*

Bakıyorum:

Bazıları, bu çirkin olaydan yola çıkarak...

Büyük büyük analizler yapıyorlar, Türkiye’nin en köklü lisesini bir kalemde silip atıyorlar, ideolojik ve siyasi sonuçlar çıkarmaya çalışıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Lider televizyonda konuşurken telefon bağlantısı yapılır mı?

Ben lider olsam...

“Bırakın, bağlansınlar” derim.

*

Ama tabii eğer şu üç şey söz konusuysa:

*

- BİR: Söylediklerimden eminsem.

*

- İKİ: Elimde kapı gibi belgeler varsa...

*

Yazının Devamını Oku

Bir Hürriyet yazarına şiddetle itirazım var

Fuat Bol’un dün Hürriyet’te yayınlanan yazısının başlığı şuydu: “CHP’liler demokrat olabilir mi?”

Yazıyı baştan sona dikkatlice okudum.

Yazıda bir zihniyet analizi yapılıyordu.

Ve CHP’lilerin demokrat olamayacağı sonucuna varılıyordu.

*

Hangi gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın...


Yazının Devamını Oku

Allah milletvekilinin iftirasından korusun

Ali Mahir Başarır diye bir milletvekili var.

 

CHP’li bu milletvekili, CHP’nin televizyon kanalına çıktı ve desteksiz salladı.

“Demirören o gece şu kadar dolar aldı” falan diye ipe sapa gelmez bir palavra.

*

Belgesi var mı bunun?


Yazının Devamını Oku

Şevki Yılmaz olayını çözmüş bulunmaktayım

Yaşı yetmeyenler pek bilmez.

1980’ler, 1990’lar Şevki Yılmaz’ın fırtına gibi estiği dönemlerdi.

*

Kimdi Şevki Yılmaz?

Yedi maddede özetleyeyim:

*

BİR: Refah Partisi’nin en ünlü hatibiydi.

*

Yazının Devamını Oku

‘Bil / Bul’ ekine dokunmamalıydık

Dolardaki dalgalanma, kâğıt fiyatlarındaki fahiş artış falan derken...

“Tasarruf şart” dedik ve tuttuk gazetenin “Bil / Bul” ekini biraz kuşa çevirerek Kelebek’in içine aldık.

*

Bir anda çarşı karıştı.

Bitmek tükenmek bilmeyen tepkiler.

Mailler, mesajlar, telefonlar...

Protesto üstüne protesto.

*

Mesela

Yazının Devamını Oku

20 Aralık’takine benzer bir hamleye ihtiyaç var

20 Aralık’ta ne oldu?

18’lere tırmanan dolar, bir gecede 12’lere indirildi.

Ve bugün 13’lerde seyrediyor.

*

20 Aralık hamlesi o kadar tuttu ki...

“Enflasyon rakamı açıklanınca dolar uçacak” diyenler, bir kez daha yanıldılar.

Bir uçuş söz konusu olmadı.

*

20 Aralık, siyasette AK Parti iktidarının

Yazının Devamını Oku

Aralık enflasyonu nasıl olacak

Tarafsız Bölge’de Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’ye aralık enflasyonunu sorduğumda...

Biraz keyfi kaçmıştı.

*

Enflasyonun aralık ayında yüksek geleceğini açıkça söyledi Bakan Nebati.



Bunun nedenini de şöyle açıkladı:

Yazının Devamını Oku

Cem Yılmaz’ın son gösterisiyle ilgili uyarılar

Bir komedi müfettişi gibi “Dur bakayım, eskisi kadar güldürüyor mu, güldürüyor mu” diye izlemezseniz... Gideri var.

- “Cem Yılmaz bitmiş, tükenmiş resmen abi” cümlesini zerre kadar aklınıza getirmeden kendinizi kaptırırsanız... Gideri var.

*

- Her an kahkaha patlatmaya, her an bir espri yakalamaya, her an kıkırdamaya hazır biçimde ekran önüne geçmezseniz... Gideri var.

*

- Eski Cem Yılmaz ile yeni Cem Yılmaz’ı mukayese etmeyi bir tarafa koyar, olayın keyfini çıkarmaya kendinizi bırakırsanız... Gideri var.


Yazının Devamını Oku

Musmutlu yıllar

Omikron denilen illetin tükendiği...

 

- Dolarizasyonun ümüğünün sıkıldığı...

*

- Sloganlı fanatizmin son bulduğu...



Yazının Devamını Oku

Nebati’ye dair her şey

HAZİNE VE MALİYE BAKANI NUREDDİN NEBATİ, GEÇEN AKŞAM TARAFSIZ BÖLGE’DE KONUĞUMUZ OLDU. NEBATİ’YLE HAYATIMDA İLK KEZ KARŞILAŞMIŞTIM. BAKTIM HERKES BANA, “UZAKTAN İZLEDİĞİM NEBATİ” İLE “YAKINDAN GÖZLEMLEDİĞİM NEBATİ” ARASINDAKİ FARKLARI SORUYOR. DEDİM Kİ NEBATİ’YE DAİR HER ŞEYİ ANLATAYIM BARİ.

EKRAN ÖNÜ PERFORMANSI AÇIK ARA BİR NUMARA

BU zamana kadar çok siyasetçiyle program yaptım.

Bu deneyime yaslanarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:

*

Nureddin Nebati’nin ekran önü performansı, açık ara bir numara.

*

Peki nedir Nebati’nin ekran önü özellikleri?

*

Yazının Devamını Oku

İktidar, muhalefetin yanılgısına düşmemeli

Dolar yükselince...

Ne yaptı muhalefet?

*

Tamam kazandık, ceketi koysak biz alırız, yaşasın, yuppi” demeye başladı.

Ve bunun ne kadar büyük bir yanılgı olduğu tez zamanda ortaya çıktı.

Dolar düşünce...

İktidarın “Tamam kazandık, artık söylem üstünlüğü bizde, bitti bu iş, aldık seçimi” demesi de...

En az muhalefetin yanılgısı kadar

Yazının Devamını Oku

Teftiş

“Teftişle gündemi değiştirmek istiyorlar” diyor bazıları. İyi de gündem, zaten baştakilerden yanaydı. Niye değiştirmek istesinler ki? Hiçbir şey anlamıyorum ben şu gündemi değiştirmek geyiğinden.

- Teftiş olayı ortaya çıkar çıkmaz öyle bir tepki oluştu ki. Çok büyük bir zulüm var sandım. Sonuçta yapılan iş belli: Teftiş... Yani denetim. Teftişe, denetime “büyük zulüm” muamelesi çekmek, eskiden yoktu, yeni çıktı.

*

- “Adli sicil kaydı” diye bir şey var mı? Var. Belediye şirketlerine eleman alınırken buna bakılmış mı? Bakılmış. Durum buyken teftişe gerek duymak da neyin nesidir? Bunun basit bir açıklaması olmalı ve o açıklama yapılmalı.



*

Yazının Devamını Oku

Sokak hayvanları meselesine dair çok yalın bir yazı

Son zamanlarda bizi, “hayvan sevgisi” ile “insan sevgisi” arasında tercihe zorlayanlar türedi.

Bu tiplere verilebilecek en güzel cevap şudur:

*

“İnsanı seven hayvan sever, hayvanı seven insan sever. Bu iki sevgi, birbirinin rakibi değil tamamlayıcısıdır.”

*

Gelelim esas meseleye...

*

Deniliyor ki:

*

Yazının Devamını Oku