GeriAhmet HAKAN Hilafet gelse kaç halifemiz olur?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hilafet gelse kaç halifemiz olur?

Diyelim ki hilafeti getirdik.

Ve diyelim ki bir halife çıktı Türkiye’den.

Ne olur?

Şunlar olur:

*

- Suudi Arabistan’ın kıtır kıtır gazeteci kestiren meşhur “prensi” var ya... Kesin “Siz de kimsiniz, esas ben halifeyim” diye çıkar ortaya.

- Birleşik Arap Emirlikleri’nin Türkiye’ye düşman kesilen antipatik “emiri” durur mu? O da “Halife benim” diye salınır ortalıkta.

- Sisi var ya Sisi... Onun da biti kanlanır... “Halife olacaksa Mısır’dan olmalı” diye Trump’a koşup “Beni destekle mister presedent” der.

- O kadar ki... Bizi her dönemde destekleyen kadim dostumuz Pakistan’dan bile hilafet makamına talip çıkar.

*

Uzatmaya gerek yok.

*

Velhasıl-ı kelam...

Dünya Müslümanlarının bölünmüşlüğüne çare olarak akla getirilen hilafet kurumu...

Dünya Müslümanlarının daha da bölünüp parçalanmasından başka bir işe yaramaz.

Zevzekliğin lüzumu yok yani.


HALİFELİK SORULARI

- Babadan oğla mı geçecek halifelik?

*

- Eğer böyle olacaksa... Son halifenin torununun torunlarından mı çıkacak halife?

*

- Yoksa seçimle mi gelecek?

*

- Eğer seçimle gelecekse... Kimler aday olabilecek, kimler oy kullanacak? Mısır, Suudi Arabistan falan ahalileri de seçme ve seçilme hakkına sahip olacak mı?

*

- Halife, tüm dünya Müslümanlarının halifesi mi olacak?

*

- İyi ama tüm dünya Müslümanları halifeyi tanımazsa ne olacak?


BRAVO ÖMER ÇELİK

AYASOFYA’nın ibadete açılması kararından sonra, Ayasofya’nın ibadete açılmasından memnun olanları bile ürküten yeni tartışma konuları ortaya atılmaya başlandı.

*

Tüm bu tartışmalara AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik...

Hilafet gelse kaç halifemiz olur

- “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” diyerek...

- “Bu Cumhuriyet hepimizin ortak çatısıdır” diyerek...

- “Ülkemizin rejimi, büyük tecrübelerden geçerek geleceğe yürümektedir” diyerek...

- “Atatürk’ü rahmetle ve saygıyla yâd ediyoruz” diyerek...

Enfes bir şekilde son noktayı koydu.

*

İşi iyice marjinalleştirmeye çalışanlara karşı aldığı bu kararlı tutumdan dolayı bravo Ömer Çelik’e...


LEŞ, VAROŞ FALAN

JOHNNY Depp, Elon Musk’a...

“Senin cinsel organını keserim” demiş.

*

Hilafet gelse kaç halifemiz olur

Elon Musk da Johnny Depp’e...

“Gel lan seninle kafes dövüşü yapalım” diye meydan okumuş.

*

Bizde herhangi iki ünlü böyle şeyler yapsa, ağzımızı buruşturarak...

“Leş” deriz, “varoş” deriz.

Fakat söz konusu Elon Musk ve Johnny Depp olunca aklımıza bile gelmiyor “leş” ve “varoş” sözcükleri.


TUNCAY ÖZKAN HAHAHAHA!

TUNCAY Özkan, sırf CHP kurultayında çizik yememek için CNN Türk’e boykot atraksiyonuna imza atmıştı.

*

Ve CNN Türk’e boykot atraksiyonu, Tuncay Özkan’ı çizik yemekten kurtaramadı.

Hilafet gelse kaç halifemiz olur

Ve Tuncay Özkan seçilemedi.

*

Nasıl üzüldüm ama...

Hahahahahaha!


CHP YÖNETİMİNE SEÇİLEN BAŞÖRTÜLÜ

ESAS şaşıracağımız şey...

CHP’nin başörtülü bir yöneticisi olması değildir.

*

Esas şaşıracağımız şey...

CHP’nin bugüne kadar ilk kez başörtülü bir yöneticisinin olmasıdır.


ATATÜRK VE MİLLET

ELİMDE bir veri yok ama gözlemlediğim kadarıyla...

*

- Bu milletin büyük bölümü Atatürk’le uğraşılmasından hoşlanmıyor.

*

- Bu milletin büyük bölümü Atatürk’ün sürekli tartışma konusu yapılmasını istemiyor.

Hilafet gelse kaç halifemiz olur

*

- Bu milletin büyük bölümü Atatürk’ün hakkını teslim ediyor.

*

- Bu milletin büyük bölümü Atatürk’e en azından asgari saygının gösterilmesini istiyor.

*

- Bu milletin büyük bölümü Atatürk’e çirkin biçimde dil uzatılmasından rahatsızlık duyuyor.

*

- Bu milletin büyük bölümü Atatürk’ü aklında ve kalbinde en doğru yerde tutuyor.


BU TEVFİK DİKER O TEVFİK DİKER’MİŞ

TEVFİK Diker diye biri elinde kılıçla Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş’ı düelloya davet etmiş.

“Ayasofya’nın önünde bekliyorum, gel” demiş Diker.

*

“Eski milletvekili, emekli albay” diye tanıtmışlar Tevfik Diker’i...


Önce tanıyamadım, sonra hatırladım.

Hilafet gelse kaç halifemiz olur

Saçlarına bayağı kır düşmüş, bir hayli yaşlanmış ama gayet formda görünüyor. Bir çaptan düşme söz konusu değil yani.

*

Bu Tevfik Diker, 90’lı yıllarda önce hızlı bir DYP’liydi, ANAP Lideri Mesut Yılmaz’la ilgili “Mesudin hapları” falan diye dalga geçen kampanyalar yaptı.

Sonra küt diye Mesut Yılmaz’ın partisi ANAP’a geçmişti.

Eski Türkiye’nin bayağı renkli bir karakteriydi.

Geç dönem Kasım Gülek gibi bir adamdı.

*

Bir dikkat çekme ustası olan Tevfik Diker, bulduğu ilk fırsatta elinde kılıcıyla ve düello davetiyle öyle bir dikkat çekti ki...

İster istemez şöyle dedim:

Yaş alınsa da huy değişmiyor.

X

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku